Çocuk gelini döverek öldürdüler..

http://www.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=104944, Cumhuriyet, 26.7.12
Çocuk gelini döverek delirttiler!

Cumhuriyet Haber Portalı, 21.7.12

16 yaşında evlendirilen, 18’ine girmeden hamile kalıp -30 derecede dışarıda doğum yapmak zorunda bırakılan ve bebeği ölü doğduğu için yıllarca şiddet gören Melek Karaaslan, 8 yıllık evliliğinin sonunda
bir tuvalette bağlanmış olarak bulundu.

Bulunduğunda 30 kiloya düşmüştü, yürüyemiyordu ve akıl sağlığını yitirmişti!

Ağrı’nın Hamur ilçesinde yaşayan Melek Levent (24), Ali Karaaslan ile evlendirildiğinde 16 yaşındaydı.
İşkence dolu hayatı evliliğin ilk günlerinde başladı. Kocasından, kayınpederi Kutbettin Karaaslan’dan ve kayınvalidesinden gördüğü psikolojik ve fiziki şiddet her geçen gün arttı. Melek Karaaslan, henüz 18 yaşına girmeden hamile kaldı. Ancak gebeliğinin son günlerinde kocası ve ailesi onu Ağrı’nın -30 derece soğuğunda dışarı attı.

O gece sokakta tek başına kar altında ölü bir bebek doğurdu.

Ölü bebeğini sağ sanarak kucağına alarak kocasının evine geri döndü.
Döndüğü evde bu kez ölü doğum yaptığı için daha fazla şiddet yaşamaya başladı.
Hem bebeğinin ölü doğması hem evde yaşadığı şiddetin giderek artması,
akıl sağlığını giderek yitirmesine neden oldu.

Kızlarının yaşadıklarından haberdar olan Levent ailesi, onu alıp hastaneye yatırdı ve tedavi olmasını sağladı. Ancak aile büyüklerinin araya girmesiyle Melek Karaaslan kocasının evine geri dönmek zorunda kaldı, ne de olsa kadının yeri kocasının yanıydı. Ama eve geri dönmek de sorunları çözmedi. Melek Karaaslan’ın babası en son altı ay önce kızını alıp kendi evine götürdü. Fakat daha sonra kocasının evine gitmek zorunda kalan kızından aylarca haber alamadı, kızını görme çabaları sonuç vermedi. Bunun üzerine baba Levent, polise haber vererek kızının hayatından endişe ettiğini bildirdi.

Tuvalete bağlanmıştı!

Karaaslan ailesinin Hamur’daki evine baskın yapan polislerin gördüğü manzara korkunçtu:

Tuvalete oturmuş pozisyonda bağlanmış ve açlıktan ölmek üzereydi.
Üstünde giysi niyetine yalnızca beyaz bir bez sarılıydı. Bundan altı ay önce neredeyse 70 kg dolayında olan Melek Karaaslan neredeyse bir çocuk cüssesindeydi,
40 kg vermiş ve 30 kiloya düşmüştü. Sürekli oturmaktan vücudunun her yeri kireçlenmişti.

Kollarını hareket ettiremiyordu.

Üstelik vücudunun pek çok yerinde oluşan yaralar kurtlanmıştı.

Bu haldeyken kafasına aldığı darbelerden akıl sağlığını tümüyle yitirmişti.

Melek Karaaslan, artık yatalak bir şekilde Ağrı Devlet Hastanesi’nin İntaniye Servisi’nde yatıyor. Sağlık Kurulu tarafından verilen ön raporda, hiç düzelmeyeceği ve ömrünün sonuna dek ‘yatalak’ kalacağı belirtildi.

Ailesi sağlığı bu derece bozulmuş yatalak kızlarına bakamayacaklarını bildirince,
sosyal hizmet uzmanları bir rapor tutarak sağaltımından sonra yaşlı ve özürlü bakım merkezine yerleştirilmesini istedi. Levent ailesi, kızlarını bu hale getiren Karaaslan ailesinden yakınmacı olacaklarını belirtirken şunları söyledi:

“Kız dışarıda doğum yaptı ve bebeği ölü doğdu.
Ölü bebeğini kucağında görünce akıl dengesini yitirdi.
Kızımı almak istedim vermediler. Ben de polislerden yardım istedim.
Emniyet sayesinde kızımı alıp, hastaneye getirdim. Kızım akıl dengesini yitirmiş, konuşamıyor. Bu yüzden yakınmacı olduğunu söylemiyor.
Ama ben karşı taraftan yakınmacı olacağım.”

Başbakan RT Erdoğan Değişti mi? “İnci” erini görelim.. / Did Primeminister RT Erdogan change? Let’s see his “Pearls” ..

“Hem laik, hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın, ya laik. İkisi bir arada olunca ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil, ikisi bir arada olamaz.”
Başbakan RT Erdoğan ne yazık ki hatalı eğitilerek koşullanmış! Türkiye Cumhuriyeti hem laik hem de Müslüman olarak bugünkü çağdaşlığa ulaştı.. Müslüman ülkelerin sefaletini görüyoruz..
Başbakan RT Erdoğan’a ezberletilenin tam tersine LAİKLİK TOPLUMSAL BARIŞTIR.. Kendisini düşünmeye ve bu olgun yaşında anlamsız ezberini bozmaya çağırıyoruz.. Batı uygarlığı da tüm ilerlemesini, dinde reformu, bilim devrimini, sanayi devrimini.. her şeyini LAİKLİĞE borçlu.. Bu evrensel bir tarihsel olgu!

RT Erdoğan değişti mi? “İnci” lerini anımsayalım / Did Primeminister RT Erdogan transform, let’s see his “pearls”..

“Referansımız İslam’dır. Tek hedefimiz İslam devletidir.”
“Sen ‘Ne mutlu Türküm diyene’ dersen, onun da ‘Ne mutlu Kürdüm’ deme hakkı vardır.”
“1.5 milyarlık İslam âlemi, Müslüman milletimizin ayağa kalkmasını sabırsızlıkla bekliyor. Kalkacağız, bu ayaklanma başlayacak.”
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir lafı koskoca bir yalan.
Egemenlik kayıtsız şartsız Allah’ındır.”  
Allah mağfiret versin diyoruz bu aziz mübarek Ramazan günü..

RT Erdoğan Değişti mi ? “İnci” lerini görelim.. / Did RT Erdogan change? Let’s see his “pearls”..

“Türkiye’yi eyaletlere bölmek lazım. Merkezi yönetimin birtakım yetkileri
bunlara verilmelidir. Belediye Başkanları da bu konuda en yetkili olmalıdırlar.
O bölgelerdeki her türlü eğitim de bunlara bırakılmalıdır.” (PKK ile aynı söylem.)
Üniter-tekil-ulus devlet, Sevr özlemcisi Batı’nın istemlerine göre dönüştürülüyor..
Buna izin verilemez,. Türk halkı böylesi bir ihanet planına izin vermez..

Dolar insanlığı tutsak aldı.. Kapitalizmin Yeni Tanrısı!

Yeni Tanrı, Yeni Din.. zavallı insanlık.. Ya emperyalizmin güdümüne giren
Fetullah Müslümanlığı, “ılılmlı İslam” yutturmacası.. Ne denli sefil değil mi??