Etiket arşivi: Sovyetler Birliği’nin Ankara Büyükelçisi Aralov

İtiraz ediyorum

Av. M. Ziya YERGÖK

ESKİ ADANA BAROSU BAŞKANI
22. DÖNEM CHP ADANA MİLLETVEKİLİ

Önce, 5 Ocak 1922’de Sovyetler Birliği’nin Ankara Büyükelçiliğine atanan Aralov’un Türkiye anılarından(*) kısa bir bölüme göz atalım.(Konya)

“O gece iki medreseyi ziyaret ettik.

Kanlı canlı, hemen hepsi de gencecik mollalar medresenin avlusunda dizilmişlerdi. Bunların yanında, geniş cüppeli, beyaz sarıklı hocalar da yer almıştı. Hepsi de yerlere kadar eğilerek Mustafa Kemal Paşa’yı selamlıyorlardı.

Bunların içinden biri, bunların başı ve en nüfuzlusu, Mustafa Kemal Paşa’dan medrese sayısını artırmasını rica etti. Bu zat, ayrıca medrese öğrencilerinin askere alınmamalarını da istirham etti.

YAPACAK BİR ŞEY KALMADI

Hoca konuşurken Mustafa Kemal’in kendini tuttuğu belli oluyordu. Ama medrese öğrencilerinin askere alınmamaları söz konusu olunca, artık kendini tutamadı ve yüksek bir sesle, sertçe:

– Ne o, dedi, yoksa sizin için medrese, Yunanları mağlup etmekten, halkı zulümden kurtarmaktan daha mı değerlidir? Millet kan içinde yüzerken, halkın en iyi çocukları cephelerde dövüşür, yurt için canlarını feda ederken, siz burada genç, sapasağlam delikanlıları besiye çekmişsiniz!

Mustafa Kemal konuştukça, gözleri daha korkunç bir hal alıyordu:

– Bu asalakların askere alınmaları için hemen yarın emir vereceğim!

Hocalar sindiler, ama yüzleri öfkeden kıpkırmızı kesildi, yabancıların yanında hükümet başkanı onları paylamıştı.

Mustafa Kemal Paşa bize dönerek:

– Haydi gidelim, dedi, artık burada bizim için yapılacak bir şey kalmadı. Ve şöyle, isteksizce bir selam vererek oradan ayrıldı.

Gelelim Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu’nun cumartesi günü yayımladığı video mesajına…

CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, yayınladığı video mesajında

  • Bugün bir yolculuğa çıkıyorum, parti olarak yanlışlarımız oldu, helalleşme kararı aldım” diyor.

Eğer, bu helalleşme kararı, Cumhuriyetin kuruluşunda dinsel cemaat ve tarikatlara, muhafazakârlara haksızlık yapıldığı kabulüne dayanıyorsa bu görüşe katılmıyor ve itiraz ediyorum. Ayrıca bu gibi kararların partimizin yetkili kurullarında tartışılmış ve karara bağlanmış olması gerektiğine de inanıyorum.

KİMLE HELALLEŞİLECEK?

Cumhuriyetin kurucu partisi kimlerle helalleşecek? Cumhuriyeti yıkmak isteyen kimi tarikat ve cemaatlerle mi helalleşeceğiz? Bir uygarlık projesi olarak Cumhuriyeti kuran, bireyleri kul olmaktan çıkarıp siyasal ve hukuksal düzenin gerçek yapıcısı yurttaş konumuna yükselten, bunu da laik hukuk düzenini yerleştirerek başaran CHP, kimlerden ve neden özür dileyecekmiş?

Muhafazakâr kesimlere sempatik görünme uğruna partimize sürekli haksızlık yapılmasına itiraz ediyorum. Devrimleri ve dönüşümleri gerçekleştiren, çok partili demokratik yaşamın öncüsü olan, “Yeni bir dünya kurulur Türkiye’de orada yerini alır” diyerek meydan okuyan, sola açılan, “Ne ezen, ne ezilen, insanca ve hakça bir düzen” diyerek oylarını yüzde 42’lere çıkaran “ABD gölge etmesin başka ihsan istemiyoruz” diyerek ulusal çıkarlarımıza sahip çıkan partimizi “tutucu ve değişime direniyor” diye suçlamak partimize haksızlıktır. Yanlış olan temel husus da, bunların partinin örgütlerinde tartışılmadan, yetkili organlarında konuşulup karara bağlanmadan gündeme getiriliyor olmasıdır.


* Bir Sovyet Diplomatının Türkiye Anıları, Semyon Ivanoviç Aralov, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları