Milli aydınlar TÜRKLÜĞE sahip çıkıyor!

Dostlar,

Sitemizde saha önce yayımladığımız bu haberi,
(http://ahmetsaltik.net/milli-aydinlar-turkluge-sahip-cikiyor/)
2 ay sonra bir kez daha paylaşmayı yararlı buluyoruz..

Türkiye’mizin bir yerlerinde “Kuzey Kürdistan” (!) kongresi toplanıyormuş da!

Sevgi ve saygı ile.
28.6.13, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

======================================

Milli aydınlar TÜRKLÜĞE sahip çıkıyor!

Yeni anayasa çalışmaları kapsamında “Türk” ifadesinin kaldırılmasına tepki gösteren
Türk aydınlarının başlattığı kampanya çığ gibi büyüyor. 400’den çok aydın daha bildiriye imza koydu

İl il, ilçe ilçe gezip “Çağrı Konferansı” serisi başlatacak olan aydınlar; barolar üniversiteler, STK’lar ve gençlere davet yapmaya hazırlanırken sanal alemde de kendiliğinden siteler oluşmaya başladı!

Yeni anayasa çalışmalarında “Türk” ifadesinin anayasadan silinmesine tepki gösteren ve aralarında Prof. Dr. Halil İnalcık, Prof. Doktor İlber Ortaylı, Prof. Dr. İskender Öksüz ve Sadi Somuncuoğlu’nun da yer aldığı 300 aydının, Türk milletine yaptığı çağrıya destek çığ gibi büyüyor. Dün de eski Devlet Bakanı Kamran İnan, eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, emekli Büyükelçi İnal Batu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ve eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek’in de aralarında bulunduğu 400’den fazla kişi, bildiriye imza attı. Prof. İskender Öksüz tarafından okunan bildiri büyük ilgi gördü. Türk Milleti’ne çağrı yapmayı görev olarak üstlendiklerini belirten Öksüz, Ankara’nın ardından diğer illeri de dolaşacaklarını söyledi. Öksüz, “Daha
bu adımları atmadan bildiriye gelen gelen ilgi ve desteği mutlulukla gözledik” dedi.

Asla çıkaramazlar

Prof. Öksüz, bildiriyi Ankara Barosu Konferans Salonu’nda kalabalık bir topluluk önünde okudu. Burada bir konuşma yapan Öksüz, anayasadan Türklük ifadesinin çıkarılmasına  kimsenin gücünün yetmeyeceğini belirterek, şunları söyledi. “Yeni anayasanın olmazsa olmazsı olarak gördüğümüz bu üç madenini çağrısı başka bir duyuru olmadan sosyal medyada kendiliğinden açılan imza kampanyaları ile 30 bine yaklaştı. Ayrıca cumhuriyet tarihi boyunca kamu kuruluşlarının isminde yer alan T.C. ibaresinin kaldırılmasına karşı yurttaşlarımızın gösterdiği asil tepkinin milyonları aştığı görülmektedir. Bütün bunları Türk milletine çağrı metni çerçevesinde değerlendirdiğimizi büyük bir memnuniyetle değerlendiriyoruz. Bize ulaşan bu bilgileri ve imzalarıyla vatanımızın bütünlüğüne milletimizin birliğine ve şerefli vatandaşlarımızın eşitliğine ve devletimizin tekliğine sahip çıkan bu haysiyetli ve cesur destekleri günümüzün ve yarınımızın teminatı olarak görüyoruz.”

İl il, ilçe ilçe gezilecek

Prof. Öksüz, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Baştan beri planladığımız konferanslar ve ziyaretler listesi ilan edilecek ve il il, ilçe ilçe ” Çağrı Konferansları “na ve gezilerine başlanacaktır. Bu bağlamda üniversitelerimiz, barolarımız, meslek kuruluşlarımız, STK’larımız ve gençlerimize de çağrımız var. Harekete geçerek benzer demokratik platformlarda aziz vatandaşlarımızı aydınlatma görevini üstleniniz. Durumun ciddiyetini dikkate alarak, vatan savunmasında kararlı bir faaliyeti gerçekleştiriniz.”
İŞTE O BİLDİRİ
Aydınların kamuoyuna açıkladığı 3 maddelik bildiri şöyle                          :

==================================================================
1. Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu ve sahibi olan Türk milletinin adı,
vatandaşlık tarifinden ve Anayasa’dan çıkarılamaz. 

2. Devletimizin eşit ve şerefli üyeleri olan aziz vatandaşlarımız,
ırklara ve mezheplere ayrıştırılamaz. 

3. Anadolu coğrafyasında Selçuklu ile başlayın Osmanlı ile devam eden
Türk Milleti’nin kesintisiz egemenliğini esas alan büyük Atatürk’ün kurduğu
milli devlet yapısı ortadan kaldırılamaz.
(18 Nisan 2013, Ankara)

==================================================================
Prof. Kafalı: Bu yolda yılmadan yürüyeceğiz
Toplantıya katılan bazı aydınlar, kampanya hakkında YENİÇAĞ’a açıklamalarda bulundu.

Prof. Mustafa Kafalı, imza kampanyasının giderek büyük ilgi gördüğünü ve vatanına sahip çıkanların sayısındaki artışın kamuoyu tarafından görüldüğünü belirterek,
“Ben de artık Türkiye kadar iyiyim. Türkiye’ye baktığınız zaman işlerin iyi gitmediğini görüyorsunuz. Üzülüyorum. Vatanına sahip çıkanları gördüğünüz zaman ise seviniyorsunuz” dedi. Prof. Sevgi Kafalı da “Başlatılan bu çalışmaya iktidar her ne kadar tepki gösterse de yılmadan yolumuzda yürüyeceğiz. Başbakan konuşmalarında bizi ima ederek ’Amaçlarına ulaşamaz’demeye çalışıyor ama biz sonuna kadar giderek
Türk milletini uyandıracağız.” diye konuştu.

Toplantıya katılanlardan eski Çalışma ve  Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, aydınların başlattığı kampanyaya tam destek verdiğini ifade etti.

Okuyan, “Bu çağrı karşısında sessiz kalınması mümkün değildir. Ben de bugün buraya gelerek desteğimi gösterdim. Bundan sonra ’Türklük’konusunda daha hassas davranma zamanı” dedi.

Eski Devlet Bakanı Hasan Macit ise herkesin tarafını belli etmesinin zorunlu olduğunu kaydetti. Macit, şöyle konuştu: “Artık sağ ve sol kavramlarına göre tanımlama kalmadı. Bunun yerine milli olanlarla olmayanlar var. Dolayısıyla tarafınızı net bir şekilde
ortaya koymanız gerekiyor. Bu artık önemli bir dava haline geldi.”

Eski Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu da Başbakan Erdoğan ile teröristbaşı
Abdullah Öcalan arasında mutabakata varıldığının ortaya çıktığını söyledi.
Somuncuoğlu, Erdoğan’ın görevlendirdiği 63 akıl insana da tepki göstererek
şunları söyledi:

“Bildiriyi okuduktan sonra % 70’i bölücü zihniyetten oluşan bir akil adamlar faaliyeti başlatılmıştır. Terörist başı Öcalan ile Başbakan arasında varılan mutabakatın hayırlı olduğunu anlatıyor ve milleti ikna etmeye çalışıyorlar. Hangi yolla olursa olsun görüşlerini bu istikamette anlatacaklardır.”
Sanal alemde büyük destek
Bildiriye destek sanal alemde de hızla artıyor. 620 öğretim üyesi, eski rektör ve dekanlarla yurt dışından destek verenler dahil 271 profesör, 768 öğretmen, 165 gazeteci ve yazar, 219 hekim, 132 hukukçu ve 10 büyükelçi, internet üzerinden bildiriye imza attı. Şu ana kadar internet sitelerinde toplanan imza sayısı şöyle:

Vatanseveriz.com: 13 bin 479
İmza.la/tc-vatandaslarindan-hukumete-uyari: 7 bin 746
İmza.la/turk-milleti-ne-cagri: 6 bin 390
RİHİ BİLDİRİYE BU İSİMLER DE İMZA ATTI…
Kâmran İnan, İnal Batu, Kurtuluş Taşkent, Mehmet N. Yıldırım, Müfit Özdeş, Numan Hazar, Nuri Yıldırım, Tugay Uluçevik, Türkekul Kurttekin, Uğur Ergun. Prof. Dr. Özer Serper, Prof. Dr. Nusret Çam, Prof. Dr. Bekir Batı, Prof. Dr. Ramazan Durmaz, Prof. Dr. Mehmet Okur, Prof. Dr. Timur Kocaoğlu, Prof. Dr. Ayşe İlker, Prof. Dr. Nadim Macit, Prof. Dr. İsmet Çetin, Prof. Dr. Leyla Karahan, Prof. Dr. Ceval Kaya, Prof. Dr. Mustafa Aksoy, Prof. Dr. M. Fatih Köksal, Prof. Dr. Hasan Tunç, Prof. Dr. Vahit Türk, Prof. Dr. Ertuğ Avşar, Prof. Dr. Ayşe Yücel Çetin, Prof. Dr. Fatih Kirişçioğlu, Prof. Dr. İzzet Sak, Prof. Dr. Muhittin Tuş, Prof. Dr. Şuayip Karakaş, Prof. Dr. Fikret Burak, Prof. Dr. İbrahim Aydın, Prof. Dr. Hande Dağcı, Prof. Dr. E. Murat Esin, Prof. Dr. Şakire Pogun, Prof. Dr. Halil Ceşitli, Prof. Dr. Mucide Ak, Prof. Dr. Recep Erol Sezer, Prof. Dr. Korkut Ersoy, Prof. Dr. Nazmiye Altıntaş, Prof. Dr. H.Yusuf Gökalp, Prof. Dr. Abdullah Korkmaz, Prof. Dr. Ali Baş, Prof. Dr. Eyüp Karakaş, Prof. Dr. Yücel Tanyeri, Prof. Dr. Ömer Saydam UysalProf. Dr. Faruk Aykan, Prof. Dr. Şafak Şahlan, Prof. Dr. Abdullah Keçik, Prof. Dr. İsmail Hakkı Koçar, Prof. Dr. Siber Göksel, Prof. Dr. Tezer Fırat, Prof. Dr. Kemal Çınar, Prof. Dr. Aytekin Besim, Prof. Dr. Özkan Özden, Prof. Dr. Nuray Erkan Özden, Prof. Dr. Nimet Yıldırım, Prof. Dr. Fevzi Çakmak, Prof. Dr. Haluk Ferhat Ecer, Prof. Dr. Yüksel Şahin, Prof. Dr. Erhan Özdiler, Prof. Dr. Zerrin Bayrakdar, Prof. Dr. Eşref Yüksel, Prof. Dr. İlhan Sungur, Prof. Dr. Mehmet Ali Körkpınar, Prof. Dr. Nilgün Çerikçioğlu, Prof. Dr. Ayla Kaya, Prof. Dr. Bahar Doğan, Prof. Dr. Yavuz Bağcı, Prof. Dr. Remzi Duran, Prof. Dr. Feyzullah Eroğlu, Prof. Dr. Ayşe İrmiş, Prof. Dr. Sabahat Bayrak Kök, Prof. Dr. Yalçın Göğüş, Prof. Dr. Fikret Karaca, Prof. Dr. Vehbi Doğan Sorguç, Prof. Dr. Erdal Açıkses, Prof. Dr. Tuncer Ören, Prof. Dr. L. Berrin Erbay, Prof. Dr. Necmi Değer, Prof. Dr. Hasan Basri Üstünbaş, Prof. Dr. Ahmet Günşen, Prof. Dr. Hasan Basri Gülcü, Prof. Dr. İhsan Keleş, Prof. Dr. Taylan Aksu, Prof. Dr. Osman Ceyhan,Prof. Dr. Ramazan Durgut, Prof. Dr. Mehmet Bozkurt Ataman, Prof. Dr. Nuriye Akev, Prof. Dr. Ayşe Sevin Özdeniz, Prof. Dr. Fetih Gülyüz, Prof. Dr. İzzet Karahan, Prof. Dr. Duran Altıparmak, Prof. Dr. Salih Çeçen, Prof. Dr. Cahit Kalkan, Prof. Dr. Ali Durmaz, Prof. Dr. Bünyamin Traş, Prof. Dr. Mehmet Maden, Prof. Dr. M. Kudret Selçuk, Prof. Dr. Nafiz Delen, Prof. Dr. Ahmet Karataş, Prof. Dr. İbrahim Arslanoğlu,Prof. Dr. Habibe Özmen, Prof. Dr. Salim Cöhce, Prof. Dr. Seçkin Ergin, Prof. Dr. Ahmet Gökkuş, Prof. Dr. Salih Zeki Bulut, Prof. Dr. Cankat Tulunay, Prof. Dr. İbrahim Somuncu, Prof. Dr. Mehmet Karapınar, Prof. Dr. Mustafa Atasever, Prof. Dr. Ahmet Aksın, Prof. Dr. D. Ali Çınar, Prof. Dr.Nursel Aksın, Prof. Dr. Acar Sevim, Prof. Dr. Seçkin Pehlivanoğlu, Prof. Dr. Eftal Yücel, Prof. Dr. Kazım Önel, Prof. Dr. Ahmet Ateş Şahin, Prof. Dr. M. Kemal Çiftçi, Prof. Dr. Şeref İnal, Prof. Dr. Fatma İnal, Prof. Dr. Rahmi Doğanay, Prof. Dr. Ömer Tarım,Prof. Dr. Cahit Konak, Prof. Dr. Mahmut Ok, Prof. Dr. Hasan Hüseyin Dönmez, Prof. Dr. Mustafa Karakaya, Prof. Dr. Sadettin Tıpırdamaz, Prof. Dr. Feyzullah Güçlü, Prof. Dr. Mustafa Acaroğlu, Prof. Dr. Hüdaverdi Erer, Prof. Dr. Övgün Anmet Ercan, Prof. Dr. Özer Pala, Prof. Dr. Bilal Dik, Prof. Dr. Mehmet Ali Azman, Prof. Dr. Behiç Coşkun, Prof. Dr. Erdem Koç, Prof. Dr. Orhan Kılıç, Prof. Dr. Öner Samanlı,Prof. Dr. Necmettin Özerkmen, Prof. Dr. Erdem Koç, Prof. Dr. Nejat Akar, Prof. Dr. Ayfer Tuncer, Prof. Dr. Ramazan Demir, Prof. Dr. Neyyire Yasemin Yalım, Prof. Dr. Abdülkerim Kasım Baltacı, Prof. Dr. Necmi İşler, Prof. Dr. Selami Kılıç, Prof. Dr. Mete Korkut Gülmen,Prof. Dr. Sevim Balcı, Prof. Dr. Fevzi Yılmaz Göğüş, Prof. Dr. Orhan Çetin, Prof. Dr. Mutlu Sevinç, Prof. Dr. Fahrettin Alkan, Prof. Dr. Celal İzci, Prof. Dr. Sezen Koşay, Prof. Dr. Suat Akgün, Prof. Dr. Kayhan Öztürk, Prof. Dr. Önder Tuzcu, Prof. Dr. Güzide Turanlı, Prof. Dr. V. Doğan Sorguç, Prof. Dr. İsmail Hakkı Nur, Prof. Dr. Ayşe Yüce, Prof. Dr. Şanslı Şenol, Prof. Dr. Emel Türk Arıbaş, Prof. Dr. Ömür Ceylan, Prof. Dr. Egemen İdiman, Prof. Dr. Nazmiye Kaya, Prof. Dr. Fethi İdiman, Prof. Dr. Muammer Elmas, Prof. Dr. Beşir Şahin, Prof. Dr. Çetin Pekacar, Prof. Dr. Recep Çetin, Prof. Dr. Tuncay Özgünen, Prof. Dr. Naciye Yıldız, Prof. Dr. İrfan Nasrattınoğlu, Prof. Dr. Osman Erganis,Prof. Dr. Kemal Arı, Prof. Dr. Ali Berat Alptekin, Prof. Dr. Dursun Taşcı, Prof. Dr. Nuri Köstüklü, Prof. Dr. D. Ali Dinç, Prof. Dr. Mithat Kerim Arslan, Prof. Dr. Ferruh Yıldız, Prof. Dr. Semi Şen, Prof. Dr. Faris Karahan, Prof. Dr. Ömür Gülmen, Prof. Dr. Nilgün Alptekin, Prof. Dr. Ali Naki Selmanpakoğlu, Prof. Dr. Hasan Serdaroğlu, Prof. Dr. Tugrul Pirnar, Prof. Dr. Bilgin Kaftanoğlu, Prof. Dr. Rukiye Ömeroğlu, Prof. Dr. Haluk Güvenç, Prof. Dr. Deniz Ünsalan, Prof. Dr. Işınsu Kuzu, Prof. Dr. Emine Özcan, Prof. Dr. Yavuz Sezen, Prof. Dr. Beşir Şahin, Prof. Dr. A. Ziya Aktaş, Prof. Dr. Onur Kenan Ünlü, Prof. Dr. Ali Rıza Köymen, Prof. Dr. Nigan Bayazıt, Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel, Prof. Dr. Recep Kök, Prof. Dr. Adnan Tepecik, Prof. Dr. Oktay Gürsoy, Prof. Dr. Abdülkadir Konuk, Prof. Dr. Ali Günyaktı, Prof. Dr. Ali Murat Danyal, Prof. Dr. Ali Yazıcı, Prof. Dr. Ayhan Albostan, Prof. Dr. Ayşe Çetin, Prof. Dr. Bahtiyar Mehmetoğlu, Prof. Dr. Bilgin Kaftanoğlu,Prof. Dr. Ebubekir Altuntaş, Prof. Dr. Fatih Kirişçioğlu, Prof. Dr. Fatoş Yarman Vural, Prof. Dr. Gülhan Özbayoğlu, Prof. Dr. Güzide Turanlı, Prof. Dr. Hacer Tor, Prof. Dr. Harun Ülger, Prof. Dr. Hasan Coşlu, Prof. Dr. Hayati Sarı, Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, Prof. Dr. Hüseyin Şimşek, Prof. Dr. İsmet Çetin, Prof. Dr. Kemal Üçüncü, Prof. Dr. Kudret Güven, Prof. Dr. Leyla Karahan, Prof. Dr. M. Münir Atalar,Prof. Dr. Mahmut Hortacsu, Prof. Dr. Mehmet Atçeken, Prof. Dr. Mehmet Bayraktar, Prof. Dr. Mehmet Haberal, Prof. Dr. Mesut Anıl, Prof. Dr. Mustafa Ceylan, Prof. Dr. Mustafa Poyraz, Prof. Dr. Naciye Yıldız, Prof. Dr. Nazif Geboloğlu, Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, Prof. Dr. Nurşen Mazıcı, Prof. Dr. Oya Akgönenç, Prof. Dr. Ö.Faruk Taşer, Prof. Dr. Rüstem Cangi, Prof. Dr. Sema Barutçu Özönder, Prof. Dr. Sibel Özel, Prof. Dr. Süleyman Güngör, Prof. Dr. Sümer Şahin, Prof. Dr. Şakir Akça, Prof. Dr. Şule Pekyardımcı, Prof. Dr. Tolga Yarman, Prof. Dr. Yalçın Küçük, Prof. Dr. Yusuf Yanar, Prof. Dr. Zafer Demir, Prof. Dr. Zafer Ulutaş, Prof. Dr. Zuhal Yüksel, Prof. Dr. Abdullah Kopuzlu, Prof. Dr. Abdullah Mağden, Prof. Dr. Ali Gürol, Prof. Dr. Cavit Kazaz, Prof. Dr. Hamdullah Kılıç, Prof. Dr. Hasan Seçen, Prof. Dr. Ramazan Altundaş, Prof. Dr. Ümit Demir, Prof. Dr. Yakup Kurucu, Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Prof. Dr. Yunus Kara, Prof. Dr. Yusuf Şahin, Prof. Dr. Ahmet SALTIKNoyan Umruk (E. Tuğgeneral), Hakkı Baha Tüzüner (E. Korgeneral), Abdullah Necati İkizoğlu (E. Orgeneral), Yaşar Karagöz (E. Tümgeneral), Armağan Kuloğlu (E. Tümgeneral), Hasan Iğsız (E. Orgeneral), İsmail Hakkı Pekin  (E. Korgeneral), Mehmet Eröz  (E. Korgeneral), Necati Gültekin (E. Tuğgeneral) Dr. Munir Erim, Dr. Turhan Candan, Dr.  Kürşat Kadir Canlı, Dr. Alisina Mengi, Dr. Sezer Ozyavuz, Dr. Erhan Atesci, Dr.  Erden Alper Külcü, Dr. Emil Novruzov, Dr. Ferudun Sıtkı Eren, Dr. Hikmet Ülker, Dr. Musa Yılmaz, Dr. Hamdi Hacibedel, Dr. Levent Akçay, Dr. Cahit Pekyardımcı, Dr. Mehmet Ünlü, Dr. Mesut Aslan, Dr. Metin Denli, Dr. Miktat Sen, Dr. Oğuz Paköz, Şenol Konukçu (Gazeteci), Abdullah Azizoğlu (Gazeteci), Musa İmdat (Gazeteci), Ramazan Durmuş (Gazeteci), Serdar Koçak (Gazeteci), Haldun Aytı (Gazeteci), Hülya Narin(Gazeteci), Yücel Tanay (Gazeteci), Can Pulak (Gazeteci), Ceyhun Bozkurt (Gazeteci),Gülter Gülsen Kolankaya (Gazeteci), A.Tuncay Özkan (Gazeteci), Deniz Yıldırım (Gazeteci), Hikmet Çiçek (Gazeteci), Mehmet Faraç (Gazeteci), Mustafa Balbay(Gazeteci- Milletvekili), Turhan Özlü (Gazeteci), Yücel Hacaloğlu (Gazeteci) Turan Yıldırım (İşadamı), Cumali Köktaş  (İşadamı), Namık Melek  (İşadamı), Kenan Demir  (İşadamı), Serdar Tavukçu  (İşadamı), Zülfikar Altay  (İşadamı), İhsen Erkin Özkan  (İşadamı), Aydoğan Buğalıdüzü  (İşadamı), Fatih Mehmet Kılıç  (İşadamı), Süleyman Er  (İşadamı), Hüseyin Tuğrul  (İşadamı), Alihan Mengeneci  (İşadamı), Mete Kumbar  (İşadamı), Muammer Demirci  (İşadamı), Aziz Cüneyt Yüksel  (İşadamı), Orhan Özdemir  (İşadamı), Halis Bayat  (İşadamı), Recep Alemdar  (İşadamı), Tuncay Kılıç  (İşadamı), Alperen Bozkurt  (İşadamı), Tuncay Yüksel  (İşadamı), İbrahim Hüseyin Gülgen  (İşadamı), Burak Ilgaz  (İşadamı), Akif Pırasa  (İşadamı), Selahattin Enli  (İşadamı), Ajlan Okman  (İşadamı), Oktay Uyar  (İşadamı), Nihat Apaydın  (İşadamı), Ali Ergin  (İşadamı), Ali Rıza Çelikay  (İşadamı), Ali Şişman  (İşadamı), Bilal Aslan  (İşadamı), Fatih Aran  (İşadamı), Hikmet Kural  (İşadamı), Mehmet Enver  (İşadamı), Mehmet Görgen  (İşadamı), Mehmet Muhterem Gözütok  (İşadamı), Mesut Zeybek  (İşadamı), Nevzat Kurtoğlu  (İşadamı), Nihat Batar  (İşadamı), Osman Gazi Köseoğlu  (İşadamı), Recep Bekdemir  (İşadamı), Sadık Güner  (İşadamı), Salih Özpideciler  (İşadamı), Sedat Kara (İşadamı), Sedat Yurtseven (İşadamı), Süleyman Uluocak (İşadamı), Ahmet Nebi Kadıoğlu (İşadamı), Hakan Güngör (İşadamı), Ünal Mısırlıoğlu (İşadamı), Ahmet Yalçınkaya (İşadamı), Abdurrahim Aydemir (İşadamı), Osman Demir (Yönetici), Mustafa Arman (Yönetici), Nazmi Bilke (İşadamı) Sanem Arslan (Hukukçu), Ayşegül Dalkır Kahveci (Hukukçu), Hakkı Kavas (Hukukçu), İsmail Karadağ (Hukukçu), Kerim Yılmaz (Hukukçu), Betül Tortamış (Hukukçu), Osman Niyazi Müftüoğlu (Hukukçu), Günay Öndeş (Hukukçu), Ahmet Yılmaz (Hukukçu), Mustafa Nevruz Sıvacı (Hukukçu), Naciye Çidam (Avukat), Adnan Çöktü (Avukat), Aysel Uluçevik (Avukat), İsmail Kılıç (Avukat) Kemal Kerinçsiz (Avukat), Metehan Altay (Avukat), Metin Öney (Avukat), Mürsel Aslan (Avukat), Önder Özdemir (Avukat), Sadık Cansever (Avukat), Şevket Can Özbey (Avukat), Tayfun İçli (Avukat), Ülkü Çekiç (Avukat), Vecdi Aksakal (Avukat) Soner Buğdaylı (Öğretmen), Hakkı Kahveci (Öğretmen),Mehmet Kılınç (Öğretmen), Tolga Elbirlik (Öğretmen), Cafer Uslu (Öğretmen), İrfan Karaoğlu (Öğretmen), Nurtaç Usta (Öğretmen), Ali Nihat Elhan (Öğretmen), Ümran Demir (Öğretmen), İdris Kılıçaslan (Öğretmen), Eyüp Uzunali (Öğretmen), Hüseyin Özevcimen (Öğretmen),Necmiye Özevcimen (Öğretmen), Ahmet Civcik (Öğretmen), Deniz Seyhan (Öğretmen), Hakan Aktulga (Öğretmen), Murat Sert (Öğretmen), Sabri Önder (Öğretmen), Oğuz Coşkun (Öğretmen), Faruk Yıldırım (Öğretmen).

18 Nisan 2013, YENİÇAĞ..

==================================================================

 

SEÇİM GÜVENLİĞİ ve SEÇİM HİLELERİ


SEÇİM GÜVENLİĞİ ve SEÇİM HİLELERİ

Sayın Onur Öymen’in

Halkın yarısının oyunu gerçekten aldılar mı?

başlıklı özlü ve son derece uyarıcı makalesi bu sitede 10.6.13 günü yayımlandı.
Biz de o yazı için kısa bir sunuş notu koymuş ve bu konuda bir makale yazacağımızı belirtmiştik.

Şöyle idi sunuş notumuz              :

Sn. Onur Öymen son derece önemli bir soruna yeniden işaret etmekte :

SEÇİM GÜVENLİĞİ ya da SEÇİM HİLELERİ..

Sn. Prof. Dr. D. Ali Ercan da pek çok kez bu irdeledi.
(örn. http://ahmetsaltik.net/seytan-ucgeninde-demokrasi/, 15.9.12)
Özellikle TÜİK’in sorumsuzluğunu – ciddiyetsizlğini sorguladı.
Bu yazılarına sitemizde yer verdik zaman zaman.
(ctrl + F tuşları birlikte basık tutulduğunda ekranda sağ üstte bir arama kutusu çıkmaktadır; oraya uygun anahtar sözcük-ler yazılarak site içi dosya araması yapılabilir..)

Doğallıkla sorumluluk zincirleme : YSK (Yüksek Seçim Kurulu) da bu denli anormal  seçmen sayıları dalgalanmalarını sorgulamadan seçmen kütüklerini hazırladı.

**************************

Oysa salt bu kabul edilemez ağır tutarsızlık, gerçekte kasıtlı saptırma ve manüplasyon karşısında seçim takvimini yeniden düzenleyerek TÜİK’ten ve Hükümetten
geçerli nüfus sayımı verilerini isteyebilirdi.

YSK, bu güvensiz, ilkokul çocuklarının bile kabul edemeyeceği tutarsız rakamlar karşısında seçimleri yap(a)mayacağını bildirebilirdi. Anayasal Kurum YSK hakkındaki anayasa maddesi şöyle :

Anayasa madde 79                   :

Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır.

Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve
kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve Cumhurbaşkanlığı seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.

  • Dolayısıyla şimdiki AKP hükümetinin (61. Cumhuriyet Hükümeti) meşruiyeti, derinlemesine tartışmalıdır.

Koskoca Türkiye’de göz göre göre bu denli açık ve dev bir seçim hilesi yaşanmıştır.
2007 seçimlerinin sonuçları “birkaç saat içinde” açıklanmıştı (!) ve biz de o zaman bilgisayar tabanlı SEÇSİS Yazılımını ve uygulamasını yoğun olarak eleştirmiştik.
Hürriyet’ten Yalçın Bayer 19 Ağustos 2007’de köşesinde TOPLUMSAL KUŞKU başlığıyla yazımıza yer vermişti; Yalçın_Bayer_secim_sonuclari_irdelememize_yer_verdi_Hurriyet_19.08.07 ve Oktay Ekşi makalelerinde yer vermişlerdi yazdıklarımıza; Hürriyet, 24 Ağustos 2007, Kuşkudan Kurtulmak İçin..)

Sayın Bayer‘in TOPLUMSAL KUŞKU başlıklı yazısında kendisine yolladığımız mektuptan kapsamlı alıntılar yapmıştı.. İşte bir bölümü :

********************

YSK; partilerin, basının, sivil toplumun, üniversitelerin temsilcilerinden oluşan
20-25 kişilik tarafsız bir kurul oluşturur; (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın da gözetimini dilerim) sondaj yöntemiyle 150 bini aşkın sandıktan diyelim binde 1’i olan 150 dolayında sandıkta oy pusulalarını basının gözü önünde yeniden
açıkça sayar ve dökümünü yapar.

Bu sonuçlar, YSK bilgisayarına yüklenen verilerle karşılaştırılır.

Uyum varsa sorun yoktur. Çok ufak tefek, matematiksel / istatistiksel olarak görmezden gelinmesi olanaklı sapmalar dışındaki her uyumsuzluk açıklanmaya muhtaçtır.
YSK
bundan kaçmamalıdır.

Zararın neresinden dönülürse kazançtır. Ulusun istencini şu veya bu yolla saptırmak, bağışlanmaz bir tarihsel suçtur ve hesabı er ya da geç sorulur.

Ayrıca, ilçe seçim kurullarına ulaşan sayım sonuçlarının bilgisayara yüklenmesi,
oradan il seçim kurullarına ulaştırılması ve oradan da YSK’ya aktarılarak işlenmesi
ve Türkiye genel sonuçlarının elde edilmesi, şaşılacak bir hızla gerçekleştirilmiştir. Uzun yıllardır bilinçli bir bilgisayar kullanıcısı olmamın ötesinde, konuştuğum bilgisayar uzmanları, bu tablonun çok ciddi bir altyapı ile olanaklı olduğunu söylediler.
Bu bakımdan YSK’dan, sistem ağ yapısının temel karakteristiklerini açıklamasını bekliyoruz. Kaç server kullanılmıştır, veri aktarım hızı nedir, gibi…

***************************

Sayın Ekşi ise, “Kuşkudan Kurtulmak İçin” başlıklı söz konusu makalesinde
(Hürriyet, 24 Ağustos 2007) şu dizelere yer vermişti :

  • “… arkadaşımız Yalçın Bayer, 17, 19 ve 22 Ağustos tarihlerinde
    “seçim sonuçlarının değiştirilmiş olduğuna” ilişkin önem vermeye değer belge ve bilgiler yayımladı. Keza onun sütununda Ankara Üniversitesi
    öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ahmet Saltık’ın:
    “Bilindiği gibi son derece hünerli virüs yazılımları ile veya başkaca yöntemlerle bu olağanüstü korsanlık asla olasılık dışı değildir. Yazılım, diyelim 30 saniyede bir otomatik yedekleme (back up) yapmış mıdır? Eğer yaptı ise ardışık yedeklemelerde veriler arasında bir uyumsuzluk var mıdır;
    varsa nasıl açıklanmaktadır?”

    diyen bir mektubu çıktı…”Bunlar gösteriyor ki, dönüp sonuçları irdelemek, hepimiz için rahatlatıcı olacak. Nitekim Ahmet Karahan isimli bir okuyucumuz da bilgisayar programlaması yoluyla sonuçları değiştirmenin mümkün olduğunu bize gönderdiği e-mail’inde ileri sürdü.

    *********************************

Biz de 2007 seçimlerini irdeleyen kapsamlı (12 sayfa) bir makale yazmıştık :

6 yıl sonra bu kapsamlı çalışmamızın bir kez daha okunmasında yarar var sanırız.

2013 ortalarında Türkiye bir erken seçim eğik düzleminde kaymaktayken, birçok ülkenin güvenli bulmayarak vazgeçtiği elektronik sayımdan vazgeçilmesi ve klasik yolla
elle sayım – döküm yapılması yaşamsal önem kazanmaktadır.

Ayrıca her sandığın (yaklaşık 200 bin) teker teker sonuçları da YSK tarafından
web sitesinde yayınlanmalıdır ki, siyasal parti temsilcileri sandık kurulunda aldıkları fiziksel (kağıt) tutanaklarla karşılaştırabilsinler.

Bir de temsilde adalet sorunu var :

Seçim barajının düşürülmesi, seçim bölgelerinin nüfusa göre adil temsil için yeniden düzenlenmesi, 27 Mayıs Devrimcilerinin ülkemize armağanlarından
Ululsal Artık (Milli Bakiye) veya benzeri bir sayım sisteminin benimsenmesi

Ve de partilerin seçim ittifakı ile seçime girebilmeleri için yasal düzenleme..

Bu 4 temel sorun çözülmeden yapılacak seçimlerden Türkiye’yi düze çıkaracak sonuçlar beklemek hayalcilikten de ötedir.

Bunun kadar hayal ötesi bir olgu da, AKP hükümetinin bu düzenlemeleri yapmaya yanaşacağını ummaktır.

Sorunun TBMM’de olağan çözümü yok..

Muhalefetin TBMM zemini dışında çözüm araması kaçınılmaz..

TBMM çalışmalarına katılmamak işe yarar mı, bilemiyoruz..

Ama sine-i millete dönerek bir erken seçimi zorlamak, öncesinde de bu temel yasal değişiklikleri yapacak bir geçici seçim hükümeti önermek..

İşte bu işe yarayabilir..

6 yıl önce Sn. Yalçın Bayer’in yukarıda değindiğimiz ve erişimini (linkini) verdiğimiz
makalesinde yer verdiği mektubumuzu şöyle bağlamıştık :

“…VEBAL ALTINDA KALMASINLAR

Görevden kaçınmak, sonuçlarını ağırlaştırmaktan başka bir sonuç doğurmayacak ve YSK’nın ağır vebalini altından kalkılmaz düzeye tırmandıracaktır. Bu arada,
yaklaşan olası referandum ile 2009 yerel seçimleri için şimdiden, yapılan uyarıları dikkate alan son derece titiz bir hazırlığı, kamuoyunu bilgilendirerek
YSK’
dan beklemekteyiz.

Nobel Ekonomi ödüllü, Dünya Bankası eski 2. Başkanı Prof. J. Stiglitz,
Bill Clinton kabinesinde Ekonomi Bakani iken, ABD Hazinesi’nin bir ’gizli’ belgesine ulaşmış ve vicdanını baskılayamayarak açıklamıştı.

Hiçbir yalanlama almayan bu metnin ilgili paragrafı ibreti-i alem için aşağıdadır:

  • Satışlar (Rusya’da) çok güzeldi ve Boris Yeltsin’in yeniden seçilmesi istendi. Bunun hileli bir seçim olup olmadığı ise o noktada hiç önemli değildi. İşin acı yanı, tüm bunların sonunda, Rusya’nın endüstriyel varlıklarının, ABD destekli Rus oligarşisinin eline geçmesi oldu.
    Böylece Rusya’nın ulusal geliri yarı yarıya azaldı.”
    (http://www.zmag.org/Turkey/imdda.htm)
    Prof. Dr. Ahmet SALTIK / Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi

**************************************************

“22 Gün Sonra “22 Temmuz 2007 Seçimleri”nin Gerçek Anatomisi!”

başlıklı 12 .8.2007 tarihli makalemizi şöyle bağlamışız :

“…..

Yüce Atatürk yine yol gösteriyor :

‘Ülkenin ve Devrimin, içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunabilmesi için bütün Ulusçu ve Cumhuriyetçi güçlerin bir yerde toplanması gerekir.’

Yine O’nun dediği gibi olacaktır : Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacaktır, yaşatılacaktır. Zira:

–  ‘ Vatan kesinlikle esenliğe kavuşacak, ulus kesinlikle mutlu olacaktır. Çünkü kendi esenliğini, kendi mutluluğunu ülkenin ve ulusun esenliği için feda edebilecek vatan evlatları çoktur.’

Ülke ve ulusun içine sokulduğu bu lanetli gidiş ya verili koşullarda kendini düzeltecek
ya da büyük olasılıkla tarihsel zaman sıfırlanacak (re-set), her şey yeniden başlayacaktır.

Çünkü Türkiye Cumhuriyeti, her koşulda sonsuza dek özgür ve bağımsız yaşamaya kurguludur. Ve de söz konusu Vatan olunca her şey, ama her şey teferruattır..”

***************

27 Mayıs 2013’ten beri de 14. gününde, Türkiye kendisini AKP’nin içine sürüklediği “LANETLİ GİDİŞ” ten kurtarmaya çabalıyor..
ATATÜRK’te BİR-LE-ŞE-REK..
İktidarın polisi dünyada görülmemiş vahşetle halkın üstüne sürmesine karşın!
Bu yazının yazıldığı gün de Atatürk Orman Çiftliği’nin yağma ve talan edilerek rantçı yandaşlara ve emperyalist ortaklara peş keş çekilmesine karşı yollarda Ulusumuz, yurtsever Ankara halkımız..

Büyük Atatürk’ün halka örnek olmak üzere bataklık arazinin düzeltilmesi (ıslahı) ile ülkemize kazandırdığı örnek ve modern çiftlik olan ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ
eşsiz bir modeldir, halka iletidir. Bu arazi zaten son 10 yılda AKP eliyle epey tırtıklandı. Şimdi ise “Beyaz Saray” benzeri bir inşaat sürmekte.. Yetmiyor, bir bölüm arazisi de ABD Büyükelçiliğine veriliyor. Bu davranışa uygun sıfatı kullansak suç işlemiş oluruz!
Sanki Ankara’da arazi kalmadı.. Resmen yurtsever-Atatürkçü kesimleri tahrik ve aşağılama amaçlı, Cumhuriyetle hesaplaşma kin ve nefretinin ürünü. Oysa gerçek Müslüman kin ve nefret taşır mı? Emperyalizmle işbirliği ile, onun taşeronu olarak
kendi köklerine saldırma.. Ne hazin değil mi?? Psikolojik çökertme savaşı!

Bu siyasal kadroların kesinkes ve olanaklı en hızlı takvimle iktidardan uzaklaştırılması Türkiye’miz için bir varlık yokluk (beka) sorunu durumuna geldi..

Ankara AOÇ talanına karşı yürüyor

Ankara, böylesine coşkulu ve kararlı kitlelerin eylemlerinin hep sonuç aldığını iyi bilir.

Bir küme bindirilmiş kıtalar ise Ankara Belediyesi’nin (İ. Melih Gökçek’in) ve AKP örgütünün zorlamalarıyla, ücreti karşılığında (Ulusal Kanal genelgeyi yayımladı; arabasıyla havalanına gidene yüz TL!) Esenboğa havalanı yolunda, “askeri oldukları”nı haykırdıkları RT Erdoğan’ı, apaçık aşağılandığı Afrika ziyareti dönüşü karşılamaya çabalamakta..

Dostlar;

Gelecek seçimler (2015) yaşamsal önemde.. Öncesinde (2014) Yerel seçimler de..
Bu siyasal kadro bir kez daha iktidar olursa, “HEDEF 2023” gizli gündemi bağlamında artık ATATÜRK’ün TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nden söz etme olanağı kalmayabilir.

Yakıcı temel sorunu, SEÇİM GÜVENLİĞİNİ – ADALETİNİ
gecikmeden gündeme almanın ve planlamanın zamanıdır..

Sevgi ve saygı ile.
10.6.2013, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Fatih Hilmioğlu’na özgülük için imza kampanyası..

 

Dostlar,

Silivri zulümhanesinde tutukluluğunun / tutsaklığının 4. yılı Nisan 2013’te dolacak olan dostumuz Sayın Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu için “tutuksuz yargılanması” amacıyla
bir imza kampanyası başlatıldı. ADD web sayfasında bulabilir, dilerseniz adınız görülmeden imza verebilir, yorum yazabilirsiniz. Erişkeye tıklayarak erişebilirsiniz..

http://add.org.tr/profdr-fatih-hilmiogluna-ozgurluk.html

Biz açık adımızla imza verdik ve ayrılan yere de aşağıdaki yorumumuzu yazdık :

  • Kampanyayı gönülden destekliyorum. Bu hastalıkla tutukluluğu, dikkat HÜKÜMLÜLÜĞÜ DEĞİL, sürdürmek, tasarlanmış (taammüden) cinayetten başka birşey değildir. Üstelik yargı eliyle. Siyasal sorumluluk hükümetindir. DEVLET ise yurttaşının kutsal ve dokunulmaz yaşam hakkını korumakla 1. sırada ödevlidir. Devleti ve adalet duygusunu = ülkenin temelini daha fazla tahrip etmeylim.. Fatih hocayı tutuksuz yargılayalım..
    CMK (Ceza Muhakemeleri Kanunu) ilgili madde aynen şöyle :
  • Hapis cezası ve güvenlik önlemleri temel ilkelerini düzenleyen 13.12.2004 tarih 5275 sayılı CMK (Ceza Muhakemeleri Kanunu) md. 16/2’de, sanığın hastalığı nedeniyle uygulanacak süreç şöyledir:
  • “… öbür hastalıklarda cezanın infazına resmi sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı mahkûmun yaşamı için kesin bir tehlike oluşturuyorsa, cezasının infazı iyileşinceye dek geri bırakılır.”
  • Ya da Cumhurbaşkanı Gül, anayasal yetkisini kullanmalıdır..
    Hem de ivedilikle.. Md. 104/b :
  • – “Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak,”
  • Lütfen ve ivedilikle..

Fatih hoca “hepatit C” hastası. Ağır ve ilerleyici karaciğer enfeksiyonu.

Hastalığın 2 ana komplikasyonu karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanseri.

  • Fatih hoca kritik eşikte!..

Çok özel koşullarda, tam donanımlı hastanede yatarak,
özel diyetle karmaşık ve uzun bir sağaltım (tedavi) zorunlu.
Belki de karaciğer aktarımı geekecek.. Bulunabilirse..

Bunları bir tıp öğretim üyesi olarak yetki ve sorumlulukla yazıyoruz.

Çığlığımızı duyuyor musunuz Müslüman AKP’liler??

Yoksa hala kör intikam güdüsü ile vicdanınız, gözünüz, kulağınız.. mühürlü mü?
Divan-ı mahşerde size peygamber bile şefaat edemeyecek..

Kul hakkı yediğiniz için Yüce Tanrı bile sizi bağışlayamayacak..

Fatih_Hilmioglu_portresi

Sevgi ve saygı ile.
31.1.13, Ankara

Prof. Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net