TTB Seçimleri

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, BSc, LLM
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı
(Toplum Hekimliği) Uzmanı
Hekim, Hukukçu-Sağlık Hukuku Uzmanı, Mülkiyeli
www.ahmetsaltik.net        profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik    X : @profsaltik
https://www.instagram.com/ahmet_saltik

Dostlar
,

Ülkemizin saygın gazetesi, Cumhuriyetimizle yaşıt ve adaş, iki hafta önce 7 Mayıs’ta 100. yaşını kutladığımız Cumhuriyet gazetemizde biz de 19. köşe yazımızı yayınladık (23 Mayıs 2024). Şimdilik iki haftada bir yazıyoruz. Aralık “uzun” olduğundan, gündemi yakalamak kolay olmuyor.

İstanbul Tıp Fakültesi‘ni bitirdiğimiz 15 Haziran 1977’de ilk işimiz, Cağaloğlu’ndaki İstanbul Tabip Odasına gidip üye kaydımızı yaptırmak olmuştu. 6023 s. TTB Yasasına göre bu üyelik zorunluydu. 12 Eylül 1980 darbesi sonrası TTB yönetimi Ankara’ya taşındı ve yalnızca kamuda çalışan hekimlerin üyelik zorunluğu kaldırıldı. Asker hekimlere ise üyelik yasaklanmakla birlikte,
disiplin yaptırımı yetkisi tüm hekimler bakımından TTB’de kaldı.

İstanbul Tabip Odası’na Kayıt numaramız 35.582 idi. Türkiye nüfusu yaklaşık 42 milyon ile günümüz “resmi” nüfusunun yarısı dolayındaydı (yaklaşık 13 milyon düzensiz göçmenle yaklaşık 100 milyon!). Bizim 47 yıllık hekimlik kıdemi kazandığımız süreçte, Ülkemiz nüfusunun
ikiye katlandığını, hekim sayısının ise yaklaşık altı katına çıkarıldığını söyleyebiliriz.

Tüm Türkiye’deki Tabip Odalarının çatı – üst örgütü olan Türk Tabipleri Birliği-TTB de Cağaloğlu’nda aynı binada idi. TTB’nin yönetim organı Merkez Konseyi ve bu birimin başı,
Dr. Erdal Atabek idi. Dr. Atabek öncü-eylemci bir aydın hekimdi ve haftalık konferanslar düzenlerdi. Daha tıp öğrencisi iken o toplantılara katılır ve ülkemizin önemli sağlık sorunları, hekim örgütlülüğü vb. konularda bilgi edinirdik. Dr. Atabek demokrat ve önderdi. O’ndan çok şey öğrendik. Günümüzde 90 yaşını aşmasına karşın, hala pırıl pırıl bilinciyle Cumhuriyet gazetesinde köşe yazılarını sürdürerek aydın sorumluluğunun gereklerini yerine getiriyor.

Yıllar içinde TTB bize de bir okul oldu. Çalıştığımız yerlerde (İstanbul, Elazığ, Edirne, Ankara) Meslek örgütümüze destek verdik, Oda Yönetim Kurulu Üyeliği (2 dönem, 2+2, dört yıl),
Büyük Kongre temsilciliği (delegeliği, uzun yıllar), Yüksek Onur Kurulu Üyeliği (2 dönem, 2+2, dört yıl) yaptık, hep seçimle görev alarak. Meslek örgütümüzün eğitim, yayın, kurs, sertifika… pek çok programına destek olduk ve yararlandık. İşyeri Hekimliği kurslarında yıllarca eğiticilik yaptık.
Büyük Kongre (Genel Kurul) divan başkanlığı görevini üstlendik (1992).
……..
12 Eylül 1980’de TTB de kapatıldı bir süre, tüm partiler, sendikalar, DKÖ, meslek kuruluşları gibi.. Yeniden açılmasına öncülük edenlerden biri merhum Doç. Dr. Nevzat EREN idi (sonra Prof..). Ulaşabildiği hekimlere, yarım A4 boyutunda saman kağıda yazılmış ve “teksirle” çoğaltılmış (fotokopi makinesi yoktu!) iletiler yazmıştı. Her hekimden “3500” TL katkı istiyordu yeniden daire almak ve TTB’yi, önceki başkanı olduğu Ankara Tabip Odası’nı yeniden açmak üzere. Muayenehane hekimliği ile geçimimizi sağlamaya çalışıyorduk bir Halk Sağlığı Uzmanı olarak.. zorlanarak bu tutarın üç katını “havale” ettik.. O zaman internet bankacılığı vb. yok! Ya PTT havalesi ya da bankaya gidip havale!
…………
Geldik günümüze..
28-30 Haziran 2024’te Büyük Kongre 76. kez toplanacak, 1953’te kuruluştan bu yana. 3 liste oluşabilir.. ED-TTB / Etkin Demokratik TTB Kümesi (grubu) (1996’dan beri seçimleri kazanıyor?!), Çağdaş Hekimler ve İktidara yakın liste. AKP-MHP ikilisi yaşamın her alanını ele geçirmeye çabalıyor. Olmadı, Türkiye Barolar Birliği’nde-TBB olduğu gibi yasa ile bölüyor, yandaşlarını oluşturuyor, karşıtlarını zayıflatmaya çalışıyor. Bu dönem Tabip Odası seçimlerinde çok yüklendiler. Öte yandan, ED-TTB’ye karşı giderek yükselen bir karşıtlık oluştu. Çağdaş Hekimler de liste çıkarsa, aradan iktidar güdümlü – yandaşı liste sıyrılabilir. Ankara Mimarlar Odası seçimi son örneklerden. O yüzden zorunlu bir uzlaşı aranıyor ED-TTB ile Çağdaş Hekimler arasında. Görüşmeler ve çalışmalar sürüyor. Yazımızda anlattık..

Aşağıdaki köşe yazımız tümüyle kişisel görüşlerimiz olup, herhangi bir liste adına değil.

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-saltik/ttb-secimleri-2209554
===========================

TTB Seçimleri…

Türk Tabipleri Birliği-TTB, 1953’te 6023 s. yasa ile kurulmuş kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşudur. Öncü İstanbul ve Ankara Tabip Odaları 1929’lara tarihleniyor. Cumhuriyetimizin kurucuları Odaları teşvik ettiler. 1961 ve 1982 Anayasaları demokratik güvence sağladı bu gibi kurumlara (m.122 ve 135).

TTB, 28-30 Haziran 2024’te seçimli genel kurula gidiyor (76. Büyük Kongre). Ancak, yürütme organı Merkez Konseyi (MK) yargı kararı ile görevden alınmış durumda (30.11.2023).
Dosya İstinaf’ta ve MK bir tür “askıda-geçici görevde”. Bu tablo son derece üzücü ve onur kırıcı. 105 bin hekimin üye olduğu (tüm hekimlerin yarısı!) büyük ve köklü bir meslek örgütünün
tek yargıçlı bir asliye hukuk mahkemesince yürütme organının yetkisinin kaldırılması ve
bir ay içinde seçime zorlanması, 1982 Anayasası’nın 135. vd. maddeleri, uluslararası hukuk bağlamında ne ölçüde anayasal, demokratik ve meşru? Bu tartışılabilir.

Ancak, TTB-MK Başkanı hakkında açılan ciddi bir ceza davası var: TSK’nin terörle savaşta kimyasal silah kullandığını ima eden-suçlayan demeçle. Başkanın birkaç ay tutuklandığı
bu davada “silahlı terör örgütü propagandası yapmak” suçundan verilen 2 yıl 8 ay 15 gün
hapis cezası kararı İstinaf’ta onandı. Bu kişinin dosyası çok kabarık, internette çok sayıda
bilgi-belgeye erişilebilir. “Düzmece rapor uzmanı, Fincancı” başlıklı makale Cumhuriyet’te
yer aldı
(M. Kırıkkanat, 05.05.2024). Yazarın şu dizeleri çok önemli ve bildiğimiz ölçüde yalanlan(a)madı :

  • “… kamuoyu, Adli Tıp Uzmanı Şebnem Korur Fincancı’yı TSK’nin PKK’ye karşı kimyasal silah kullandığı iftirasıyla tanıyor. Ama biz haberciler, bu kişiyi Av. Ceyhun Mumcu’nun iddiasına göre Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy’u aramızdan alan hain suikastların sanıklarını muayene bile etmeden yazdığı düzmece raporlarla koruyup cinayete azmettirenlerin ortaya çıkmasını engelleyen bir Cumhuriyet düşmanı diye biliyoruz…”

Fincancı TTB-MK Başkanlığı görevini bırakmadığı gibi, MK de kendisine sahip çıktı, sorumluluğu paylaştı. Nisan-Mayıs aylarında 65 Tabip Odası seçimli genel kurullarını yaptı. Belirlenen delegeler ve Oda başkanları Büyük Kongre’de iki yıllığına TTB’nin yeni üç organını seçecekler. Katılım son derece düşük oldu. AKP iktidarının TTB’yi ele geçirmek üzere ciddi yüklenmesine karşın. %30’lar ile %10 arasında katılım oldu. Bu oranlar demokratik temsil meşruluğunu sorgulatabilir. Ayrıca, 1996’dan bu yana, TTB yönetimine egemen olan bir grup (ED-TTB),
adeta kemikleşmiş biçimde Büyük Kongre Delegelerini, dolayısıyla iki yılda bir yapılan seçimleri kazanıyor!?

Müthiş bir oligarşik yapı hatta Çin Seddi benzetmesi abartılı olmaz. Örn. –kişiselleştirmeyelim ama somut olsun-; son 2 dönemde bizim Yüksek Onur Kuruluna adaylığımız engellendi. Bu Kurul disiplin dosyalarını inceliyor. Bizim 47+ yıl hekimlik deneyimimiz, Hukuk Fakültesi mezunu ve Sağlık Hukuku tezli yüksek lisansımız ve Mülkiye (Kamu Yönetimi) mezunu olmamız… bile
bu Kurula aday olmamıza yetmedi(!?) Oysa bu görevi biz 1992-96 arasında iki dönem yapmıştık. Tüm ereğimiz, bu birikimle Kurula katkı vermek, yeni üyelerin iyi yetişmesine çalışmak, daha adil kararlar idi, olmadı! ED-TTB’den, TTB-MK başkanlığı da yapmış Hacettepe Tıp sınıf arkadaşımız,
4 yıl önce bizi arayarak,

  • “….donanımına diyecek yok ama sen bizim partiden değilsin..” demişti!

Son derece katı bir oligarşik tutum ve ideolojik körlük, her türlü yaraşırlığı (liyakati) ayaklar altına alabiliyordu.

TTB bu mu?
Bu böyle gitmez, gitmemeli!

Ankara’dan öncülerin başlattığı bir ÇAĞDAŞ HEKİMLER girişimi yola koyuldu.

  • Meslek örgütümüzün düştüğü utandırıcı perişanlığa mutlaka, bu seçimde son verilmeli.

Tüm hekimlere ve kamuoyuna, siyaset kurumuna.. çağrı yapılacak metinler hazırlanıyor, hazırlandı, paylaşıldı.

Temel ilkeler belli                    :

  • Öncelikle, günümüzde çağ dışı olan etnik kimlik siyaseti kesinlikle terk edilecek.
  • Tüm hekimler eşit-onurlu işlem görecek ve kucaklanacak, TTB tarafından desteklenecek.
  • Hekimlerin” ve “sağlık ortamının” son derece ciddi-ağır sorunları var.
    Bu ikili birbirine seçenek olmadığı gibi ayrılamaz da!
  • Genç hekimlerin Tabip Odası üyeliği teşvik edilecek, hekim – sağlık sendikaları ve DKÖ ile dayanışma sergilenecek.
  • Bizlere “giderlerse gitsinler” dendiği, her gün türlü şiddet gördüğümüz ve geçinemediğimiz koşullarda, Sağlık Bakanının hepimizi “para sayan el hareketi” ile kendince damgalamasını kınayan.. kapsamlı savaşım verilecek.
  • Bağımsız, bilimsel ve profesyonel TTB amaç!

Demokratik-laik, sosyal hukuk devleti olarak, tüm yurttaşların anayasal eşitliği (m.66) temelinde özgür, çatışmasız, barış içinde, mutlu ve umutlu, coşkulu, kalkınmış ve
güçlü bir Türkiye’nin, bugün ve gelecek kaygısı duymadan hastalarımızın ve
halkın sağlığı için çalışan onurlu-bilge hekimleri olma kararlılığıyla!

==================
Yazımızın pdf biçimi : 19. TTB Seçimleri, 23.5.24

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir