KURTULUŞ İÇİN TERÖRE; “SIKIYÖNETİM”, DIŞ DESTEĞE “NOTA”, MUHALEFETE “OY”!

Em. Alb. Cemil DENK
KURTULUŞ İÇİN
TERÖRE; “SIKIYÖNETİM”, DIŞ DESTEĞE “NOTA”, MUHALEFETE “OY”

Değerli dostlarım, bu çalışmamda, İktidarın sadece Terörle İlgili Yanlışlarını ve terörün bitirilmesi için, İktidarın, Halkımızın, Demokratik Kitle Örgütleri’nin ve Partilerin neler yapmaları gerektiğini araştırdım.
Mümkün olduğu kadar kısa tutarak aşağıdaki başlıklar altında sunuyorum:

TERÖR ve İKTİDAR, BDP, PKK İLİŞKİLERİ

BUYAZIMIZDA;
Hep Aynı TERANE! Laf, Laf, Laf, LAF ÇOK İCRAAT YOK!

TERÖR ve ORDU

Hani! “TÜRK MİLLETİ ASKER MİLLETTİ!” …… RAĞMAN NEDEN AKP?

GENELKURMAY BAŞKANI’NI OLSAYDIM ŞÖYLE BİR AÇIKLAMA YAPARDIM:

OHAL ya da SIKIYÖNETİM ŞART

ASKERİN ELİ KOLU BAĞLIDIR! GEREKİRSE SIKIYÖNETİM ya da OLAĞANÜSTÜ HAL İLAN EDİLMELİDİR!

ABD’ye AB’ye BARZANİ’ye “NOTA ” verilmeli

TERÖR ve “HALKIMIZ”, “YETMEZ AMA EVET”ÇİLER, “DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ”, ve “PARTİLER” NE YAPMALILAR?

İKTİDARDAN ŞİKÂYETÇİ OLAN BİREYLER, GRUPLAR ve PARTİLER İKTİDAR OLMAK İÇİN NELER YAPMALILAR?

PARTİLERİMİZ NE YAPIYORLAR?

LAİK CUMHURİYET’TEN YANA PARTİLERİN TEMSİLCİLERİ ANLAŞSINLAR
***
***

HEP AYNI TERANE! LAF, LAF, LAF, LAF ÇOK İCRAAT YOK!

Her PKK saldırısından sonra ülkemizin dört bir yanında yine şehit cenazeleri kalkacak. Koca koca adamlar bir yelere gelip nutuk atacaklar, hatta içlerinden bazıları aynen Fetullah gibi ağlayıp sızlayacak.
Yine her zaman olduğu gibi, Zirve üzerine zirve yapacaklar,
Başbakanlıkta zirve, Genelkurmay’da zirve, MIT’de zirve, Hepsi bilinen laflar, Hep aynı terane!
AKP hükümetleri bu konuda sessiz, pısırık. Gösterebildikleri bir tek tepki var, o da demeçler:
“Geniş çaplı operasyonlar başlatılmıştır,”
“Terörle kararlılıkla mücadele edilecektir!”,
“Şehitlerin kanları yerde kalmayacaktır!”,
“PKK son çırpınışlarını yapıyor!”,
“Bütün imkânlar seferber edilecek, terör kökünden bitirilecek!”

Analar ağlıyor, Hükümet duyarsız. Ama her baskından sonra hepsi sıraya girip demeçler veriyor: Birleştikleri tek nokta; “Ölenlere Rahmet, Yaşayanlara Sabır!” temennisi!

(Ey Halkım; Bunlardan, “şehitler için bir kere de siz ağlayın” diye ricada bulunmak sonuç vermiyor. Bunlar, ricadan, sızlanmadan, şikayetten kınamadan değil, sadece “OY”dan anlarlar!
Ey Halkım, bütün bu söylenenlere yine kanacak ve ‘OY’unu bunlara vermeye devam edecek misin?
Biz, hala, bu masalları koyun gibi dinlemeye devam mı edeceğiz? Yoksa;
En demokratik hakkımız olan ‘OY’larımızı bu masalcılara vermekten vazgeçecek miyiz? Tabiî ki ikincisi!..
***

TERÖR ve ORDU

Irak sınırında Türk istihbaratına izin verilmiyor. PKK istediği gibi saldırıyor, TSK’nın eli kolu bağlı.
Gazetelerin yazdığına göre;
Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yöneten Genelkurmay Başkanı’ Şehitlerin başında Ağlamış,
Şehit EŞİ, şehit ANASI;
“Ağlamayacağım, Teröristleri Sevindirmeyeceğim” derken Komutan gözyaşlarını silmeye başlarsa bu bir “Acizlik” ifadesi olarak değerlendirilebilir!..
Hain eşkıya, “Paşa’yı da Ağlattık” diye güler, keyiflenir! sevinir!.. Zaten teröründe esas amacı budur; Güvenlik Güçlerini ve Hükümeti aşağılık duruma düşürmek!..

Genelkurmay Başkanı Özel Paşa ağladı Ama gözyaşı çözüm değil. Sabırlar tükendi. Millet iktidardan; Teröre karşı kararlı mücadele bekliyor.
Genelkurmay Başkanı tabutların başında ağlayacağına, Kuzey Irak’a girmek için hükümetten izin istesin bakalım, alabilecek mi?
*Türk Silahlı Kuvvetlerine, “Terör Örgütü” dediler,
*Eski Genelkurmay Başkanı’nızı, sizin komutanınızı, “Silahlı Terör Örgütü” kurmak ve liderliğini yapmaktan hapse attılar,
-Siz; bu komutan, Hükümetimizin emrinde 7 yıl görev yapmıştır. Ben ona kefilim demediniz, oysa siz kara para aklayan bir Arap’a kefil olmuştunuz!
*Türk Silahlı Kuvvetlerinin eski-yeni, emekli-muvazzaf komuta heyetinin yarıdan fazlasını düzmece, sahte dijital delil bozuntuları ile hapse attılar,
-Siz, “Bu deliller üzerinde şüpheler var, belgeleri ben de inceleteceğim. Belgelerin asılları burada, Kim bu tuzağı kurduysa, yakalatıp adalete teslim edeceğim” diyemediniz…
*Sizin Hükümetinizin emrinde görev yapmış “Ölüm riski” altında oldukları doktor raporları ile belirlenmesine rağmen, cezaevinde tutup işkence etmeye devam ediyorlar,
-Siz, “Kaçması mümkün olmayan yaşlı-hasta insanların “tutuksuz yargılanması” esastır” diye tek kelime etmediniz…
*Türk Ordusunda görev yapan rütbelileri, sokak ortasında kafalarından tek kurşunla infaz ettiler,-Siz, bu konuda tek söz söylemediniz…
*Askeri kışlalar, garnizon binaları silahlı saldırıya uğradı, uğruyor, -Siz, yine sustunuz…
———-
“AKP ile anlaşarak Türk Ordusu’nu kafesledik”
“Türkiye’nin Kuzey Irak’a girmesini hiç istemedik!”
Bu itiraflar, ABD, Utah Üniversitesi’nde 26 Mart’ta 2003’te konferans veren CIA’nın Türkiye uzmanı Henri Barkey’e aittir,

4 Temmuz 2003’te de K.Irak’ta Türk askerlerinin başına çuval geçirildi. Bunun üzerine Size, “NOTA” vermeyecek misiniz” diye soran gazeteciye;
“Ne Notası Kardeşim, Müzik Notası Mı” dediniz!
Yetmedi;
*Kuzey Irak’ta Türk Askerinin kafasına çuval geçiren Amerikalı Komutanı, bando-mızıka ile karşıladınız.

Libya’da Kaddafi’den ödül aldığınız için olsa gerek, önce “Türkiye’nin Libya’da ne işi var dediniz”, sonra ABD’den talimat alınca, NATO’nun işgal kuvvetlerine, hava kuvvetlerinizi gönderdiniz, muhaliflere milyonlarca dolar para yardımı yaptınız
10 Temmuz 2012
***

CEMİL DENK, (E. Albay)
Atatürk’ün, Din’e, Laiklik’e ve Kadına Bakışı” konusunda Araştırmacı Yazar
0 532 217 88 11 E-Mail: denk.cemil@gmail.com

HEP AYNI TERANE! LAF LAF, LAF, LAF ÇOK İCRAAT YOK!

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir