Cumhuriyet Bayramı Kutlamalarının Engellenmek İstenmesinin Hukuksal Boyutu




ONUR ÖYMEN

Cumhuriyet Bayramı Kutlamalarının Engellenmek İstenmesinin
Hukuksal Boyutu

Cumhuriyetimizin 89. yıldönümü başta Ankara olmak üzere, bütün yurtta büyük coşkuyla kutlandı.

Ankara ve bazı illerdeki kutlamalara yerel yöneticilerin engel olmak istedikleri görüldü:

Ankara’da, halka gaz ve basınçlı su sıkılarak Ulus’tan Anıtkabir’e yürüyüş engellenmek istendi.

Anayasamızın 90. maddesinde şöyle denilmektedir:

  • “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

Yani, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı da dahil olmak üzere insan haklarıyla ilgili konularda Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmeler kanunlardan daha önemli olarak
dikkate alınmalıdır.

Bu konuda en önemli, sözleşme Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesidir.
O sözleşmenin 11. maddesinde herkes barışçı biçimde toplanma hakkına sahiptir denildikten sonra. “.. bu hak ancak ulusal güvenlik, suçu önleme, sağlığı ve ahlakı koruma, başkalarının haklarının engellenmesini önleme gibi nedenlerle kısıtlanabilir..” diyor.

Cumhuriyet Bayramının kutlanması bu kısıtlamalardan hiçbirine uymuyor.

Anayasamızın 13. maddesinde de “Temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması Anayasanın sözüne ve ruhuna ve demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz..” denilmektedir.

Türkiye’de genel olarak toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin kısıtlanmasındaki yaklaşım Avrupa Birliği Komisyonu’nun 2012 Türkiye İlerleme raporunun 23. sayfasında da açıkça eleştirilmekte, bu konuda idarenin aşırı derecede kısıtlama getirdiği belirtilmektedir. Raporda, “Bazı durumlarda gösterilerin engellenmesinde şiddete başvurulduğu, gösterilere mani olunduğu ve göstericilere karşı ölçüsüz
güç kullanıldığı…” ifade edilmektedir.

Özetle, Cumhuriyet Bayramının kutlanması gibi barışçı ve son derece doğal bir
insan hakkının engellenmek istenmesindeki yaklaşım, Anayasamızın ve Türkiye’nin
taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin sözüne (lafzına) ve ruhuna uygun olmamıştır.

Türkiye’de demokrasiyi daha ileri götürecekleri iddiasıyla ortaya çıkanlar maalesef uygulamada bu iradeyi ortaya koyamamaktadırlar.

Demokrasiyi yaşatacak en büyük güç halkın demokratik haklarına sahip çıkmasıdır.

– Türk halkı geçmişte bu konudaki iradesini kezlerce kanıtlamıştır.
– Atatürk’e ve başta Cumhuriyet olmak üzere O’nun eserlerine sahip çıkanların karşısında;
– 2. Cumhuriyet kurma iddiasıyla Atatürk Cumhuriyetini ortadan kaldırıp
rejimi değiştirmek isteyenlerin başarı şansı yoktur.

Onur Öymen
30.10.12

 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir