Suudi’de olanlar 3. dönem sancısı

Suudi’de olanlar 3. dönem sancısı

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)

SUUDİ Arabistan’daki ayak sesleri aslında Kral Selman bin Abdülaziz’in veliahdını belirlemesiyle başladı.

Alışılagelen yöntemle yeğeni Muhammed bin Nayif’i tahtın yeni vârisi ilan etmesi beklenen Kral, oğlu Muhammed bin Selman’ı veliaht olarak açıkladı.

Böylece iki nesildir süregelen “kardeşten kardeşe tahtın el değiştirdiği”yöntem son buldu, “babadan oğula” sistemine geçildi.

Haziranda yeni veliaht açıklanandan bu yana da Suudi Arabistan’da değişime tanıklık ediliyor.

Önce kadın haklarında önemli bir adım atıldı, otomobil kullanmalarına izin verildi.

Ardından da ülkenin “2030 vizyonu” adı altında yeni yol haritası çizildi; istikrarsız bir yön çizen petrole dayalı ekonomi yerine, yenilenebilir enerjiye dönmeye karar verildi.

Veliaht Prens Bin Selman da geçen ay yenilenebilir enerjiye dayalı NEOM adını verdiği 500 milyar dolarlık dev enerji projesini açıkladı.

Bunu yaparken sosyal hayat ve teröre ilişkin de önemli mesajlar sıraladı.

TERÖRDEN TEHLİKELİ

Asıl vurgu yaptığı alan ise “Teröristten çok daha tehlikeli” diye nitelediği “yolsuzluk ve devlet kaynaklarını çalanlara” karşı mücadeleyi başlattığını duyurmasıydı.

Hafta sonu da beklenen oldu… Suudi Arabistan üzerine çalışmalarıyla tanınan Dr. Esra Tüylüoğlu, “yaşananların saray darbesi olarak okunmaması” gerektiğini söyledi.

“Havadan para kazanmak için kraldan çok kralcılık yapanların devrinin kapanmasının yarattığı gelişme” dedi.

Suudi Arabistan’da olanları ise “Kurucu Kral Abdülaziz’in ardından oğullar tahta gelmişti, şimdi üçüncü nesil torunlara devrediyorlar; bunlar da 3. nesil torun dönemi sancısı” deyip ekledi:

“Ülkede kurucu Kral soyundan gelip kendisini kraldan daha kralcı hisseden 7 bin kişi var. Veliaht Prens bu kadar çok yetkili istemiyor. 100 bin dolarlık çantayı koluna takıp gezen prensesler de istemiyor.”

Sebepsiz zenginleşenlerin uyarıldığını, ancak kaynağı belirsiz, ülke varlıklarıyla zenginleşen kişilerin buna aldırmadığını da anımsattı.

Bugün bu kişilerin yolsuzluk ve rüşvet kapsamında tutuklandıklarını belirtti.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın halkından, bölge ülkelerinden ve Batı’dan ciddi destek bulduğunu da söyledi.

TERÖR KONSEPTİ

Bin Selman’ın bir süre önce dile getirdiği “ılımlı İslam ve terörle mücadelede yeni konsept” söylemlerini de anımsattım.

Dr. Tüylüoğlu, “Ilımlıdan kastı sıhhi anlamındaydı; yani Peygamber dönemindeki gibi Yahudi komşusuna da yemek veren İslam’dan söz ediyor” açıklaması getirdi.

Dine dayalı aşırı terör örgütlerini finanse edenlere de ülkede izin vermeyeceğini belirtti.

Tutuklu 11 prens ve şu an görevde 4 bakan ile 38 eski bakan, komutanlar, işadamları tutuklamalarının da rüşvet, yolsuzluktan kaynaklı olduğunun altını bir daha çizdi.

Yakın geçmişte Suudi Arabistan’ın önemli isimlerinden biriyle Ankara’da “yazılmamak” üzere yaptığımız sohbette de benzer cümleleri işitmiştim.

“Suudi Arabistan’ın teröre destek verdiğini bundan böyle kimse söyleyemeyecek, yeni döneme geçtik” demişti.

Anlaşılan o ki Suudi Arabistan’daki değişim Arap Baharı sonrası bölgede yeni bir dönemin kapısını da aralayacak.
===========================================
Dostlar,

Suudi Arabistan çağdışı bir krallıktır..
Suud ailesi bir karabulut gibi bu ülke halkının boynuna binmiştir..
Metrelerce yükseklikteki saray duvarlarının gerisinde her türlü “pislik” olağandır..
Fuhuştan uyuşturucuya, alkolden ölçüsüz zevk-ü sefaya dek..
Bu surların dışında ise halka zulüm ve şeriat baskısı vardır..
Zorla namaz kıldırmak, oruç tutturmak, kadını çarşafa sokup yaşamdan dışlamak..

  • Ve İslam’ın vahşi – ilkel – akıl ve Kuran dışı vehhabi yorumu..

Bölgede emperyalizmin acımasız ve çok güçlü silahlı bekçisi..
Ülkenin petrolünü ABD’ye peş keş çeken çokuluslu – ABD güdümlü ARAMCO şirketi..
Saymakla bitmez..
Dileriz, 21. yy. dünyasına,, uygarlığına yakışmayan bu çağdışı rejim artık tasfiye edilsin..
Tarihin diyalektiği işte böyle birşey…
Koşulları oluştuğunda devrim – karşıdevrim ikilisi kaçınılmaz biçimde bir yeni bireşime (senteze )varıyor..

Mustafa Kemal Paşa da bu kadim gerçekliği vurucu biçimde dile getirmemiş miydi??
“Medeniyet öyle kuvvetli bir ateştir ki ona kayıtsız kalanları yakar mahveder.”

Sevgi ve saygı ile. 08 Kasım 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com