Ambalajlı sular ne kadar güvenilir?

Cumhuriyet Bilim Teknik 24.08.2012
ilginç SORULAR

Ambalajlı sular ne kadar güvenilir?

Soru: Ambalajlı suların cam damacanada mı yoksa polikarbonat damacanalarda mı saklanması sağlık yönünden daha uygundur?

Yanıt: Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nevzat Artık

Damacanalar dönüşümlü ambalajlardır. Her dolumdan önce tam otomasyon sistemlerle yıkanması ve sterilizasyon işlemine tabi tutulması gerekir. Yıkama işleminin ise işin tekniği açısından ve Sağlık Bakanlığı Yönetmelikleri’ne uygun olarak minimum 55 °C ve üstü bir sıcaklıkta gerçekleştirilmesi gerekir. Cam ambalajı bu ısıda yıkamak teknik açıdan mümkün olmaz. Çünkü Cam ambalaj bu sıcaklıkta çatlar ve kırılır.
Ayrıca camın ağır oluşu lojistik açıdan büyük zorluklara neden olur.
Bu nedenlerle damacanalarda polikarbonat ambalajlar kullanılıyor.

Polikarbonat damacana ambalajlar dolum işleminden önce bir dış yıkama ünitesinden, dört ayrı iç yıkama ünitesinden geçer. Bu iç yıkama ünitelerinde deterjanlı, sıcak ve dezenfektanlı suyla yıkanır. Ayrıca durulama işleminin güvenilirliğini sağlamak için sürekli deterjan ve dezenfektan kalıntı analizi yapılır. Yani üretilen damacana ambalajlar, deterjan ve dezenfektandan tamamen arındırılır.

DAMACANALARIN ALTINDAKİ NUMARALAR

Günlük yaşantımızda tükettiğimiz yiyecek ve içeceklerin muhafaza edilmesinde sıkça kullanılan plastik ambalajlar üretim esnasında birden yediye (1-7) kadar numaralandırılır. Bu numaralar genellikle şişelerin tabanında üçgen şeklindeki geri dönüşüm ambleminin içine yazılır. Özellikle plastik şişelerin altında bulunan bu numaralar aslında o ambalajın ne tür bir hammadde kullanılarak yapıldığını gösterir. Ülkemizde, damacanalarda genellikle bu numara 7’dir. Zira, 1-6 arası malzemeler polietilen (PET), polyester (PS), PVC, gibi hammadde içeriğini temsil eden numaralar verilir. 7 numarası “Diğer” grubunu oluşturur. Bu diğer grubunda bulunanların
biri de, “polikarbonat”tır (PC).

ŞEBEKE SUYU İÇİLEBİLİR Mİ?

Ambalajlı sular, yönetmelik gereği ilk çıktığı haliyle temiz ve sağlıklı olmak zorundadır. İlave bir işleme gerek kalmaksızın su doğrudan kaynağından içilebilir. Suyun temizliği yeryüzüne ilk çıkış noktasından tam otomatik makinelerde şişeye dolumuna ve kapatılmasına kadar çok sıkı kontrol altındadır. Diğer taraftan genel olarak suyun çeşmeye kadar olan yolculuğu farklıdır. Çeşme suyunda, su kaynakları dereler şeklinde yüzey sularına dönüşür ve bu sular yüzeyden bulasan her türlü kirletici unsurları da (zirai ve tarım ilaç kalıntıları, ağır metaller, parazit, mikrop ve virüsler) taşıyarak, toplanma havzalarına ya da barajlara gelir. Bu şekilde toplanmış sular, çeşitli filtreleme, klorlama ve dezenfeksiyon işlemlerinden geçirildikten sonra su şebeke boruları vasıtasıyla konutlara pompalanır.

Bu proseslerde kullanılan klor gibi dezenfektanlar sağlık açısından uzun erimde kanserojen riskler taşır. Ayrıca gerek binaya ulaşan dış şebeke borularında, gerekse bina içindeki iç şebeke borularında ve bina içi su depolarında var olabilecek her türlü yabancı madde, pas, toprak, parazit, mikrop ve virüsler gibi unsurlar da çeşme suyu içinde son tüketiciye ulaşabilir. Genelde çeşme suları, içerdikleri klor gibi dezenfektanların etkisiyle rahatsız edici bir koku ve lezzete sahiptir.

====================================================

Dostlar,

Bu sitede 19.8.12 günü yayımladığımız

TÜRKİYE’nin GIDA ve SU GÜVENLİĞİ SORUNU

başlıklı yazımıza ve bizim de katkı verdiğimiz yine bu sitede 3.8.12 günü yayımlanan

Ankara Tabip Odası’ndan (ATO) Su Hakkında Basın Açıklaması..

ve yine ATO ürünü “25 Soruda Su” başlıklı metinlere de bakılmasını rica ediyoruz..
Bu arada ATO, yeni ve kapsamlı bir su raporu daha hazırlamaktadır..
ATO web sitesini (www.ato.org.tr ve bizim sitemizi) izlemenizi öneririz.

Gereksiz yineleme olmasın ama;

Kamunun, Anayasanın 56. maddesi bağlamında toplumun sağlığından sorumluluğu tartışma dışıdır ve ceza hukukumuzada kusursuz sorumlululuk çerçevesinde düzenlenmiştir.
Buna göre belediyelerin (ve merkezi yönetimin) yöre halkına

– hijyenik-güvenli
– sürekli, makul fiyatlı
– şebekeden içme-kullanam suyu sağlamaları vazgeçilemeyecek asal görevleridir.

Bu görev önceliklidir hem kritik hem de stratejiktir.

Şebeke suyu bu nitelikleri taşımadığında alınabilecek bireysel önlemler çok sınırlıdır. Kamuoyunun yaptırım gücünü bu doğrultuda yerel yönetimlere baskı yapmak için kulllanması beklenir. Bunlara ek olarak da;

– Damacana sularında pompa kullanılmamalıdır.
– Damacana su güneş görmeyen serin ortamda tutulmalıdır.
– Damacana su olanaklı ise cam kaplara aktarılmalıdır.
– Su sebilleri haftada 1 etkili biçimde temizlenmelidir
(1/10 sulandırılmış çamaşır suyu bu amaçla kullanılabilir..)

Yineyeleyim sorunun çözümü bireysel değil kollektiftir.
Bu arada su tasarrufu vazgeçilmezdir.
Hindistan ve ABD’de yaşanan kuraklık çok can sıkıcıdır.
Dünya hububat (başta buğday, mısır, pirinç..) fiyatlarında artış nedeni olabilir.
Ve tüm dünya NÜFUS PLANLAMASINA gitmelidir..

HER AİLEYE 1 ÇOCUK!

Sevgi ve saygı ile.
27.8.12, Tekirdağ

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Ambalajlı sular ne kadar güvenilir?” üzerine bir yorum

  1. Sayın İlgili,

    27 Ağustos 2012 tarihinde sitenizde ‘Ambalajlı sular ne kadar güvenilir?’ başlıklı bir yazı yer almaktadır. http://ahmetsaltik.net/ambalajli-sular-ne-kadar-guvenilir/ ‘te yer alan yazıda, hayati bir ürün olan suyun, yüzde 100 geri dönüşümlü, doğa dostu cam damacanalarla tüketiciye ulaştırılmasının teknik olarak güç, sağlık açısından ise sorunlu olabileceği yönünde asılsız iddialar bulunmaktadır. Bugünkü Cumhuriyet Bilim Teknik dergisinde de göreceğiniz üzere iddiaların doğru olmadığına dair bir metnimiz yayınlandı. Bir iletişim adresini vermeniz dahilinde sizlerle de bu metni paylaşmak isteriz.

    Saygılarımızla.

    Anadolu Cam Sanayii A.Ş.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir