ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 05 Aralık 2019

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 05 Aralık 2019

Türk Vatandaş Naci BEŞTEPE

BEYİN
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti” sözleri için “önce sen kendi beyin ölümünü kontrol ettir” dedi.
Deneyimli…

MHP
Iğdır’da, MHP’lileri eleştiren gazetenin sahibi Metin Işık, Ülkü Ocakları mensuplarınca dövüldü.

Bahçeli sayesinde milliyetçiliği, ülkücülüğü unuttular bir becerileri adam dövmek kaldı…

TARİH
Ulusal Kanal’da, Mustafa Albayrak adlı biri, Osmanlı borçlarının son taksitinin 2013 yılının Mayıs ayında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ödendiğini iddia etti.

Tarih, tarih bilmeyenlerle; palavracılar palavra ile doludur… (AS: 30. ve son taksit 1953)

GÖRÜŞ
Emmanuel Macron, Trump’ın yanında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Türkiye’ye baktığım zaman şunu görüyorum: Şimdi bizimle beraber çalışanlara karşı savaşıyorlar. Aynı zamanda bazen de IŞİD’le bağlantılı gruplarla beraber çalışıyorlar.” dedi.

Birinci görüş düşmanlık, ikinci görüş RTE/AKP’nin neden olduğu şaşkınlık…

ENFLASYON
Kasım ayı enflasyonu %10.56 olarak açıklandı. Vakıflar Edirne Bölge Müdürlüğü dükkan kiralarına %100 zam yaptı.

Emirle rakam değişiyor, gerçek değişmiyor…

SALDIRI
Edirne’de çember sakallı biri, başı açık kadınlara kimyasal madde ile saldırdı.

Haydi beyler, “Eyyy, benim başı açık bacıma saldıran…” diye nutuk bekliyorum…

TERÖRİST
Yüz bin abonesi olan YouTube kanalı Avrasya Yatırım’da, her gün ekonomik yorumlar yapan Evren Devrim Zelyut, terörist olduğu iddiasıyla gözaltına alındı.

Damat terörü…

ALKIŞ
Termik santralların bacalarına filtre takılmasını 2.5 yıl erteleyen yasayı çıkaran AKP’li vekiller, yasayı veto edince RTE’yi alkışladılar.

Senaryo kötü, oyuncular yeteneksiz..

ÖTV
CHP Milletvekili Teğmen M. Çelebi; % 90’dan az engelli gazilerin aldığı özel arabalarda % 35 olan ÖTV’nin yat, kotra ve pırlantadaki gibi sıfırlanmasını öneriyor.
Eyyy Çelebi, ‘gazilik‘ ne ki!…

YOLSUZLUK
Üsküdar Belediyesinden atılan eski müdür Veysel Kömürcü, belediyedeki yolsuzlukları yazılı olarak ihbar etti. AKP ve MHP’li üyeler soruşturma önergesini reddetti.

Yolları yolsuzluk…

VETO
Erdoğan, NATO müttefiklerinin YPG’yi terör örgütü olarak kabul etmemeleri durumunda Baltık Planı’na karşı çıkmaya devam edileceğini söylemişti.

YPG görüşülmedi, RTE planı onayladı.

  1. Hangi çıkarımız karşılığında onaylandı?
  2. Devlet onurumuz kaldı mı?
  3. RTE’nin hangi sözüne, nasıl inanacağız?

İYİ!
Şule Çet davasında sanığın önce ‘cinsel saldırı’ gerçekleştirdiğine, ardından da suç delillerini gizlemek için cinayeti işlediği yönünde hüküm kuran mahkeme, takdir indirimi uygulayarak ağırlaştırılmış müebbet cezasını müebbet hapis cezasına çevirdi.

Size de iyi haller hakim beyler…

EFSANE ÇÖKTÜ : ‘YAHUDİLERE FİLİSTİN’İ 2. ABDÜLHAMİT VERDİ!..’

EFSANE ÇÖKTÜ :
‘YAHUDİLERE FİLİSTİN’İ 2. ABDÜLHAMİT VERDİ!..’

ÜMİT ZİLELİ
SÖZCÜ, 17 Ekim 2017

İddialı başlık değil mi?.. Oraya geleceğiz; ancak önce efsane neydi onu anlatmam gerek… Siyonizmin kurucusu ve İsrail devletinin babası olarak bilinen Theodor Herzl, tüm yaşamını Yahudilerin tarihsel anavatanı Filistin topraklarında bir devlet kurmaya adamıştı. “Yahudi Sorunu” nun ancak siyasal yoldan çözülebileceğine inanan Herzl, Filistin’e yerleşebilmek için en köklü çözümün ise Osmanlı Sultanı 2. Abdülhamit‘i razı etmekten geçtiğini düşünüyordu… Bu konuda çeşitli kitaplar ve en önemlisi Theodor Herzl’in anıları, bu amaç için neler yapıldığını anlatıyor… O kitaplardan okuyalım… Herzl ilk olarak Abdülhamit ile yakın ilişkisi olan Polonyalı asilzade Philip Michael Ritter von Newlinski‘yi aracı yaparak sultanla yüz yüze görüşebilmek umuduyla 18 Nisan 1896’da İstanbul’a geldi. Ancak bir gün sonra Newlinski Abdülhamit’in görüşmeyi kabul etmediğini şu mesajla birlikte Herzl’e iletti: -Eğer sayın Herzl sizinle benimle olduğunuz kadar dostsa ona bu konuda başka girişimde bulunmamasını telkin ediniz. Bir adımlık toprak bile satamam, zira bu topraklar bana değil milletime aittir. Milletim bu imparatorluğu savaşarak ve kanıyla sulayarak kazandı. Bizden ancak kanla koparılabilir… Yahudiler milyarlarını saklasınlar, imparatorluk bölüşüldüğünde Filistin’i bedavaya alabilirler. Ancak cesedimiz paylaşılabilir canlıyken parça koparılmasını kabul etmeyeceğim. Ne kadar asil değil mi? Herzl’in tüm Osmanlı borçlarını üstlenme, hatta üstüne para da verme teklifini Sultan Abdülhamit, göz yaşartıcı bir jestle reddetmişti… -Acaba gerçekten öyle miydi?..

Theodor Herzl işin peşini bırakmadı… Üstelik bu görüşmeden birkaç ay sonra Saray tarafından 3. Dereceden Mecidiye nişanıyla ödüllendirildi, iyi mi!.. Yıllar sonra 17 Mayıs 1901’de bu kez doğrudan Abdülhamit tarafından kabul edildi. Sultan, Herzl’e Yahudilerin iltica edebilmesi için bütün sınırlarını açık tuttuğunu anlattı… Bu ziyaretten sonra Herzl bu kez 1. Dereceden Mecidiye Nişanıyla taltif edildi!.. Aynı yılın aralık ayında İsviçre’nin Basel kentinde toplanan 5. Siyonist Kongre’sinde Herzl Abdülhamit’e bağlılıklarını bildirdi… Hemen ardından da acilen İstanbul’a davet edildi. 19 Şubat 1902’de Saray Herzl’e Yahudilerin Anadolu, Suriye ve Mezopotamya dahil ancak Filistin hariç her yerde yerleşim faaliyetinde bulunabileceğini bildirdi… Herzl, 5. ve son kez 28 Temmuz 1902’de Abdülhamit’e Osmanlı borçlarının yapılandırılmasına yönelik 30 milyon Sterlinlik bir anlaşma karşılığında Mezopotamya ve Filistin’in bir parçasında yerleşme izni talep etti. Ancak Sultan, Fransızlarla iyi bir anlaşma yapıp bu teklifi yine reddetti!.. Mabeyin teşrifatçısı İbrahim Bey İstanbul’dan ayrılan Herzl’i şu sözlerle uğurladı: 

-Size Zat-ı Şahanenin son derece sempatisi ve hürmeti vardır. Sizin kavminiz için yapmak istediğiniz asil bir şeydir. Siyonizm esasen asildir!.. İslamcıların “Siyonizm asildir!” sözleri hariç yere göğe sığdıramadıkları efsane böyle… 

-Ancak gerçeğin de bir biçimde ortaya çıkmak gibi kötü huyu var, ne yazık ki!..

Aradan yüz yılı aşkın zaman geçti… İki akademisyen, Tarihçi Doç. Dr. Sezai Balcı ile Prof. Dr. Mustafa Balcıoğlu, Başbakanlık Osmanlı Arşivinde yaptıkları uzun araştırmalardan sonra çarpıcı bir kitap hazırladı: 

Rotschildler ve Osmanlı İmparatorluğu 

Bu kitaba göre Yahudi kökenli bu aileyle Osmanlı arasındaki ilk temas, 2. Mahmut döneminde başlıyor, 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşından başlayarak kesintisiz sürüyor!.. Savaşlarda lojistik destek, silah satışları, borç alışverişleri hatta Yunanistan’ın Osmanlı devletine ödediği tazminata aracılık etmeye varıncaya dek bir yığın yakın ilişki belgeleriyle anlatılıyor..

Gelelim 2. Abdülhamit dönemine; Ulu Hakan da Rotschild Ailesi’nden iki kez borç almış!.. 1891’de alınan 6 316 920 Sterlin tutarındaki borcun faizi %4, geri ödeme süresi ise 60 yıl!.. 1894’te alınan 2. borç tutarı ise 8 212 340 Sterlin. Bu borç ise 15 Ekim 1955’e dek geçerli ve her yıl 329.249 Sterlinin İngiltere Bankası’na ödeneceği belgelerde yer alıyor… Pekii, bu borçlar hem de Sultana kişisel olarak niçin bu denli kolay veriliyor dersiniz?.. Belgeler de o da var, merak buyurmayınız:

-2. Abdülhamit zamanında Rotschild Ailesi, Filistin’de koloniler kuruyor; Zat-ı Şahaneleri Filistin’de yaşayan yerli ve yabancı Musevilerin toprak almalarına izin veriyor!.. Kısacası Başbakanlık Osmanlı Arşivi yüz küsur yıl sonra Abdülhamit’in Teodor Herzl’e yazdığı “ölürüm de bir adım toprak vermem” konulu iletinin tümüyle palavra olduğunu, memleketinin topraklarını aldığı kişisel borç karşılığında pazarladığını belgeleriyle önümüze koyuyor!..

-Efsanenin ruhuna El Fatiha!.. Haa, bu borçları kim ödemiş aileye diye merak ederseniz söyleyeyim: 

-Tabii ki, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti!.. 

Ehh, Rotschild Ailesi üyelerinin 2. Mahmut, Abdülmecid ve 2. Abdülhamid’den bol kepçe aldıkları nişanlar da böylece yanlarına kâr kalmış oluyor!..

NOT: Kitabı ararsanız “baskısı tükendi” yanıtını alacaksınız!.. Bu kadar iyi satan bir kitap niçin yeni baskı yapmaz acaba? “İyi saatte olsunlar” olmasın sakın!..