Koronavirüs aşısı üzerine ….

Koronavirüs aşısı üzerine ….

Oraj POYRAZ
Korona aşısı ile vücuda nanorobot enjekte edilebilir mi?

1) Henüz nano robot yoktur.
Olan şeyler mikro elektro optik makinalardır.
Nano ölçeği tek atomdan birkaç yüz atoma ulaşan boyutları anlatır.
Günümüzün modern mikro işlemcileri bile adı üstünde mikro boyuttadır.
Bunlar elbette zeka sahibi cihazlar değil. Tek tek çarklar, kaldıraçlar, elektrik motorları falan olsa bile mikro makinaların yine de toplam büyüklüğü mikron boyutlarını çok aşar.

Tek bir doz aşıyla yüzlerce mikro robot enjekte etme imkanı bu yüzden yoktur.
Aslında tek bir mikro robot bile enjekte edemezsiniz. Olsa olsa pirinç boyutlarında tek ve çok basit bir mikroçip enjekte edebilirsiniz. Mağazalardaki hırsızlık önlemi çipler gibi. Bu da zaten ayağa düşmüş bir iştir. Avrupa pek çok şirket kimlik teyidi (AS: doğrulaması) için bunu gönüllü olan personeline uyguluyor.

2) Nano ya da mikro antenler yoktur.
GSM şebekesine bağlanabilmek için gereken asgari anten boyu yine de santimetriktir.
Cep telefonlarımızın pilini parçalarsak orada baskılı devre olarak bir fraktal devre göreceksiniz. Bu anten devresi fraktaldır. İşte ondan daha küçük antenler ile GSM şebekesine ulaşamazsınız.

3) Kişisel verileriniz ise zaten toplanıyor.
Hem hükumet kurumları, hem veri madenciliği ve birleştirmesi  yapan küresel bilişim şirketleri bunu rahatça bunu yapıyor. Bu çok kolay, verimli bir yöntemdir.
Farkına bile varmıyorsunuz.

4) Kısırlaştırma aşıları ise zaten vardır.
Bill Gates’in meşhur konuşmasında bahsettiği aşı budur. Pek çok kadında kocalarının spermlerine karşı antisperm antikor oluşum bir kısırlık sebebidir. Bu durumdan esinlenerek, üreticiler antisperm antikor üreten aşılar yapmaya çabalamıştır. Bu aşılar yeteri kadar güvenilir bir kısırlaştırma aracı olmadığından ticari ürünler olarak piyasaya sürülmemiştir.
Çünkü bu aşılara güvenerek kendini kısırlaştıran gönüllülerde istem dışı hamilelikler yaşanmıştır. Aynı konferansta kısırlaştırma aşılarından başka, doğum kontrol yöntemlerinden de bahsedilmiştir.

Ülkemizde ve pek çok ülkede ise gönüllü olan kadınların tüplerinin bağlanması, erkeklerin ise vazektomi yoluyla kısırlaştırılması yasaldır.
Ve bu yöntem bir doğum kontrol yöntemi olarak uygulanmaktadır.

5) Dünya nüfusun artışı, ağırlaşan ekolojik sorunlar sürdürülemez bir durumdur.

Seçenekler bellidir. Ya insanlık nüfusu eğitimler, toplumsal kampanyalar yoluyla gönüllü olarak sürdürülebilir seviyeye indirilecektir. Ki Bill Gates bu yolu tercih etmiştir. Ya da her şey doğal şekilde gidişine bırakalacak, insanlık küresel bir açlık, kıtlık, kaynakların tükenmesi sorunu ile yüz yüze gelecektir. Bu durumda insanlığın başına gelecek olanlar kıyamet filmlerindekine benzer olacaktır.

6) Aşılar, ilaçlar ve ülkede olan her şey Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, Yüce Galaksi Başkanımız, Sağlık Bakanlığı ve onun emrinde çalışan yüzbinlerce hekim ve sağlık çalışanının kontrolü (AS: denetimi) altındadır. Ülkede sağlık adına üretilen, her mal, hizmet ruhsatlandırılır. Her tanı ve tedavi aracı ruhsatlandırır. Başıboş bir şey yoktur. Tek tek şahıslardan şüphe edebilirsiniz. Ancak, kurumsal anlamda adına devlet dediğimiz bütünden şüphe etmemelisiniz.

7) T.C. dışında bütün uygar devletler, halklar, hükümetler ve onların denetim kuruluşlarının tarihin en büyük bir ihanetine suç ortaklığı yaptığını düşünmek ise dört dörtlük bir paranoid hezeyandır. Ülke çapında giderek yaygınlaşan aşı, ilaç, teknoloji, endüstri ve devlet düşmanlığı ve şüphelerinin makul bir açıklaması yoktur.

8) BM ve onun teşkilatları yeni dünyanın ihtiyaçların her zaman cevap veremeyebilir.
DSÖ ve diğer BM kurumları sizce yetersiz olabilir. Ancak bunların da bütün dünya hükümetleriyle birlikte küresel bir ihanete yardım ve yataklık ettiğini düşünmek de bir paranoyadır.

9) Mevcut Korona ilaçlarından birkaçı aslında bundan on yıl katar önce Kongo’da görülen Ebola virüs salgını için yine Bill Gates ve ekibince yapılan araştırmalardan elde edilmiştir.
Günümüzde yetersiz sayılan ve elimizdeki birkaç ilaç bu çabaların ürünüdür. Türk halkının ve dünya halklarının aslında bu çabalardan dolayı Bill Gates’e müteşekkir olması gerekirdi.

10) Aşı olmak ve ilaç kullanmak zorunlu değildir.
Lütfen ilaç kullanmayacak olanlar beyhude (AS: boşuna) ilaç almasınlar. Çünkü bu ilaçlar, özellikle de Flavipar (AS: Favipiravir) pahalı ve zorlukla temin edilen bir ilaçtır.
Kullanmayacaksınız almayın. Gerçek ihtiyaç sahipleri alsın.

SON UYARI

SON UYARI

Rifat SERDAROĞLU
11.01.2019

31 Mart Yerel Seçimlerinde Cumhur İttifakı tarafından 
HİLE yapılacak diye 25 Aralık 2018’de uyarmıştım.
CHP ve İYİ Parti bu uyarıyı hiç dikkate almadılar. Sanki görevleri değilmiş gibi!

CHP’nin Genel Başkanı, Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, CHP’nin Yüksek Seçim Kurulundaki temsilcisi olan kişi, bu ihmalin baş sorumlularıdır.
Bu üç kişi ya seçim işlerinden hiç ama hiç anlamıyor ya da üzülerek söylüyorum, ihanete varacak büyük bir yanlışın içindeler.
Başka türlü bir nitelemede bulunmak mümkün değil.
CHP üyesi, Veri Madenciliği konusunda dünya çapında uzmanlar, bu üç kişiyi defalarca uyardılar. Oy hırsızlığını önleyecek sunumlarını yaptılar.
Parti Meclisinde anlattılar. Gönüllü yapılmak istenen bu hizmet için bile ilgisiz kaldılar, sanki CHP adına değil de Saray adına çalışıyorlar hissini uyandırdılar!

Muhtarlıklarda askıya çıkartılan Sandık Bölgesi Askı Listeleri ile Sandıkta oy kullanılırken imzaladığımız Sandık Seçmen Listeleri arasında büyük fark olacağını, AKP’nin bazı hassas yörelere, seçmen yüklemesi yapacağını, bu listelerin mutlaka tek-tek bilgisayar ortamında kontrol edilmesi gerektiğini ısrarla istemiştik.
Ayrıca listelerin kontrolü için verilen 33 saatlik sürenin çok az olduğunu, CHP’nin YSK Temsilcisinin, süre uzatım talebinde bulunmasının şart olduğunu belirtmiştik.
İstanbul-Ankara-İzmir’de bu güne kadar Belediye Başkan adayları belirlenmedi!
Aday belli olmayınca seçmen listelerini kim kontrol edecek? Belediye Başkan Adayı ile, aday yapılmayan İlçe örgütünün çalışması bir olabilir mi?
Ne bekliyorsunuz ki?
Listeler kesinleştikten sonra mı aday belirleyeceksiniz?
Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Akşener; Sizler partilerinizin mi yoksa Cumhur ittifakının mı Genel Başkanlarısınız, diye sorduk;
Duvardan ses geldi, bunlardan tık yok.

İYİ Parti, henüz parti olamadığı için, onların “Seçim güvenliği” gibi bir meseleleri yok! Onlar, kimin sırtına biner ve kendimizi nasıl seçtiririz telaşındalar.

HDP Eşbaşkanı Bektaş TBMM Genel Kurulunda feryat ediyor. Diyor ki;
“Bakın Şırnak’ta şu adresteki evde 625 seçmen yazılı. Bu hırsızlıktır. Engel olun! Aynı hırsızlık Siirt ilinde de var. Binlerce seçmen ilave edilmiş…”
AKP’liler “Amma kalabalık aile imiş” diye dalga geçiyorlar, utanmadan.

CHP İstanbul İl Başkanı, “Adalar İlçesinde 500 fazla seçmen yazılmış” diyor.
Hanımefendi; Adalar İlçesindeki fazla seçmeni mevcut Belediye Başkanınız belirledi. Siz mi buldunuz? Adalar İlçesindeki seçmen sayısı İstanbul seçmeninin binde biridir. Adalarda 11 bin, İstanbul’da 11 milyon seçmen var.
İstanbul genelini incelerseniz en az 250 bin civarında ekleme yapıldığını göreceksiniz. Niçin incelemiyorsunuz? Neden Genel Merkezinizi uyarmıyorsunuz? Hani diğer ilçelerdeki kontrol sonuçları? Siz İl Başkanlığını oyuncak mı zannediyorsunuz?

Kamuoyu araştırmalarına göre İstanbul’da 15 ilçede seçim 5-6 bin oyla kazanılacak veya kaybedilecek. Siz AKP’nin bu ilçelere seçmen eklemesi yaptığını görmüyor musunuz?

Aynı oyun İzmir’de oynanacak. İzmir Karşıyaka’da 250 bin civarında seçmen var. AKP’nin kazanması mümkün değil! Çünkü CHP %65-70 oy alıyor.
AKP kaybedeceği kesin olan Karşıyaka’dan 10-15 bin oyu Bakırçay Havzasındaki ilçelere aktarırsa, o ilçelerin hepsini kaybedeceksiniz!

İçinizden biri çıkıp şunları söylemedikçe;
Meraklanmayın Eyy Türk Milleti. Tüm kontroller tarafımızdan yapıldı.
Bu seçimde hile yapılmayacaktır. Kefili biziz
” sizleri Türk Milletinin iradesine sahip çıkamayan kişiler olarak damgalayacağız.
İnanın sizleri sokağa çıkamaz hale getiririz…

Sayın Kılıçdaroğlu, CHP’nin YSK üyeliğine atadığınız kişinin mal varlığını inceletmeniz, mümkün mü?

Sayın Genel Başkanlar, derhal şunlar yaptırmalısınız          :

-YSK; Listelerin kontrol sürelerini mutlaka uzatmalı!
-YSK; Oy kullanan seçmenlerin aynı parmaklarının çıkmaz boya ile boyanması kararı almalı!
-Oy sayımları, SEÇSİS denen şaibeli sistemle değil, elle sayılarak yapılmalı!

Bunlar olmadığı takdirde, tüm muhalefet partilerinin seçime katılmama kararı almanız şarttır.
Aksi olursa, sonucu belli bir seçimle Türk Milletinin demokrasiye olan inancını tamamen bitirirsiniz ve sorumlusu sizler olursunuz…

Not: Yarın 13.00’te Antalya Konyaaltı Nazım Hikmet Kongre Salonundayız.
Bekleriz. Pazartesi görüşmek üzere.

Sağlık ve başarı dileklerimle.
========================================

Sayın Serdaroğlu,

Yüreğinize sağlık..
Uyarı ve feryadınıza katılıyoruz..

Öte yandan, YSK’ya CHP tarafından atanan üyeden söz ediyorsunuz..

Anayasa md. 79/4 aşağıdaki gibi :

“Yüksek Seçim Kurulu yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşur. Üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendi üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir.”
******
Ben anlayamadım YSK’da CHP üyesini???
Nasıl bir düzenleme ve statü bu??

Sevgi ve saygı ile. 11 Ocak 2019, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Halk Sağlığı Uzmanı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com