BİZİ DUYUN


Yazar Ayşe Kulin’den Erdoğan’a mektup..

BİZİ DUYUN

Cumhurbaşkanım,

Dün akşam saatlerinde okuduğum, kim veya kimler tarafından yazıldığını bilme­diğim sosyal medya üzerinden yayılmak­ta olan çağrıyı ben kısaltıp kişileştirerek si­ze bir açık mektup olarak sunmaya karar verdim.

Ben size açık mektup yazmaya alışkınım ama dilerim bu üçüncü ve son mektubum olur çünkü aşağılanmaya, aptal yerine kon­maya sabrın bittiği yerdeyiz!

Benim sabrım biterse benim dünyamda hiçbir şey değişmez, ben mütevekkil ya­pıda biriyim, hayatın yükünü de, bana ya­pılan haksızlıkları da sırtlanıp, isyan etme­den bu yaşıma kadar yürüdüm. Yine öy­le yaparım. Ama bu günün gençleri benim kuşağım gibi değil. Aynı terbiyeyi almadı­lar, aynı eğitimi görmediler. Siyasi görüş­leri ne olursa olsun, hırslı, kızgın ve bencil­ler. Bir kısmı gerçekleşmeyecek beklenti­ler içinde, bir kısmı ise umutsuz! Dua ede­lim, onların sabrı tükenmesin. Çünkü onla­rın delikanlılıklarını sömürerek onları ben­cil siyasetlere alet eden söylemler sonuç­ta büyük sorunlara yol açabilir ki düzeltme­si kolay olmaz.

Bizler, yani siz başta olmak üzere he­pimiz çocuklarımıza savaşa bulaşmadan, cephelere bölünmeden, bu topraklar üs­tünde kardeşliğimizi yitirmeden huzur için­de ve hür yaşamanın mümkün olduğunu is­pat etmeliyiz.

  • Demokrasinin bir bayrak de­ğiştirme rejimi olduğunu önce kendimiz iç­selleştirip, sonra onların içine sindirmeli­yiz.

Kürt, Ermeni, Laz, Süryani, Sünni, Ale­vi, Yahudi, Hıristiyan, inançlı, inançsız bü­tün yurttaşlarımızla barış ve huzur içinde yaşayabileceğimizin mümkün oluğunu on­lara göstermeliyiz. Özellikle gençler kin ve nefret sözleriyle ayrışmadan, onların öf­kelerini dindirmeli, barış içinde bir ülke­de yaşamayı umut etmelerini sağlamalıyız.

Ömür biter ama umut hiç bitmez! İşte ben de bu mektubu az kalan ömrümde umudu­mu hâlâ diri tutmak adına yazıyorum.

Şu anda ülkemin Cumhurbaşkanı sizsiniz. Başvuracağım merci de dolayısıyla sizsiniz.

Hangi suçla suçlandığımızı bilmeden,
darbey­le terörle hiç ilgimiz yokken yalan ihbarlar­la, sahte delillerle işimizden, mesleğimizden atılmadan
ya da uzun yıllara mahkûm edilme­den,
keyfi kararlarla işimizin, emeğimizin eli­mizden alınmasına duçar kalmadan,
kadın ol­duğumuz için hırpalanmadan,
örtülü veya kısa etekli kadınlarız diye aşağılanmadan,
en adi suçları işleyip sırf tarikat mensubu olundu­ğu için cezasız kalanlara katlanmadan,

onu­rumuzla yaşamak istiyoruz.

  • Hakkın, hukukun, adaletin hüküm sürdüğü bir ülke umut etmek istiyoruz. 

    Duyun bizi! Bizi duyun! 

Ayşe Kulin
11 Mayıs 2019, Cumhuriyet

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir