Mustafa Balbay : Şimdi Hedef 10 Kasım!

Cumhuriyet 05.11.2012

GÜNDEM
Mustafa Balbay

Şimdi Hedef 10 Kasım

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı devlet tarafından törenlerle, halk tarafından da şölenlerle kutlandı.

Bayrama damgasını vuran, yasaklar ve buna karşı halkın takındığı tutumdu.
Halk bayram yasağını her şeye karşın uygulatmadı, Ulus’tan Anıtkabir’e yürüdü.

Anadolu’nun pek çok ilinden 29 Ekim sabahı Ankara’da olmak için otobüslerle
yola çıkmaya hazırlananlar Aziz Nesin’lik gerekçelerle engellenmek istendi.

29 Ekim’de otobüsle Ankara’ya gidip 30 Ekim’de Silivri’ye duruşma salonuna gelen birkaç dostumuz yolda yaşadıklarını anlattı. Polis durdurunca otobüslerde Türk bayraklarını saklamışlar; yürüyüşe gidildiği anlaşılmasın diye. Bazıları da yan cama havlu bağlamış, düğüne gidiliyor süsü verilsin diye.

İleride bu iktidar dönemine ilişkin yazılacak pek çok yasak öyküsü olacak.

***

  • 29 Ekim sabahı bedenimiz demir parmaklıkların arkasındaydı ama kalbimiz, ruhumuz Ulus’taydı.

Bütün beklentimiz Anıtkabir’e yürüyüş aşamasıydı. On binler, yüz binler “istihbarat”, “provokasyon” engellerini, yasakları aşıp Ulus’a gelmişti; polis barikatını aşıp Anıtkabir’e yürüyebilecek miydi?

Saat 13.00 sıralarında televizyon muhabirleri, “Ulus’tan Anıtkabir yönüne doğru yürüyüş başladı” deyince bir haykırış duydum; ben bağırmışım.

Şu söz bir kez daha kanıtlandı:

  • Örgütlü halktan büyük bir güç yoktur.

Bazen yasak, çağrı işlevi görür. 29 Ekim’de öyle oldu. Devletin tepesinde de ciddi bir krize yol açan, “Polis barikatını kim kaldırdı?” sorusunun yanıtı açıktır.
Yasağı kaldıran halk, barikatı da kaldırdı.

O kalkan barikat, korku ikliminin de kalkması demektir.

Halkın, üzerindeki ölü toprağını da kaldırıp atması demektir.

Bilinçli insanların gerçek bir demokrasi için elini kaldırması demektir.

Karşıdevrime, karşı duruş demektir.

  • Bizler Silivri’de; Cumhuriyet değerlerine bağlılığımızı bir kimlik olarak taşıdığımız için tutsağız.

Kaldırılan barikat toplumla bizlerin arasına çekilmek istenen sis perdesinin de
tümüyle kaldırılması demektir.

AKP’nin, şölenlere katılan milyonlar için “Bunlar Ergenekoncu” demesi bunun en somut göstergesidir.

Ulus, Anıtkabir’le birleşirken öteki illerdeki yüz binlerle ifade edilen şölenlere katılanları da barikatı kaldıranların arasında saymak gereklidir. Öyle ki 30-31 Ekim günleri gazetelerin ana sayfaları bir yana, magazin ekleri bile Cumhuriyet Bayramı’na bürünmüştü.

***

Ekim ayı boyunca yeri geldikçe, 100. yıl vurgusu yaptık. Cumhuriyetin 89. yılı kutlamaları, 100. yıla giden gerçek yoldur. Cumhuriyetin 100. yılına bu ruhun egemen olacağına inanıyorum.

29 Ekim’de toplum bir doğum yaşadı. Cumhuriyeti, kuruluş felsefesiyle birlikte çağın değerleriyle bütünleştirerek 21. yüzyıla taşıdığını gösterdi.

Halk, görevini yaptı.

Sıra siyasette…

  • 89. yılı büyük bir coşku, inanç, kararlılık ve cesaretle kutlayanlarla bütünleşecek siyasi güç, 100. yılın anahtarıdır.

Bu buluşma gerçekleşmiştir.

Şimdi bütün iş, buluşmadan doğan enerjiyi en iyi şekilde kullanabilmek, yönlendirebilmektir.

40’ın üzerinde sivil toplum kuruluşunun Ulus’ta olma kararlılığı, toplumsal meşruiyeti getirdi. Türkiye Gençlik Birliği’nin (TGB) olağanüstü enerjisi, heyecanı getirdi. CHP’nin topyekün katılımı, siyasal meşruiyeti ve bütünleşmeyi getirdi.
Halkın katılımıyla her şey tamamlandı.

Şimdi sıra 10 Kasım’da…

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir