Anayasada Türk Tanımını Yapan 66. Maddenin Değiştirilmesi Önerisi

Anayasada Türk Tanımını Yapan 66. Maddenin Değiştirilmesi Önerisi

onur-oymen

1924 tarihli anayasamızın 88. maddesinde din ve ırk ayrımı yapılmaksızın bütün vatandaşlarımızın Türk olduğu belirtiliyor.

Aynı temel yaklaşım 1961 ve 1982 anayasalarında da yer alıyor. 1982 anayasasının 66. maddesi şöyle diyor:

  • Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.

Bugün Melih Aşık’ın Milliyetteki köşesinde yazdığına göre Anayasa Hazırlık Komisyoınunun CHP’li üyelerinden biri bu maddenin değiştirilerek Türk vatandaşlığını hukuksal bir bağa indirgeyecek bir öneride bulunmuş.

Bu yaklaşım Cumhuriyetin kuruluşundan beri benimsediğimiz anayasadaki millet tanımından farklıdır. Önceki anayasalarıon hiçbirinde vatandaşlığın bir hukuksal bağdan ibaret olduğu yazılmıyor. Şimdi, yukarıda metni yazılan ve millet anlayışımızın temelini yansıtan 66. maddenin değiştirilmesine niçin gerek duyuluyor.

Bu değişikliği isteyenler kimlerdir? Kimlerin istemlerini yerine getirmek için biz Cumhuriyetin kuruluşundan beri benimsediğiimiz tanımdan uzaklaşma yolunu seçiyoruz?

Bir süreden beri önde gelen siyasetçilerin Türk milleti sözünü kullanmaktan özenle kaçındıklarını, zorunlu kalmadıkça, bu millet, bizim millet gibi sözleri kullandıklarını görüyoruz ve bunu yadırgıyoruz.

CHP’nin tarihinde hiçbir sorumlu siyasetçinin 1924 yılından beri anayasamızda yer alan Türk tanımını değiştirmeye kalkışıp vatandaşlığı bir hukuk bağından ibaret sayan yaklaşımı önerdiğini hatırlamıyoruz.

David Philips raporunda yazıldığı gibi, bazı yabancı kuruluşların yeni hazırlanacak anayasadan Türk kavramının çıkartılmasını önerdiklerini biliyoruz.

AB Komisyonu’nun son ilerleme raporunda da yeni anayasa hazırlanması çalışmaları desteklenirken bunun Kürt meselesinin çözümüne katklıda bulunacağı belirtiliyor.

Yani başkalarının niyetleri açıkça ortadadır. Biz daima ulusal konularda dış baskı ve telkinlere kararlılıkla karşı çıkmasını bilmiş bir milletiz. Şimdi de bu telkinlere kararlılıkla karşı çıkmak zorundayız.

Bence, hangi kaynaktan gelirse gelsin anayasamızın 66. maddesinin değiştirilmesi önerilerine kararlılıkla karşı çıkmalıyız.

Daha demokratik ve özgürlükçü bir anayasa hazırlayacağız diye yola çıkıp şimdi vatandaşlığı hukuk bağı ile tanımlamaya yönelme noktasına gelinmiş olması yepyeni bir anayasa hazırlanması girişimine bizim gibi başından beri karşı çıkanların haklılığını bir kez daha ortaya koymaktadır.

Büyük Atatürk’ün en büyük devrimlerinden biri Türk milleti kavramını anayasamızın temel dayanaklarından biri yapmasıdır. Şimdi bize düşen onun bu eserine sahip çıkmak ve bu temel kavramın aşındırılmasına izin vermemektir.

Onur Öymen
24.10.12 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir