Kılıçdaroğlu: Afyon patlaması %99,5 sabotaj!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Afyonkarahisar’da 25 askerin şehit olduğu patlamada sabotaj var” iddiasının arkasında durdu. (AA, 9,9,12)

Yüzde 99 demiyorum, yüzde 99,5

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Afyonkarahisar’daki patlamanın ardından olayın kaza olduğu yönünde açıklamalar yapıldığını söyledi. Bir süre sonra Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun da bir açıklama yaptığını dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Sanki Türkiye’nin Orman Su İşleri Bakanı değil de Pakistan’ın Çevre Orman Bakanı’ymış gibi. ‘Pakistan’da, Hindistan’da bunlar olabilir, sizin ülkenizde de olabilir’ gibi. Bu kadar ciddiyetsiz, bu kadar sorumsuz bir Hükümet olabilir mi? Sonra ne oldu? O da kaza olduğunu söyledi. ‘Herhalde bir el bombası düşmüştür ve patlama olmuştur’ dedi. Vali açıklama yaptı, Bakan açıklama yaptı, Belediye Başkanı açıklama yaptı, hepsi olayın kaza olduğunu söylediler. Başbakan bir şey söyledi mi? Hayır. Çünkü onun da kafasında bunun kaza olarak topluma enjekte edilmesi vardı. Sonra ne oldu? Sayın Genelkurmay Başkanı gitti, gazeteciler ısrarla sordu, ‘Her şey ortada’ dedi. Her şey ortadaysa 9 Eylül’de Sayın Başbakan’a bir soru sordum, ‘Her şey ortada ise bu ülkenin insanları doğru bilgi edinmek istiyorlar, niçin açıklamıyorsunuz, hangi gerekçeyle açıklama yapmıyorsunuz, bunları yapın.’ Açıklama yapıldı mı? Hayır yapılmadı.”

Açıklamalar üzerine medyanın yayınlarına uzmanları çıkardığını belirten Kılıçdaroğlu, çıkan tüm uzmanların bunun kazadan çok bir sabotaj olabileceğini ifade ettiklerini söyledi. Bir tek aksi görüşte olan uzman çıkmadığını savunan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Ne oldu, sayın Başbakan çıktı, ‘Siz ocağına ihanet ediyorsunuz, sabotaj demekle’ diye çok ağır bir dille suçladı. Kaza diyene bir şey demiyor, sabotaj var diyene büyük bir haksızlıkla yüklendi. Vali kimin emrinde Hükümet’in. Belediye başkanı, o da kaza diyor, Veysel Eroğlu zaten hükümetin bir parçası. Onlar toplumu bir kaza varmış, kaza olmuş gibi algılamak ve beslemek istiyorlar. ‘Ne olacak canım, kaza oldu, takdiri ilahi’ Ne oldu 25 şehit verdik, bu 25 şehidimizin hesabını kim verecek.
Kimse vermedi.”

Hükümetin söylediğine güvenmediklerini ifade eden Kılıçdaroğlu,

Hükümet yalan üreten bir hükümettir, doğruları kendi halkından saklayan bir hükümettir, yalan üzerine ülkeyi neredeyse savaş noktasına getiren bir hükümettir.” değerlendirmesinde bulundu.

Suriye’de bir Türk uçağının düştüğünü anımsatan Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin Suriye’de uçağının düştüğünü Suriye açıklama yaptıktan sonra öğrendiğini savundu. 2 pilotun şehit olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, düşen uçakla ilgili bugüne kadar kamuoyuna doyurucu bir açıklama yapılmadığını ileri sürdü.

Uludere’de 34 kişinin yaşamını yitirdiği olayla ilgili ilk bilgilerin de yabancı haber ajanslarından alındığını iddia eden Kılıçdaroğlu,

“Türkiye’de kimse konuşmadı. Böyle bir hükümete dünyada rastladınız mı?
Afrayla tafrayla gezmesini bilirler, halkın algısını değiştirmesini bilirler,
halkın önüne çıkıp demokrasilerde olması gereken hesap vermesini bilmezler.” dedi.

‘Yalandan iktidar olunmaz, iktidar güç işidir’

Kendilerinin hesap sormak istediğini ancak suçlu pozisyonuna düşürülmeye çalışıldıklarını savunan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Senin demokrasi algın, kültürün yetersizse bunun kabahati ne zamandan beri muhalefet partisinde oluyor? O kadar ki, Uludere olayında ısrarla ‘istihbaratı kimden aldın?‘ diye sorduk. Bugüne kadar Hükümet’in bir açıklaması oldu mu? Hayır. Biz yüklendikten sonra bir bakanları çıktı açıklama yaptı. ‘Öldürülenler teröristtir’ diye. Sayın İdris Naim Şahin, bizim şu sorumuz da yanıtsız kaldı :

‘Siz AKP Hükümeti olarak mademki bunlara terörist dediniz, neden Parlamentodan özel bir yasa çıkarıp bunların ailelerine aylık bağladınız?’ Ne zamandan beri Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, terörist ailelere aylık bağlamaya başladı? Bunun da hesabı yeteri kadar sorulmadı, bunun da hesabını soracağız. Halkımın düşünmesini istiyorum, şapkasını önüne koyup düşünmesini istiyorum. Yalandan iktidar olunmaz, iktidar güç işidir. İktidar yönetme işidir. Sorunları önceden görüp önlem alma işidir iktidar.”

Kendisinin anamuhalefet partisi lideri olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu,

“Bana her yerden bilgi gelir. Bırakın bilgi gelmeyi en yetkili insanları ararım ve konuşurum ‘nedir bu olay’ diye. Nasıl medyaya çıkan uzmanlar ‘Bu bir sabotajdır’ diye söyledilerse ağırlıklı olarak, bana da bilgi veren tüm uzmanlar ağırlıklı olarak

‘Bu bir sabotajdır’ dediler.

El bombası yere düşecekmiş de patlayacakmış cephanelik… Askerlik yapan herkes
bunu bilir, milleti kandırmasınlar. O açıdan söylüyorum.

Bana gelen bilgiler olayın sabotaj olduğu yönündedir, ağırlıklı olarak.
Hatta birisi aynen şunu söyledi; ‘%99 bile demiyorum, %99.5 dedi. (Cumhuriyet portalı, 11 Eylül 2012)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Kılıçdaroğlu: Afyon patlaması %99,5 sabotaj!” için bir yorum

  1. AFYON’DAKİ PATLAMANIN KAZA OLMASI SABOTAJ OLMASINDAN DAHA KORKUNÇTUR!..

    Cumhuriyet kurulduğundan beri, Ordu; Sünni Din Adamlarının Hilafet ve Engizisyon baskısı altındadır. Israrla, Engizisyon ve Hilafet tecrübesiyle; “Asker Ocağı, Peygamber Ocağı”na çevrilmek ve iradi çöküntüye uğratılmak istenmektedir.

    Cumhuriyet Dönemi’nin Türkiye yöneticiler ise; askerliği Modern Ordu ve Cumhuriyet Ordusu olarak geliştirmeyi akıllarına getirmemekte; Kemalizm’in her derdi şifa olduğu vehmiyle, Atatürkçü düşünce sisteminin bu konuda da yeterli olduğunu sanmaktadırlar.

    1950’li yıllarda, Nato’ya giriş şartı olarak da; “Harp Akademilerinin kapatılmasına, Entegre Subay Sınıfının yetiştirilmemesine, varolan entegre subay sınıfının da tasfiye edilmesine” karar verilmiştir.

    Ve nihayetinde 1980’li yıllarda ordu teröre karşı ve bir daha çıkmamak üzere, GAYRİ NİZAMİ HARB’in içine sokulmuştur.

    Bütün bunların Ordu’nun düzen ve disiplinini bozacağı asla düşünülmemiş, bu konularda en küçük iyileştirmeler de yapılmıştır.

    Askeri sistemde, hiçbir şey tesadüfe bırakılmaz. Her şeyin uzman personel tarafından belirlenen zamanda ve belirlenen standartlara göre yapılması inceden inceye planlanmıştır. Buna göre, silahların, bombaların ve diğer mühimmatın bir yerden bir yere nakli ya da tasnifi sırasında gereken her türlü tedbir önceden alınır…. Kaza riskine göre personel zarar görmeyecekleri mıntıkalarda yerleştirilir. Bir kaza olması durumunda en az personelin zarar görmesi için gereken hazırlık yapılır… Ve hiçbir şey tesadüfe, şansa, kadere bırakılmaz.

    Bu nedenle, Afyon’daki patlama eğer bir sabotaj değil bir kaza sonucu ise; ASKERİ SİSTEM CUMHURİYET DÖNEMİNDE ÇOK BÜYÜK ZARARLAR GÖREREK BUGÜNE gelmiştir.

    İslam Ülkelerinde, Afganistan ve İran örneklerinde olduğu gibi, Ordu devlete eşittir. Ordu’nun dağılması, devletin dağılmasına yolaçar… Afyon’daki patlama eğer bir kaza sonucu ise çok ciddi tedbirler almak ve en önce de Gayri Nizami harp durumunu ortadan kaldırmak gerekmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir