ŞAİBE UNUTTURULMAMALI

ŞAİBE UNUTTURULMAMALI

Suay Karaman
 
(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)
16 Nisan 2017 günü yapılan halk oylamasında tüm toplum, Hayır oyunun, Evet oyundan çok daha fazla olduğunu bilmektedir. Bu yüzden Evet oyu verenlerin kutlamaları bile sönük kalmıştır. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) geçici sonuçları açıklamadan önce “atı alan Üsküdar’ı geçti” diye yangından mal kaçırır gibi açıklama yapmak da, bu ezikliğin dışa vurumuydu. Halk oylamasında YSK, başından beri hukuku çiğnemiş ve daha da ileri giderek katletmiştir. Böylece halk oylamasının üzerindeki şaibe ve açık hile gözler önüne serilmiştir. Büyük bir çoğunlukla ve kararlılıkla “Hayır” iradesini ortaya koyan toplum, halk oylaması sonuçlarının meşru olmadığını hep tartışacaktır.
 
En başta ana muhalefet partisi olmak üzere bu Hayır oylarına sahip çıkılmalı ve tüm hukuksuzluklara karşı ciddi yaptırımlarda bulunulmalıdır. Hukuken yapılacak ne varsa yapılmalı, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidilmelidir.
 
Gündemin sürekli ve yoğun olarak değiştirildiği bir ortamda, halk oylamasındaki bu açık hukuksuzluğun unutturulmak istenmesine karşı, bilinçli ve örgütlü olarak hareket edilmeli ve sonuç alınana kadar devam edilmelidir.
 
Meşru olmayan bu halk oylaması sonuçlarına, meşruluk kazandırmak için yapılan ve yapılacak tüm girişimlere karşı dikkatli ve uyanık olmak zorundayız. Bu halk oylamasındaki mühürsüz oylar konusu tam anlamıyla çözülmemiştir ve şaibelidir. Bu süreçte bunu görmeden, iki yıl sonra yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi için aday belirleme salvoları yanlıştır, yanıltıcıdır, düşündürücüdür.
 
Mutlaka bu süreçte tüm muhalefet partilerinin yönetimlerinde bir hesaplaşma, bir yenilenme olması normaldir ve yapılması gereken de budur. Ancak bu yapılırken, hukuk sürecinin devam ettiği bir dönemde halk oylamasının sonuçlarına meşruluk kazandırmak gibi bir oyuna da gelinmemesi gerekir.
 
CHP eski genel başkanı ile şimdiki genel başkanının 2019 yılında yapılacak seçimler için açıklama yapmaları çok erkendir ve bu tartışma, halk oylamasının sonuçlarını onaylamak anlamına gelebilir. Yıllardır partide bazı disiplinsizliklere göz yumulurken, yönetimi eleştirenler için birden bire disiplini işletmeye başlamak normal değildir. Bir televizyonda canlı yayın sırasında Tuncay Güney adlı sahte haham, CHP için Cesur Hırsızlar Partisi derken, Ergenekon ve Balyoz gibi davalardaki olumsuz duruşu bilinen Fikri Durmuş Sağlar’ın gülmesi unutulmamıştır. ABD başkan yardımcısının Türkiye’ye gelip sadece TR 705 ve Fikri Durmuş Sağlar ile görüşmesi de çok ilginçtir. Ama bu aşamada, yönetimi eleştirdi diye partiden ihraç gündeme getirilmemelidir.
 
Bilderberg toplantıları, dünya ile ilgili kararların alındığı zirve olarak tanımlanmaktadır. Dünyada en çok bilinen ama toplantılarda konuşulanların dışarıya aktarılmadığı Bilderberg toplantılarının mali kaynakları Rockefeller Vakfı ile ünlü banker Rothschild ailesi tarafından karşılanmaktadır. Bu toplantılarda, dünyanın yönetimi ve küreselleşme konusunda emperyalist dayatmaların yapıldığı bilinmektedir. 11-14 Haziran 2015 tarihleri arasında Avusturya’nın Tirol eyaletinde yapılan Bilderberg toplantısına CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke de katılmıştır. CHP’de yaşanan ihraç krizinin ardından Selin Sayek Böke, sahibinin sesi olarak yaptığı açıklama ile, partideki yönetim görevinden istifa etmiştir. Genel başkanı ile her konuda anlaşırken, aniden istifa etmesi anlaşılmamıştır. Sanki bir yerlerden düğmeye basılmış ve Hayır bloğunun dağıtılarak, halk oylaması sonuçlarının kabul ettirilmesi gündeme oturtulmuş gibi bir durumla karşı karşıyayız. CHP’ye ulusallıkla, yurtseverlikle ilgisi olmayanların doldurulması boşuna değildir. CHP’de yalnızca yönetim kadrosu değil, Atatürk ilke ve devrimlerini özümsemeyen, tam bağımsızlık ve emperyalizm karşıtlığından yana tavır almayan herkesin değişmesi gerekir. Ama bütün bu değişiklikler yapılırken, halk oylamasındaki şaibe, hep gündemde tutulmalıdır, unutturulmamalıdır..
===================================
Evet dostlar..
Ülkemizin yakıcı sorunları sürüyor. CHP elbette sorunlarımızın çözümünde en temel kurumlardan biri hatta başta geleni. Bu yaşamsal ve biricik işlevi – sorumluluğu nedeniyle milyonlarca yurttaşın gözü ve umudu bu siyasal partide, kadrolarında ve yapıp – ettiklerindedir. CHP bir kitle partisi olmakla birlikte seçmen tabanı AKP ile asla karşılaştırıl(a)mayacak ölçüde eğitimlidir. Dolayısıyla düşünmekte ve sesini yükselterek eleştiri yöneltmektedir. Bu olgu siyasetbilimi açısından sağlıklı ve istenendir. Ancak, bu Cumhuriyet kurucusu siyasal partinin içinden eller çekilmemektedir, çekilmeyecektir. Yurtsever taban, tüm sağduyusu ile CHP’ye kol kanat germektedir ancak “siyaset” yaman oyundur özellikle Nicholo Machavelli’den bu yana.. Hele hele emperyalizmin Anadolu coğrafyası iştahı, dinmeyen Sevr özlemleri gündemde tutulurken.

Dolayısıyla CHP’ye dönük iyi niyetli – yapıcı eleştiriler sürmelidir. Eleştiriler politika önerilerini de içermelidir demokratik sorumluluk ve siyasal etik gereği. Kurumsal olarak CHP’ye zarar verici her tür girişimin “HAYIR” oy veren 25 milyon dolayında yurttaşın birlikteliğine de çok zarar vereceği kuşku dışıdır.

En kritik güncel konu, HAYIR oylarının pekiştirilmesi (konsolide edilmesi) hatta artırılması için topyekun – seferberlik bilinciyle çalışmayı sürdürmektir.

YSK’nın su götürmez “tam yasasızlık” dayatması ile halkoylaması sonucunun tersine çevrilmesi asla kabul edilemez, edilmeyecektir. İktidar ve yandaşlarının ucuz politikalarıyla gayrı meşru halkoylaması sonucunu unutturarak gündemden düşürmeye çalışmasına asla izin verilmemelidir, verilmeyecektir.
Herkesin söz ve eylemlerini her zamankinden çoook daha duyarlı ve özenli olarak ayarlaması, Türkiye’nin geleceği bakımından tam bir zorunluluktur. AKP – RTE’nin kökü dışarıda gayrı-milli politikaları Türk Ulusunu teslim alamayacaktır. Bu gayrımilli politika ve kuşatma sonuna yaklaşmaktadır. Erken yapılmazsa, tüm yumurtaları tek siyasal sepete yükleyen AKP – RTE için, 3 Kasım 2019’da yapılacak çifte seçim tam bir çöküş ve yokoluş olmaya adaydır. AKP – RTE %50’yi aşamadığında iktidardan uzaklaştırılmış olacak, koalisyon hükümetleri kurulacaktır.

Halkımıza gerçekleri anlatmaya ve HAYIR oylarının hakkını aramaya devam..

Sevgi ve saygı ile. 09 Mayıs 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

NAZIM HİKMET’in DOĞUMUNUN 115. YILDÖNÜMÜ..

NAZIM HİKMET’in DOĞUMUNUN
115. YILDÖNÜMÜ..

 

 

 

 

 

 

Bu vesile ile dostumuz sevgili Suay Karaman‘ın yolladığı görsel dosya aşağıda..
Power point yansıları ve arka fon müziğiyle kendi akışında izlenmeli

NAZIM HIKMET.

Ellerine sağlık değerli Suay Karaman..

Sevgi ve saygı ile.
15 Ocak 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

GÜLE GÜLE CASTRO

GÜLE GÜLE CASTRO…

portresi_gulumseyen

Suay Karaman 

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Küba devriminin efsane lderi, emperyalizme diz çöktüren ve Mustafa Kemal Atatürk hayranı Fidel Alejandro Castro Ruz, 25 Kasım 2016’da 90 yaşında yaşama gözlerini yumdu. 31 Aralık 1958’de diktatör Fulgencio Batista’nın ülkeyi terk etmesiyle, 1 Ocak 1959’da Küba devrimine liderlik eden Fidel Castro, emperyalist ABD’nin tüm engelleme ve sayısız suikastlarına (AS: suikast girişimlerine) karşın, yaklaşık elli yıl boyunca ülkesini yönetti. Devlet yapısında yeni düzenlemelerin geliştirildiği bu yönetim sürecinde, güçlü ve merkezi bürokrasiye dayanarak toplumsal ve ekonomik yaşamdaki yönlendirici rolünü sürdüren Fidel Castro, sömürülemeyen Küba’yı 21. yüzyıla taşımayı başarmıştır.

Fidel Castro’nun mutlu insanların ülkesi Küba için yaptıkları saymakla bitmez. Nüfusu yaklaşık 12 milyon olan Küba’da okuma yazma oranı %100 ve herkes için dokuzuncu sınıfa dek eğitim zorunludur. Büyük bir eğitim seferberliği başlatılmıştır, herkes sağlık ve eğitim hizmetlerinden ücretsiz yararlanmaktadır. Kurulan üniversitelerde özellikle tıp eğitimi çok başarılıdır. Küba, Latin Amerika ve 3. Dünya Ülkelerine binlerce doktor gönderen ve bu ülkelerden gelen 17.000 tıp öğrencisine ücretsiz eğitim veren küçük ama büyük bir ülkedir.

Koruyucu hekimlik dalında çok büyük bir aşama gösteren Küba‘da, ortalama yaşam süresi kadınlarda 77, erkeklerde 75 yıla dek yükselmiştir. ABD’de binde 12, Türkiye’de binde 80 (AS: Sağlık Bakanlığı Eylül 2016 verisiyle binde 7,6!) olan çocuk (AS: bebek) ölüm oranları, Küba’da binde 6 olmuştur. Akciğer kanseri aşısını Kübalı doktorların bulması tesadüf değildir. Ülkede her 100-120 aileye bir doktor düşmektedir. İşsizliğin olmadığı Küba’da, her aileye, ailenin büyüklüğüne göre konut tahsis edilmektedir.

Sağlıklı bir kuşak ve devrimin kültürel anlamda yerleşmesini sağlamak amacıyla onbinlerce spor kompleksi, kültür merkezi ve enstitü açılmıştır. Sanatsal etkinlikleri düzenleme ve yaygınlaştırma amacıyla kurulan kültür merkezleri bünyesinde sanat okulları açılmıştır. Kültür merkezleri aynı zamanda, sanatı kullanarak ahlaksal, kültürel, politik ve sosyal değerler kazandırmayı da amaçlamaktadır. Toplumsal yaşamla iç içe olan öğrencilere sanat ve spor eğitimi verilmektedir. Öğrenciler için derslerden sonra haftada en az altı saat sanat çalışması zorunluluğu getirilmiştir. Küba’da her üniversitede güzel sanatlar akademisi bulunmaktadır.

Sendikalaşma oranının %95 olduğu Küba’da çalışanların %60’ı, parlamentonun yarısı kadındır. Milletvekilleri maaş almazlar, yalnıca yasama etkinliklerine katıldıkları zaman, çalıştıkları kurumdan izinli sayılır. İnsanların kentlerle, kentlerin doğayla barış içinde olduğu Küba’da, insan ruhunu strese sokan kent hareketliliği yoktur. Çünkü kapitalizmin tüketim odaklı yaşam biçimi yerine, sosyalizmin yaşam odaklı bir toplum düzeni kurulmuştur Küba’da. Her ailenin gıda karnesi ve sağlıklı beslenme hakkı anayasal güvence altına alınmıştır.

“Tanrının Türk milletine en büyük hediyesi Atatürk’tür” diyen Fidel Castro, 1996’da Habitat Zirvesi için ülkemize geldiğinde şu mesajı vermişti:

  • “Biz devrimciliği, devletinizin devrimcisi Atatürk’ten öğrendik.
    Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptıklarını ben asla başaramazdım.
    Asıl devrimci Atatürk’tür. Ben de devrim gerçekleştirdim ama Kemal Atatürk’ün yaptıklarını başaramazdım. Atatürk’e ve devrimlerine hayranım.
    Sakın kendinize başka esin kaynağı, başka bir önder aramayın.”

Fidel Castro’nun söylediği şu sözler, emperyalizmi henüz tanımayanlar için çok önemlidir:

  • “ABD ve AB destekli Türkiye’deki olayları yakından izliyorum.
    Sizin oradaki PKK öncülüğünde süren Kürt hareketi,
    ABD’li Yankee’nin petrol bekçisidir..”

Fidel Castro, arkasında zengin bir ülke bırakmadı ama emperyalistlere boyun eğmeyen, onurlu ve mutlu bir toplum bıraktı.

Güle güle Castro, senin gibi büyük bir devrimciyi asla unutmayacağız, ışıklar içinde uyu…
====================================
Dostlar,

Biz de Küba devrimcisi, meslektaşımız Dr. Che Guevera‘nın dava yoldaşı – özgürlük savaşçısı, anti – emperyalist, onurlu ve başı dik…. saygın insan Fidel Castro’yu saygı ve sevgi ile, hayranlıkla selamlıyoruz..

Fidel Castro ile ilgili görsel sonucu

Küba halkının ve halk devrimcilerinin acısını paylaşıyoruz..

Castro gibi yüzyılar içinde ender yetişen bir önderi bağırlarından çıkardıkları için saygın ve sevgin (aziz) Küba halkı dostlarımızı kutluyoruz. Castro’nun önderliğinin değerini kavrayarak emperyalist İspanyollara karşı özgürlük – bağımsızlık savaşı verdikleri ve başardıkları için kendilerini dostlukla selamlıyoruz..

Yarım yüzyılı bulan utanmaz ve sefil ABD ambargosunu kınıyor ve boş bir eldiven olarak sorumlu(suz), utanmaz ABD yöneticilerinin yüzüne fırlatıyoruz..

Küçücük bir adada (110 bin km2, Türkiye’nin 1/7’si) ABD’nin emperyalist nefesinin boğuculuğunda yaşama tutunmak isteyen birkaç milyon (günümüzde 12 milyon) yoksul ve geri bıraktırılmış mazlum halka büyük özverilerle başarılı ve sonuç alan desteğini sunan önceki SSCB’ye ve günümüzün Rusya Federasyonu’na, dayanışmacı Rus devrimcilerine alkış tutuyoruz..

Küba’nın sağlık hizmetlerinde örnek öncülüğü gerçekten şapka çıkarmaya değer. Tümüyle kamusal, bütçeden karşılanan, koruyucu sağlık hizmeti odaklı ve ağırlıklı, yaklaşık 250 Dolar / kişi / yıl sağlık harcamasıyla, neredeyse 40 katı harcama yapan ABD halkının sağlık düzeyine yaklaşan başarısını “kıskanarak” izledik. Hatta yoksul ABD’lilere sağlık hizmeti verişini de!

Başkent Havana’da ülkemizin – ulusumuzun saygın önderi Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK‘ün yontusunu (anıtını) yaptırmasını coşkun bir sevgi ile karşılıyoruz..

Havana'da Atatürk anıtı ile ilgili görsel sonucu

(AKP – RTE tarafından 2006’da AB Uyum yasaları gereğince devlet dairelerinden Atatürk resimlerinin kaldırılmasının istendiğini …)

Bunları Biliyor muydunuz ?

1- Castro’nun devrim yoldaşı Arjantinli devrimci Dr. Che Guevara, 1967’de Bolivya’da dağlarında öldürüldüğünde sırt çantasından Atatürk’ün Büyük NUTKU’nun çıktığını.. (AS: Fransızca çevirisi)

2- Fidel Castro’nun 12 Mayıs 1961’de Havana’da görevli genç Türkiye diplomatı
Bilal Şimşir‘den ABD’nin BİLGİSİ OLMAMASI koşuluyla
“Atatürk’ün Büyük Nutuk Kitabını” istediğini…

Ve “Devrimci M. Kemal ATATÜRK varken Türk gençleri neden kendilerine
başka önder arıyorlar?”
dediğini..
(Daha fazlası için : http://ahmetsaltik.net/2015/02/09/prof-dr-ozer-ozankayadan/)
*****

İnsanlık onuru elbette faşizmi, kapitalizmi, emperyalizmi yenecek ve insan onuru ile bağdaşan toplumcu – halkçı – adil düzenleri kuracaktır; hem de 21. yy bitmeden..

Sevgi ve saygı ile.
28 Kasım 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak.
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net

profsaltik@gmail.com

26 EYLÜL DİL BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!

DİL BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!

portresi_gulumseyen

84 YIL ÖNCE, 26 EYLÜL 1932’de İSTANBUL, DOLMABAHÇE SARAYI’NDA 1. TÜRK DİL KURULTAYI TOPLANMIŞTI.
BU NEDENLE 26 EYLÜL DİL BAYRAMI OLARAK KUTLANMAKTADIR.
SUAY KARAMAN

======================================

Dostlar,

Sevgili arkadaşımız Suay Karaman, bu gün 84. yılını kutlayacağımız Dil Bayaramımız için müzik eşliğinde renkli yansılar hazırlamış.. Yukarıda erişkesini (linkini) verdik. Eline sağlık diyerek teşekkür ediyoruz..

Bu arada 24 Eylül 2016 günü Ankara’da, bizim de üyesi olduğumuz Dil Derneği‘mizin 15. seçimli olağan genel kurulu, Anayasa Mahkemesi önceki başkanlarından Sn. Yekta Güngör Özden başkanlığında yapıldı ve kurucu üyelerden, son 6-7 dönemdir dernek başkanlığını yapan Sayın Sevgi Özel öncülüğündeki takım (ekip) seçimi az farkla (49-58) kazandı. Yeniden / yeni seçilen değerli arkadaşlarımıza içten başarılar diliyoruz..

ata_ve_inonu_kayseride

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dil Derneği’nin 84. yıl nedeniyle Ankara, İstanbul ve Eskişehir’de yapılacak kutlama etkinliklerinin izlencesini (programını) görmek ve katılmak için lütfen tıklar mısınız??

http://www.dildernegi.org.tr/TR,422/84-dil-bayramini-kutluyoruz.html

Sevgi ve saygı ile.
26 Eylül 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Dil Derneği Üyesi
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

EMPERYALİST ABD’den 71 YIL ÖNCE BU GÜN JAPONYA’YA İLK ATOM BOMBASI

EMPERYALİST ABD, 71 YIL ÖNCE BU GÜN JAPONYA’YA İLK ATOM BOMBASINI ATMIŞTI..

portresi_gulumseyen

Suay KARAMAN
6 Ağustos 1945 sabahında Amerika Birleşik Devletleri’ne ait ‘Enola Gay’ adlı savaş uçağından Japonya’nın Hiroşima kentine ‘Little Boy’ (küçük oğlan) adı verilen 14 kilo ton gücünde olan atom bombası atıldı.
 
9 Ağustos 1945 günü ise Japonya’nın Nagazaki kentine ‘Bockscar’ adlı savaş uçağından, ‘Fat Man’ (şişman adam) adı verilen 20 kilo ton gücünde olan atom bombası ile ikinci saldırı gerçekleştirildi.
*****
 

AMERİKA KATİL KATİL

Defol git benim yurdumdan
Amerika katil katil
Yıllardır bizi bitirdin
Amerika katil katil.
 
Devleti devlete çatar
İt gibi pusuda yatar
Kan döktürür silah satar
Amerika katil katil.
 
Japonya’yı yiyen velet
Dünyadaki tek nedamet
İki yüzlü kahpe millet
Amerika katil katil.
 
Su diye yutturur buzu
Katil düştük kuzu kuzu
Dünyanın en namussuzu
Amerika katil katil.
 
İnsanlıkta ırk sarısı
Küstü dünyanın yarısı
Vietnam’ın pis karısı
Amerika katil katil.
 
Mahzuni şerif uyuma
Gün geldi çattı akşama
Bizden selam Vietnam’a
Amerika katil katil…
 
Aşık Mahzuni Şerif
 

Asik Mahzuni Serif – Amerika Katil.Yeni.