HULUSİ AKAR HAKKINDA ŞOK İDDİALAR

HULUSİ AKAR HAKKINDA ŞOK İDDİALAR: ŞİMDİ NELER PLANLIYOR?

TSK içindeki Fethullahçı yapıyı deşifre eden isimler arasında yer aldığı için ordundan ihraç edilen Yarbay Mustafa Dönmez, 15 Temmuz darbe girişimi hakkında çarpıcı iddialarda bulundu.

18 Temmuz 2016 Pazartesi 23:54

TSK içindeki Fethullahçı yapılanmayı hazırladığı raporla ilk deşifre eden isim olan ve Yargıtay kararıyla çöken Ergenekon davası nedeniyle “Ergenekon terör örgütü” adına “mühimmat” gizlediği iddiasıyla Silivri Cezaevi’nde 5 yıl 2 ay yatan emekli Yarbay Mustafa Dönmez, 15 Temmuz darbe girişimi hakkında çok çarpıcı iddiaları gündeme getirdi.

Geçen Haziran ayında “Hulusi Akar, Erdoğan’ın celladı olacak” diye yazan Yarbay Mustafa Dönmez, başarısız darbe girişiminin ardından, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar hakkında çok çarpıcı iddialar dile getirdi. Sosyal paylaşım sitesinde darbe girişimine dair notlar paylaşan Dönmez, başta Hulusi Akar olmak üzere komutanların birçoğunun yakınındaki isimlerin cemaatçi çıkmasına dikat çekti. İşte Yarbay Dönmez’in çok çarpıcı iddiaları:

SİZCE DE YANILDILAR MI?

Orgeneral Çetin Doğan; darbe girişiminde en çok konuşulan isimlerden Genelkurmay Adli Müşaviri Albay Muharrem Köse hakkında Hulusi Akar’a özel olarak mektup yazdığını açıkladı. Yargılandığı 28 Şubat davasında da Muharrem Köse’ye dikkat çektiğini belirtti. Çetin Doğan, “Ben yargılandığım 28 Şubat davasında bağırarak söyledim, bu evraklar sahte dedim, Muharrem Köse’nin imzası vardı ve aslı gibidir yazıyordu. Bu kişi de darbecilerin arasında” dedi…

Hulusi Akar’ın en yakınında olan emir subayı, özel kalem müdürü dahil tüm kuvvet komutanlarının yakınındaki isimler Fethullahcı çıktı. Yetmedi tank birlik komutanları kurmay başkanları gibi kritik görevdekiler de Fethullahcı çıktı. Onları oraya atayan tüm ikazlara kulaklarını tıkayan kendileri değil mi? Ya bize kumpas kuranları terfi ettiren kim?

Askeri yargıda muvazzaf subaylara kumpas kuran Fethullahcı hakim ve savcılar (delilleri yok ettiler, yalan beyanda bulundular) görevdeki bir yarbay (bendeniz) liste halinde genelkurmay başkanına bizzat sunuyor, altında imzası varsa bu konu hiç araştırılmaz mı? Veya bu konu hakkında görüş alınmaz mı? Veya bu listenin altındaki kişiden hesap sorulmaz mı? Onlar kandırıldı ve şu an yanlarında durdukları üstadları gibi masumlar…

Bunlara inanan saf Anadolu çocukları askerlerimizde yanıldılar ama bedelini canlarıyla ödediler. Meğerse topunuz top(çu) olmuşsunuz. Hepimiz yanılmışız…

HULUSİ AKAR ŞİMDİ NE İŞLER PANLIYOR?

Halkına silah çeken CIA hizmet erleri darbe ile yönetime el koymayı başarabilselerdi. Yönetici olarak kilit yere atayacakları 400 kişilikkadroda bizim tanıdığımız azılı fethullahcılar yok. Asıl A grubu isimler gizlenmiş ve TSK içinde görevlerinin başındadır. Onları o göreve atayan ve o görevlerde her tehlikede onlara hamilik yapan Hulusi Akar ne işler planlıyor?…

‘HULUSİ AKAR, ERDOĞAN’IN CELLADI OLACAK’ DİYE YAZMIŞTI

Yargıtay kararıyla çöken Ergenokon davası nedeniyle “Ergenekon terör örgütü” adına “mühimmat” gizlediği iddiasıyla Silivri Cezaevi’nde 5 yıl 2 ay yatan emekli Yarbay Mustafa Dönmez, geçtiğimiz Haziran ayında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ı sert ifadelerle eleştiren bir yazı kaleme almıştı.

Dönmez, Cumhuriyet Postası isimli internet sitesinde yer alan “Hulusi Akar, takiyye ve darbe” başlıklı yazısında, Akar’ın Mustafa Kemal’den ve onun ideallerini taşıyan subaylardan nefret ettiğini, Kara Harp Okulu komutanı olduğu dönemde bu nedenle birçok öğrenciye ağza alınmayacak küfürler ettiğini iddia etti. Eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in emekliliği ve Akar’ın göreve geliş sürecinden Sümeyye Erdoğan’ın düğününde nikah şahitliği yapmasına değin birçok konuda da önemli iddialarda bulunan Dönmez, Akar’ın zamanı geldiğinde ‘Erdoğan’ın celladı‘ olacağını öne sürmüştü:

Emekli Yarbay Mustafa Dönmez’in yazısının tamamı şöyle               :

Bir Genelkurmay başkanı, kökeni Manyas’lı ise neden kütüğünü Kayseri’ye taşındığını saklama gereği duyar. Veya 45 yıldır içinde bulunduğu camianın başına geçtiğinde kuruluş felsefesine aykırı hareketler içine girer. M. Kemal’e, ‘O.. Çocuğu’ diyen bir kişinin ölümünde taziyede bulunur. M. Kemal’in hatıratına saygı göstermeyen Arap Kral ve şeyhleriyle yakın işler tutar, onların yanında TSK’nin kıyafet yönetmeliğine aykırı bir şekilde palaskasız, şapkasız, sünnetli çocuklar gibi ortalıkta dolaşır?

Bu kişi, Kolordu Komutanı iken kendisine bağlı Hasdal askeri cezaevinde esir düşürülen biz subaylara işkence yaptıran kişidir. Eğer Balyoz tertibi ile birçok subay astsubay içeri alınmasa idi, Yarbay Ali Tatarların sayısı çoğalacaktı…

Peki, neden böyle davranıyor? Bu kişi M. Kemal’den ve onun ideallerini taşıyan subaylardan nefret eder. Belki kökeninin Cumhuriyet devrimlerine başkaldırı içinde olan bir aileden geliyor olması, belki başka bir olaydan yaşadığı travmadan… Yıllardır kökenini sakladığı gibi hedeflerini de sakladı. Öyle ki Harp Okulunda komutanlık yaparken M. Kemal’i ve devrimlerini öne çıkaran öğrencilere yaptıkları fenalıklar, onlara ağza alınmayacak küfürler etmesi tüm subaylar tarafından bilinir. O öğrencilerden çoğu elense de bir kısmı hala kıt’alarda subaydır ve yapılanlara şahittirler…

RTE, Fethullahcı olduğu bilinen Hulusi Akar’ı ABD diretmiş bile olsa genelkurmayın başına getirmeyecekti. Arap asıllı Necdet Özel’in genelkurmay başkanlığını bir yıl uzatarak onu emekli edecekti. Genelkurmay başkanlığının son aylarında N. Özel’in korkudan sedef, Behçet hastalığı tedavileri görmesinin nedeni budur. Yüz kızartıcı kasetinin ortaya çıkmasını istemeyen N. Özel şantaja boyun eğerek emekli olmayı istedi. Hulusi Akar mecburen atandı…

TSK’de ki NATO paşalarının ciğer röntgenini elinde olan RTE’nin kızının düğününde onu hısım yaparak kamuoyunda yıpratması, Şırnak’ta terörle mücadele eden askerlerin siyasi pankart açması boşuna değildir. Şimdi de Milletin vatan savunması için askere gönderdiği yüzlerce askeri, Fatih Sultan Mehmet kutlaması adı altında AKP’nin siyasi projelerinde kullanılmasına müsaade etti.

Tanıdığım Hulusi Akar takiye üstadıdır. Şu ana kadar TSK içinde kimliği açığa çıkmış tek bir Fethullahcıyı vermemesi, Amerika’yı arkasına alarak sahneye çıkmak için zamanını bekliyor olmasına bağlıyorum…

Sorular ve olgulardan çıkardığım temel düşünce; Onun zamanı geldiğinde RTE ve şürekasının celladı olacağı ve bunu kamuoyuna Atatürkçülük diye servis edeceğidir…

http://m.abcgazetesi.com/ hulusi-akar-hakkinda-sok- iddialar-simdi-neler- planliyor-22200h.htm

Türkiye Yurtseverleri 13 Aralık 2012’de Silivri Cezaevine Çıkartma Yaptı


Dostlar,

  • Ergenekon davasının dünkü (13 Aralık 2012) kritik duruşmasına ilk kez
    salon içinde 
    ve dışında eşzamanlı olarak yaşanan direniş damgasını vurdu. 
  • Silivri Cezaevi dışarıdan kuşatıldı; duruşma salonu içeriden yarıldı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen Ergenekon davasında
dün tarihsel bir gün yaşandı.

Türkiye ölçeğİnde yüz bini aşkın yurtsever yurttaş Silivri’ye adeta akın etti.

Aralarında

-CHP,
-İP,
-TGB,
-ADD ve
– Vardiya Bizde Platformu’nun da bulunduğu 40’ı aşkın örgüt,
dün (13 Aralık 2012) sabah saatlerinde Silivri Cezaevi önüne geldi.

Dışarıdaki onbinler günboyu gür ve sürekli sloganlarla seslerini duruşma salonuna duyururken; içeride de avukat ve sanıkların protestosu bu tarihsel güne adeta
damga vurdu.

Ergenekon savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, mahkeme başkanı Hasan Hüseyin Özese’nin kolaylaştıcı  çabalarına karşın, dün sunması beklenen, 15 gün kadar önceki  duruşmada
sunmayı talep ettiği esas hakkındaki gürüşünü (mütalasını) sunumuna geçemedi.

Sanıklar duruşma salonuna saat 10.00’da alındı. Duruşmaya uzun süredir gelmeyen tutuklu 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, CHP Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal ile Yarbay Mustafa Dönmez de katıldı. Aralarında CHP Grup Başkan Vekilleri Emine Ülker Tarhan ve Muharrem İnce ile CHP Genel Başkan Yardımcısı
Bülent Tezcan ve Umut Oran’ın da bulunduğu 50’yi aşkın CHP milletvekili de duruşmada hazır bulundu. İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Hasan Basri Özbey de yanında çok sayıda İP üst düzey yöneticisiyle birlikte Silivri’deydi.
CHP Mersin milletvekili İsa Gök, akşam saatlerinde otobüsün üzerinden
katılımcılara seslendi.

Önceki saatlerde de CHP milletvekilllerinden Gökhan Günaydın, Muharrem İnce,
Emine Ülker Tarhan ve Gökhan Günaydın ve ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan da Silivri cezaevine akın eden yüz bini çok aşkın çoşkulu kitleye içtenlikle ve yüreklilikle değerlendirmeler yaptılar, iletiler verdiler.

Yurtsever aydınlar ve sanatçılar da oradaydu..

Tarık Akan, Levent Kırca Silivri’de ilk gördüklerimizdi.
Zülfü Livaneli, Sadık Gürbüz, Aşık Mahzuni ve Ruhi Su .. da
saz ve sözleri ile, coşku aşılayan ezgileri ile bizlerle birlikte idiler..

Ve de TGB… TGB’li binlerce genç.. İnanılmaz bir çaba ve özveri içinde idiler..

TGB Genel Başkanı İlker Yücel saatlerce, otobüsün üzerinden kitlelere coşku aşıladı ve eylemi adeta yöneti.. Sabahın 08:00’inden akşamın 17:00’sine, gün kararana dek..

Yüce ATATÜRK boşuna gençlere emanet etmedi Cumhuriyeti..

Yüce ATATÜRK demişti ki : “Bütün ümidim gençliktedir!”

Sevgi ve saygı ile.
14.12.12, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net