6 Şubat sonrası: 14 Mayıs ve 31 Mart

İbrahim Ö.  Kaboğlu

İbrahim Ö. Kaboğlu

Siyaset, 08.02.2024, BİRGÜN

Parlamenter rejimi ve hükümeti kaldıran 2017 değişikliği, CB’nin Anayasa’nın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını “gözetme yetkisi”ni, “temin etme” olarak pekiştirdi. Uygulama ise tersi yönde. İşte güncel bir örnek:

Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı.”
Birinci yılında depremzedeler önünde ayrımcılık itirafı ve tehditle oy istemi.

Kısa bir bellek tazelemesi, buraya nasıl gelindiğini görmek için gerekli.

6 Şubat 2023, saat 04.17…

Parti Başkanlığı Yoluyla Devlet Başkanlığı ve Yürütme (PBDBY);

– Enkazlara ilerleyen saatlerde ulaşamadı; ama 8 saat süreyle bant daraltması yaptı ve beton yığınları altında can çekişenler, yakınlarıyla iletişim kuramadı…

-Askeriyeden yardım istemedi.

-İlgili yasaları hemen uygulamaya koymadı ve 36 saat sonra OHAL ilan etti; TBMM ise, 82 saat sonra onayladı.

-Depremlerin yaralarını sarmak için ilgili mevzuatı ve OHAL Kanunu’nu etkili bir biçimde uygulamak yerine, ilgili ilgisiz onlarca OHAL Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK)  çıkardı.

-CBK-126 ile tarıma elverişli arazileri ve ormanları yerleşime açtı. Bu CBK, yasa önerisi bile hazırlanmadan, doğrudan TBMM Genel Kurul’unda Anayasa’ya aykırı bir biçimde yasalaştırıldı.

35. gün

Depremlerin 35. gününde enkazlarda yaşam belirtileri sürerken CB, seçimleri 35 gün öne çekti. Haliyle, 18 Haziran’da yapılacak seçimlere kadar, Devlet’in bütün güç ve olanaklarını depremzedeler için seferber etmek yerine, ülke seçim havasına sokuldu.
Bakanlar, görevlerinden çekilmeden milletvekili adayı oldu.

Barınma ve altyapı vaatleriyle depremzedelerden oy istendi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı, İstanbul’da çay, çorba ve sandviç dağıtıyordu seçmenlere, depremzedeler içecek su bulamazken.

Ya yasama? Eğer TBMM dağıtılmasaydı, deprem yaralarının sarılmasına katkı ötesinde (ANAYASA-DER / TBB / TMMOB / TCHD paydaşlığında) katılımcı bir yöntemle hazırlanan ve 6 Nisan 2023 günü TBMM Başkanlığına sunulan Türkiye Afet Yönetimi Kanun Teklifi belki de yasalaşacaktı.

31 Mart

14 ve 28 Mayıs seçim kampanyalarının –enkaz altındaki cansız bedenlere basılarak– konusu suç oluşturan eylemlerle nasıl yürütüldüğü belleklerde…

  • Şimdi ise, 31 Mart için şantaj yoluyla ‘oy tacirliği’ yapılıyor.

Değinilenler, seçim öncesi ortam ve koşulları üzerine fikir veriyor: Seçmenin tercihini, özgür iradesi ile belirleyemediği ve siyasal yarışma koşullarının eşit olmadığı bir süreç.

Temin değil, bozma

Ya madde 104’ün 6 yıllık uygulaması? “Devlet organlarını düzenli ve uyumlu çalıştırmamak”, PBDBY kurgusunun özeti.

Buna Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi (CBHS) denmesi bile, bir resmi dezenformasyon. Çünkü hükümet lağvedildi; Anayasa andı gereği CB yok; sistem ise hiç.

Bu nedenle, demokrasiye ulusal ve yerel ölçekte birlikte odaklanılmalı:

Zira cezasızlık, itiraf ve keyfilik, PBDBY sonucu:

Cezasızlık kimin için?

-Ülke yağmacıları,

-Kent rantçıları,

-İnsan haklayıcıları.

İtiraf ne?

Ne istediler de vermedik?” : İlk on yılın itirafı.

“CB, anayasa suçu işliyor.” İlk 15 yıla ayna.

İstanbul’a ihanet ettik”, 25 yılın özeti.

“Oy yoksa hizmet de yok”: 3. On yıl tasarımı.

Keyfilik üçlüsü ise; ayrımcılık, hesap vermeme ve liyakatsizlik.

Umut için…

Şimdilik umut kaynağı, halk (demos). “kişi+parti+Devlet” birleşmesinden güç alan ikilinin kin ve nefret tohumları eken ayrıştırıcı söylemleri, eylem ve işlemleri karşısında halkın büyük çoğunluğu, “inadına barış ve birliktelik”ten yana.

Bilişim teknolojisi ise, “mezhep ve ırk“ alaşımlı bir totalitarizm inşasına kapalı; yeter ki demokratlar, olup biten üzerine doğru bilgi edinsin, sağlıklı düşünsün ve eyleme dönük dayanışma halkalarını genişletsin!

  • Özetle umut, PBDBY ile Türkiye’nin yönetilemeyeceği farkındalığında.

6 Şubat’ın 369. gününde bile kayıp sayısı bilinemediğine göre unutmamak için, yapılan ve yapılmayan üzerine bellek, sürekli tazelenmeli.
=================================================
Yazarın Son Yazıları
 Kurum’un ‘kent karnesi’
 Sürdürülemezlik farkındalığı
 Sürekli ‘riskler üreten yönetim’
 Gezi’den Tandoğan’a ‘Türkiye ahalisi’
 Baskıcı yönetimler ve dirençli yargıçlar
Tüm Yazıları
#ibrahim kaboğlu

6 Şubat sonrası: 14 Mayıs ve 31 Mart” hakkında bir yorum

  1. Gönül Pınar Atacı

    Her sözcüğü tumüyle BELGESEL VE SOMUT, derin BİLİMSEL VE YURTSEVER, ulusal ÖNEMLİ VE DEĞERLİ, baştan sona MUHTEŞEM VE MÜKEMMEL teşhisler, analizler, teşhirler, sonuçlar, öneriler. DAHİ hukukcu sevgili hocamız Prof. KABOĞLU’nun kalbine, eline, kalemine sağlık.

    Cevapla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir