PROF. DR. D. ALİ ERCAN : AÇIKLAMA

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

 

Değerli arkadaşlar,

Ben Siyasetçi değilim.
Hiçbir Partiyi tutmuyorum.
Doğa bilimci bir düşünür olarak, gördüğüm nesnel (ölçülebilir) gerçekleri paylaşıyorum,
o kadar…
Gerçeklerin birçok insanı rahatsız edeceğini de bilerek.

Türkiye’nin son 70 yıllık siyasal yaşamı (kısa ömürlü 1-2 istisna dışında) CHP’nin seçimlerde %20-30 bandında kaldığını gösteriyorsa, bu durum “Genel Başkanlardan ve Parti Programından bağımsız” bir gerçekliktir…

Beni derinden üzen, mutlaka partiler üstü, siyaset üstü tutulması gereken büyük Önderin,
Laik T.C. Devletinin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk‘ün, CHP aracılığı ile “zımnen” (AS: Örtük olarak) seçimlere sokulması ve her kezinde sandıklardan “yenik” çıkarılmasıdır. 😒

Bu nedenle, Mustafa Kemal‘in kurduğu Devletin temel ilkelerini simgeleyenAltı Ok simgesinin ve “CHP” adının kullanılmasına karşıyım. Keşke bu sorun 1946’da halledilse ve
“Altı Ok” TBMM simgesi olarak tarihe geçseydi…

CHP gibi “bütüncül mantıkla” yani, Üniter Ulus-Devlet içinde (imtiyazsız sınıfsız)
tüm toplumu kucaklamak iddiasıyla kurgulanmış bir Partinin, çok Partili Demokratik Sistemde kolay kolay tek başına iktidar olamayacağı öngörülebilmeliydi.

Nitekim CHP karşı-tezini kendi içinden çıkarmış, DP daha ilk serbest seçimde CHP’ni sandığa gömmüştü. (AS: 14 Mayıs 1950 seçimi)

Sevgilerimle. æ (01 Temmuz 2018)
==============================================
Dostlar,

Bilge İnsan Prof. Dr. D. Ali Ercan’a
Şükran Yazısı

Bu site yazarları, Sn. Prof. Dr. D. Ali Ercan’ı çok iyi tanırlar. Sitemize katkısı çoktur.
Kara Harp Okulunu bitirdikten ve yüzbaşı rütbesine dek geldikten sonra sivil – bilimsel yaşamı seçmiş ve Almanya’nın seçkin üniversitelerinde kendi seçimiyle temel bilim olarak “Fizik” okumuş, ardından Nükleer Fizik alanında uzmanlaşarak Doktora yapmış bir bilim insanıdır.

Yurda dönüşünde Kars Kafkas Üniversitesinde rektör yardımcılığı yapmış, Tıp Fakültesinde Biyofizik dersleri vermiş, Savunma Sanayisi Müsteşarlığı görevine atanmıştır.

Katıksız ama bilimsel akılcılığın süzgecinden imbiklenerek damıtılmış bir Kemalist / Atatürkçüdür. Biz 2004-2006 dönemi ADD Genel Başkan Yardımcılığı görevimizi, Jandarma Genel Komutanlığından emekli Org. Şener Eruygur Paşa’nın takımında (Harbiye’den sınıf arkadaşı) seçimleri kazanan kişi olarak kendisine devretmiştik. Sonraki yıllarda ADD Bilim Danışma Kurulunda birlikte çalışma olanağı bulmuş, birlikte raporlar hazırlamış, ortak konferans ve panellere katılma şansı elde etmiştik.

Sayın Ercan’ı bu süreçlerde daha da yakından tanıma ve “dostu” olma onuruna eriştik.sanırız

Yaşı 80’e yaklaşan ve kimi sağlık sorunları haliyle olan bu bilge kişiden çok ama çok yararlanmak gerek. Facebook sitesinde her gün özlü, kısa, düşündürücü, sorgulayan iletiler paylaşıyor. Sokratik yöntemi izliyor, soru sorarak düşündürtmeye ve çözümlerini insanların kendilerinin üretmesine çabalıyor.. En etkili, kalıcı iletişim – öğretim yöntemini yani..

  • Empozisyon, telkin, koşullandırma, baskı, korkutma… ilkelliği yok Ercan hocamızda.

Matematiği günlük yaşam sorunlarında ustalıkla kullanıyor.

Matematiksel Düşünme O’nun için vazgeçilmez bir yaşam biçimi.
Keşke bu konuda yalın bir rehber kitap yazsa..

Matematiksel DüşünmeSaygın Prof. Dr. Cemal Yıldırım denli başarılı olacağından kuşku yok..
*****
Ercan hoca bir siyaset bilimci değil kendi anlatımıyla da..

Biz, Tıbbiye’ye ek olarak Ankara Üniv. SBF – Mülkiye Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünü de bitirdik. Ancak itiraf edelim ki, O’nun siyaset bilimi alanında sergilediği matematiksel modellemeleri kıskançlıkla izliyor ve çok şey öğreniyoruz. Üstelik Hacettepe Tıp’ta ilk yılda 2 yarıyıl Yüksek Matematik eğitimi almış ve zaman zaman matematiği güncel sorunları çözmede kullanan birisi olarak.. Bu bölümlerde mutlaka yüksek matematik dersleri konmalı.

Bir kez daha görüyoruz ki evrenin dili Matematik!

Bir kez daha anlıyoruz ki, Mustafa Kemal Paşa‘nın çok büyük isabetle vurguladığı üzere;

  • Yaşamda BİLİMSEL AKILCILIK DIŞINDA YOL GÖSTERİCİ YOK!

Okul öncesi eğitimden başlayarak, aile içinde de her-ke-se temel – hatta ileri matematik eğitimi verilmeli. Ancak temel koşul; yaşamın sorunlarını çözmede nasıl kullanılacağını somutlayarak.

Çin tam da bu yolu izliyor.. Bambaşka bir Matematik dünyası geliştirdiğini duyuyoruz.
Bu eğitim üzerinden insanların soyutlama yeteneği, hayal kurma yeteneği de ateşleniyor.

An geliyor, uzayda hatta yaşamda kimi sorunların çözümünde Matematik bitiyor!
Endüstri 4, Robotik çağ, yapay zeka, nano-teknoloji, kuantum teknolojisi bambaşka yeni ve ileri matematik teknikler ve modellemeler gerektiriyor.

Ancak unutulmasın ki, günümüz uygarlığını başlıca Matematiğe borçluyuz!

Geçtiğimiz hafta ABD’de dünyanın en hızlı bilgisayar işlemcisinin üretildiğini okuduk.
Sıkı durun; saniyede 200 trilyon işlem yapabiliyor bu mikro işlemci! Gerçekte artık “mikro” değil nano hatta piko işlemci demek gerekiyor.. Çeyrek yy öncesinin milyonda 1’ine dek küçültülmüş teknoloji. 2. Büyük Paylaşım Savaşı yıllarında ABD ordusunun gereksinimi için yapılan ilk bilgisayar ENIAC, koca bir salonu dolduruyordu ve günümüz cep telefonu bilgisayarlarının milyarda 1’i yeteneğinde bile değildi.. Ve “fukara” ENIAC, çalışırken çooook ısınmış ve yanmıştı! Günümüz akıllı cep telefonlarında piko teknoloji ile sığdırılan 8 işlemci yerine göre seri ya da paralel bağlantılı olarak 2 GHz dolayında muazzam bir hızla çalışıyor; “quad-core” akıllı telefonlar..

  • Artık nano-piko malzemede boşluk yok; atomlar birbirine değiyor!
  • Nicelik olarak sınıra dayanıldı, niteliksel sıçrama gerekiyor; quantum teknolojisi..

Peki Türkiye nelerle uğraşıyor??

İyi güzel de, bu dünyanın en hızlısı süper hızlı bilgisayar, kendisine programlanan / öğretilen matematik işlemleri yapacak. Dolayısıyla yeni çağın yepyeni sorunlarına ve uzaybilimlerine dönük araştırmalarda, genetikte, farmakolojide, kanser tanı ve sağaltımında… matematik yetmezliğine bağlı bir duraksama dönemine girilmek istenmiyorsa, yeni kuşak (post-modern!) matematik teknikler geliştirilmesi gerek..

Bilim Sanayi Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK, TÜBA ve üniversiteler bu yaşamsal sorunsalın ne ölçüde ayırdında acaba?? Bizi bağışlayın, bu yazıda kullandığımız teknik terimlerin kaçından haberli ortalama üniversite bitirenimiz (mezunumuz) ??

Somutlayalım                              :

CHP’nin elinde ya da yararlanabileceği bir süper bilgisayar olsaydı;
uygun yazılım ile 24 Haziran 2018 kritik seçimlerinin farklı senaryolarla politik-matematik modellemesi (simülasyonu : benzeşimi) yapılabilse idi..
Bu opsiyonlara dayalı politika seçenekleri geliştirilebilseydi..

Tabii bir de mekanik ve dijital seçim hilelerini önlemenin yolu bulunabilseydi;
Türkiye 24 Haziran 2018 sonrası kaotik cehenneme sürüklenmemiş olabilir miydi??

O nedenle, 1 haftadır sitemiz webinde çığlık atıyoruz :

  • Türkiye bu “lanetli parantezi” de kıracak. Tarihin tekerleği asla geri döndürülemeyecek!
    Mart 2019’da yerel seçim var öne çekilmezse.
  • CHP bu süreçte öncü – motor olmak zorunda.. Hızla toparlanmalı ve silkinmeli, iç çekişmeleri bırakıp, içerideki Truva atlarını tasfiye ederek.. 
  • “6 Ok” un büyülü rotasına girin, orada toplanalım yeniden! Anlaşıldı mı, TAMAM mı!?
  • Her şey Türkiye için, insanımız için – insanlık için ve yolumuz AYDINLIK!

  • KURTULUŞ KATIKSIZ “6 OK” !

Çünkü “6 Ok” programı akla ve bilime dayalı, dinamik, kendini yenileyebilen ve kendini çoğaltabilen, sınanmış ve bir mucize yaratmış, dünyaya örnek olmuş, halen Çin’in örnek aldığı.. bir reçete Türkiye ve insanlık için..

Türkiye’nin bu muazzam hazinesini – gücünü yeniden keşfetmesi ve sarılması gerek.

Birilerini vurmak “kurtuluş” değil.. Hele kurtuluşun “birilerini vurmak” olmadığı biliniyorsa..

Son söz :

  • Mustafa Kemal Paşa‘ya,
  • Sonsuza dek payidar kalacağı kesin olan eşsiz yapıtı Türkiye Cumhuriyeti’ne ve
  • onun seçkin aydınlanma savaşçılarından Prof. Dr. D. Ali Ercan‘a selam olsun, aşk olsun!

Sevgi ve saygı ile. 01 Temmuz 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Savaş sırasında savaş uçağı siparişi!

Savaş sırasında savaş uçağı siparişi!

portresi

Bülent ESİNOĞLU
bulentesinoglu@gmail.com  

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

  • Öncelikle Cumhuriyetçilerin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını kutlarım.

Türkiye, daha doğrusu AKP iktidarı, 2018 yılında ilk teslimatını alacağı F-35’ler için 2. parti sipariş verme kararı aldı. 2. sipariş F-35 uçakları, Türkiye’ye 2021-22’de teslim edilecek.

Şimdi biri Osmanlı tarihinden öbürü yakın tarihten 2 örnek verelim :

İngiltere Osmanlıyı parçalamaya karar vermiş. Osmanlı kendisini savunmak üzere İngiltere’ye iki savaş gemisi siparişi vermişti. Parasını ödediği halde, İngilizler, gemileri Osmanlıya teslim etmemişlerdi. Reşadiye ve Osmanlı Zırhlılarını Osmanlıya teslim etmediler.

İkinci örnek bizim dışımızdan. Ruslar Fransa’ya iki savaş gemisi sipariş etmişlerdi. Rusya parasını ödediği halde, gemilerin de yapımı bitmiş olmasına karşın Ruslara teslim etmediler.

Birinci örnekte neden; zaten Osmanlıyı parçalamaya karar vermişlerdi. 2. örnekte de, Batı Rusya’ya karşı topyekûn soğuk savaş ilan etmişti.

Tunç kanun; savaşa hazırlık, barış döneminde yapılır.

Dönelim bizim Amerika’ya 2. parti F-35 Savaş Uçağı siparişimize…

F-35 savaş uçaklarını biz kime karşı kullanmak üzere satın alıyoruz?

Yanıtı biliyorsunuz. Bizi parçalamaya karar vermiş ülkelere karşı kullanacağız.

2022’de uçakları ABD teslim eder mi, yoksa o uçakları bize karşı mı kullanır bilmem, ama sipariş verenlerin, strateji, tarih ve savaş bilgilerinin yetersiz olduğu kesin.

Çinlilerden alınacak hava savunma sistemleri ihalesini, Çinlileri dört yıl oyaladıktan sonra kim iptal etmişti? Üstelik adamlar bize türbin ve yakıt teknolojisi vermeyi vaat ediyorlardı.

  1. Abdülhamit ordudan korkusundan, 33 yıl boyunca, orduyu modernize etmemiş, savaş ve teknoloji yeteneği kalmayan Osmanlı, on yıl içinde topraklarının yarısı yitirmişti. Şimdi Abdülhamitçiler çıkmış, İttihatçıları suçluyor, 33 yılı harcayan Abdülhamit’i kutsuyorlar.

Tıpkı II. Abdülhamit gibi, 15 yıldır iktidarda Orduya yapmadıklarını bırakmayan bu iktidarın, şimdi tek yapacağı iş ABD’ye savaş uçağı sipariş etmek oluyor.

Hani yerli savaş uçağımız olacaktı?

Eğer kaygımız vatansa, şimdilik bunları bir yana bırakıp ne yapılabiliriz, onu düşünmeliyiz.
Bir yandan yeli üretime hız verirken, öbür yandan kimi fabrikalarımızı silah üretecek duruma dönüştürmeliyiz.

ABD dışındaki ülkelerden teknoloji satın alıp o teknolojiler üzerinden yeni savaş teçhizatları (AS: donanımı) üretmeliyiz.

Hızla yeni ittifaklar yaparken, savaş teçhizatları alımı yoluna gidilmelidir. Çin, Rusya ve Hindistan ile bu konuda işbirliği yapmalıyız.

İlk kalemde akla gelenler bunlardır. Ancak esas olan iradedir. “Üreteceğim!” demek gerekir.
Ve üretimin gereğini yapmak gerekir. (29.10.2016)

============================================

Teşekkürler değerli dostumuz Bülent Esinoğlu..

Savunma Sanayisi Müsteşarlığı‘nın kritik işlevleri olduğunu görüyoruz bir kez daha..
Batı emperyalizmi ile karşı karşıya gelince, ambargonun da ayak seslerini duyuyoruz.
Batı emperyalizmi ile “STRATEJİK MÜTTEFİK”cilik oynamanın sonuna gelinmiştir.

1952’de NATO’YA kabulümüz ile başlayan maskeli balo, 21. yy’ın şafağında, 2016’larda,
IRAK-SURİYE-GÜNEYDOĞU TÜRKİYE’de SON TANGO ile gerçekle yüzleşmekte.

Üstelik Batı emperyalizminin kurdurup iktidar eylediği, özel misyonlar yüklediği, 15 yıldır tee tepe kullandığı bir siyasal iktidar döneminde!.

İşte bu “real politik” dedikleridir ve bir halkın – devletin BEKA REFLEKSİDİR!
Meşru savunma tepkisidir, yaşama içgüdüsüdür, “raison d’etat” dır (devlet aklı).
Her-kesi ama her-kesi terbiye edip hizaya sokar..
Bu, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kadim birikiminin, direnişinin utkusudur..

Dileriz AKP kadroları ve Erdoğan, gerekli ve zorunlu tarihsel – diyalektik çıkarımları artık  bu son dönemeçte yapar ve Cumhuriyetin temel değerleriyle sonuçsuz kavgayı sonlandırarak yeminlerine sadık, ahde vefalı, dürüst olurlar. Bunda hepimiz için “mutlak hayır” vardır..

Cumhuriyet karşıtlarına çağrımızdır; daha iyi başkaca bir çözüm 21. yy’da yok-tur!

80 milyona DOSTLUKLA kollarımızı ve gönlümüzü açıyoruz..

En büyük bayramımız kutlu ve mutlu olsun!
YAŞASIN ATATÜRK – TÜRKİYE CUMHURİYETİMİZ!

Sevgi ve saygı ile.
29 Ekim 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

2 Lambadan Hangisini Seçelim ??

2 Lambadan Hangisini Seçelim ??

portresi, Gülümseyen

 

Prof. Dr. D. Ali ERCAN

Değerli arkadaşlar,

Yaz Saatini bütün yıl devam ettirmenin akıl almaz saçmalığını anlamayanlara meseleyi daha anlaşılır kılmak için bir yol modeli yaptım.

Yol aydınlatmasında 2 lambadan birini tercih etmek durumunda kalsanız tam ortada olmasa bile elbette kendi bölgenizde olanı dışarıdaki bir lambaya tercih ederdiniz, değil mi?.

Peki nasıl oluyor da güya “Gün ışığından azami yararlanmak ve Enerjiden tasarruf etmek” amacıyla Türkiye saati UTC+2 yerine UTC+3 e kaydırılıyor ?

Umarım bu yanlıştan bir an önce geri dönülür….
Aksi takdirde Türkiye’nin kaybı, hayali yarardan daha büyük olacaktır. æ
______________.
Not : Ortalama 39 uncu enlemde bulunan Anadolu’da yılın en uzun günü yerel meridyen hesabıyla 21 Haziranda 04.38-19.22 arası 14 saat 44 dakika sürüyor. En kısa gün 21 Aralıkta 07.22-16.38 arası 9 saat 16 dakika sürüyor.
Bu durumda en rasyonel (akılcı) çözüm,
* Türkiye saatini yine eskisi gibi UTC+2 saat diliminde bırakmak;
* Yaz (Nisan-Eylül) aylarında mesai süresini 9 saat, Kış (Ekim-Mart) aylarında 7 saat yapmaktır. æ

====================================

Dostlar,

Sayın Prof. Dr. D. Ali Ercan‘ı bu site okurları iyi tanırlar..
Nükleer Fizik uzmanıdır, eğitimini Almanya’da yapmıştır..
Savunma Sanayisi Müsteşarlığı görevini üstlenmiş, ADD Genel Başkan yardımcılığı yapmıştır (biz görevimizi kendilerine devretmiştik Haziran 2006’da)..

Sayın Ercan’ın bu bağlamda bir yazısını daha sitemizde yayımlamıştık :

ARAPLAŞMAKTA GELİNEN SON NOKTA…
TÜRKİYE SAATİ MEKKE SAATİNE UYDURULDU !!!

Ona da (tıklayarak) göz atılması yerinde olur..

AKP iktidarının bu bilim dışı ve ülkemizin yararına olmayan düzenlemesini geri çekmesini bir kez daha diliyoruz.. Geç kalmadan, 29 Ekim’den önce..

Sevgi ve saygı ile.
22 Eylül 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Prof. Dr. D. Ali ERCAN : BİLİM ve AKIL ÜZERİNE

Bilim ve Akıl üzerine


Dostlar
,

Sayın Prof. Dr. D. Ali Ercan hocamızın çok değerli bir makalesi bize kendisi tarafından
pdf olarak ulaştırıldı.

Ali hocamız bu özlü yazısında “Bilim ve Akıl” bağlamını işlemekte..
(ADD Bilim Kurulu Başkanı olarak, ADD Dergisinde birkaç ay önce yayımlamıştı.)

Bilindiği gibi bizim web sitemizin de “ana pusulası” BİLİMSEL AKICILIK’tır!

Bu değerli makaleyi okumak için lütfen tıklar mısınız??

BİLİMİN MUM IŞIĞI-1

*****

Sayın Prof. Ercan, bu iletisinde 3 makalesini daha pdf olarak eklemiş.
Bu makalelere daha önce sitemizde yer vermekle birlikte, 4 yazının birlikte olması bakımından, söz konusu öbür 3 makalenin erişkeleri de (link) aşağıdadır :

Türkiyede depremler.æ –

75 yıllık gelişim.æ

Türkiye’nin ekonomik durumu.æ

*****

Bu site okurlarının çok iyi tanıdığı gibi, Prof. Ercan çok geniş ilgi alanı ve derinliği olan
gerçek bir Cumhuriyet aydınıdır.. Sitemize yazdığı çok sayıda değerli yazı ile güç katmıştır.
Kendisine teşekkür borçluyuz.. Tanıdığımız en zeki insanlardandır, iyi bir satranç ustasıdır.

Sayın Ercan, Yüzbaşı rütbesinde iken kendi isteğiyle TSK’dan ayrılarak sivil yaşama geçmiş ve Almanya’da Fizik eğitimi almıştır (Köln Üniv.). Uzun yıllar bu ülkede çalışarak Nükleer Fizik Doçentliğine yükselmiştir. Memleketi olan Kars Kafkas Üniversitesinde Profesör ve
rektör yardımcısı olarak görev almıştır.

Savunma Sanayisi Müsteşarlığı (Korgeneralliğe denk) gibi önemli ve kritik bir görevde bulunmuş ve emekli olmuştur. Halen Ankara’da yaşamaktadır ve ADD Bilim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmektedir. 2004-2006 dönemi ADD Genel Başkan Yardımcılığı görevimizi
biz kendisine devretmiştik 2006-2008 dönemi için. ADD Bilim Kurulunda da 2012-2014 döneminde kendilerinin başkanlığında Kurulun Yazmanı olarak görev almıştık.

Çok sayıda açıkoturumda, bilimsel programda ADD veya başkaca kurumlar adına AYDINLANMA ve ATATÜRK etkinliklerinde O’nunla birlikte olma keyfini yaşadık

Kendisinden çook şeyler öğrendik ve daha da öğreneceğiz.

Her şeyden önce “Matematiksel düşünme” yi…  ve Matematik yöntemleri günlük yaşam sorunlarının ussal (akılcı) ve nesnel çözümünde kullanmayı..

Sayın Prof. Ercan’ın dostu olma onuruna eriştik..  (umarız..)

Yazılarının mutlaka okunması, okutulması ve arşivlenmesi dileğiyle..

Facebook’taki sitesi de izlenmeli :

– https://www.facebook.com/ali.ercan.982?fref=ts

Oradaki fotoğrafı aşağıdaki gibi..

Ali Ercan

Sevgili Ali Ercan hocamıza sağlıklı, üretken, onurlu nice yıllar diliyoruz.

Sevgi ve saygı ile.
05.09.2015, Datça


Dr. Ahmet SALTIK

www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com