Gene Seçimler Üzerine : Prof. Ali Ercan’dan Kritik Anımsatma..

Dostlar,

Sn. Prof. Ercan, bir e-iletisini paylaştı..
İçerik gene seçimlerle ilgili.
Yaşamsal sorunlarımız bir kör kurgu ile ötleniyor ve Türkiye sürükleniyor..

Taa Kanada’dan oy kullanmak için gelek isteyen Tarık adlı yurttaşımızın duyarlığına ne demeli??

Sn. Ercan’ın kritik ve giderk zamanı daralan uyarısına kulak verelim..

30 Mart 2014 yerel seçimlerinden sonra Seçim Yasaları temsilde adaleti sağlayacak biçimde değiştirilmek zorunda.

Anayas’nın 67. maddesine göre de, takvimli seçimden en az 1 yıl önce
bu yasal değişikliğin yapılması gerek.

Yerel seçim sonrası AKP Cumhurbaşkanı seçimlerine kilitlenecek..
Ayrıca böylesi bir temsil adaletine dayalı değişikliğe yanaşmayacağı da
son derece açık.

Bu durumda bile bile ladesin anlamı var mı??

  • TBMM’den çekilmek, 
  • Seçimlere katılmayıp AKP’yi kendi başına yalnız bırakmak.. 

gibi köktenci politika seçenekleri gündeme gelebilir..

Türkiye ortamı ne yazık ki giderek ısınıyor.. 

 

Sevgi ve saygıyla
07.02.2014, Ankara

 

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net 

=======================================

Gene Seçimler Üzerine : Prof. Ali Ercan’dan Kritik Anımsatma..

Tarık kardeşim,

Demokrasi ödevini önemseyen, yurttaşlık görevinin bilincinde bir yurttaş olarak seçimde oy kullanmak üzere Kanada’dan Türkiye’ye gelmek isteyişini takdir ediyorum. Yerel Seçim tabii ki çok önemli, fakat daha da önemlisi eldeki
seçim yasasının bir an önce değiştirilmesidir. Burada üç önemli nokta şunlardır; 

1.Seçim barajı %5′e indirilmeli,
2.Her ile otomatik +1 milletvekili kuralı kaldırılmalı,
3.Oy sayımı (d’Hondt yöntemi ile değil), oransal yapılmalı; İllerdeki artık oylar toplanıp partilerin Bölge veya Türkiye Milletvekilleri belirlenmeli. Böylece tüm yurttaşların Meclis’te eşit (adil) temsili olanaklı olur.
 
(Tabii seçime katılım oranı da çok önemli. Seçmen kütüklerinin, seçim tutanaklarının aleniyeti, şeffaf seçim sandığı ve parmak boyası kuralı.. gibi seçim güvenliği konularını da unutmamak gerekir)
 
2015’te 55 milyon seçmenimiz olacak. %80 katılım olsa yaklaşık 44 milyon geçerli oy demektir. Muhalefetin 22 milyonun üzerinde oy alması gerekiyor. 201′ den bu yana nüfusumuz dört yılda %5 büyümüş olacak. Muhalefet Partilerinin seçmen sayıları da yaklaşık bu oranda büyüdüyse,  CHP’nin en az 11,7 milyon, MHP’nin en az 5,8 milyon seçmeni var demektir; ancak bu yetmiyor.. yani muhalefetin toplamda daha 4,5 milyon oy eksiği var. Bu 4,5 milyon oy’u 2015 seçiminde AKP seçmenlerinden devşirmeleri gerekiyor. Zor, ama olanaksız değil. Eğer sayın
Emin Çölaşan‘ın yazısında belirttiği gibi, Muhalefet Partileri birbirleriyle didişmez, ortak akılla, Tam Bağımsız Ulus Devlet çizgisinde hareket ederlerse, becerilmeyecek iş değil. 
Tabii, bu arada barajı geçemeyecek 3-4 küçük parti bencillikle seçime girip kritik oyları bölmezlerse… (2002 de Genç Partinin yaptığı gibi)
 
Özetle, sevgili dostum,

Eğer seçim yasası bu basit kurallarla bu şekilde  Haziran 2014′ten önce değiştirilmezse (ve Muhalefet AKP seçmeninden 4,5 milyon oy devşiremezse) 2015 seçimini yine %35’in üzerinde oy alan bir parti (olasılıkla AKP) kazanacak ve tek parti iktidarını sürdürecektir. Muhalefet biran önce, ivedilikle ve öncelikle bu işin üstüne gitmeli, Haziran 2014’ten önce seçim yasa reformunu kotarmalıdır;
hiç değilse yukarıda belirttiğim 3 maddeyi, Türkiye’nin yazgısını değiştirecek
3 maddeyi..

Sevgilerimle. æ

2011’de Harekete Geçen 3,7 Milyon Oy !


Dostlar
,

Sayın Prof. Dr. D. Ali Ercan‘ın seçimler ve seçim hileleri hakkındaki “KRİTİK” önem taşıyan yazısını özenle okuyalım, okutalım..

Gelecek seçimler için olağanüstü dikkatli olalım ve benzer hataları asla yapmayalım..
Teşekkürler Sayın Ercan, yerinde saptamalarınız ve uyarılarınız için.
Bizim de 2011 seçimleri için bu sitede çok kapsamlı bir irdelememiz yer almıştı :


Sevgi ve saygı ile.
26.6.2013, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

==========================================

2011’de Harekete Geçen 3.7 Milyon Oy !

ali ercan

Şimdiye dek 1. sıradaki partiye büyük avantaj tanıyan d’Hondt sistemi nedeniyle, ayrıca herhangi bir hileye gerek kalmadan, %10-%20 arası fazladan milletvekili bahşedildiği için elektronik yollardan oyların çalındığı yönündeki iddialara pek yandaş olmamıştım.

Ancak bu kez, göze çarpan anomali “seçime katılım oranı”dır. Şimdiye kadarki seçimlerde ortalama %76 olan katılım oranı bu seçimde birden bire %83’e fırlamıştır… (YSK seçmen sayısını 53,2 milyon yerine 52,5 milyon aldığı için katılımı %85 olarak veriyor..) Seçime katılım oranında ~ %7’lik ani artış yaklaşık 3,7 milyon “ek” seçmen oyu demektir ve bu rekor katılımın açıklaması gerçekten zordur. 9 yıllık bir iktidar döneminden sonra oylarını %31 artıran bir parti dünya demokrasi tarihinde görülmedi.

“Muhtemel bir CHP + MHP koalisyon iktidarından korkan pasif seçmenlerin tepkisi” şeklindeki bir açıklamak da kuşkularımızı gidermekte yetersiz kalıyor. 3,7 milyon ek oy AKP hesabına “bir şekilde” girdi ise o zaman bu rekor sonuç anlaşılır. Komplo teorilerine karşı her zaman çok temkinliyim; buna karşın bu kez “acaba?” demekten kendimi alamadım. AKP oylarından, dolayısıyla toplam geçerli oylardan bu “acaba?” lı oyları çıkardığımızda “makul” sonuç şöyle oluşacaktı ki; bütün anketlerin ortalaması da
kabaca bu rakamları gösteriyordu zaten:

secsis1

• AKP…… %48 290 mv
• CHP…… %30 150 mv
• MHP…….%15 75 mv
• BDP……..% 7 35 mv

AKP Meclis’te yine de salt çoğunluğu sağlayacak ve tek Parti Hükümetini kurabilecekti; ama BDP ile birlikte de olsa, 2/3 çoğunluk rakamı 367’den 42 eksik olacaktı.
Oysa şimdi yalnızca 5 eksiği var.

  • Acaba kozmik odalarda birileri fren yerine yanlışlıkla gaza mı bastı??

Tabii bütün bu komplo faraziyeleri üzerine konuşmak boşuna ve çok geç.
Muhalefetin her bakımdan işi baştan sıkı tutması, sandıklara pür dikkat sahip çıkması gerekirdi.
***
secsis2

“Şeytan üçgeninde Demokrasi” başlıklı söyleşimde, 2002 seçiminde tüm seçmenin dörtte birinin oyunu alan bir Partinin, çarpık mantıklı seçim yasası sayesinde,
Meclis’teki sandalyaların üçte ikisini nasıl aldığını açıklamıştım..

Aşağıdaki tablo, 2011 seçim sonuçlarını yansıtıyor. AKP yine Meclis’te %60 çoğunluk elde etmiş durumda. O zaman da küçük Partilerin ve Bağımsızların seçime girmemeleri, oyların iki büyük Muhalefet Partisinde toplanması gerektiği yönünde tavsiyelerde bulunmuştuk;

secsis3

Eğer tavsiyemiz tutulsa, %10 barajı altında kalan küçük partiler ve bağımsızlar seçime katılmasalardı, yani 2 milyonun üzerindeki oylar “çöpe” gitmeseydi tablo değişecek, CHP 150, MHP 60 milletvekili çıkarabilecekti.
secsis4

Ve bunun sonucu AKP 304 milletvekilinde kalacaktı. İktidar muhalefet arasındaki fark 174’ten 130’a düşecekti. Bizim tavsiyelerimizi o zaman çok yanlış anlayanlar oldu. (maalesef bu tipler hala siyasi yorumlar yapıyor, etrafa akıl dağıtıyorlar) .

Prof. Dr. Ali Ercan
(25.6.13)

“Anayasa Değişikliği” Hakkında… / Tüm mazlum annelerine armağanımızdır..

ANAYASA_degisikligi_hakkinda_goruslerimiz_14.5.12