YİNE “ŞEHİR HASTANELERİ” HAKKINDA..

YİNE “ŞEHİR HASTANELERİ” HAKKINDA..

Prof. Dr. Siber GÖKSEL

ŞEHİR HASTANELERİ HAKKINDA AYLARDIR, TAA YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİNİN KALDIRILMASI KONUŞULMAYA BAŞLANDIĞINDAN BERİ YAZIYORUM.

GAZETELERİN KÖŞE YAZARLARINA, GAZETECİLERE, POLİTİKACILARA TELEFON ETTİM…

TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİNİN. NUMUNE HASTANESİNİN KAPATILIŞININ FELAKET OLACAĞINI DA YAZDIM. YİNE SÖZ EDEMEDİLER, YAZAMADILAR. KEZLERCE FACEBOOK’A YAZDIM DURDUM. KİMSE ORALI OLMADI.

  • YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİ GÖZYAŞLARI İÇİNDE KAPATILDI.

YİNE YAZDIM.. NUMUNE KALDIRILDI, YİNE YAZDIM. MEDYA. GAZETELER, KÖŞE YAZARLARI,. KİMSE İLGİLENMEDİ. BEN İYİ Kİ 2014 YILINDA TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİNİN TARİHİNİ YAZMIŞIM. HASTANE UÇTU GİTTİ. ŞEHİR HASTANESİNİN İÇİNDE BİRYERLERE YERLEŞTİ..

AKSAKLIKLAR HAKKINDA DUYUMLAR GELMEYE BAŞLADI.. TEK TESELLİM, “YÜKSEK İHTİSAS ÜNİVERSİTESİ” ADI ALTINDA REKTÖR PROF. DR. MUSTAFA PAC’IN BU İSMİ YAŞATMASI OLDU. UMARIM YÜKSEK İHTİSAS ÜNİVERSİTESİ BAŞARILI OLUR.

  • AMA BU HASTANENİN ANKARA’NIN MERKEZİNDEKİ YERİNDEN KALDIRILMASI ÖLÜME DAVETİYEDİR.

KAÇ HASTAYI 15-20 DAKİKA İLE 1 SAAT İÇİN ANJİOPLASTİ İLE, KALP AMELİYATI İLE KURTARMIŞIZDIR.. TAAA KAÇ KM. ÖTEDEKİ HASTANEYE HASTALAR NASIL ULAŞACAKTIR?

  • KALP HASTALIĞINDA HER DAKİKA ALTIN DEĞERİNDEDİR.

HASTANENİN KÜÇÜK, DERLİ TOPLU OLMASI ÇOK ÖNEMLİDİR. BUNU 50 YIL HİZMET VERMİŞ. ONCA HEKİM, UZMAN ÖĞRETİM ÜYESİ YETİŞTİRMİŞ DUAYEN BİR HEKİM OLARAK İDDİA EDİYORUM…

HASTANENİN ŞIKLIĞINDAN ÇOK, VERDİĞİ HİZMET ÖNEMLİDİR.
BİZ NE ŞARTLAR ALTINDA NELER YAPTIK, NASIL ÇALIŞTIK..
.
GELELİM NUMUNE’YE.. O NUMUNE HASTANESİ Kİ; ÇOCUK KLİNİĞİNDEN BİR HACETTEPE TIP FAKÜLTESİ ve HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ DOĞMUŞTUR..

O NUMUNE Kİ; ALMANYA’DAN GELEN YAHUDİ PROFESÖRLERE KUCAK AÇMIŞ VE ONLAR DA GENÇ TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN GENÇ DOKTORLARINA BİLGİLERİNİ AKTARMIŞLARDIR..

SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR..

BU ŞEHİR HASTANELERİNİ YİNE YAPACAKLARSA YAPSALARDI AMA TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİNDEN, NUMUNEDEN NE İSTEDİLER?..

MEDYAYI YİNE UYARIYORUM                    :

DIŞKAPI HASTANESİNİN DE KALDIRILACAĞINI ÖĞRENDİK, BASIN BARİ BUNA DİKKAT ÇEKSE DE, HİÇ OLMAZSA ONA DOKUNMASALAR.

HAAAA.. ŞİMDİ NE OLDU? KAÇ GÜNDÜR TV’LERDE ŞEHİR HASTANELERİ KONUŞULUYOR.. NİYE? ÇÜNKÜ KİMİ ŞEYLERİ MAYMUN GİBİ “DENEME – YANILMA” YOLUYLA ANLIYORUZ.. İNSANLAR ULAŞIM SORUNLARINI DA YAŞAYARAK, BU DEVASA HASTANELERE GİTTİLER. ZORLUKLARLA KARŞILAŞTILAR. HASTA YAKINMALARI BAŞLADI.. HABERCİLER DURUMU ANCAK O ZAMAN ANLADILAR VE ŞİMDİ ŞİKAYET ETMEYE, YAZMAYA, TV’LERDE KONUŞMAYA BAŞLADILAR…

GEÇMİŞ OLSUN.

BEN BU UYARILARI DAHA HASTANELER KALDIRILMADAN ÇOK ÖNCE YAPTIM… OLAN OLDU..

BAKALIM YAKINDAKİ MERKEZİ HASTANENİN ACİLİNE YETİŞEMEYEN, ÖZELLİKLE KALP HASTALARI KAYBEDİLMEYE BAŞLADIĞINDA NE OLACAK?

ANCAK O ZAMAN SÖYLEDİKLERİMİZ DAHA İYİ ANLAŞILACAKTIR….
ANCAK O ZAMAN SÖYLEDİKLERİMİZ “HABER DEĞERİNDE” OLUR.
MEDYA ANCAK O ZAMAN BAĞIRIR..
AMA BİZ HEKİMLER İÇİN ÖNEMLİ OLAN İNSAN YAŞAMIDIR.
BUNDAN SONRA KONUNUN DEĞERİ ANLAŞILSA NE, ANLAŞILMASA NE?
OLAN OLDU..
YANLIŞ NASIL DÜZELTİLİR BİLMEM, AMA ÇOK ÜZGÜNÜM…

OLUMSUZLUKLAR GERÇEKLEŞMEDEN UYARILARA KULAK VERİLSE, DENEYİMİ OLANLARDAN, UZMANLARDAN YARARLANILSA BİRÇOK YANLIŞ YAPILMADAN ÖNCE ÖNLENEBİLİR… AMA NERDEEE?..

Prof. Dr. Siber Göksel : Dr. Kemal Bayazıt’ın Ardından

Bir okuyucumuzdan mektup…

Sayın Prof. Dr. Ahmet Saltık
Op. Dr Kemal Bayazıt‘ı yitirdik. Bu yitik basında hak ettiği yeri alamadı. Bir mankenin, bir futbolcunun haberi bir bilim adamının, uluslararsı camiada yeri olan, yaratıcı – kurucu bir Tıp kahramanının HABER NİTELİĞİNDE olmasından daha değerlidir ülkemizde!? Acil kalp hastalarının yarım saatte ulaşabildiği, bir stentle yaşamının kurtarılabildiği, yıllarca emek emek kurduğumuz Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi’nin kaldırılışını göz yaşları içinde izledik.. Asırlık koca Numune Hastanesi de kaldırıldı. Oysa Numune’nin Çocuk kliniğinden Hacettepe Tıp Fakültesi, ondan da Hacettepe Üniversitesi kurulmuştur. Ben bu iki stajımı Numune Hastanesinde yaptım..

Dün Op. Dr. Kemal Bayazıt’ın, Başhekimimizin cenazesindeydik. 1967’de TYİH ne gelen Op. Dr. Kemal Bayazıt, açık kalp cerrahisini kurdu. O’nun 1968’de Türkiye’de ilk kalp naklini yapmasından daha da önemli olanı, hastanemizde dönemin Başbakanı S. Demirel’in desteği ile yeni bir anjiyo laboratuvarı kurularak. Prof. Dr. Mehmet Özdemir’in Türkiye’de ilk kez koroner anjioyu başlatması ve ardından Koroner Kalp Ameliyatlarının yapılmasıydı. Bugün ortalıkta gezinen binlerce kişi onun by-pass’ı yaşama geçirmesiyle ya da kalp cerrahisinin olduğu yerde anjiyoplasti yapılabilmesi olanağı ile yaşamdadır. Ama onlar belki de Dr. Kemal Bayazıt’ın adını bile bilmezler. Başkent Üniv. İstanbul Hastanesi aylardır O’na kucak açmaktaydı. Son 5-6 aydır kimi kez haftada 2 kez acile geliyor, kimi kez 15-20 gün yatıyordu. Haberal Vakfı Kurucu Başkanı Prof. Dr. Op Mehmet Haberal, şahane Deontolojık davranış ile O’na hastanesinin kapılarını ardına dek açtı. Hastanesinin olanaklarını gerek hastalık sırasında gerekse cenaze seremonisi sırasında sonuna dek kullandırdı. Türkiye Yüksek İhtisas’tan 2000’de ayrılan, yıllarca Dr. Bayazıt’la yakın olarak çalışmış bir arkadaşı olarak TYİH camiası adına O’na çok teşekkür ediyorum. Kemal Bey’in eski asistanı Prof. Dr. Op. Suha Küçükaksu en az yedi yıldır Kemal Bayazıt’ın rahatsızlığı ile ilgilenmekteydi. Hele son 4-5 yıldır ve de son 6-7 aydır bir an bile O’nu ihmal etmedi. Bayazıt’a yapılan törende en ince ayrıntıya dek ilgilendi. Bütün TYİH lılar adına O’na teşekkürü borç biliriz. Bizim olanaklarımız olmadığı için yapamadığımızı O yaptı.

(Türkiye’de ilk Kalp nakli operasyonu ekibi, 22.11.1968)

Ankara’da Rektör Prof. Op. Dr Mustafa Paç “Yüksek İhtisas Üniversitesi“nin kurulduğunu bana bildirdi ve Sağlık Bilimleri Yüksek Okulunun diploma töreninde bir “konuşma” istedi. Ankara da 4 kurucu vakıf üyesinin de katılımı ile toplantı yaptık, mezuniyet töreninde bulunduk ve kurucu üye olarak bize plaket verildi. Dr. Kemal Bayazıt’ın plaketini de bana verdiler. Kemal bey ölmeden bir hafta önce, Ankara’dan gelir gelmez plaketi O’na ulaştırdım, fotoğrafını aşağıda sunuyorum.
TYİH’nin kaldırıldığını O’na söylememişler. Ben Yüksek İhtisas Üniversitesi kurulduğunu. Rektör Paç’ın plaket gönderdiğini söyleyerek plaketi takdim ettim. Çok mutlu oldu. Bu O’nu en son görüşümdür.
Dün sabah TYİH’nin temel taşlarından arkadaşım Doç. Dr. Emine Kütük ile Başkent Üniv. Hastanesine gittik. Orada tören yapıldı. Ben de bayrağa sarılı tabutun başında saygı duruşunda bulundum. Dr. Suha ve ben kısa birer konuşma yaptık, cenaze arabasını Siyami Ersek Hastanesi konferans salonuna çiçeklerle uğurladık. Dr. Siyami Ersek hastanesi salonundaki törende başhekimden sonra Prof. Dr. Suha Küçükasu ve arkasından ben konuşma yaptık. Prof. Dr. Op. Cevat Yakut’un yazısını, o çok duygulandığı için, bir doktor hanım okudu. Kısa kısa söz alanlardan sonra camiye gidildi, sonsuza uğurlandı…
Ben, Türk sağlığına.Türk insanına yaşam kurtarıcı olanak sunan, yenilikler yapan, İstanbul’da Koşuyolu Kalp hastanesini, GATA’da kalp cerrahisini, Türkiye’nin kimi üniversitelerinde, yurt dışında kalp cerrahisinin kurulmasına yardım eden, onca kalp cerrahı, akademisyen vs. yetiştiren, köpek laboratuvarı kuran, TABOM adıyla Türkiye’de ilk kez Tıbbi Alet Bakım Onarım merkezini yaşama geçiren, dahi düzeyindeki bu insana bu ilgiyi az bulurum.
Dr. Kemal Bayazıt’ın ve O’nunla özdeşleşen TYİH’nin başarısını zamanında gören Türkiye Cumhuriyeti Devleti TYİH’ni desteklemiş ve bizim hastanemize bütün olanakları sağlamıştır. Bunun için geçmiş hükumetlere, özellikle dönemin Başbakanı S. Demirel’e çok teşekkür ederim. Uzun yıllar Kardiyoloji ve Kalp Cerrahisinde hastanemiz TEK hastane olarak çalışmış parlak bir yıldızdı. Bu hiç kuşkusuz Dr. Kemal Bayazıt sayesinde olmuştur, O bizim lokomotifimizdi. O Kardiyoloji ile Cerrahinin İŞBİRLİĞİ içinde çalışmasının en güzel örneğini vermiştir. Cerrah bize “karşı” değil, “bizim arkamızda, bizi desteleyen” olmuştur.
Kalp hastalarının anjioysunda, anjiyoplasti gibi invasif sağaltımında ve ameliyatında randevular uzadığında, bu işin devlet desteği ile özel sektörde de yapılması için İLK GİRİŞİM Dr. Kemal Bayazıt’ındır. Ankara Güven Hastanesi başhekimi Doç. Dr. Op. Ahmet Küçükel, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Kutlu Türker bu iş için çok uğraşmışlar ve bu sağaltımlar (tedaviler) özel hastanelerde de yapılmaya başlanmıştır.. Bu büyük bir aşamadır. Bu sayede hemşire, sekreterya ve başkaca sağlık çalışanlarına istihdam sağlanmıştır. Kalp ameliyatı ve anjiyo çok kâr getirdiği, için pıtrak gibi birçok merkez açılmıştır. Buralarda çalışan ve iyi para kazanmaya başlayan kalp hekimleri, kendilerinin GÖNENÇ (REFAH) DÜZEYLERİNİN ARTMASINDA kimin payı olduğun, buna kimin neden olduğunu bilmezler bile.. Evet onların bu konforunun nedeni Op. Dr. Kemal Bayazıt’tır.
Şehir Hastanelerine taşınan hastaneler içinde “Kalp Cerrahisinin” adının Op. Dr. KEMAL BAYAZIT Hastanesi olması, Kardiyak camia için çok sevindirici olacaktır. Bunun için kamuoyu oluşturmak gerekmektedir.
Dr. Kemal Bayazıt’ın ailesine baş sağlığı diliyorum. O bize. “hakkını helal etsin”… Bizim O’nda hakkımız yok. Nur içinde yat Türk Tıbbının kayan yıldızı….
Prof. Dr. Siber Göksel
TYİH E. Kardiyoloji Öğr. Üyesi

Türkiye’de ilk kalp naklini yapan Op. Dr. Kemal Bayazıt’ı yitird

Sayın Ahmet hocam,
Şu yazıyı Yalçın Bayer‘e yolladım. bakalım yayınlayacak mı?
Belki siz siteye koyarsınız. O bunu hak ediyor… Çok üzgünüm.
Sayın Bayer,

Siz daha önceleri Op. Dr. Kemal Bayazıt hakkında yazılar yazdınız. Dün gece saat 01.00 sıralarında O’nu yitirdik.

Bir sporcu, bir manken vs. çok ünlü olmasa da herhangi bir etkinliğinde hemen manşetlere çıkar. Ama bir bilim adamı, onca insanın yaşamını kurtaran, yenilikler getiren bir hekimin ölümü hiç önemsenmez. Oysa halen yaşayan birçok ünlü ya da ünsüz kişi, O’nun getirdiği yenilikle ve kurduğu sistem sayesinde ayaktadır.
Op. Dr Kemal Bayazıt 1967’de TÜRKİYE YÜKSEK  İHTİSAS HASTANESİNE geldi. 2 ay sonra açık kalp ameliyatını başlattı. 1968’de Türkiye’de ilk kalp naklini yaparak Türkiye’nin adını dünyaya duyurdu. Onca açık kalp ameliyatının yanı sıra, 1974’te ilk Koroner by pass cerrahisini kurdu. Bu sayede binlerce binlerce insan hala hayattadır.. O bilimi yayan bir hekimdi. İstanbul Koşuyolu  Kalp Hastanesini kurdu. Ankara’da GATA’da Kalp Cerrahisini kurdu. Onca hekim, akademisyen yetiştirdi. Ayrıca kalp hastaları kamu hastanelerinin kapasitesini aşacak sayıda, çok fazla hale gelince, büyük çaba göstererek bu ameliyatların “Devlet desteği” ile  “Özel Sektör”de yapılabilmesi için çok uğraştı ve bunu başardı. Bu sayede birçok yerde kalp hastaları tedavi edilir duruma geldi ve bu alanda istihdam yarattı.
Bunları hep yazdık. Kalp hastalarının ve kalp doktorlarının bundan haberdar olması gerek.  O’nun ölümü çok önemli bir HABERdir. İnanın, bir magazin aktörünün faaliyetinden çok önemlidir. Bunun üzerinde durursunuz diye size bu yazıyı yolladım.
Ülkenin ve hekimlerin başı sağ olsun.

Bu meyanda Başkent Üniv. İstanbul Hastanesi Op. Dr. Kemal Bayazıt’a kapılarını açmıştır. Her rahatsızlığında oraya yatırılmıştır. Kemal Bayazıt’ın öğrencisi Op. Prof. Dr. Suha Küçükaksu yıllardır Kemal Bayazıt’ın hastalıklarında O’nun yanına koşmuş, tedavisini yıllarca üstlenmiştir. Bizler O’nunla yıllarca birlikte omuz omuza çalışan arkadaşları olarak sevgili başhekimimize . elimizde olanak olmadığı için yardımcı olamamışızdır. Bu bakımdan, Prof. Dr. Suha Küçükaksu’ya, Başkent Üniv. Mütevelli heyet başkanı Sayın Prof. Dr.  Mehmet Haberal’a  çok minnet duyuyor, teşekkür ediyoruz.
Kalp hastalarının ve Kardiyoloji camiasının başı sağ olsun.
Aileye sabırlar diliyorum.

Saygı ile. 26.6.19

Prof. Dr. Siber Göksel
Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Kardiyoloji Klinik Direktörlüğünden emekli.

NUMUNE HASTANESİ KAPANDI!

NUMUNE HASTANESİ KAPANDI!


Prof. Dr. Siber Göksel

Türkiye Yüksek İhtisas Hast. Kardiyoloji Kliniği Direktörlüğünden Emekli

BÜTÜN ANADOLU YILLARCA NUMUNE’YE AKMIŞTIR. DUYUMLARIMA GÖRE DIŞKAPI HAST. DE ŞEHİR HAST. NE TAŞINACAKMIŞ. BU HALE GÖRE MERKEZDE SADECE ÖZEL HASTANELER KALACAKTIR. BİR DE ÜNİVERSİTELER.
BİRKAÇ AY ÖNCE DE TYİH KAPANMIŞTI. YÜKSEK İHTİSAS Ü.NİN . KURULMASI HİÇ OLMAZSA TYİH NIN ADINI YAŞATACAK. REKTÖR PROF DR. MUSTAFA PAC DA BU HASTANENİN ESKİ YÖNETİCİSİ ZATEN.
MERKEZDE BU KÖKLU HAST.LERİN KALDIRILMASI ÇOK YAZIK ÇOK. HELE KALP HASTALARI İÇİN BU AYRICA ÖNEMLİ. ZAMANLA YARIŞIRKEN HASTANEYİ MERKEZDEN İYİCE UZAKLAŞTIRMAK HİÇ DE HAYIRLI BİR İŞ DEĞİL.
NÜMUNE HASTANESİ ÇOK ÖNEMLİDİR. BİR ASIRDIR TÜRKİYE’YE HİZMET VERMİŞTİR. HİTLER ZULMÜNDEN KAÇIP DA TÜRKİYE’YE GELEN ALMAN VATANDAŞI PROFESÖRLER TÜRK BİLİMİNE BÜYÜK KATKIDA BULUNMUŞLARDIR. HUKUKTA PROF. HİRSCH, TIPTA MELCHİOR. EKSTEİN VE DAHA BİRÇOKLARI BU HASTANEDE ÇALIŞMIŞLAR. ANKARA Ü. TIP FAK.NİN KURULUŞUNDA DA GÖREV ALMIŞLARDIR. BEN NÖROLOJİ VE ÇOCUK STAJINI NUMUNE HAST.DE YAPTIM. HACETTEPE NİN TEMELİ, NUMUNE HAST.NİN BÜNYESİNDE KURULAN ÇOCUK KLİNİĞİDİR.

BU HASTANELERİN ARSASI MI DEĞERLİDİR?

NEDİR BİLEMİYORUZ. AMA BUNCA YIL EMEK VERMİŞ, ONCA UZMAN YETİŞTİRMİŞ DUAYEN BİR HEKİM OLARAK BU DURUMA ÜZÜLMEMEK MÜMKÜN DEĞİL. BU HASTANELERİMİZDEN ONCA ÖĞRETİM ÜYELERİ, DEKANLAR, REKTÖRLER ÇIKMIŞTIR.

BÜYÜK HASTANELERİN YARARI DA TARTIŞILIR. HASTANE İÇİNDE TETKİKLER İÇİN BİR YERDEN ÖBÜRÜNE GİTMEK, KONSÜLTASYONLARA YETİŞMEK ZORDUR. DAĞINIKLIK GETİRİR. BÖYLE DEĞİŞİMLER İÇİN DENEYİMLİ, MESLEĞE YILLARINI VERMİŞ HEKİMLER ARASINDA ANKETLER YAPILMALI, FİKİR SORULMALIYDI.
BU BİR İHTİSAS İŞİDİR. ORADA ÇALIŞAN SAĞLIK PERSONELİ BİLİR EN İYİSİNİ. AYRICA HASTALAR NASIL ULAŞACAKTIR ORAYA??.. ZOR. BU İŞLER GİDEREK DE ÇOK ZORLAŞIYOR. YAZIK OLUYOR. NUMUNE HASTANESİNİN DEĞERLİ HEKİMLERİNE. SAĞLIK ÇALIŞANLARINA GEÇMİŞ OLSUN DİYORUM. HASTALARA DA KOLAYLIKLAR DİLİYORUM.. ÖZEL HASTANELERİN KARLARI ARTACAĞI İÇİN ONLARI DA TEBRİK EDİYORUM.

Not : 5 yıl önce TYİH nın tarihini yazdığım kitapta, Numune Hast.ne çalışmak için gelen Profesörlerden söz etmiştim..

Görüntünün olası içeriği: yazı
===========================

Sayın hocam,

Numune Hastanesi’nin de taşınması ile ilgili bu çoooooooook haklı olarak hüzünlü yazınızı web sitemizde yayınladık..

Numune hastanesi kapandı ile ilgili görsel sonucu

Yıllardır söylüyor, yazıyorum : ŞEHİR HASTANELERİ BİR TALANDIR!

Siz soruyorsunuz, bu hastanelerin yerleri mi değerli??
Evet hocam, öyle… RANT TUTSAKLIĞI yaptırıyor tüm bu ihanetleri..
Sevgi ve saygı ile.

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Halk Sağlığı (Toplum Hekimliği) Uzmanı / Ankara Üniv. Tıp Fak.
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı, Mülkiyeliler Birliği Üyesi

www.ahmetsaltik.net  profsaltik@gmail.com

SAUDI ARABIA HAS 100.000 AIR CONDITIONED TENTS ..

SAUDI ARABIA HAS 100.000 AIR CONDITIONED TENTS THAT CAN HOUSE 3 MILLION PEOPLE
SITTING EMPTY YET HAS TAKEN ZERO REFUGEES

WHILE EUROPE TAKES THE BURDEN OF THE
MIGRANT CRISIS

by PAUL JOSEPH WATSON | SEPTEMBER 10, 2015

While European countries are being lectured about their failure to take in enough refugees, Saudi Arabia – which has taken in precisely zero migrants – has 100,000 air conditioned tents that can house over 3 million people sitting empty.

The sprawling network of high quality tents are located in the city of Mina, spreading across a 20 square km valley, and are only used for 5 days of the year by Hajj pilgrims. As the website Amusing Planet reports, “For the rest of the year, Mina remains pretty much deserted.”

The tents, which measure 8 meters by 8 meters, were permanently constructed by the Saudi government in the 1990’s and were upgraded in 1997 to be fire proof. They are divided into camps which include kitchen and bathroom facilities.

The tents could provide shelter for almost all of the 4 million Syrian refugees that have been displaced by the country’s civil war, which was partly exacerbated by Saudi Arabia’s role in funding and armingjihadist groups.

However, as the Washington Post reports, wealthy Gulf Arab nations like Saudi Arabia, Qatar, Kuwait and others have taken in precisely zero Syrian refugees. Although Saudi Arabia claims it has taken in 500,000 Syrians since 2011, rights groups point out that these people are not allowed to register as migrants. Many of them are also legal immigrants who moved there for work. In comparison, Lebanon has accepted 1.3 million refugees – more than a quarter of its population.

While it refuses to take in any more refugees, Saudi Arabia has offered to build 200 mosques for the 500,000 migrants a year expected to pour into Germany.

Saudis argue that the tents in Mina are needed to host the annual Islamic pilgrimage to Mecca, but given that the Arabic concept of Ummah is supposed to offer protection to all Muslims under one brotherhood, surely an alternative location could be found so that Mina can be repurposed to house desperate families fleeing war and ISIS persecution?

While Europe is being burdened by potentially millions of people who don’t share the same culture or religion as the host population, Gulf Arab states refuse to pull their weight, resolving only to throw money at the problem.

The likelihood of the Saudis inviting Syrian refugees to stay in Mina is virtually zero, but the thousands of empty tents serve as a physical representation of the hypocrisy shared by wealthy Gulf Arab states when it comes to helping with the crisis.

Photos credit: Akram Abahre.

http://www.infowars.com/saudi-arabia-has-100000-empty-air-conditioned-tents-that-can-house-3-million-people-yet-has-taken-zero-refugees/

==============================

Dostlar,

Değerli site okurumuz, meslek büyüğümüz Prof. Dr. Siber Göksel’den ulaştı yukarıdaki metin ve fotolar…

Türkçe’ye tümünü çevirmedik..

Ama anlaşılıyor ki, S. Arabistan’ın klimalı yüz bin çadırı altyapısı ile hazır kurulu iken, tüm Hacı adaylarını konuk edebilecekken, böylesine muazzam bir kurulu kapasiteden (3 milyon insanı konuk edebilecek!) Suriyeli sığınmacıları yararlandırmadı! Tek bir kişiyi bile!

Müslüman müslümanın din kardeşi olacak bir de değil mi??
İslamiyet neden böyle geri kaldı acaba, 56 İslam ülkesi hep geri!?

S. Arabistan ilkel ve vahşi bir despot krallıktan başka bir şey değil..
Salt bu yüzden bile uygar Hacı adaylarınca protesto edilerek
Hacca gidilmemeli..

Büyük özverilerle Hacca giden insanların can güvenliğini bile sağlayamayan sefil ve aciz bir yönetim.. Hemen hemen her yıl acı olaylar yaşanıyor ve çok sayıda Hacı adayları canlarından oluyor..
Bu yılki can yitikleri 800’e yaklaşıyor..

Akıl ve bilim dışı yobaz bir dinci ilkellikle yönetimin çok acı faturası Dev bir facia! Bunun da adı ne yazık ki “Şeriat” oluyor! Yazıklar olsun.

Bu birkaç gün önce sitede yer verdiğimiz “HACCIN MATEMATİĞİ” adlı yazıya bakar mısınız lütfen ??

http://ahmetsaltik.net/2015/09/24/haccin-matematigi-2/

Bir de “Hac ölümleri… hekim gözüyle bakış

http://ahmetsaltik.net/2015/09/25/hac-olumleri-hekim-gozyle-bakis/

  • Yakınlarını yitiren hacı adayları uluslararası mahkemelerde maddi ve manevi tazminat davası açmalı mutlaka…

Acaba BM de bir girişim yapar (insiyatif alır) ve yargı kararı aramadan Hac’da ölenlerin yakınlarına Suudi Arabistan’ın maddi – manevi tazminat ödemesine aracı olur mu? ABD’nin, sevgili “maşası” – üssü
bu ilkel ülkeye yaptırım uygulanmasına BM Güvenlik Konseyi‘nden
karar çıkarılabilir mi acaba? Yoksa ABD – İngiltere veto mu eder??

Sevgi ve saygı ile.
26.09.2015, Manavgat

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com