20 Ekim 2018’e Güncel Notlar..

20 Ekim 2018’e Güncel Notlar..

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi    profsaltik@gmail.com

Andımızın okunmasını engelleyen yönetmelik Danıştay’da iptal edilince AKP çıldırdı.
Hani siz “yerli ve milli” idiniz?!
Bu andın neresi batıyor size? “Türk” olmak mı? “Doğru” olmak mı… Neresi, neresi batıyor?!
Çünkü siz laik ve uygar “Millet – Ulus” değil; biat eden köle “Ümmet – tebaa” peşindesiniz.

MEB ise kararın kesinleşmediğini söylüyor!? Bu Bakanlığın hukuk danışmanları süs müdür?
İdare hukukunun en temel ilkelerindendir; bu idari yargı (Danıştay 8. Daire) kararı ile söz konusu Yönetmelik değişikliği tüm sonuçlarıyla hukuk dünyasından kalkmıştır.

  • İdare “derhal” 30 günü bekle(t)meden kararın gereği olarak okullarda
    Andımızın okunmasını başlatmak zo-run-da-dır.

Milli Eğitim Bakanlığı Danıştay 8. Daire kararına karşı yine Danıştay’da İdari Dava Daireleri Kurulu’na itiraz edebilir ancak itiraz kesinleşene dek 8. Daire kararı yürürlüktedir ve herkesi bağlar (Anayasa md. 138/son: “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”)
*****

AKP 
hala, 2023’te ilk 10 ekonomi içine gireceğimiz safsatası ile halkı / kendini kandırıyor..

19.10.2018 günü İzmir’de konuşmasında Erdoğan, ilk 10 ekonomi içine girme hedefinden zerrece caymadıklarını söyleyebildi! Bereket bu kez “2023’te” demedi.. Ne zaman, belirsiz! Eğer 2023’te bu hedefe erişilecekse (!), son verilerle (https://www.investopedia.com/insights/worlds-top-economies/) 1,65 Tr $ ulusal geliri olan Kanada’nın önümüzdeki 4-5 yılda aşılması gerek.

İlk 20 ülke (G-20) önümüzdeki 5 yılda olağan tempoyla büyümeyi sürdürürse (“ceteris paribus“), Kanada 2,43 Tr $’a erişecek. Türkiye 2018 sonunda 700 milyar $ GSMH sağlarsa ne ala! (2017 sonu 856 Bn $ idi) Türkiye’nin ulusal gelirinin 5 yıl içinde 2,43 Tr $’ı aşması için ardarda 5 yıl %30 büyümesi gerekiyor! Bunun dünya iktisat tarihinde benzeri, örneği ve olanağı var mı? 5 yıl kadar önce sitemizde yine bu hedef üzerine yayınladığımız makalemizde 10 yıl boyunca kesintisiz %19-20 büyüme gereğini hesaplamıştık.. Şimdi ise 5 yıl ve %30! Serap gibi değil mi?!

Bundan böyle, “balık kavağa çıkarsa” yerine “Türkiye 2023’te ilk 10’a girerse” demeli.

Korkarız, yıl sonunda G-20’den düşeceğiz!
Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan oluyoruz, olduk..

  • Yazıklar olsun AKP yönetimine = her şeyi talanına, yalanına ve seçmenleri dahil
    tüm suç ortaklarına!
    ****

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, ihalesiz et alındığı iddiasını soran Fox TV muhabirini azarladı. Bu önemli iddiayı soran gazetecinin ‘ıvır zıvır işler yaptığını‘ iddia eden Pakdemirli, “Gazetecilik değil, maskaralık yapıyorsunuz.” diyerek muhabiri hedef gösterdi. Pakdemirli, verdiği yanıtla etlerin ihalesiz getirildiğini kabul etmiş oldu. Fox TV, aynı iddiayı geçen günlerde yine Pakdemirli’ye sormak istemiş, Bakanın basın müşaviri soruya yanıt verilmesini engellemişti (Birgün internet, 20.10.18).

Erdoğan basını dışlayınca, Sekreteri de (Bakanı da) aynı yolda.

İki adım sonra ne olacak dersiniz??

  • Basın tümden susturulur mu?!
  • AKP, kendi yarattığı ekonomik çöküntüden bunaldıkça “örtük” faşizmden açık faşizme mi geçiyor?

*****
Suudi yazar Cemal Kaşıkçı S. Arabistan İstanbul Başkonsolosluğunda vahşice öldürüldü (02.10.2018).

Uluslararası hukuka göre olağan koşullarda orası S. Arabistan toprağı sayılır.

Ancak bu diplomatik dokunulmazlık statüsü suç işlenmesine izin vermez.
Orada, geçelim “ağır cezalık tasarlanmış (taammüden) cinayeti”,
insanlığa karşı suç işlenmiştir.

  • Ağır cezayı gerektiren suçüstü durumlarında devlet başkanlarının bile dokunulmazlığı kalkar ve kolluk önleyici – ölçülü müdahalede bulunur; bu evrensel bir hukuk kuralıdır.

İşlenen cinayet aynı zamanda Türkiye’nin egemenliğindeki topraklarda, egemen ülkesindedir.

Türkiye gevelemeyi bırakmalı ve bu çağ dışı krallık rejimine Nota vererek kınamalı,
protesto etmeli ve ilgililerin ülkemizde yargılanmasına başlamalıdır.

Gerekirse kaçan Başkonsolosun yargılanmak üzere iadesi ya da kendi ülkesinde saydamlıkla, uluslararası gözlemcilerin katılımıyla yargılanması istenmelidir.

Türkiye ve uluslararası toplum top gezdirmeyi bırakmalı,

  • BM Güvenlik Konseyi bu çağ dışı katil devlete etkili yaptırım uygulamalı, ambargo koymalı, sorunu Uluslararası Ceza Mahkemesine taşımalıdır.

Ama sefil kapitalizm çıkarlarına tutsak :

  1. Trump, birkaç yüz milyar dolarlık yağlı müşterisinden (purchaser!) söz ederek durumu
    idare etmeye, E. Macron bu ülkeye ziyaretini erteleyerek (sahi gündemde miydi?) geçiştirmeye bakıyor.
    Almanya, İngiltere’den… tık yok..

Aman petrol, yaman petrol! Ve de yağlı silah alıcısı Ortadoğu tetikçisi kanlı S. Arabistan..

  • Türkiye, topraklarında insan öldürülen, can güvenliğinin bulunmadığı bir ülke olamaz!

AKP sözcüsü Ömer Çelik, Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi için ”Cemal Kaşıkçı olayının ortaya çıkarılması namus borcumuzdur.” buyurdu (basın, 20.10.18). Beylik söz, çok işittik geçmişte.

Anayasa’nın 2. maddesinde ülkemizin “insan haklarına saygılı” olduğu yazılı.

Haydi AKP, görelim! Gündem değişimi çok iyi geldi sanırız.
Sizin yarattığınız diz çökerten ekonomik yangını gündemden düşürmek ilaç gibi değil mi?
Ne var ki, yaşamın somut gerçekliğini on milyonlarca yoksul – dargelirli 7/24 yaşamakta.. Gündem oyunları neye ve nereye dek merhem ola ki!

Sevgi, saygı ve kaygı ile. 20 Ekim 2018, Ankara

Fatih Hilmioğlu’na özgülük için imza kampanyası..

 

Dostlar,

Silivri zulümhanesinde tutukluluğunun / tutsaklığının 4. yılı Nisan 2013’te dolacak olan dostumuz Sayın Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu için “tutuksuz yargılanması” amacıyla
bir imza kampanyası başlatıldı. ADD web sayfasında bulabilir, dilerseniz adınız görülmeden imza verebilir, yorum yazabilirsiniz. Erişkeye tıklayarak erişebilirsiniz..

http://add.org.tr/profdr-fatih-hilmiogluna-ozgurluk.html

Biz açık adımızla imza verdik ve ayrılan yere de aşağıdaki yorumumuzu yazdık :

  • Kampanyayı gönülden destekliyorum. Bu hastalıkla tutukluluğu, dikkat HÜKÜMLÜLÜĞÜ DEĞİL, sürdürmek, tasarlanmış (taammüden) cinayetten başka birşey değildir. Üstelik yargı eliyle. Siyasal sorumluluk hükümetindir. DEVLET ise yurttaşının kutsal ve dokunulmaz yaşam hakkını korumakla 1. sırada ödevlidir. Devleti ve adalet duygusunu = ülkenin temelini daha fazla tahrip etmeylim.. Fatih hocayı tutuksuz yargılayalım..
    CMK (Ceza Muhakemeleri Kanunu) ilgili madde aynen şöyle :
  • Hapis cezası ve güvenlik önlemleri temel ilkelerini düzenleyen 13.12.2004 tarih 5275 sayılı CMK (Ceza Muhakemeleri Kanunu) md. 16/2’de, sanığın hastalığı nedeniyle uygulanacak süreç şöyledir:
  • “… öbür hastalıklarda cezanın infazına resmi sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı mahkûmun yaşamı için kesin bir tehlike oluşturuyorsa, cezasının infazı iyileşinceye dek geri bırakılır.”
  • Ya da Cumhurbaşkanı Gül, anayasal yetkisini kullanmalıdır..
    Hem de ivedilikle.. Md. 104/b :
  • – “Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak,”
  • Lütfen ve ivedilikle..

Fatih hoca “hepatit C” hastası. Ağır ve ilerleyici karaciğer enfeksiyonu.

Hastalığın 2 ana komplikasyonu karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanseri.

  • Fatih hoca kritik eşikte!..

Çok özel koşullarda, tam donanımlı hastanede yatarak,
özel diyetle karmaşık ve uzun bir sağaltım (tedavi) zorunlu.
Belki de karaciğer aktarımı geekecek.. Bulunabilirse..

Bunları bir tıp öğretim üyesi olarak yetki ve sorumlulukla yazıyoruz.

Çığlığımızı duyuyor musunuz Müslüman AKP’liler??

Yoksa hala kör intikam güdüsü ile vicdanınız, gözünüz, kulağınız.. mühürlü mü?
Divan-ı mahşerde size peygamber bile şefaat edemeyecek..

Kul hakkı yediğiniz için Yüce Tanrı bile sizi bağışlayamayacak..

Fatih_Hilmioglu_portresi

Sevgi ve saygı ile.
31.1.13, Ankara

Prof. Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net