Rifat Serdaroglu : HAVALE Mİ NEVALE Mİ

 

HAVALE Mİ NEVALE Mİ

Rifat Serdaroglu

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

Kimi insan vardır namusunu, onurunu, vatanını her şeyden aziz bilir, öyle yaşar.
Kimi insan vardır, önüne atılacak nevale için tüm kutsallarını satar, öyle yaşar!

Kimi insan vardır “İnsan” gibi yaşar, arkasında güzel izler bırakır, hayırla anılır.
Kimi insan vardır “Beygir kıçındaki sinek benzeri asalakça yaşar, lanetle anılır!

Kimi insan vardır “Haksızlığa-Hırsızlığa-Harama” karşı çıkar, mücadele eder.
Kimi insan vardır “Yolsuzluk-Yoksulluk-Yasakları” savunur ve sürünerek yaşar!

Bunlardan herhangi birini yaşamak kader filan değildir. Kişinin kendi tercihidir.
Anadolu’da güzel sözlerden biri şudur; “Arpa ekmeği osuruklu kıça bahanedir.”
Sen namusunla yaşamak istersen, yaşarsın. Kimse seni bozamaz.
Fakat sen harama, hırsızlığa hoş bakarsan öyle yaşarsın, sonucuna da katlanırsın…

Şimdi izninizle, bir an için kendimi aşağıdaki kişilerin yerine koyup
“Ben olsaydım ne yapardım” sorusunun yanıtını arayacağım! Sizlere de tavsiye ederim…

Zafer Çağlayan-Egemen Bağış-Muammer Güler

-Bu kişiler T.C. Devletinin en yüksek yönetme kurulu olan “Bakanlar Kurulu” üyesi oldular.
Namuslu insanlar için bu onur, insanın evlatlarına bırakacağı en kıymetli mirastır.
Namussuzlar için ise karaktersizliklerini tüm dünyaya sergileyecekleri makamdır.
Ben bunlardan biri olsam ve iftiraya uğradığımı düşünsem neler yapardım?

-Öncelikle aynı gün bir basın toplantısı düzenler, elimdeki gerçek belgelerle (peçete kağıdı değil) suçsuzluğumu ispat eder ve iddia sahipleri hakkında hemen ceza ve tazminat davası açardım.
Eğer görevde isem dava sonuçlanıncaya kadar görevimi bırakırdım.

Ama eğer bu iddialara cevap veremeyecek durumda isem, yani şeytana uyup harama bulaşacak kadar zayıf karakterli isem, bunlar gibi saklanmazdım.
Türk Milletinin verdiği emanete hıyanet eden biri olarak, Allah’ın verdiği emaneti, kendi ellerimle rabbime iade ederdim…

Aydın Doğan-Ferit Şahenk-Erdoğan Demirören-Turgay Ciner

Bu kişiler Türk Milleti sayesinde çok zengin oldular. Türk Medya dünyasının da baronlarıdır. Bunların Türk Milletine en büyük borcu, ona doğruları aktarmaktır.

  • CHP sözcüsü, yolsuzluk belgelerini açıklıyor ve bu baronların televizyonları anında yayınlarını kesip, haberi vermiyorlar ve Türk Milletinin “Doğru Haber Alma” hakkına tecavüz ediyorlar. Neden?

Çünkü mevcut iktidarla öyle çirkin ilişkilere girmişler ve Türk Milletine o kadar çok ihanet etmişler ki, korkudan AKP iktidarı ne diyorsa onu yapıyorlar.

Ben bunlardan biri olsam ne yapardım?

Türk Milletinin sırat köprüsünden geçmeye çalıştığı bu günlerde, elbette ki varlık sebebim olan milletimden yana tavır koyar ve irticaya-harama-hırsızlığa savaş açardım. Milletimi üç kuruşluk dünya menfaati uğruna satmazdım.
Bunu yapamıyorsam korkuyorsam, namusuna vatan sevgisine güvendiğim 3-5 emekli Büyükelçiye medya organlarımın yönetimini devreder, yurtdışındaki onlarca mülkümden birinde yaşardım!

Bu kişiler ve çocukları şunu net olarak anlamalılar                      :

AKP iktidarından sonra gelen her iktidar, bu baronları kullanmak isteyecektir. Türkiye’de hiçbir demokratik güç de bunların yanında olmayacaktır. Demokratik rejimi ve Türk Milletini onlar sattı, başlarına gelene de razı olacaklar…

Bilal, Burak, Mustafa Erdoğan-Dünür-Damat Enişte ve Ayakçılar

Sizler, yasalardan ve Türk Milletinden büyük müsünüz? Sizler ulaşılmaz kişiler misiniz? Hakkınızda 15 Milyon Dolarlık para transferi belgelendi. Niçin sarayda oturup, susuyor ve kaçıyorsunuz?
Dürüst ve helal kazanç sahibi iseniz niçin Türk Milletine anlatmıyorsunuz?
Devletin Valisine emir vermeyi, Belediye ve Hazine mallarını vakıflara almayı, tek seferde 100 Milyon Dolarlık bağış kabul etmeyi beceriyorsunuz da gerçeği anlatmayı mı beceremiyorsunuz?

Ben bunlardan biri olsam ve suç işlememiş olsam, bugün mahkemeye müracaat eder ve soyadımı değiştirirdim…

Şimdi bunların topuna birden seslenelim;

  • Eğer bu suçları işlemeniz, yolsuzluk yapmanız, bunları Türk Milletinden saklamanız için karşı koyamayacağınız biri size emir vermişse, çıkın onun adını söyleyin ve kendinizi kurtarın.
    Çünkü sizlerin de sonu ibretlik olacak…

Sağlık ve başarı dileklerimle, 02 Aralık 2017
=======================================
Dostlar,

Ne demeli? Bravo Sn. Rifat Serdardoğlu!

Suçluların telaşı ve çaresizliği; bu yüzden de suskunluk ve saldırganlığı birlikte izleniyor.

Erdoğan yapayalnız kaldı ve kendini de, suçlanan bakanları ve akrabalarını da savunmak, daha doğrusu savunurken bat(ır)mak O’na düştü! Öylesine tipik ki tablo.. Tarihte sayısız örnekleri var.  Zaten Erdoğan ağzıyla belirtti; “.. en iyi savunma saldırıdır..” Tabandaki gözü – gönlü – aklı – dili mühürlü AKP müridi milyonlara dönük, tüm saldırı ile savunma stratejisi. Örn. 1,5 milyon TL’lik tazminat davası açılması Kılıçdaroğlu aleyhine.. Az okuyan gariban kitlelere dönük algı operasyonundan başka bir şey değil. Ama ekleyelim, yargıyı ne denli ele geçirmiş olursanız olunuz, bu bir kumardır ve bumerang etkisi gösterebilir.

Ne var ki, RTE = AKP öyle çaresiz ki, en riskli kumara bile mahkum..

ABD’de de Erdoğan’ın kolu – kandı birer birer kırılıyor..

15 yıllık lanetli parantezin karanlık ve kanlı tunelinin ucu görünüyor..

  • RTE = AKP‘nin 2019’a dek dayanması olanaksız.

Gündem oyunlarıyla bu belayı biraz geriye itip, ekonomide olağanüstü çabalarla (yüksek maliyeti ileriye öteleyerek) “kısa süreli” aldatıcı bir nefes aldırmaya dayalı erken seçim…

Bu arada YSK yasası değiştirildi, sıra seçim yasası ve sisteminde.. Bölgeli ya da dar bölgeli seçim sistemi ve seçimlere her türlü hileye, zorlamaya, yönlendirmeye, baskıya….. başvurulmayacağının hiçbir güvencesi yok. Ancak seçim yasası değiştirilirse, ancak 1 yıl sonra yapılacak seçimde yürürlük alabileceğinden (Anayasa md. 67), bu anayasal kısıt da AKP = RTE’yi bunaltıyor.

Hepsi iyi güzel de; artık AKP = RTE’den ikrah eden Atlantik ötesi, ülkemizde kimleri iktidara getirmeyi tasarlıyor acaba???

Türkiye 40 katır mı – 40 satır mı ikilemine mahkum mu?? Ulusalcı çözümler nerede??

Sevgi ve saygı ile. 03 Aralık 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com