Milli İrade Engellenemez

hikmet sami türk ile ilgili görsel sonucuProf. Dr. Hikmet Sami TÜRK
Eski Adalet Bakanı
Cumhuriyet
, 19 Temmuz 2021

İktidar değişikliğine karar verecek olan halkın verdiği oylarda ifadesini bulan milli iradedir. Dolayısıyla iktidarı yeni bir partiye veya partilere “teslim” edecek olan halktır. O zaman geldiğinde hiç kimse, hiçbir güç, milli iradenin gerçekleşmesini engelleyemez.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta (8 Temmuz 2021) AKP Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun iktidara geldiklerinde Cumhurbaşkanlığına ait 13 uçağı ve lüks arabaları satacaklarına ilişkin sözlerine cevap verirken siyasi nezaketle bağdaşmayan küçümseyici bir ifadeyle “İstikametini kaybetmiş avara kasnak gibi dolaşanlara bu memleketi teslim edemeyiz” dedi.(1) Bu sözler, AKP örgütüne 2023 TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmak için şimdiden çalışmaya başlama talimatının gerekçesi olmak dışında bir anlam taşıyabilir mi?

FETRET DÖNEMİ

Türkiye devleti, 98 yıllık bir cumhuriyettir. Üç kez askeri darbe veya müdahalelerle kesintiye uğrasa da 76 yıldan beri çok partili demokratik rejimi yürütmeye çalışıyor.

Halk yönetimi demek olan cumhuriyet ve halk iktidarı demek olan demokrasi, halkın belirli aralarla yaptığı seçimlerle ortaya çıkan milli iradenin yaptığı tercihlerle işlerlik kazanır. Bu seçimlerle halk, hangi parti veya partilerin iktidar, hangilerinin muhalefet olarak görev yapacağını, bu görevlerin yasama ve yürütme organlarında kimler tarafından yerine getirileceğini belirler.

Halen 2017 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle yürürlüğe konulan ve başka hiçbir demokratik ülkede benzeri bulunmayan, erkler arası denge ve denetim mekanizmalarından yoksun bir alaturka başkanlık sisteminin uygulandığı bir dönemden geçiyoruz. Bu bir fetret dönemidir. “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak adlandırdıkları bu sistemin kaldırılması ve yeniden parlamenter sisteme dönüş için gerekli anayasa değişikliğini yapacak bir parlamento aritmetiğinin ortaya çıkması, önümüzdeki seçimlerden beklenen en önemli sonuçtur.

DEMOKRASİYE İNANÇSIZLIK

Çok şükür, henüz seçimlerle gelecek yeni iktidarın önceki iktidar tarafından belirlendiği, bu anlamda memleketin yeni iktidara “teslim” edildiği bir döneme gelmedik. Aslında iktidar değişikliğine karar verecek olan, halkın verdiği oylarda ifadesini bulan milli iradedir. Dolayısıyla iktidarı yeni bir partiye veya partilere “teslim” edecek olan halktır. O zaman geldiğinde hiç kimse, hiçbir güç, milli iradenin gerçekleşmesini engelleyemez. Serbest seçimlerde ifadesini bulan demokratik yarış, kazanmak kadar kaybetmesini de bilmeyi gerektirir. Ülkeyi yalnız kendilerinin yönetebileceğini düşünmek, demokratik rejime inançsızlık ifadesidir.

Soyadını 1921’de Batı Cephesi komutanı olarak kazandığı I ve II. İnönü zaferlerinden alan, Cumhuriyet döneminde başvekil / başbakan olarak 10 hükümet kuran, Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra en uzun süre cumhurbaşkanlığı yapan İsmet İnönü’nün, genel başkanı olduğu CHP’nin kaybettiği, Atatürk’ün 2. başvekili Celâl Bayar ve arkadaşlarının kurduğu DP’nin “ak devrim” niteliğinde bir seçimle iktidara geldiği 14 Mayıs 1950 seçimi için “En büyük yenilgim, en büyük zaferimdir” dediğini hatırlamakta yarar var.(2)

Çünkü o gün, kendisinin cumhurbaşkanı olarak beş yıl önce 19 Mayıs 1945 Gençlik ve Spor Bayramı töreninde yaptığı konuşma(3) ile Türkiye’de geçiş işaretini verdiği çok partili demokratik rejim kazanmıştı. Örnek alınacak davranış budur.
__________________________
(1) “Erdoğan ‘uçak saltanatı’na sahip çıktı”, Cumhuriyet, 9 Temmuz 2021, s.5.
(2) Şerafettin Turan, İsmet İnönü: Yaşamı, Dönemi ve Kişiliği, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 2000, s.305.
(3) Haz. İlhan Turan, İsmet İnönü: Konuşma, Demeç, Makale ve Söyleşiler 1944-1950, TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları, Ankara, 2003, s. 30-32.

DİL DERNEĞİ 14. OLAĞAN GENEL KURULU

DİL DERNEĞİ 14. OLAĞAN GENEL KURULU
22 Nisan 1987’de kurulan derneğimiz, bu yıl 27. yaşını kutladı. Bu 27 yıl pek de kolay geçmedi. Çünkü gönüllü birliktelikle yaşamak ve yaşatmak kolay değil. Buna karşın ne amacımızdan ne direnişten ödün verdik. Derneği kurarken Onursal Başkanımız Şerafettin Turan “Tek başıma bile kalsam Atatürk’ün kurumunun amacını sürdürmek için savaşım içinde olacağım” demişti. Aziz Nesin’in “Aydınlar olarak bu derneği kurmak ve yaşatmak, namus borcumuzdur” sözleri de hâlâ kulaklarımızdadır. Kurucu üyelerimizin çoğunu yitirdik. Atatürk’ten ve onun gibi yürekli devrimcilerden aldığımız bayrağı eğip bükmeden taşıyoruz. Dik duruşumuzu sürdürerek 14. Genel Kurula eriştik.Derneğimizin 14. Olağan Genel Kurulunun ilk toplantısını, 12 Eylül 2014 Cuma günü saat 11.00’de Dil Derneği’nde yapacağız. Bu toplantıda çoğunluk sağlanamazsa 2. toplanmamız, 27 Eylül 2014 Cumartesi günü olacaktır. 27 Eylül 2014’te,
Türk Hukuk Kurumu
(Adakale Sok. No. 28. Yenişehir) salonundaki genel kurulumuz, saat 10.30’da başlayacaktır. Kurultaya bütün üyelerimizin, özellikle Ankara ve Ankara’ya yakın yaşayan üyelerin katılımını bekliyoruz.Değerli üyelerimiz, içinde bulunduğumuz bu dönemde bu kurultayda kimi yaşamsal sorunlarımıza ortak akılla çözüm üretmek zorundayız. Bu nedenle 27 Eylül 2014 Cumartesi günü, belirtilen saat ve adreste birlikte olmamız da yaşamsal önem taşımaktadır.=========================

Dostlar,
Dilseverler…

Duyurur ve çağırırız…

Sevgi ve saygı ile.
27 Eylül 2014, Yozgat

Dr. Ahmet SALTIK
Dil Derneği Üyesi
www.ahmetsaltik.net