Ali Sirmen : Balyoz Kararı..

Karar

Ben yazarken bilmiyordum, siz okurken biliyor olacaksınız Balyoz davasının kararını.

Kararı bilmiyor, ama merak da etmiyordum. Çünkü ne olduğunu bilmesem de, adil olmayacağını biliyordum. Meğer ki, bütün sanıkların beraatlarına hükmoluna.

O da, şimdiden söyleyeyim ki, olmayacak.

Çağdaş hukuk fiilleri yargılar, niyetleri değil.

Birine bir suç isnat edildiğinde ispat yükümlülüğü iddia sahibine düşer.

Suçun kanıtlarla kanıtlanması şarttır. Delillerle kanıtlanmamış isnat suç olamaz.

Dava sırasında delillerin tartışılması, geçerliliklerinin kanıtlanması gerekir ki, suçun kanıtı olarak, onun sabit olduğunu belirtsinler.

Balyoz davasında bu zorunluluklar yerine getirilmemiştir.

Perşembe akşamı açıklanması gereken kararın yetişmediğinin söylenip, cumaya bırakılmasını acı bir tebessümle karşıladı, 12 Eylül adaletini de yaşamış olan bir dostum.

– Gören de karar için ince eleyip sık dokuyorlar sanır, dedi.

Haklıydı, delillerin bile tartışılmadığı bir davada karara nasıl gidilebilirdi ki?

Deliller tartışılmadan verilen karar bırakın adil olmayı şekil şartına bile uymuyordu.

***

Hiç adil olmayan bir mahkûmiyet kararı okundu mu yüzünüze karşı?

Bir toplumda, adil olmayan mahkûmiyet kararları ne kadar çok okunursa insanların yüzlerine karşı o toplum o kadar geri demektir.

Dün bir yerlerde bir karar okunuyordu, kimi insanların yüzlerine karşı.

Dün o karar okunurken toplumun büyük kesimi olan bitenin farkında bile değildi.

– Mazur görmek gerek o insanları diyordu birileri, onlar açlıklarının, yoksulluklarının çaresizliklerinin derdindeler.

Kararın adaletsizliği karşısında, mazlumu yalnız bırakan insan, açlığın adaletsizliği karşısındaki yalnızlığının çaresizliğinin aslında o toplumsal umursamazlığın ürünü olduğunu da bilmeli.

Açlığın da zulmün de karşısında umarsızlıktan ancak toplumsal umursamazlıktan uzaklaştıkça kurtulabiliriz.

Tüm adaletsizliklerin, umarsızlıkların baş nedenidir, toplumsal umursamazlık.

***

Bir toplumda mazlum ne denli tek başına görünürse görünsün, asla tek değildir.

Bir masum hüküm giyerse bir toplumda, o toplumun bütün bireyleri mazlumdurlar.

Çünkü onların hepsi, hatta kararda kullanılanlar dahi artık zulme açıktırlar.

Gün gelir devran döner, zalimler ile mazlumlar yer değiştirirler, ama özde bir şey değişmez, mekanizma zalimlerle mazlumlardan oluşur gider hep.

Dün bir karar verildi.

Karar kimin adına verildi?

Türk milleti adına.

Karar kimin için verildi?

Tüm Türk milleti için?

Evet sevgili vatandaşlar, sakın sormayın “Karar kimin için verildi?” diye.

Karar hepimiz adına hepimiz için verildi.

Eğer adil ise karar, rahat edin rahatça uyuyun!

Eğer adil değilse karar, korkun! Çünkü, adaletsizlik bir gün gelip sizi de vuracaktır.

Dün bir karar verildi. Kararı okuyun, sonra gidin aynada yüzünüze bakın! Eğer o yüzde hem zalimi hem mazlumu görüyorsanız aynı anda bilin ki, işiniz kötü.

Eğer masum bir yüz görürseniz merak etmeyin!

Ama kararın adaleti konusunda en ufak bir şüpheniz varsa bile gitmeyin aynaya! Çünkü o takdirde, orada bir masum yüzü görmeniz olanaksızdır.

Evet dün hepimiz için karar verildi ve orada olan, olmayan herkese tefhim edildi.

22 Eylül 2012 – Cumhuriyet

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir