SİGARASIZ BİR DÜNYA GÜNÜ

SİGARA VE SAĞLIK ULUSAL KOMİTESİ ile ilgili görsel sonucu

SİGARA VE SAĞLIK ULUSAL KOMİTESİ’nden BASIN AÇIKLAMASI 

SİGARASIZ BİR DÜNYA GÜNÜ

     Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi ülkemizin 34 kamu ve sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu sigara mücadelesi yapan bir örgütlenmedir. Tütün karşıtı mücadelenin toplumun her kesimi tarafından desteklendiğinde başarılı olacağına inanan Komite, 10 yıldır mücadelesine kesintisiz devam etmektedir.

     Dünya Sağlık Örgütü‘ne üye öbür ülkeler ile birlikte ülkemizde her yıl 31 Mayıs “Sigarasız Bir Dünya Günü” etkinlikleri yapılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü”ne üye devletler 1987 yılında bu günü, sigara salgını ile oluşan önlenebilir hastalık ve ölümlere dikkat çekebilmek için etkinlik günü olarak belirlemişlerdir.  Bu yıl 31 Mayıs”ta yapılacak etkinliklerin ana teması ise tütün ürünlerinin her biçiminin ve kullanım tarzının ölümcül olduğunun vurgulanmasıdır.

     Kitlelerin sağlığını tehdit eden sigara tüketimi, mücadele edilmesi gereken en önemli sorunlardan biridir. Bugüne dek sigara ile mücadelede önemli adımlar atılmış olmakla birlikte, dünya genelinde sigara içen insan sayısı halen  artmaktadır.

  • Son verilere göre dünyada 1.3 milyar kişi sigara içmektedir.
  • Dünyada bir yılda sigara tüketimi nedeniyle ölen insan sayısı ise 4.9 milyon olarak saptanmıştır.
  • Sigara içicilerinin yalnızca %15’i varlıklı ülkelerde, % 85’i ise gelişmekte olan ülkelerde yaşamaktadır.

Bundan dolayı gelişmekte olan ülkeler tütün salgını tehlikesi ile karşı karşıyadır. Gelişmiş ülkelerde sigara içme oranlarının düşmesine karşın, gelişmekte olan ülkelerde bu oranlar artmaktadır. Eğer böyle giderse gelecekte gelişmekte olan ülkelerin en büyük sorunu, tütün olacaktır. Dünya Bankası, gelişmekte olan ülkeler ekonomisinin önündeki en büyük engellerden birini tütün olarak saptamış ve bu ülkelere etkin bir tütün kontrol programına sahip olmaları gerekliliğini vurgulamıştır.

  • Türkiye”de yetişkin nüfusun yaklaşık yarısı sigara içmektedir.
  • Ülkemizde sigara içen 17 milyon kişi günde 40 milyon doları, yılda ise 15 milyar doları sigaraya harcamaktadır.
  • Bu 17 milyon kişinin 4 milyonu yaşamından 7 yıl, 4 milyonu ise 22 yıl yitirerek ölecektir.
  • Ülkemizde her yıl yaklaşık 100.000 kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirmektedir.
  • Sigaranın yol açtığı hastalıklar nedeniyle ülkemize verdiği yıllık ekonomik zarar ise 2.72 milyar dolardır. Bu rakama işgücü yitiği, hastalıklar nedeniyle kişilerin ve ailelerinin çektiği acılar dahil değildir.Bu ekonomik yitikler, yıllık geliri bizim 10 katımız olan gelişmiş ülkeleri bile kaygılandırmakta iken, bizim gibi borç yükü olan bir ülkeyi çok daha ciddi önlemler almaya yöneltmeli ve ulusal tütün kontrolü bir devlet politikası olarak benimsenmelidir.

    Sigara ile mücadelede kalıcı çözüm, ancak geniş kapsamlı tütün kontrol stratejilerinin geliştirilmesi ve sürekliliğinin sağlanması ile olanaklı olabilir. Öte yandan, birçok sektörün ve uzmanlık alanının işbirliği olmadıkça tütün kontrol programları etkili olamayacaktır. Hükümetler düzeyinde tütün kontrol programları genellikle Sağlık Bakanlığı tarafından koordine edilmektedir (AS: eşgüdümlenmektedir). 2004 yılı sonunda geniş bir kurumsal ve akademik katılımla, yoğun bir uzman emeğiyle hazırlanmış olan Ulusal Tütün Kontrol Programı’nın, Sağlık Bakanlığınca bir an önce açıklanarak kontrol etkinliklerin başlatılması, ülkemizdeki tütün karşıtı mücadeleyi güçlendirecektir.

Aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığı’nın tütün kontrolü mücadelesi içinde yer alması da mücadeledeki başarımızın artmasını kolaylaştıracak en önemli ögedir. Ancak bu çok yönlü mücadelede Maliye Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Gümrük Bakanlığı da tütün kontrol programlarının bir parçası olmak durumundadır.

Dünyadaki öbür örneklerde görüldüğü gibi tütün endüstrisinde devlet tekelinin kaldırılması ve TEKEL’in özelleştirilmesi, bu konudaki tüm önleyici ve koruyucu etkinliklerin gücünü azaltacak ve denetimini zorlaştıracaktır.

     Hükümet dışı organizasyonlar ve uzmanlık dernekleri başta olmak üzere, sivil toplum örgütlerinin de tütün denetiminde yaşamsal rolü bulunmaktadır. Bunlar arasında çeşitli sağlık uzmanlık kuruluşları, tütün kontrol programlarının hazırlanması ve uygulanabilirliğinin sağlanması için büyük çaba göstermektedir.

   Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmekte olan 4207 Sayılı Tütün ve Tütün Mamulleri ile Mücadele Yasasında yapılmakta olan değişiklikler Komitemiz (SSUK) tarafından dikkatle izlenmekte ve ülkemizin tütün savaşımında önemli bir aşama olarak görülmektedir. Söz konusu Yasada yapılacak değişikliklerle tümüyle sigarasız kamusal alanlar oluşturulması konusunda desteğimiz tamdır. Bu uygulama ile, doğmuş ve daha doğmamış çocuklarımızı da kapsamak üzere, tüm insanlarımızın pasif içici konumunda tütün dumanı ile zehirlenmeleri engellenecek ve tüm insanların hakkı olan dumansız hava soluma hakkı korunmuş olacaktır.

Kahvehane ve lokantalar başta olmak üzere tüm kamusal alanlarda kısmi sigara içilebilir alanlar oluşturulması toplum sağlığının korunmasında gerçekçi yöntemler değildir. Tütün dumanının bölümler arasında geçişi çok kolaydır ve gaz halinde bütün insanları zehirler. Tümüyle sigarasız kamusal alanların acil olarak yasama geçirilmesi, masum birçok insanımızın bir an önce korunması için yaşamsal önem taşımaktadır.

  • Dünya Sağlık Örgütü”nün 2006 temasında bütün tütün ürünlerinin ve kullanım biçimlerinin ölümcül olduğu vurgulanmaktadır.

Tütün endüstrisi, insanlar sigaranın zararları ve bunlardan kendilerini koruma konusunda bilinçlendikçe ticari, hukuk ve etik anlamda zor duruma düşmektedir. İnsanların yaşamlarına malolan ticari çalışmalarını sürdürebilmek için değişik yollar izlemektedirler. Çeşitli aromalarda, tatlarda, light – ultralight – organik – doğal – zararı azaltılmış adları altında, her biçimde zararlı oldukları kanıtlanmış zehirlerini cazip çekici) biçimlerde pazarlamaya çalışmaktadırlar.

  • Pipo, puro, enfiye, nargile, çiğneme tütün ve daha nice tütün formlarının aynı ölçüde zehirli oldukları ve bağımlılık yaptıkları bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Ülkemizde de her geçen gün sayıları ve içicileri artmakta olan nargile kafeler ülkemizde bu durumun ortaya çıkış biçimidir.

  • Nargile ve bütün öbür bütün tütün ürünlerinin aynı ölçüde zararlı olduğu ve bağımlılık yaptıkları toplumumuzca bilinmeli

ve bunların kullanımlarına ve yaygınlaşmasına karşı gereken önlemlerin alınması için herkes kararlı ve dikkatli olmalıdır.

İlgili herkesin sigara salgınını durdurmak ve ulusal tütün denetimini sağlamak amacı ile üzerine düşeni yapacağı inancındayız.

Medyamızın da sesimizi duyurarak ve mücadelede yanımızda yer alarak toplumumuzun sigara savaşımında yer alacağına güvenimiz tamdır.

Saygılarımızla. 31 Mayıs 2006
http://www.ttb.org.tr/haberarsiv_goster.php?Guid=6644537c-9232-11e7-b66d-1540034f819c 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir