25 yalan

Rıza Zelyut

25 yalan

25 canımız daha gitti.

Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar; demişler ya…
Analar ağlar ağlar, kahrolur; siyasetçiler nutuk atar.

‘Her türlü soruşturma yapılacak!’ denilir. ‘Hesabı sorulacak!’ diye yalan söylenir.
Ama ölenler ölür; çünkü onlar sıradan insanların çocuklarıdır.
Kalan sağlar; bizimdir; çünkü kalanlar da zengin takımının çocuklarıdır.
Tabii ki kalanlar; özel tarlalarda özel gübrelerle yetiştirilen natürel ürünler olduklarından onları korumak gerekiyor.
Damızlık olarak da bunları kullanmak isteyebilirler ileride.
Hitler’in Almanya’da yetiştirmek istediği ‘Ari ırk’ gibi bizde de zengin çocuklarının damızlık olarak kullanıldığı bir özel ırk yetiştirmek düşünülebilir.

Kim mi düşünür?

Siyasetçi olarak seçeceğimiz postmodern Hitlerler…
Bunun için özel çiftlikler kurulabilir.
Karpuz yetiştirir gibi orada üstün insanlar yetiştirilir.
Dinine bağlı, yöneticisine bağlı, Amerika’ya bağlı…

Diğerleri mi?
Bir kısmı ‘Sen Kürtsün; senin Kürt sorunun var!!’ denilerek kışkırtılır.
Bir bölümü de bunların üstüne salınır. ‘Öldürün birbirinizi!’ denilir.

SÖKÜN RÜTBELERİNİ

Afyon’da cephanelik havaya uçuyor. Orada bulunan bakan çıkıp hemen fetvayı veriyor:

-Tümüyle kaza!

Bakan yalnızca bakıyor.
‘Ne söylemeliyim ki, bundan hükümet zarar görmesin!’ derdinde.
Oraya birisinin el bombası atmadığını nereden biliyorsun Veysel Bey?

-Efendim bu bombalar 1935’ten kalma. Metal yorgunu…

Kıvırdıkça kıvırıyorlar…

Eğer böyle bir feci olay Amerikan ordusunda olsa idi…
Şu an ABD Genelkurmay Başkanı çoktaaan istifa etmişti…

Biliyorum ki, bizim Genelkurmay Başkanı Necdet Özel istifayı aklına bile getirmez.
Başbakan Erdoğan da kendi paşasının istifasına izin vermez.
Nasıl olsa Türkiye’de böyle faciaların hesabını iktidardan soracak bilinçli bir halk yoktur.

Millet; birtakım adamların hatalarından doğan ölümleri de ‘Kaza’ der;
‘Kader’ der sindirir.

Ama bu ‘kaza ve kader’in neden hep sıradan insanların çocuklarını vurduğunu;
niçin seçkinlerin çocuklarına bu ‘kaza ve kader’in dokunmadığını düşünmez.

Çünkü 1300 senedir, din adamı görüntülü mollalar, Müslümanları böyle kandırmışlardır:

‘Kaza ve kader Allah’tandır!’

Siyasetçilerin pisliğini temizlemek için…

Madende patlama olur onlarca insan can verir. Tedbiri ihmal eden zihniyet; ‘Kaderlerinde bu varmış!’ diyerek ölümü kutsar.

Yok canım! Sen aptallık yap; cephaneliğini koruma; patlat;
sonra da ‘Bu Allah’ın takdiridir!’ diyerek suçu Allah’a yık.

Bu ülkeyi yönetenler; işletmelerin başında bulunanlar;
cephanelikleri koruyanlar suçlu değildir da Allah suçludur.

Ama yeter. Hiç değilse bu cephanelikte görevli subayların rütbeleri sökülmelidir.

ERGENEKONCULAR OLMASIN

Eğer iktidarın PKK ile görüştüğü 2010’larda böyle bir patlama olsa idi;
yandaş başın başlığı çoktaaan atmıştı:

‘Ergenekon cephaneliğe sızdı!’

Hemen orada görevli subay ile Ergenekoncu ilan edilen askerler arasında bağlantı kurulur; İnternet’e de bir ses kaydı konulurdu:

‘Halkı hükümetin aleyhine harekete geçirmek gerekiyor. Bunun için büyük bir patlama yapmak lazım. Cephaneliklerden birisi patlatılırsa bu hükümet devrilir.
Böylece Ergenekon soruşturması da durdurulur.’

Ve ertesi gün yandaş medyada yeni başlıklar atılırdı:

‘Ergenekon’un hain planı 25 askerimizin hayatına mal oldu.’ (!)

‘Cephanelik Ergenekoncuları kurtarmak için patlatılmış.’ (!)

İşin içine CHP de sokulurdu ki, filmin öyküsü iyice heyecanlandırılsın.

Afyon’da Kurtuluş Savaşı’nın yapıldığı yerde kanı eski şehitlerimizin kanına karışan yeni şehitlerimiz!

Hakkınızı helal edin bizlere. Çünkü layık olamıyoruz sizlere…

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir