Suriye harekatının gizli bir amacı mı var?

Suriye harekatının gizli bir amacı mı var?

Sabahattin Önkibar 
Odatv.com 11.10.19

Baştan belirteyim Suriye harekatını teorik olarak destekliyoruz zira PKK-YPG Fırat’ın doğusundan süpürülmez ise Türkiye’nin başı öyle böyle değil ciddi anlamda beladadır.

Peki halen devam eden harekatla bu olacak mı diye sorarsanız, asla mümkün değil niye mi?

Yapılan yalnızca sınırda birkaç kilometre eninde güvenlik hattı oluşturmaya dayalı imaj operasyonudur da ondan.

Saray sözcülerinden Fahrettin Altun, Washington Post’a, Gülnur Aybet CNN International’a açıkladı, sürdürülen harekat her yönü ile Trump yani ABD ile anlaşmalı.

İÇ KAMUOYU BÖYLE AFYONLANIYOR

Öyle ise söyleyin 60 bin TIR dolusu silah ile donatılmış 80 bin kişilik PKK-YPG Ordusu nasıl imha edilip Fırat’ın doğusundan sürülecek?

Buradan hareketle yapılan operasyonu PKK’yı tasfiye ve Suriye’deki Kürt Devletini önleme diye sunmak, tümüyle iç kamuoyunu afyonlamaya dayalıdır.

Sorulması gereken soru, PKK-YPG Suriye’den sürülemeyecek ise yapılan bu harekatın politik hedefinin ne olduğudur.

Sakın Suriye’nin toprak bütünlüğü demeyin zira bunun olmazsa olmazı Beşar Esad ile barıştır ki Tayyip Erdoğan ısrar ve inatla buna karşı.

HEDEF SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ DEĞİL!

Söyler misiniz gerçekten Suriye’nin toprak bütünlüğü istense, İdlib’deki siyasal İslamcı çetelere arka çıkılır, büyük masraflarla adına ÖSO denen ordu kurulup beslenir ve Gaziantep Üniversitesi Suriye’de fakülte açar mıydı?

Aklımızla dalga geçilmesin, Saray’ın Suriye ajandası gizemlerle doludur.

Öyle olduğu içindir ki İran ve hatta Rusya bile artık kuşkularını gizlemiyorlar.

Ne imiş efendim sınırda 50 milyar dolar harcayıp köyler ve şehirler kurup 2 milyon Suriyeli yerleştireceklermiş!

SINIRDA İHVAN DEVLETİ Mİ?

Olması asla mümkün değil ya, diyelim oldu. Yerleştirilecek o 2 milyon insan nasıl geçinecek?

Pardon yoksa Saray’ın gizli ajandası sınır hattında bir ihvan-ül müslimin devleti kurmak mıdır?

Hayır komplo teorisi peşinde değilim, Batı medyasında, AKP iktidarının Libya’daki İslamcı gruplara bile hala para ve eleman sağladığı iddiaları var ki, bunun neyi anlattığı ortada değil m!

Kemal Kılıçdaroğlu haklıdır, Tayyip Erdoğan izlediği politikalar bağlamında BOP Eşbaşkanı görevini icra ediyor zira uyguladığı politika eşyanın tabiatı gereği yeni harita getirecek ve Türkiye de bundan payını alacaktır.

BOP EŞBAŞKANI VE OHAL İHTİMALI

Şu kahrolası tabloya bakar mısınız… Bütün dünya ve hatta Filistin bile Türkiye’yi izole ederken El Kaide’nin El Nusra gibi türevleri ile hala halifelik özlemleriyle Sünnicilik peşindeyiz.

Olayın bir başka cephesini haftalar önce Youtube kanalımda açıkladım, arşivimde var.

  • Saray’ın OHAL yönetimine geçmek istemesi ve bunun için zemin inşa hesabıdır.

    Harekatın muhtemel siyasi-ekonomik sonuçları akabinde adım adım böyle bir sürece girilmesi mukadder görülüyor.

    OHAL ilanı olayı ise mevcut yönetimin ülkeyi çok daha keyfi yönetmesi ve iktidarda kalma süresini uzatması demek olacak.

    Sonuç    : Suriye harekatında devlet yararından ziyade AKP yararları önceliklidir.

İsrail’in hedefleri ve Iğdır’ın satılması!

İsrail’in hedefleri ve Iğdır’ın satılması!

Arslan BULUT

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Washington Post gazetesinde Robert Kagan, “İsrail ve liberal düzenin çöküşü” başlıklı yazısında, 17 Eylül’de erken seçime gidecek olan ülke için, “Liberal dünya düzeni ile liberal karşıtı milliyetçi ve otoriterler arasındaki artan çatışmada, İsrail hangi tarafta olmak istiyor?” sorusunu sordu.

Kagan, “İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, liberalizme açıkça karşı duran Macaristan Başbakanı Viktor Orban ve Polonya’nın Yahudi soykırımındaki rolünün kamuoyunda tartışılmasını yasaklayan iktidardaki Hukuk ve Adalet partisiyle yakın ilişkiler kurmaya çalışması, Brezilya’nın sağcı milliyetçi lideri Jair Bolsonaro’yu sıcak bir şekilde kucaklaması; bir zamanlar Adolf Hitler’e benzetilen Filipinler Cumhurbaşkanı Rodrigo Duterte’i ziyaret etmesi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ilişkileri canlandırmak için sürekli çalışması, Hayfa limanını yönetmek için Çinli bir devlet şirketine 25 yıllık bir sözleşme önermesi, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın otoriter yönetimlerini desteklemenin yanı sıra Mısır’daki askeri diktatörlüğe sürekli olarak güçlü destek sağlaması”nı hatırlattı ve “Tüm bu yeni ortaklar arasındaki ortak payda liberalizme ve liberal dünya düzenine düşmanlıktır” tespitinde bulundu..
***
Robert Kagan, özetle şu görüşleri öne sürdü:

*”İsrail, daha önce sahip olmadığı seçeneklerle karşı karşıya… İsrail’in kuruluşunun ve hayatta kalmasının liberal dünya düzeninin başarısına ve ABD’nin desteğine bağlı olduğunu unutanlar var. Gerçek şu ki Yahudi devleti, ABD olmadan doğup hayatta kalamazdı.

*ABD, önemli zamanlarda Siyonistlere kritik destek sağladı. Cumhurbaşkanı Harry S. Truman, kezlerce İngilizleri Filistin’i 100.000 Avrupalı Yahudi’ye açmaya zorladı. Bölünmeyi destekledi ve ABD ilanından 11 dakika sonra İsrail’in bağımsızlığını tanıdı.

İsrail’in Birleşik Devletlerin taahhüdü devam etmeden gelişmesi de muhtemel değildir.

*İsrail bugün güçlü ve başarılı; zayıf ve az gelişmiş komşularını gölgede bırakıyor. Ancak, egemen ulus-devletler dünyasında, liberal bir düzeni olmayan bir dünyada, İsrail, fillerle çevrili bir faredir.

*İsrail, düşmanlarla çevriliyken ABD’nin küresel hegemonyası şemsiyesi altından çıkıp, sağcı milliyetçiler tarafından yönetilen Avrupa uluslarının desteğine güvenebilir mi?”
***
Tam da bu yazı yayınlandıktan sonra İsrail Başbakanı Netanyahu, Soçi’ye giderek Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putinile görüştü. Putin, “İsrail ile güvenlik ve askeri işbirliği konularında ilişkilerimiz yeni bir nitelik kazandı.” dedi.

İsrail’de 17 Eylül’de genel seçimler yapılacağını hatırlatan Putin, Sovyetler Birliğinden giderek İsrail’de yaşayan 1,5 milyondan fazla kişiyi kendi insanları olarak saydığını, bu yüzden İsrail Parlamentosuna girecek milletvekillerinin kim olacağına ilgisiz olmadıklarını da söyledi!
***
Konumuz İsrail ekseninde dönen olaylar ise CHP Muğla Milletvekili Tolga Çandar’ın,

  • “Iğdır Ovasının tamamını İsrailliler aldı.
  • Harran Ovasının yarıdan fazlasını da İsrailliler satın aldı.
  • Türkiye’deki ekili alanlarımızın önemli bir bölümünü İsrailliler satın alıyor.
  • Karacahisar Köyünün o termik santralin yapılacağı yerden Bodrum’a kadar olan arazinin birileri tarafından satın alındığını öğrendik..” sözlerini de bu gelişmelere eklemek gerekir.

İsrail, “fillerle çevrili bir fare”dir ama nükleer silahlara sahiptir ve Irak, Suriye, İran, Türkiye, Ürdün, Mısır, Tunus, Lübnan ve Suudi Arabistan topraklarında, bugüne kadar ABD desteğiyle sürdürdüğü Büyük Orta Doğu Projesi ile Ortadoğu Birleşik Devletleri adıyla bir fil olmaya dönük çalışmalarını hızlandırmıştır. Kagan‘ın incelediği, “İsrail’in otoriter rejimlerle yakınlaşması” nın nedeni budur

  • Türkiye’de siyasal İslâmcıların, Türk kimliğine, Atatürk’e ve cumhuriyete düzenli olarak saldırmalarının ve iktidar tarafından korunmalarının nedeni de budur.
    ======================================
    Dostlar,

“Kürt sorunu devam ettikçe gerillaya katılım da olacak, çatışma da olacak, savaş da olacak..” mı acaba??

Türkiye, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi politikalarına gönüllü ortak oluyor. AKP = Erdoğan BOP Eşbaşkanı! Bu proje bağlamında, Ortadoğu’dan Kafkaslara, Orta Asya’ya sözde demokrasi götürmek adına ABD ne yaparsa yapsın, Türkiye (AKP!) “peşin” destek veriyor. Oysa ABD’nin Büyük Ortadoğu projesi Türkiye’nin ne yararına, ne de çıkarına! ABD Dışişleri Bakanı C. Rice’ın anlatımıyla, “bölgede pek çok ülke sınırını değiştirecek olan” bu girişim kapsamında Türkiye’nin de toprak yitireceği planlanmakta!

(01.07.2007, Cumhuriyet)

ABD “Armed Forces Journal” dergisinde
E. Alb. R. Peters’ın makalesi özellikle
dikkat çekicidir. (Haziran 2006; http://www.cumhuriyet.com.tr/video/video/1579798/HDP_li_Leyla_Guven_in_aciklamalari_tepki_cekti.html)

Makalede, Ortadoğu’da istikrarsızlığın aşılması için sınırların, “azınlıkların durumu gözetilerek” yeniden çizilmesi öngörülmektedir. Kürtlere özellikle vurgu yapılmaktadır. Türkiye, Suriye, İran ve Irak’ta yaşayan Kürtlerin bağımsız bir devlet sahibi olması gerektiğinin savlandığı yazı;

Türkiye’nin beşte birini oluşturan doğusu ile güneydoğusunun işgal edilmiş” bölge olarak kabulü gerektiği

yargısına (!) yer verilmektedir…

PKK Bölücülüğünün Nedeni : SORUN Temelde EKONOMİK ….

Bölgedeki sorunlar etnisiteye değil, ekonomik ve sosyal sorunlara dayalı..
Doğu ve Güneydoğu’da ekonomik canlanma sağlanmalı. İstihdam olanakları artırılmalı. Bu sorunlarla savaşım için belirlenecek stratejiye, asker ve sivil ögeler birlikte katılmalı. Bu strateji, eşgüdümün sağlandığı merkezi bir yapılanma bünyesinde yürütülmelidir..

Feodalitenin tasfiyesi ilk koşul görülüyor..
****

HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in önceki gün yaptığı açıklamada;

  • “Kürt sorunu devam ettikçe gerillaya katılım da olacak,
    çatışma da olacak, savaş da olacak..”

sözleri yer aldı. Kamuoyunun gündemine bu açıklamayla gelen Güven hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Sözler dehşet vericidir.. HDP seçmeni ülkemizde demokratik ittifaka 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde açık destek vermişken, bu kritik dayanışma – bütünleşme tehlikeye sokulmaktadır. Bundan en çok yarar sağlayacak olan AKP = Erdoğan‘ dır. En çok zarar göreceklerin başında HDP ve Kürt yurttaşlarımız olacaktır.

Aklımızı kurcalayan sorular                         :

1. HDP’nin tüm isteklerinin kabulü olanaklı mıdır?
2. Bu olanaklı olmazsa HDP, PKK kartını kullanarak Türkiye’yi açıkça tehdit mi edecektir?
3. Böyle yaparsa HDP, PKK’nın yasal zemindeki uzantısı olduğunu kabul ve itiraf etmiş olmayacak mıdır?
4. Bu kabul ve itiraf HDP’nin AYM kararıyla kapatılması sürecini zorlamaz mı?
5. Olağan koşullarda bir devletin terör örgütü tehditlerine boyun eğdiğinin örneği tarihte var mıdır?
6. Kürt kardeşlerimizin sorunlarının çözümü Türkiye’de, ülke – ulus bütünlüğü temelinde tüm halkımız için 1. Sınıf bir laik – demokratik – sosyal – hukuk devleti kurulmasıyla olanaklı değil midir?
7. Batı emperyalizminin kanlı ağababası ABD’yi vd. ni arkasına alarak kimi Kürt  kardeşlerimizin PKK maşasıyla bağımsızlık savaşımı vermesi hangi akla sığmaktadır?

Bu “kavga“ onurlu bir kavga sayılabilir mi?
8. Emperyalizmin insanlık tarihinde herhangi bir halkı – ulusu özgürleştirdiğinin tek bir örneği görülmüş müdür? Böylesi bir beklenti emperyalizmin doğasına ters – aykırı değil midir?
9. Durum bu ise, son çözümlemede PKK, Kürtlerin özgürleşme eylemlerinin milis – gerilla
gücü müdür; Batı emperyalizminin kanlı – bölücü – taşeron maşası mıdır?
10. Tablo bu denli açık iken HDP neden son derece net ve kararlı olarak PKK’yı reddedip dışlamıyor ve tüm ilişkilerini kesmiyor?
Örn. HDP Hakkari MV Leyla Güven’in sözlerini reddederek bu milletvekilini partiden atma girişimi başlatabilir mi?
Parti tüzüğünde net bir PKK vb. şiddet – terör ilişkisi reddi düzenlemesi yapabilir mi?

HDP Hakkari MV Güven neden yangına körükle gidiyor, neden?
Bu basit bir akıl tutulması ya da siyasi manevra hatası gibi hiiiiç mi hiç durmuyor!

O zaman??
*****

“Sorun“ 1984’te bölücü – kanlı – taşeron silahlı örgüt PKK kurdurularak tırmandırıldı. ABD apaçık, binlerce TIR dolusu askeri – teknik lojistik desteği PKK – YPG – PYD’ye aktarmakta. Artık Türkiye ile savaşı görünür biçimde, PKK – YPG – PYD eliyle vekaleten sürdürmekte (proxy war)..

AKP iktidarı ise derin uykularda hala ABD ile ortak “güvenli bölge“ hülyaları içinde. AKP = Erdoğan nedense bu konuda olağanüstü sabırlı, yumuşak, alttan alan, diplomatik deyimle aşırı uysal “güvercin“ konumunda!? TBMM uzuuun mu uzun dinlencelerde.. Suriye – Irak sınırında ABD askeri yığınağının tamamlanması mı bekleniyor??

Sorun çok ciddi, hatta kritiktir. TBMM’de gerekirse gizli oturumda ivedilikle görüşülmelidir. Muhalefete ve halka yeterli bilgi aktarılmalıdır. Hiç olmazsa böylesine beka sorunu bir tıkanmada TEK ADAM frene basmalı; ülkemizin – ulusumuzun ORTAK AKLI ve istenci (iradesi) ivedilikle etkin kılınmalıdır.

AKP = Erdoğan der – hal BOP Eşbaşkanlığı görevini bıraktığını kamuoyuna kararlılıkla açıklamak zorundadır. Tersi durumda Türkiye’nin safında olamaz!

Sorun uzayabilir… uzatılabilir..

Ama hiç kuşku duyulmasın ki; Anadolu halkının sağduyusu, çooook özlenen bir iç çatışma ve bölünmeye asla izin vermeyecek!

Sevgi ve saygı ile. 14 Eylül 2019, Datça

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı, AÜTF Halk Sağlığı AbD
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı, Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net   profsaltik@gmail.com

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 7.8.19

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 7.8.19

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

YAŞ
YAŞ’ta kimi Balyoz mağdurları bekleme süreleri dolmadan emekli edildi.
Geçen yıl terfi ettirilen bir general bu yıl emekli edildi.
Böyle baş, böyle YAŞ…

SARAY
2 Ağustos tarihli Aydınlık web sitesinde aşağıdaki yazı / yorum yayımlandı :

  • Yüksek Askeri Şura’daki terfi kararlarının açıklanmasıyla birlikte sosyal medyada “FETÖ’yle mücadele eden komutanlar tasfiye edildi” kampanyası başlatıldı. Mustafa Önsel ve Ali Türkşen gibi emekli subaylar YAŞ kararlarını hedef alırken, Saray Savaşçıları da kampanyaya destek verdi.
    Saray muhafızı…

ENGEL
Düzce Belediyesi, makine ve personel yetersizliğiyle boğuşurken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin gönderdiği donanımlı araçlarla selzedelerin ev ve bahçelerinin, fındık kurutma alanlarının temizlenmesi çalışmalarının engellendiği ortaya çıktı.
Siyaset etkisinde zihinsel engel…

KAZ
AKP iktidarının Kanada şirketine pazarladığı ülkemizin oksijen deposu
Kaz Dağları kaz gibi soyuldu.
Ha vatandaş ha vatanın dağı…

GEÇİM
Meclis Başkanı Şentop’a göre; 22.5 bin TL maaş ve pek çok ayrıcalığa karşın milletvekilleri geçinemiyormuş.
%5-6 zam yaptıkları işçi ve memurlara sorsunlar, öğrenirler geçinmeyi…

ZAM
Doğalgaza %14.97 zam yapıldı.
%15 olsa çok olurdu, kızardım. Bu oranı beğendim!…

ÇAĞRI
Bahçeli, kurultay öncesi İYİ P milletvekillerine MHP’ye dönmeleri çağrısı yaptı.
Avuç yalama aşaması…

ÇİÇEK
Düzce Gümüşova’nın AKP’li belediyesi, partinin çiçek giderlerini “fidan parası” diye ödemiş.
Tavuklar yerse…

İLKESİZLER
Adıyaman Besni İlçesi Suvarlı’da İYİ P adayı Mikail Ağır’ın mazbatası AKP’nin itirazı ile elinden alındı. Yenilenen seçimde Mikail’in eşi Gülfer Ağır AKP adayı olarak seçimi kazandı.
İlkeli siyasetçi ile ilkeli parti buluşması!…

EVLAT
Ceylanpınar’ın AKPli Belediye Başkanı Menderes Atilla, beş yıl hiç işe gitmeyen kızına 251 bin TL özel kalem müdürü maaşı ödemiş.
Evlat sevgisi…

HIZ
RTE’nin açılışını yaptığı İstanbul-İzmir otoyolu 525 km’den 416 km’ye indirilerek 89 km kısalırken yolculuk süresinin 8.5 saatten 5 saate düşürüldüğü açıklandı.
Müteahhitin garanti parası hız yapanlardan çıkarılacak anlaşılan…

KESİM
DİB Çavuşoğlu büyükelçiler konferansında, “ABD, PKK/YPG ile ilişkiyi kesmeli”
Türkiye bu konuda umudu kesse daha iyi olacak…

ÖMER HAYYAM’dan:
İnsan yiyeceksiz, giyeceksiz edemez:
Bunlar için didinmene bir şey denmez.
Ondan ötesi ha olmuş, ha olmamış:
Bu güzelim ömrünü satmaya değmez.