Sağlık Bakanlığı’ndan Saçmasapan 30 Dakika Dayatması

Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a çok basit 1 soru : Size bu aklı kim verdi,
hangi mevzuata dayandıracaksınız ve dünyada benzeri var mı ??
Sevgi ve saygı ile. 4.8.12, Ankara
Dr. Ahmet Saltık www.ahmetsaltik.net
Sağlıksız rövanş

03 Ağustos 2012
Çetin Ünsalan

Sağlık Bakanlığı, çalışanlarına, görev yaptıkları kuruma 30 dakika mesafede oturma şartı getirdi. Neden? İhtiyaç durumunda gelebilsinler diye… ‘Bırak işini kaşı başını’ derler ya tam da öyle bir uygulama…

Sanki sağlık alanında tüm sorunlar bitti, bir tarafta vatandaşın katkı paylarıyla soyulması diğer tarafta personelin göz önünde öldürülmesi halledildi; ilaçtan bakıma tüm problemler ortadan kalktı da şimdi bunu konuşuyoruz. Ama ben son söyleyeceğimi ilk başta belirteyim: Bu iptal edilen tam gün yasasının rövanşıdır.

Valiliklere gönderilen genelgede bu gereklilik hatırlatılıyor. Şimdi bu işin tutar yanı olmamakla birlikte, son derece keyfiyet içeren de bir görüntü veriyor. Elbette sağlık çalışanı da evine yakın bir yerde çalışmak ister. Ama yaşam ve şehir koşulları malûm…

Mesela lüks bir semtte ya da o kişinin aldığı maaşı zorlayan bir ilçede yer alan kamu hastanesinde görevlisi ise, 30 dakikalık mesafede tutacağı eve aldığı maaş yetecek midir? İş orada da bitmiyor… Oranın yaşam koşulları, çocuklarını okutmanın maliyeti, çarşı pazardaki fiyatlar gibi faktörleri de ekleyin üstüne…

Bir tarafta insanları sözleşmeli hale getirmek için elinizden gelen her şeyi yapacaksınız, diğer tarafta ilaç firmaları karşısındaki kuzu tavrınızdan sıyrılıp, personelinize aslan kesileceksiniz. Ayrıca anlamıyorum niye acilen gelmeleri gerekiyor. Yani böyle bir zorunluluk olamayacağı gibi, olağanüstü durumlar dışında zaten kurumlarda nöbetçi personel yok mu?

Yok, nöbetçilik sistemini kaldırmayı planlayan varsa, ondan da haberimiz olsun. Olağanüstü durum ne sıklıkta olur? Ama ben olağanüstü durumlar biliyorum. Çalışanlarının ikametgâh adresiyle ilgilenen Sağlık Bakanlığı, önce bakımı yapılmadığı için kızağa çekilen ve bu nedenle de eksik araçlarla hizmet veren 112 acil servisine baksın. Orada çalışanlara kulak verin. Belki o zaman daha sağlıklı işlerle uğraşırsınız.

Ayrıca madem böyle bir zorunluluk getiriliyor, bunu bir müjde olarak mı algılamalı sağlık çalışanları? Bakan çıkıp şunu mu diyecek? “Arkadaşlar hepinizi kapsayacak şekilde lojman projesi başlattık. Bundan sonra 30 dakika içinde hastanede olabileceksiniz. Çünkü sizi lojmandan alıp, hastaneye biz getireceğiz?” Var mı ortalarda böyle bir babayiğit?

Türk Sağlık Sen Başkanı Önder Kahveci ise daha dramatik bir noktaya dikkat çekiyor. Elbette böyle bir dayatmanın yapılamayacağının altını çizdikten sonra: “Daha önce torba yasa ile tüm memurlar için uygulamadan kalkan bu yasağın, sağlık çalışanları için tekrar getirilmesi adaletsizliktir, haksızlıktır.” Şüphesiz herkes işine yakın noktada oturmak ister. Zaten insanların talebi de bu yöndedir. Ama eğer daha uzak bir noktada ise bunun ya maddi ya da tarihsel bir nedeni vardır. O mahallenin insanıdır, oraya yaşamaya devam etmek ister ya da maddi gücü ölçüsünde barınma ihtiyacını giderir.

Böyle bir uygulamanın hayata geçemeyeceğini ve mantıksız olduğunu Sağlık Bakanlığı da biliyor. Ama dedim ya, bu bir rövanş. Hukuk önünde kazanılan tam gün yasası iptalinin acısı çıkartılmak isteniyor. Peki ya ısrar gelirse? Bence sağlık çalışanları hastanelerin bahçesine çadır kursun. Belki o zaman ortadaki saçmalığın boyutu anlaşılabilir.

Çetin Ünsalan
cetinunsalan@yahoo.com
ulusalkanal.com.tr

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir