“1924 – 2024 : Cumhuriyet Anayasacılığı”

Dostlar,

20 Nisan 2024 günü, ANAYASA-DER (Anayasa Hukuku Araştırmaları Derneği) olarak sanal ortamda çevrim içi oturum düzenledik.

20 Nisan 1924 Anayasasının 100. yılı idi.

Konu,  1924 – 2024 : Cumhuriyet Anayasacılığı idi.

Oturuma, Dernek Başkanı Sn. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu da katıldı ve sunum yaptı.

Program ekteki gibiydi.

Biz de Derneğin üyesi olarak katılımcı ve konuşmacıydık. (20 dk.)
Konumuz “Türk Anayasacılığında Sağlık Hakkı : 1924-2024” idi.

20 Nisan 2024 Toplantı Programı

Sunumlar, bizim önerimizle makaleye dönüştürülecek ve kitaplaştırılacak.

Şimdilik bizim sunumumuzun özetini paylaşalım :
***
Özet
Türkiye’de Anayasalı devlet olma 1876’ya tarihli. 1909’da 2. Meşrutiyet ile ilk anayasa yenilendi. Osmanlı Devletinin dağılmasından sonra 1921’de 3. Anayasa ve 1924’te 4. Anayasaya sahip olduk. Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 2023’te ilk yüz yılını doldurdu, Türk Anayasacılığı da 20 Nisan 2024’te. 1924 Anayasasında sağlık hakkı kavramı yer almadı, küresel birikim de elverişli değildi. Birkaç değişiklikle 36 yıl yürürlükte kaldı ve laikleşme, demokratikleşme, hukuk devletine erişme, egemenliğin ulusa evrilen Anadolu halkınca kullanılması aşamalarına Atatürk Türkiye’sinde beşiklik etti. 27 Mayıs 1960 devrimiyle, yeryüzünün en özgürlükçü anayasalarından biri olan 1961 Anayasası’na sahip olduk. 49. madde konut hakkı ile birlikte yurttaşa sağlık hakkı tanıdı, devlete de ödev olarak verildi. 224 sayılı yasa ile sağlık hizmetleri sosyalleştirildi. 12 Mart 1971 darbesi ile 35 maddesi geriye doğru değiştirildi, 12 Eylül 1980 darbesi ile yürürlükten kaldırıldı. 1982 Anayasası 56. maddesinde sağlık hakkını çevre hakkı ile iç içe düzenledi. Küreselleşme baskıları ile sağlık hizmetleri özelleştirilmeye, kamu geri çekilmeye başlandı. “Sağlıkta Dönüşüm” adı altında Dünya Bankası – IMF dayatması uygulamaya kondu. Zorunlu genel sağlık sigortasına geçilerek, prim = ek vergi ile sağlık güvencesi kondu. Sosyal güvenlik kurumları tek çatıya alındı, SGK giderek karşıladığı sağlık hizmeti ve mallarını kıstı ve çok onur kırıcı biçimde tamamlayıcı özel sigorta dayatıldı. 2017 sonrası “tek adam despotizmi”ne ve anayasasızlaştırma fetretine savrulduk. Venedik Komisyonu hukuk yolu ile demokratikleşme çabası içinde ama Türkiye, AİHS-AİHM kararlarını yerine getirmiyor. “Askıda anayasa” karanlığından Türkiye hızla çıkmalı. Sağlık, doğuşta kazanılan temel insan hakkıdır ve herkes erişebilmelidir. Öncelik koruyucu sağlık hizmetlerine, sağlıklı – güvenli yaşama verilmeli. Küresel dayanışma-işbirliği zorunlu!
Anahtar sözcükler : Sağlık Hakkı, Türk Anayasacılığı, 1924 Anayasasında sağlık,
1961 Anayasasında sağlık hakkı, 1982 Anayasasında sağlık hakkı, Küreselleşme ve sağlık hakkı

Abstract
Constitutional statehood in Turkiye dates back to 1876. The first constitution was renewed with the 2nd Constitutional Monarchy in 1909. After the dissolution of the Ottoman Empire, we had the 3rd Constitution in 1921 and the 4th Constitution in 1924. The Republic of Turkiye completed its first hundred years on October 29, 2023, and Turkish Constitutionalism on April 20, 2024. The concept of the right to health was not included in the 1924 Constitution, due to  global accumulation was not favorable. It remained in force for 36 years with a few changes and was the cradle of the stages of secularization, democratization, evolution into a state of law, and the use of sovereignty by the Anatolian people, who evolved into a nation, in Ataturk‘s Turkiye. With the revolution of May 27, 1960, the 1961 Constitution, one of the most liberal constitutions in the world, was reached. Article 49, along with the right to housing, gave citizens the right to health and defined it to the state as a duty. Health services were socialized with Law No. 224. 35 articles were amended retroactively with the military coup of 12 March 1971, and was abolished with the another military coup of 12 September 1980. The 1982 Constitution regulated the right to health intertwined with the right to the environment in Article 56. With the pressures of globalization, health services began to be privatized and the public sector began to withdraw. The World Bank – IMF imposition was put into practice under the name of “Transformation in Health“. By switching to compulsory universal health insurance, health insurance was introduced with premium = additional tax. Social security institutions were brought under a single roof, and supplementary private insurance was imposed in a very degrading and restrictive manner on the health services and goods covered by SGK. After 2017, we were thrown into “one-man despotism” and the interregnum of deconstitutionalization. The Venice Commission is trying to democratize through law, but Turkiye does not fulfill the ECHR-ECHR decisions. Türkiye must quickly emerge from the darkness of “suspended constitution”. Health is a fundamental human right acquired at birth and everyone should have access to it. Priority should be given to preventive health services and a healthy and safe life. Global solidarity-cooperation is mandatory!
Keywords : Right to health, Turkish Constituonalism, Health in the 1924 Constitution, Health to right in the 1961 Constitution, Health to right in the 1982 Constitution, Globalisation & health

Ülkemizin bir an önce parlamenter demokrasiye dönmesi ve
tek adam despotizmi karanlık döneminin sona ermesini diliyoruz.

Ülkemizin, taa 1808 Sened-i İttifak‘a dek götürülebilecek demokratikleşme – anayasal rejim olma çabası 200 yılı geçiyor.

Bu ciddi ve çok değerli birikim, AKP=RTE/MHP fetreti ile asla heder edilmemelidir.

Ülkemizin bu gerici kuşatmayı yaracak güç ve birikime sahip olduğu kanısındayız.

Anayasa hukukçuları da siperlere.. hem de ön önlerde..

Sevgi ve saygı ile. 21 Nisan 2024, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, BSc, LLM  
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı (Toplum Hekimliği) Uzmanı
Hekim, Hukukçu-Sağlık Hukuku Uzmanı, Mülkiyeli
www.ahmetsaltik.net        profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik    X : @profsaltik
https://www.instagram.com/ahmet_saltik

“1924 – 2024 : Cumhuriyet Anayasacılığı”” hakkında bir yorum

  1. Gönül Pınar Atacı

    MUHTEŞEM bir DERNEK ve ulusal ÖNEMLI ve toplumsal DEĞERLİ bir OTURUM. Tüm yöneticilerine. üyelerine, katılımcılarına başta sevgili hocalarımız Prof. KABOĞLU ve Prof.SALTIK olmak üzere, en yürekten tebrikler ve sevgiler, selamlar ve saygılar, en iyi dilekler ve başarılar, umutlar ve utkular.

    Cevapla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir