Etiket arşivi: Türkiye’de ise sosyal devletin uluslararası sömürü üzerinde temellenmeyen ve kronolojik açıdan biraz daha eskiye dayanan bir türü olarak Kemalizm doğmuştur. Ancak

Alpaslan IŞIKLI : AB ve GOP Kıskacında Türkiye !

Dostlar,

Merhum Prof. Dr. Alparslan IŞIKLInın ardından yazıp bize bıraktıklarını paylaşmayı sürdürelim. Bu gün

“AB ve GOP Kıskacında Türkiye !…” 

başlıklı ve 26 Mart 2008 tarihli makaleyi paylaşalım. Şöyle başlıyor :

portresi

  • “Üzerinde yaşadığımız bu ihtiyar küre, yine bazı önemli olaylara gebe görünüyor. Neler olabileceğini kestirmek, öncelikle nelerin olup bittiğini anlamamızı gerektirir. Olup bitenler, kuşkusuz, dünya ölçeğinde başlatılmış bulunan ve giderek yaygınlaştırılmaya ve derinleştirilmeye çalışılan bir ideolojik dayatmayla temelden bağlantılıdır. Gündüzlerin olmadığı bir dünyada, geceyi şuurlandırmak mümkün olmayabilirdi. Bunun gibi, karşıtları ortadan kaldırılan bir ideolojinin kendisinin de olmadığına hükmedilebilir. Bu nedenledir ki tek ve alternatifsiz bir ideoloji, sanki kendisi bir ideoloji değilmişçesine ‘ideolojinin sonu’ ve ‘tarihin sonu’ söylemleri arasında egemen kılınmak istenmekte.”

Alparslan hoca bu önemli makalesinde devamla şunları kaydediyor :

  • “Türkiye’de ise sosyal devletin uluslararası sömürü üzerinde temellenmeyen ve kronolojik açıdan biraz daha eskiye dayanan bir türü olarak Kemalizm doğmuştur. Ancak, sosyal devletin ömrü çok sürmemiş; 70’li yıllardan başlayarak tırmanışa geçen yeni liberalizm ile birlikte adeta belleklerden silinmiş; sosyal devletin ve onunla bağlantılı olarak Kemalizm’in oradan kaldırılması başlıca hedef haline getirilmiştir. Bugün yeni liberalizmin, dünyayı, liberalizmden farklı bir geleceğe götüreceğini söylemek için geçerli hiçbir neden bulunmamaktadır. Ekonomik bunalımlar ve dünya çapında sosyal adaletsizlik derinleşmektedir.  Irkçılık, ‘medeniyetler çatışması’ kılıfına büründürülerek hortlatılmıştır.. Dün, Reischtag yangını Hitler’in ‘önlenemeyen yükselişi’ne basamak yapılmıştı. Bugün de İkiz Kuleler
    ve Pentagon saldırıları, yeni bir Haçlı seferinin başlatılması ve
    küresel kapitalizmden küresel faşizme geçiş yönünde önemli bir dönüm noktası oluşturmuştur.”

Ve merhum Işıklı söyleşisini şöyle bağlıyor :

“Türkiye’ye gerçek durum söylenmiyor. Türkiye’nin adaylığını kabul edelim diyenlerin gerçek eğilimi, Türkiye’nin AB’ye asla üye olmayacağı yönünde. Onların Türkiye ile ilişkilerini başından beri dürüstlük ve vakar içinde sürdürmediklerini görüyorum.” (V. Giscard d’Estaing, eski Fransa Cumhurbaşkanı [10] Aslında, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne en azından bugünkü bütünlüğüyle ve yapısıyla giremeyeceği mevcut iktidarın bile malumu olmalıdır.

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 8 Mart 1995’te TBMM kürsüsünden yaptığı konuşmada bu konudaki görüşlerini çok açık bir dille şöyle açıklamıştır:

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne giremeyeceği kesindir.
Bunu Avrupalılar söylemektedir
.’

‘Kapitalist onlar. Duyun-u Umumiye’yi hatırlayın. (Osmanlı’nın borçları nedeniyle tüm devlet gelirlerine el koyan yabancı kuruluş.)
Ne yazık ki Türkiye’yi aynı duruma düşürmekle meşguller.’ “

==================================

Yazının tümünü okumak için lütfen tıklayınız..

AB_ve_GOP_Kiskacinda_Turkiye_26.03.2008

Sevgi ve saygı ile.
21.7.2013, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net