Emperyalizmin Sevr’i diriltme çabası

DAVER DARENDE
Emekli Diplomat

10 Ağustos 2022, Cumhuriyet

 

  • Türkiye, bugün ulusal bütünlüğümüzü tehdit eden yaşamsal önemdeki dış politika sorunlarıyla karşı karşıyadır.

Türkiye’nin bölünmesini gösteren, belleklerde yerleştirilmeye çalışılan Sevr haritasının zaman zaman gündeme getirilmesi, Suriye’de Fırat’ın doğusunda ABD askeri gücünün PKK/PYD’nin yanında yer alması, ABD’nin terör örgütüne müttefik gözüyle bakması, Kuzey Irak’taki gelişmeler bölgemizde sorunların çığ gibi büyüdüğünü göstermektedir.

Bugünlerde ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün hâlâ canlılığını koruyan Lozan Antlaşması için şu sözlerini hatırlamak zorundayız:

  • “Bu antlaşma Türk ulusuna karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması’yla tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın yıkılışını anlatan belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasal zafer yapıtıdır.”

Emperyalizme karşı amansız bir savaş veren, yüreğinde her dem insan ve yurt sevgisi taşıyan Mustafa Kemal Atatürk, tam bağımsızlıktan yana, ödün vermeyen, ulusumuzun onurunu koruyan bir dış politika izlemiş, Ulusal Ant’a bağlı kalmış, hiçbir büyük devletin içişlerimize ve dışişlerimize karışmasına izin vermemiştir.

‘STRATEJİK İŞBİRLİĞİ’

Emperyalizmin bölgemizdeki kirli oyunu tehlikeli boyutlara ulaşmıştır.
Küresel egemenler, tarihin derinliklerine gömdüğümüz Sevr’i elbirliğiyle diriltmeye çalışmaktadırlar.

“Ilımlı İslam” modelinin bir yaşam biçimi olarak Türkiye’ye yerleşmesi için büyük çaba harcayan küresel güçler, ülkemize yönelik “içten çökertme” ve “ulus devleti” yok etme planını bilinçli bir şekilde uygulamaya çalışmaktadırlar.

Amerika’nın “stratejik işbirliği” adı altında Türkiye’yi çökertmeye yönelik projesi aşama aşama uygulanırken\ bölgemizde “Kürdistan”ın kurulmasına ilişkin plan gündemin başköşesinde yer almaktadır.

Bu konuda Uğur Mumcu Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan 20 Nisan 1991 tarihli yazısında şunları yazmıştır:

  • “Bugün ‘özerk Kürt Devleti’ planlarının arkasında Amerika ve İngiltere var. Bu yüzden Kürt ulusçuluğunun ‘anti-Amerikan’, ‘antiemperyalist’ ve ‘antikapitalist’ bir özelliği yok. Batı, Kürtler üzerine bir ‘manda’ yönetimine hazırlanıyor. ‘Tampon bölge’, ‘güvenlik bölgesi’ gibi projeler bölgede kurulacak Kürt devletinin temel atma törenleridir.”

ULUSAL GÜVENLİK

Ülkemizin içinde, sınırlarında ve çevremizde olup bitenler kaygı vericidir. Suriye’den, Afrika’dan ve Afganistan’dan ülkemize yerleşmek için gelen ve sayıları her geçen gün artan sığınmacılarla Türkiye’nin demografik yapısı değiştirilmektedir. Tehlike büyüktür.

Türkiye, içine sürüklendiğimiz Ortadoğu bataklığından başı dik kurtulmak zorundadır. Ülkemizi denetim altında tutan projenin mimarı ABD görev başındadır. ABD’nin PKK/PYD’ye askeri yardımları aralıksız devam etmektedir. Özlemle beklediği “özerk devletçik” Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştiği takdirde ulusal güvenliğimiz ve bütünlüğümüz büyük bir tehlike ile karşı karşıya kalacaktır

  • Ulusun ve ülkenin güvenliğini ve geleceğini küresel egemenlerin insafına bırakamayız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.