ÇARŞAMA İĞNELERİ – 10 Nisan 2019

ÇARŞAMA İĞNELERİ – 10 Nisan 2019

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

ÖRDEK
RTE, İBŞB başkanlığını kazanan İmamoğlu için “topal ördek” dedi.

  1. Kümes hırsızı diyemedi,
  2. Millete hizmetin önünü keseceğini ima etti,
  3. Türk ulusunun tümünün cumhurbaşkanı olmadığını bir kez daha doğruladı…

HİZMET
Çamlıca Camisi’nde bir kadın “Benim eşim belediyede çalışıyor biz ona (İmamoğlu) hizmet edemeyiz.” dedi.
Devlete ve millete değil adama hizmetkar olursanız bu son kaçınılmaz…

ACELE
Binali Yıldırım, İmamoğlu’nun belediye başkanı sıfatını kullanmasını acelecilik ve hava atma olarak niteledi.
Sayım devam ederken “kazandım” diyen densiz bizim dayıoğluydu.
İn ali!..

GÜVENSİZLİK
AKP’nin tüm itirazlarını kabul edip yeniden sayım yapılmasına karar veren YSK, 2014 seçimlerinde CHP itirazlarını şu sözlerle reddetmişti :
“Delil ve gerekçe gösterilmeyen itirazların da incelenmesi usulünün benimsenmiş olması halinde seçimlerin kesinleştirilmesi uzun süreye yayılabileceğinden, bu sürenin uzaması durumunda seçimi yöneten kurullara karşı güvensizlik oluşması kaçınılmaz olacaktır.”
Adamlar önceden bildi…

ADAMLIK
YSK, AKP’nin her itirazını kabul ederken muhaliflerin her itirazını reddediyor.
Adam omurgasıyla dik durur…

KAYPAKLIK
HDP oyları doğu-güneydoğu illerimizde AKP’ye kayarak azalınca “Kürtler PKK’dan uzaklaşıyor.”
HDP oyları Batı illerimizde CHP’ye kayınca “PKK ile CHP işbirliği yapıyor!”
Beyler bir karar verin…

EYALET
Bahçelinin yeni yumurtası, “Halk büyükşehir başkanını, O da ilçe belediye başkanlarını seçsin.”
İlk tepki İYİ Parti’den; “PKK da bunu istiyor. Bu eyalet sistemidir.”
Beka, beka derken geldiği yer…

FARK
AKP’li belediye başkanları kendilerine oy vermeyenlere hizmet götürmeyeceklerini; CHP’liler herkesin başkanı olacaklarını açıklıyorlar.
CHP’li başkanlar ilk ziyareti en az oy aldıkları yerlere yapıyorlar.
“Milli irade” üfürükçüleri ile fark…

VİCDAN
Seçim günü “bir oy bile seçimi kazanmak için yeterli” diyen Bahçeli, seçim sonuçları vicdanı rahatlatmıyorsa yeniden seçim yapılabileceğini söyledi ve “süreç devam ediyor” dedi. AKP’liler de O’na katıldı.
Vicdansızlık, tutarsızlık süreci …

YSK
AKP ve MHP İstanbul’da yeniden seçim istiyor.
Kararı YSK verecek.

  1. YSK başkanı kendini atayan AKP başkanı gibi imam.
  2. Adam yasaya aykırı olarak mühürsüz oyları RTE için geçerli saydı.
  3. Adamın görev süresi bir yıl uzatıldı.
  4. Adam oyların yeniden sayılmasını neden kabul etmedi. Yasaya uyduğundan mı?
    Sonucun değişmeyeceğini anladığından mı?
  5. Seçimin yenilenmesi istenirse adam ne karar verir? Kuşkunuz var mı?

FARK
1994’te %25 ile İstanbul’u kazanan RTE şimdi %48 oy ve 15 bin farkla seçimi kazanan İmamoğlu için, “Kimse 13-14 bin oyla İstanbul’u kazandık diye dolaşmasın.” dedi.
Kazanana göre, “Çevir imam, kaz yanmasın”…

FETÖ’CÜ
İstanbul’da seçimi yitiren AKP’liler seçimi FETÖ’cülerin etkilediğini söylemeye başladı.
Bunu dile getiren de FETÖ’cü Önder Aytaç’ın yağcılarından İhsan Yavuz.
Zavallılığın bu kadarı…

BELLEME
Seçim öncesi muhaliflere “Bu düşmanların analarını belleyeceğiz” diye küfreden Kozan’ın MHP’li Belediye Başkanı Nihal Atlı; cinayet, küçük yaştaki kızı alıkoyma gibi suçlardan dolayı görevden alındı.
Bellendi…

TACİZ
Antalya’da bir sapık cansız mankeni taciz etti.
Sapık için fark etmez, canlı olsaydı cansıza dönecekti…

Tayyip Bey’in B ve C planları ne? 

Tayyip Bey’in B ve C planları ne?

Cumhuriyet, 29 Mayıs 2018
(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

İlk bakışta inanılmaz olsa da yaptığım küçük araştırma sonunda gördüm ki sandığa gitmeye dört haftadan bile az zaman kaldığı şu günlerde dahi 24 Haziran günü, Cumhurbaşkanlığı’nın yanı sıra bir de yasama seçimleri yapılacağını çoğu kişi hâlâ bilmiyor. Aynı anda başlayacak olan bu iki seçimin “yürütmenin başı” Cumhurbaşkanı ile artık ne kadar yasama yetkisi kalmış ise Meclis’in ayrı çoğunluklardan oluşmasıyla çelişkili sonuçlar vermesi mümkündür. 
Cumhurbaşkanı Tayyip Bey, büyük tepkilere yol açan ünlü Londra gezisi sırasında, Bloomberg TV’den Guy Johnson’un, cumhurbaşkanı seçilmesi halinde, kendisine muhalif bir Meclis ile karşı karşıya kalması halinde ne yapacağı sorusu üzerine şu yanıtı vermiş: 
Yani A planı, B planı, C planı bütün bunlar tabii ki olacaktır
Önce bir noktayı vurgulayalım. Benzer durumla, klasik başkanlık rejiminin uygulandığı ABD’de çok karşılaşılmıştır. Kongre ile ayrı çoğunluktan olan “Başkan”lara bu durumda “Topal Ördek” denir. Daha değişik “Başkancı” sistemin uygulandığı şu andaki Fransız sisteminde de yürütme yetkisini paylaşan cumhurbaşkanı ile başbakanın ayrı çoğunlukta olmaları durumu, iki kez ülkenin olgun demokrasi geleneği sayesinde “cohabitation” diye adlandırılan uygulama ile çözülmüştü. 
Tabii bizim kendine özgü Reis sistemimiz ne ABD ne Fransa’daki duruma benzer. 
Zaten bizim “Reis”imiz de “topal ördek”liğe asla rıza göstermez.
***
Aslında, bizim kendine özgü “Reis sistemi”mizde Cumhurbaşkanı lehine yasama ve yürütmeyi denetleme yetkisi hepten elinden alınmış olan, Meclis karşısında, anayasanın 104. maddesinde öngörülen Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle iktidarın sürdürülmesi mümkündür. 
Ama bizim ne ABD’ye ne de Fransa’ya tam olarak benzeyen kendine özgü Reis sistemimiz dizayn edilirken yine 104. maddeye şöyle bir hüküm konulmuştur: 

  • “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde kanun hükümleri uygulanır.” 

Sınır tanımayan iktidar algısı böyle bir kısıtlanmayı kabul edemeyeceğine göre, doğrusu Tayyip Bey’in bu durumda B ve C planlarının ne olduğu kadar öbür Cumhurbaşkanı adaylarının da bu konuyu kendisine neden sormadıklarını çok merak ediyorum. Gerçekten de şimdiye dek soruyu soran olmadı. 
Benzer durum 2015 seçimlerinde olmuş ve Tayyip Bey Cumhurbaşkanı iken o yılın haziran ayında yapılan parlamento seçimlerinde AKP çoğunluğu yitirmişti. Kendisini cumhurbaşkanı seçen milli iradeye fevkalade saygısı olan Tayyip Bey, bu kez kendi istediği çoğunluğu seçmeyen milli iradeyi, “ben milli iradeye milli irade demem, istediğimi seçmeyince” diyerek o zamanki anayasanın bugün değişmiş olan 116. maddesini zorlayarak, yeniden seçime gidilmesine ön ayak olmuştu.
***
Yalnız Tayyip Bey’in, çocukların saklambaç oyununda yaptıkları gibi, bu kez de “çanak çömlek patladı!” diyerek beğenmediği Meclis çoğunluğunu değiştirmek için sandıkları yeni baştan kurdurması halinde, yine anayasanın 104. maddesinde öngörüldüğü üzere, Cumhurbaşkanlığı seçiminin de yenilenmesi gerekmektedir. 
Bu durumda seçmenin “çanak çömlek patladı(!)”ya, “sayım suyum yok arkadaş(!)” cevabını vererek Meclis yerine, Cumhurbaşkanı’nı değiştirmeye kalkması ve “yürütmenin başı”nın Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olması da hiç olasılık dışı değildir. 
Bütün bu hususları da düşününce, sayın adayların, içinden hiç değilse birinin çıkıp da Tayyip Bey’e “gerçekten, B ve C planlarınız nedir” diye neden sormadığını doğrusu çok merak ediyorum.
======================================
Dostlar,

Demokrasilerde hiçbir parti sürgit iktidarda kalamaz

Sayın Ali Sirmen Cumhriyet‘in en seçkin ve en kıdemli yazarlarındandır.
Kendisinin ufuk açıcı, nitelikli yazılarından hep öğrenmekteyiz.

Biz de Erdoğan’ın bu planlarının ne olduğunun Erdoğan’a sorulmasının yerinde olacağı kanısındayız; ancak yararlı olacağı kanısında değiliz. Nedeni açık, Erdoğan bu soruyu açıklıkla yanıtlamayacaktır. Dahası, açıklama zorunluğu yoktur.

Ne var ki, gerçekten demokratik değerleri özümsemiş bir siyasetçinin böylesine gizemli ve yaygın deyimiyle “dosta güven düşmana korku salan” iki ucu açık söylemler yerine net – saydam – tutarlı ve her durumda demokratik hukuk içinde olması – kalması beklenir.

Dolayısıyla Erdoğan kamuoyunu tedirgin edip ikirciklendirecek söylemler kullanmamalıdır. Londra’da Bloomberg TV’de kurduğu bu tümce için de bir açıklama getirmeli ve kamuoyuna güvence vererek;

  • …Elbette her ne planımız varsa hepsi hukuk, demokrasi, hakkaniyet, adalet, dürüstlük, erdem… içindedir… içerikli bir tümce kurmalıdır.

Artık bu sözcükler – değerler kendisi ve partisi ile ne denli yakın olabiliyor ise; son 15,5 yıllık yaşananların ışığında / karanlığında – deneyiminde…

Sanırız – umarız bu açıklanmayan planlar, 24 Haziran gecesi ve / veya 8 Temmuz gece yarısı bir seçim hilesi yapılırsa, doğacak ortamın “dehşet dengesi“ne dayandırılmıyor olsun..

Bu kez 16 Nisan kirli halkoylaması gibi olmaz, olamaz!

Bu kez 2015 Haziran seçimlerinin beğenilmeyip araya bir kanlı terör parantezi açılarak “Varanki kurgularıylakara propaganda yöntemleriyle halkın korkutulmasıyla yitirilen oyları geri toplamaya benzemez..

Ülke yangın yeridir ve insanlar 15,5 yıldır artık deneme – yanılma ile, görüp – yaşayarak bu partinin içyüzünü öğrenmişlerdir. En küçük bir hileye toplumun zerrece tahammülü yoktur ve buna vargücüyle engel olmaya çabalayacaktır. Bu yalınkat gerçek, AKP = RTE‘yi gerçek anlamda “cay – dır – ma – lı – dır“.. İçtenlikle ve serinkanlılıkla sonuçları içlerine sindirmeye hazırlanmalı örgütlerini de bu doğrultuda yönlendirmelidir. Herkes için “en hayırlı” davranış budur.

Dolayısıyla başta AKP, hiçbir kurum – kesim – örgüt – devlet…. 24 Haziran ve / veya 8 Temmuz oylamalarına HİLE KATMAYA ASLA NİYET ETMEMELİDİR!

Halkın istencine saygı duyulmalıdır. AKP ve Erdoğan, sonuçları içlerine sindirmeye hazırlanmalıdır. AKP’nin muhalefete düşmesi bu parti için de uygun olur. Demok-rasi terbiyesi edinilir. Erdoğan bir süre dinlenerek kendini toparlar. İçine sürük-lendiğimiz çok yönlü ağır bunalımı onarmaya çalışan siyasal kadrolar kaçınılmaz olarak yıpranır. AKP = RTE de muhalefet eder ve gelecek seçimleri kazanabilir.

  • Demokrasilerde hiçbir parti sürgit iktidarda kalamaz;
    bu çok temel bir “oyun” kuralıdır.

AKP = RTE iyi – kötü seçimle gelmişlerdir ve seçimle gitmelidirler.. İleride gene seçim kazanabilirler.. Başka hiçbir zorlama seçenek hiç kimsenin B, C, D… planlarında yer almamalıdır. Türkiye, birilerinin siyasal hırslarına kurban edilemez. Suç işleyenler ise mutlaka bağımsız – yansız yargıda elbette hesap vermelidir. AKP = RTE‘nin bu yönde korkusu – kaygısı yok ise bu ne telaş!?

Son çözümlemede; önümüzdeki seçimler son derece önemli olmak üzere, Türkiye için bir ölüm – kalım sorunu değildir. Türkiye kaç bin yılın kadim devletidir, son derece ciddi birikimi – özgücü (potansiyeli) vardır. Seller akar, kayalar ve kumlar kalır, ülkemiz ve ulusumuz yoluna devam eder;

  • Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek payidar kalır..

Çoooook iyi bilindiği gibi Büyük ATATÜRK‘ün hedefe atılmış asla şaşmaz ve asla geri döndürülemez hedefidir bu.. Ve Türk ulusunun ezici çoğunluğu bu gerçeğin bilincindedir; yeri ve zamanı geldiğinde gereği ne ise kesinkes yapar, yapacaktır.

Sevgi ve saygı ile. 29 Mayıs 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com