Gezi’den Tandoğan’a ‘Türkiye ahalisi’

İbrahim Ö. Kaboğlu

İbrahim Ö. Kaboğlu

Siyaset 11.01.2024, BİRGÜN

Cumhuriyet’in 2. Yüzyılına doğru, Parti Başkanlığı Yoluyla Devlet Başkanlığı ve Yürütme (PBDBY), “Kişi+Parti+Devlet” birleşmesine ivme kazandırdı. Sıra, merkez+yereli birleştirmeye ve Anayasal düzeni tasfiyeye geldi. Yılsonu ve yılbaşı olayları, bunların işareti.

MUHTAR, PARTİ ve POLİS

Parti Genel Merkezinde asgari ücret belirlemesi ve Saray’da muhtarlara propaganda ile tamamlandı 2023. CB’nın sözleri, muhtarlara siyasal talimat gibi: “Tıpkı 14-28 Mayıs seçimleri gibi 31 Mart seçimlerinde de siz kardeşlerimin bir kez daha gerekeni yapacağına yürekten inanıyorum.”

Yılın ilk sabahı gösterileri ise, Filistin halkı yararına olmadığı gibi, Türkiye Cumhuriyeti anayasal düzenine de meydan okuyucu.

Göreve yeni başlayan 6992 polise CB, seçim propagandası yaptı: “… çöp, çamur ve pislikten bu İstanbul’u nasıl temizlediysek, Allah’ın izni ile 31 Mart itibarıyla yeniden adımları atacak, İstanbullunun vereceği emaneti yeniden ayağa kaldıracağız.” (5.1).

ANAYASAL DÜZEN-1

Aynı gün; “Milletimizi bölmek ve kışkırtmak için sayısız denemeye şahit olduk. Gezi olaylarındaki sokak terörü bunun örneklerinden.” diyerek, 3. CD’nin “Anayasa ihlali” kararını destekledi.

Ülke yönetimi yasa ve Anayasa’ya uygun değildir. Ve de suç işlemektedir” (6.10.16) sözleriyle ile 2017 Anayasa değişikliği adımını atmış olan Bahçeli’nin, “AYM’nin Can Atalay kararına uymayan hâkimleri kutlaması” (6.1) üzerine, “anayasal düzene kastetmiş bir terörist”  diyen Erdoğan, Anayasa ihlaline imza atan 3. Ceza Dairesi’nin ötesine geçti.

  • Oysa Gezi, 10 yıllık Anayasasızlaştırma ve ülke yağmasına duyulan demokratik tepki idi. 

Nitekim izleyen aylarda günışığına çıkan Parti-Cemaat kavgası, fiili koalisyonun Anayasa dışı yönetimini topluma teşhir etti. 17-25 Aralık 2013’te kirli ilişkilerin ortalığa saçılması karşısında, ‘ne istediler de vermedik’ itirafı ardından, on yıllık yönetim ortağının “terörist” olduğunu anladı.

Hatta, Cemaat ile ittifakının yarı yolunda AYM, AKP’ye “laiklik karşıtı etkinliklerin odağı” olması nedeniyle yaptırım uyguladı.

Bunun hıncıyla, “arka bahçesi” yapmak için AYM’ye yönelik Anayasal ve siyasal operasyonlara başladı. Ne var ki “nass” gözlüğü, hukuku görmelerini; demokrasiye inançsızlık ise, milyonların, özgürlüklerini kullanarak “anayasal düzeni korumak” için meydanlara çıktığını görmelerini engelledi.

ANAYASAL DÜZEN-2

Yine yılın ilk günlerinde, “torpil çizelgesi” resmedilen Bakan yardımcısının TBMM’de, Anayasa’ya aykırılık itirazlarımıza yanıt olarak “Anayasa’ya aykırı yasa yapabiliriz” sözleri canlandı belleğimde; AKP-MHP “anayasa karşıtlığı koalisyonu” nda. TBMM Başkanı da, Meclis’i toplantıya çağırmayarak Anayasa’yı ihlal kervanına katıldı.

Hedef belli                             :

  • Devlet olanakları güdümünde yerel yönetimleri de ele geçirmek ve AYM’yi de etkisizleştirip demokratik toplumu baskılayarak ülke genelinde siyaset tekeli  kurmak.

Bu amaçla, PBDBY’de seçilmiş tek kişi, sürekli seçim işleriyle meşgul; Devlet ise atadığı yardımcısı ve bakanlarca kendi ‘TALİMATLARI’ ile yönetiliyor.

Siyasal propaganda, valiler ve öbür kamu görevlileri toplantıları ile 31 Mart’a dek sürecek gibi.

Bu bağlamda, nakarat durumuna getirilen ‘çukur-çöp-çamur’ karşıtı gerçekçi üçlü şu:  “çullanma+çökme+çürütme

-‘parti+polis+devlet’ yoluyla yerel seçimlere çullanmak,

– yerel yönetimlere çökmek,

– merkezi ve yerel yönetimler bütününü çürütmek.

Bu bakımdan, Tandoğan ANAYASA MİTİNGİ, ‘fikir+eylem+dayanışma’ üçlüsünde ‘Anayasal düzeni sahiplenme’nin 2. evresi olarak okunabilir.

  • Dünyevi metin olarak Anayasa, din-inanç ve vicdan özgürlüğünün de güvencesidir.

2017 kurgusu, hak ve özgürlükleri işlevsizleştirdiğinden, “Anayasa’ya saygı” istemi,
demokratik anayasa hedefi eşliğinde gerçekçi olur.

Unutmayalım      : Bilgi kirliliği ve yalan becerisi yüksek olan Anayasa ihlali failleri gözünde, bütün yurtseverler ‘terörist’! 

2010 ve 2017’de sırasıyla Cemaat-AKP ve AKP-MHP çifte ikilisi, benzer oyunun tezgâhçısı değil miydi?

Bu nedenle; CHP Genel Başkanı Ö. Özel’in 14 Ocak’ta Türkiye halkına

  • Anayasa’ya saygı ve demokratik Anayasa 

için seslenmesi, ‘anayasal düzene kast’ edenleri püskürtme girişimlerinin toplumsallaşması için itici güç olabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir