Erdal ATABEK : Uygarlarla barbarların savaşı…

Erdal Atabek
m
Cumhuriyet, 20.02.2017

Uygarlarla barbarların savaşı…

Roma uygarlığını barbarlar yıkmıştır. Kuzeyden gelmişlerdi. Hiçbir kuralları yoktu.
Barbarlar yağmacı kavimlerdir. Elde etmek istediklerini şiddet yoluyla alırlar.
Baskın yaparlar. Vururlar. Öldürürler. Alırlar. Yakıp yıktıklarına dönüp bakmazlar.
Yakıp yıktıklarının ne olduğunu bilmezler, bilseler de aldırmazlar.
Güçleri, yandaşlarına sağladıkları çıkarlar, karşıtlarına saldıkları korkulardır.
Ülkemin gidişine bakıyorum. Uygarlarla barbarların savaşını görüyor gibiyim.
Barbarların kural tanımazlığı. Barbarların öfkeli saldırısı. Barbarların korku salışı.
Dökülen kanlar, çaresiz insan çığlıkları. Bir Guernica sahnesi gibi.
Roma uygarlığını barbarlar yıktı. Ama barbarlardan geriye hiçbir şey kalmadı.
Roma uygarlığının insanlığa kattıkları ise bugün bile yaşıyor.
Roma hukuku bugün ders olarak okutuluyor. Romalıların yaptıkları yollar, su kemerleri.
Uygarlığın kalıntıları bile İtalya’nın tarihi. Savaşları barbarlar kazansa da,
İnsanlık tarihi uygarların tarihidir. Ama, savaşları hep barbarlar mı kazanır?
***
Hitler, döneminin büyük barbarı idi.
1940 yılında savaşı kazanıyordu. Paris’e girmişti. Ne oldu?
Bugün Hitler, Almanya’nın utancıdır. Mussolini, Franco, Salazar, Pinochet
Barbarların önde gelenleri. Bugün ülkelerinin utancıdır.
Ama ‘bugün’İktidar dönemlerinde esip gürlüyorlardı.
Astıkları astık, kestikleri kestikti. 
Victor Hara. Şili’nin büyük şarkıcısı. Şili’nin barbarı ellerini kestirdi ve söyletti:
‘Şimdi şarkılarını çal bakalım.’  Victor Hara’yı öldürdüler.
Şarkıları eskisinden daha güçlü söyleniyor. Victor Hara Şili’nin onurudur.
Pinochet 
Şili’nin utancı. Hitler Almanyası’nda barbarlık uygarlığı eziyordu.
Mussolini İtalyası barbarlığa faşizm diyordu.
Salazar’ın Portekiz’i. Pinochet Şili’si barbarlık dönemlerini yaşıyordu.
Ama sonra ne oldu? Uygarlar çok çile çekti ama uygarlık kazandı.
Ülkelerin yaşadığı barbarlık dönemleri vardır. Barbarlar ne zaman kazanır?
Uygarlar, kuralları var sandıkları zaman.
Uygarlar ‘kanunlar var’ sanırlar, ama barbarlar için yoktur.
Uygarlar ‘adalet’ ararlar, boşunadır, adalet yoktur.
Uygarlar için geçerli olanlar barbarlar için geçersizdir.
Barbar için hile, yalan, arkadan vurma, iftira, her şey vardır.
Yeter ki kazansın. Yeter ki gücünü kaybetmesin. Yeter ki çıkarını kollasın.
Ama ne güç onundur, ne kazanç onundur,ne de iktidar onundur.
Onun hiçbir şeyi yoktur. Barbarın gücü, uygarın korkusu kadardır.
Barbarın iktidarı, uygarın kendi gücünü bilmemesidir.
Uygar, yarın değil, bugün kazanmalıdır. HAYIR diyeceksin.
Bu ülkedeki barbarlığı yeneceksin. GÜÇ SENDE,
Barbara HAYIR de. HAYIR.
===================================
Dostlar,

Ulusumuzun sağduyusuna güveniyoruz..
“Bu kadar da olmaz!” diyeceklerdir 16 Nisan 2017 günü..
Ülkemizin tüm tapusunu tek adama bağsız – koşulsuz teslim etmeyecektir.
Üstelik o tek adam ve partisi 14+ yılda ülkemizi maddi – manevi harap etmiştir.
Yalnızca günümüz değil, gelecek onyılların kaynakları da hovarda projelerle
yandaş şirketlere, onların çocuklarına – torunlarına ipotek edilmiştir.
TBMM’nin yaptığı bir araştırmada, 1923’ten bu yana değişik hükümet dönemleri ile karşılaştırıldığında, en yüksek işsizlik (%10,1) ve en düşük büyüme hızı (%4,58) AKP döneminde yaşanmıştır.

AKP – RTE hükümetleri üstelik anormal derecede hızlı, gereksiz, yersiz, tehlikeli nüfus artış hızını sorumsuzca teşvik etmişlerdir. Anayasa’nın 41. maddesi ile 2827 sayılı Nüfus Planlaması Yasası’nı açıkça çiğnemişlerdir, çiğnemektedirler.

Bu ağır maddi – manevi yıkımın daha fazla uzamadan durdurulması zorunludur.
Ulusumuz, 16 Nisan 2017 günü AKP – RTE’ye KIRMIZI KART gösterecektir.

Sevgi ve saygı ile. 21 Şubat 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

MAHKEME DAHA NEYİ BEKLİYOR?


MAHKEME
DAHA NEYİ BEKLİYOR?

AYM’nin uzun tutukluluğu “hak ihlali” kabul eden kararı üzerine Mustafa Balbay’ın tahliyesi sonrası gözler Ergenekon Mahkemesi’ne çevrildi. Hemen her görüşten hukukçu, Balbay için verilen tahliye kararının bütün uzun tutuklular için uygulanması gerektiğinde hemfikir

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) uzun tutukluluğu “hak ihlali” kabul eden kararı üzerine CHP Milletvekili Mustafa Balbay’ın tahliyesi sonrası gözler Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne çevrildi. Hemen her görüşten hukukçu, Balbay için verilen tahliye kararının bütün uzun tutuklular için uygulanması gerektiğinde hemfikir.

Aralarında 2007-11 dönemi TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığı da yapmış Anayasa Profesörü Zafer Üskül gibi AKP’lilerin de bulunduğu
çok çeşitli kesimlerden hukukçular,

  • “Anayasa Mahkemesi’nin hükmü, uzun tutukluların tümünü kapsıyor. AYM’nin kararı, kişiye özgü değil ilkeseldir.” 

görüşünde ısrarcı. Ergenekon davasında tutukluluk süresi 6 yıla yaklaşan tutuklular bulunuyor.

Tutuklulukta azami süre 3 yıl

13. Ağır Ceza Mahkemesi, Mustafa Balbay ile ilgili verdiği kararın gerekçesinde yanlış yorum ile azami tutukluluk süresinin 5 yıl olduğu konusunda görüş bildirmişti.

Ancak Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ilke olarak tutuklulukta geçen azami sürelerin zorunluluk halinde yarısı kadar uzatılabileceğini benimsemişti. 102. maddede de

CMK md. 102    :

  • “Tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir. Uzatma süresi 3 yılı geçemez.” denilmiştir.

Böylece azami sürenin 1 yıl daha uzatılarak toplam 3 yılı geçemeyeceği belirtilmiştir. Nitekim, hiçbir ek sürenin asıl süreden fazla olamayacağı
temel ilkedir.

Tahliye edilmesi gereken adlar…

  • Oktay Yıldırım – 12 Haziran 2007’de tutuklandı.
    6 yıl 6 aydır tutuklu bulunuyor.
  • Mehmet Demirtaş – 12 Haziran 2007’de tutuklandı.
    6 yıl 6 aydır tutuklu bulunuyor.
  • Ergün Poyraz – 27 Temmuz 2007’de tutuklandı.
    6 yıl 5 aydır tutuklu bulunuyor.
  • Sevgi Erenerol – 22 Ocak 2008’de tutuklandı.
    5 yıl 11 aydır tutuklu bulunuyor.
  • Doğu Perinçek – 24 Mart 2008’de tutuklandı.
    5 yıl 9 aydır tutuklu bulunuyor.
  • Hikmet Çiçek – 29 Mart 2008’de tutuklandı.
    5 yıl 9 aydır tutuklu bulunuyor.
  • Tuncay Özkan 23 Eylül 2008’te tutuklandı.
    5 yıl 3 aydır tutuklu bulunuyor.
  • Hasan Atilla Uğur – 3 Temmuz 2008’de tutuklandı.
    5 yıl 5 aydır tutuklu bulunuyor.
  • Durmuş Ali Özoğul – 6 Temmuz 2008’de tutuklandı.
    5 yıl 5 aydır tutuklu bulunuyor.
  • Levent Göktaş – 7 Ocak 2009’da tutuklandı.
    4 yıl 11 aydır tutuklu bulunuyor.
  • Mustafa Dönmez – 12 Ocak 2009’da tutuklandı.
    4 yıl 11 aydır tutuklu bulunuyor.
  • Ataman Yıldırım – 7 Ocak 2009’da tutuklandı.
    4 yıl 11 aydır tutuklu bulunuyor.
  • Levent Ersöz – 17 Ocak 2009’da tutuklandı.
    4 yıl 11 aydır tutuklu bulunuyor.
  • Fatih Hilmioğlu – 13 Nisan 2009’da tutuklandı.
    4 yıl 8 aydır tutuklu bulunuyor.
  • Deniz Yıldırım – 9 Kasım 2009’da tutuklandı. 4 yıl 1 aydır tutuklu.
  • Serdar Öztürk – 7 Haziran 2009’de tutuklandı. 4 yıl 6 aydır tutuklu.
  • Dursun Çiçek – 30 Nisan 2010’da 3. kez tutuklandı.
    3 yıl 8 aydır cezaevinde.
  • Mehmet Bedri Gültekin – 22 Ağustos 2011’de tutuklandı.
    2 yıl 4 aydır tutuklu bulunuyor.
  • Erkan Önsel – 22 Ağustos 2011’de tutuklandı.
    2 yıl 4 aydır tutuklu bulunuyor.
  • Turhan Özlü – 22 Ağustos 2011’de tutuklandı. 2 yıl 4 aydır tutuklu.
  • Mehmet Eröz – 9 Eylül 2011’de tutuklandı. 2 yıl 3 aydır tutuklu.
  • Yalçın Küçük – 11 Ocak 2009’da tutuklandı. 12 gün sonra 23 Ocak 2009’da tahliye edildi. Odatv davasından tutuklandığı 7 Mart 2011’den beri cezaevinde bulunuyor.
  • Tuncer Kılınç – 12 Ağustos 2013’te tutuklandı. 4 aydır tutuklu.
  • Hasan Iğsız – 10 Ağustos 2011’de tutuklandı. 2 yıl 4 aydır tutuklu.
  • Alaettin Sevim – 25 Ağustos 2011’de tutuklandı. 2 yıl 4 aydır tutuklu.
  • Nusret Taşdeler – 27 Kasım 2012’de tutuklandı. 1 yıl 1 aydır tutuklu.
  • Hurşit Tolon – 7 Temmuz 2008’de tutuklandı. 7 ay sonra 6 Şubat 2009’da tahliye oldu. 10 Ocak 2012’de 2. kez tutuklandı. Cezaevinde geçirdiği süre
    2 yıl 6 ay.
  • İlker Başbuğ – 6 Ocak 2012’de tutuklandı. 1 yıl 11 aydır tutuklu.
  • Şener Eruygur – 7 Temmuz 2008’de tutuklandı. 2 ay sonra 21 Eylül 2008’de tahliye oldu. 11 Eylül 2013’te 2. kez tutuklandı.
  • Mehmet Ali Çelebi – 1 Temmuz 2008’de tutuklandı. 2 yıl 10 ay sonra
    20 Mayıs 2011’de tahliye oldu. 14 Ağustos’ta 2. kez tutuklandı.
    Cezaevinde geçirdiği süre 3 yıl 2 ay…************************

Dostlar,

Günümüz Kara Avrupa’sının hukukunun kökeni Roma Hukukudur.
İngiltere Roma Kilisesinden ayrılarak Anglosakson Kilisesi‘ni kurduğundan, İngiliz Hukukunun kaynağı gelenek olup “Common Law” olarak bilinir
Günümüzden neredeyse bin yıl önce bile Kralların – İmparatorların
tek başına idam cezası verme yetkileri giderek sınırlandırılmıştır.
(İngiltere, 1215, Magna Carta!(

Günümüz Türkiye’sinde ise masum insanlar cezaevinde ölsünler diye tasarlayarak – planlayarak yasa ve hukuk dışına çıkan uzun sürelerle
sözde yargılama süreçlerine zincirlenmektedirler.

6+ yıldır haklarında kesin hüküm verilmeyen masum sanıklar vardır.

Bir bölüm sanık ise “yaşam boyu hapis cezası” na çarptırılarak zindanda ölmeleri güvenceye alınmıştır.

Türk hukukunda sözde “idam / ölüm” cezası kaldırılmıştır;
fakat görüldüğü ve yaşandığı üzere fiilen – eylemli olarak (de facto!) uygulamadadır.

Bu kabul edilemez!

Hukuk kuralları soyut ve geneldir.
Kişiye ve duruma özgü yasal düzenleme yapılmaz.
Yasa – hukuk önünde herkes eşittir (Anayasa md. 10).

Dolayısıyla AYM’nin kararı ilkeseldir, “uzun” (yasal sınırları aşan) sürelerdir tutuklu olan tüm T.C. Yurttaşlarının, AY md. 153/son uyarınca hemen salıverilmeleri gerekmektedir :

AY md. 153/son :

  • “Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.”

Sevgi ve saygı ile.
14 Aralık 2013, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net