YELİZ KORAY: TAYYİPNAME

TAYYİPNAME

YELİZ KORAY: ile ilgili görsel sonucu

YELİZ KORAY

Terörle etkin mücadele için OHAL şart dediler.
Hay hay!
Araya terörle alakasız birkaç KHK sığdırıp hem milletin hem de vekillerinin nabzını yokladılar önce.
KPSS olmadan sözleşmeli öğretmen atanmasının yolunu açtılar..
Bir iki çatlak sesi “Sen terörle mücadele istemiyor musun?” diye susturup devam ettiler…
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nı kapattılar.
Öğretim elemanlarının emeklilik yaşını 72’den 75 yükselttiler.
(AS: İsteyen 67’demekli olabilir.. Fazlası isteğine ve kurumun gereksinime bağlı..)

Üniversitelerdeki eğilim yoklamasını kaldırıldılar. Hoşlarına gitti haliyle!
Kimin gitmez ki?
Meclis’e sunmak yok fikir almak yok çoğunluğu sağlamak yok.
Devam ettiler…
Emniyet tarafından yürütülen araç tescil hizmetlerini noterliklere devrettiler.
At yarışı şans oyunları lisans hakkını 49 yıl süreyle Türkiye Varlık Fonu’na verdiler.
Erbaş olmakta lise mezunu olma şartını kaldırdılar…
Terörle mücadele edilmiyor değildi ama ‘Bir taşla iki kuş vurmanın’ da en azından onlara
zararı yoktu!
Devam ettiler…
Merkez Bankası’nın bazı hizmet alımlarını Kamu İhale Kanunu kapsamından çıkarttılar.
Ön ödemeli konut satışında düzenlemeler yaptılar.
Bankacılık zimmet suçunu kaldırdılar.

Sevgi ‘emek’ demekse terör demek ‘kış lastiği’ demekti (!)
Kış lastiği kullanımı zorunluluğuna ilişkin yaptırımları yeniden düzenlediler.
Evlilik programlarını yasakladılar.
Kamudaki binlerce taşeron işçiyi kadroya geçirdiler…
Mesele terörle alakasız KHK’ların faydalı-faydasızlığı değil kararnamelerle devlet yönetmenin alışkanlık haline gelmesiydi.
Öyle de oldu!
Bir sabah kalktık rektör olmak için Profesör olma şartı kaldırıldı.
Ertesi gün vazgeçildi.
Bir gece biz uyurken tüzel kişilikleri ellerinden alınan Devlet Tiyatroları ile Devlet Opera ve Balesi uyandığımızda statülerine yeniden kavuştu.
İçerden bilgi alarak borsada işlem yapmayı suç olmaktan çıkartan SPK kararı 24 saat geçmeden yürürlükten kaldırıldı.
Kararname oldu mu sana muallakname!
Devam ettiler…
Asgari ücretin tespitini de, Ordunun denetimini de tek kişiye bağladılar.
Ülkede yerli ne kaldıysa artık ‘Helal Akreditasyon Kurumu’ kurdular.
Valilere sınırsız yetkiler verdiler TRT’nin yayın ilkelerini değiştirdiler, bankaların kasalarını da devletin kasasını da damada emanet ettiler.
Ne millete sordular ne de vekillerden onay aldılar.
Velhasıl bu işin cılkı çıktı artık.
Muallaknameye bile razıydık ama bu artık düpedüz Tayyipname!

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir