Bakan Veysel Eroğlu : Gördes Barajı’nda 2017 yılında suyu tuttum…

İzmir, parasını ödüyor suyunu alamıyor

Baraj, tabanındaki delik nedeniyle kapasitesinin 9’da 1’i kadar su tutabiliyor.
İzmir, parasını ödemesine karşın su alamıyor. (Cumhuriyet, 01 Haziran 2018)
(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

[Haber görseli]

448 milyon m3 kapasiteli Gördes Barajı, tabanındaki delik nedeniyle 45 milyon m3’ten fazla su tutamıyor. DSİ’nin 2009’da tamamlanan barajdaki deliğin 2016’da kapandığı yönündeki söylemlerine karşın, İzmir’e tek damla su verilemedi. Gördes’ten İzmir’e gelmesi planlanan su için 2010 yılından bu yana düzenli ödeme yaptıklarını belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Öyleyse sen de bana suyu ver. Ama veremiyorlar. Çünkü ortada delik var!” dedi.

Arap kızı bakıyor

Bir grup gazeteciyle bir araya gelen Kocaoğlu, Gördes’ten İzmir’e suyu taşımak için DSİ’nin yaptırdığı 115 kilometrelik isale hattının da “eksik ve hatalarla” teslim alındığını ileri sürdü. Barajdaki soruna karşın Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun yerel yönetimi suçlamaya çalıştığını kaydeden Kocaoğlu, şunları söyledi:

“DSİ’nin yaptığı hat yalnızca kâğıt üzerinde. Öyle hatalar var ki, devralmamız mümkün değil. Bize su veremedikleri için Belkahve’de yaptığımız arıtma tesisini 1.5 yıldır deneyemedik bile. Tarıma veriyorum diye bir laf var. Tarıma yazın su verilir; yağmur yağarken, seller akarken, Arap kızı camdan bakarken değil!.”

KAÇARSA KAÇSIN!

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, İzmir’de partisinin İl Başkanlığını ziyaret etti. Burada açıklama yapan Eroğlu, Gördes Barajı’yla ilgili şunları söyledi :

  • “Gördes Barajı’nda 2017 yılında suyu tuttum.

  • Bir miktar su kaçarsa kaçsın dedik.

  • Öyle bir fedakârlık yaptım.

  • Barajda sorun yok.” 

============================================
Dostlar,

BAKAN EROĞLU ”SUÇ İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜ” NÜ MÜ KULLANIYOR?!

AKP’nin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, inanınız ya da inanmayınız, yukarıdaki tümceleri kurmuş!

Anladığımızı yineleyelim; Bakan Prof. Dr. V. Eroğlu şunları yapmış :

  • Gördes barajında 2017 yılında suyu tutmuş!
  • Bir miktar su kaçarsa kaçsın..  demiş. Ama kaçan su baraj kapasitesinin %90’ı imiş!
  • Öyle bir fedakarlık yapmış Bakan Eroğlu… Belediyeden parası alındığı halde 11 yıldır İzmir’e su verilemiyor olmasına karşın AKP’li Bakan Eroğlu ”öyle bir fedakarlık yapmış”!
  • Ve bu Bakana göre Gördes barajında sorun yokmuş..

*****
Bunlar normal bir insanın söyleyebileceği sözler midir?
Bunları bir Bakan söyleyebilir mi?
Bunları bir Profesör söyleyebilir mi?
Baraj, öngörülen kapasitenin %90’ını tutsa da %10 kaçak olsa haydi sineye çekelim..
Ama tersi! Bu yüzden İzmir’e, belediyeden parası alındığı halde su verilemiyor.
Belediyenin bu su için yaptığı arıtma tesisi de atıl kalıyor, çürümeye terk edilmiş..
Gerekçe de tarımsal sulamaya su verilmesiymiş.. Oysa bu baraj İzmir’e içme suyu için yapılmadı mı?

Neresinden tutsanız elinizde kalıyor…
Herhalde AKP = Erdoğan bu sayın kişiyi çoooooooooooooook aramış olmalılar ardışık olarak Bakan yapmak için! Eroğlu, 2007’den bu yana AKP kabinelerinde Bakan..

Bu kişi, geçtiğimiz kurak yazlarda İstanbul barajlarında ciddi su eksilmesi olduğu zamanlarda basına demeç vererek A, B, C planlarının olduğunu belirtmişti. Bereket Doğa bize acıyıp yağmur verince, Sn. Bakan’ın A, B, C planlarını öğrenme olanağımız olamadı!..

Gelişmiş bir ülkede, bir hukuk devletinde böylesi bir skandal yaşanabilir mi?
Bu kişi dakikalar, bilemediniz 1-2 saat içinde görevden alınmaz mı?
Hakkında yasal işlem yapılmaz mı?
AKP = Erdoğan bir adım atabilir mi; yoksa dere geçilirken at değiştirilmez mi? Eh artık ”Başusta” olduğuna göre Erdoğan’dan daha iyisini kim bilebilir?

Ya Cumhuriyetin savcıları?? Apaçık bir suç itirafı var ortada.. Kim el koyacak?
Bakan bey ”öyle bir fedakarlık yapmış’‘! Kimin kesesinden ve hangi hak ve yetki ile?

Efendiler, Bakan bey villasına yüzme havuzu yaptırmıyor!. Yandaşlara verilen ihalelerdeki yolsuzluklar böylesine katmerli ve zincirleme sürüyor ve vergilerimiz talan ediliyor..

Eroğlu derhal istifa etmeli, ya da görevden alınmalı ve hakkında yasal işlem yapılmalıdır.

Bakanın davranışı ettiği yemine sığmayacağı gibi, barajı yapan firmaların usulsüzlüklerini -haydi suç ortaklığı demeyelim ama- açıkça örtbas etme eylemidir ve suçüstü yakalanmıştır.

Acaba yüce TBMM siyasal denetim işlevini yerine getirebilir mi? Tüyü bitmemiş yetimin hakkını kim koruyacak??

Ve de neciiiiiiiiiiiiiiip milletimiz / AKP’li kardeşlerimiz ”Reis” e tapınmayı sürdürerek gene ”oy” verecekler mi 24 Haziran’da?? Vereceklerse suça ortak olmayacaklar mı? Bir de dilimiz varmıyor söylemeye ama yaratılan talana ortaklar mı bu gözü kara AKP müritleri?? Bizim pek aklımız ermiyor da böylesi işlere! Kutsal kitabın neresinde bir ayet, bir sûre bulunabilir kılıf yapmak üzere?? Yoksa ulemadan muhterem bir din kardeşimizin köşesinde yazdığı gibi ”bu bir suç işleme özgürlüğü” müdür?

Ayrıca hukuk devletinde ”suç işleme özgürlüğü” diye bir özgürlük kategorisi yoktur. Suç; hukukun tanımladığı, yasakladığı ve işlenmesi durumunda yaptırıma bağladığı işlem ve eylemdir. Dolayısıyla ‘’..ben bu suçu işlerim, suç işleme özgürlüğüm var…’’ diye saçmalarsanız, karşınızda Hukuk Devletinin gücünü bulur ve yaptırım görürsünüz; bulmalı ve bedelini de ödemelisiniz kaçınılmaz biçimde!

Burası Dar-ül harp değil efendiler!

Herkes aklını başına toplamalıdır..

Eğer öyle ise, meydan okunuyorsa, hesabı önce bu dünyada, sonra ”öbür tarafta” verilmelidir. Pekiii, Majestelerinin yargısı mı hesap soracak? Kim, kim, kim hesabını soracak bu sefilliğin??

Görüldüğü üzere 15,5 yıllık tek başına AKP iktidarının bu ülkeye ve halka en büyük zararı ”değerlerimizde yozlaşma” olmuştur belki de.. Çirkin ve dünyada örneği olayan siyaset; etiği de, ahlakı da, hukuku da, dini de… her şeyi ama her şeyi yutmuştur. Gördes barajının kara deliği (!) gibi!

Sahi, tüm dinlerin temel hedefi İYİ AHLAK değil miydi??

Onu da mı Bakan Eroğlu’nun %90 su kaçıran Gördes barajcığı yuttu?

Sevgi ve saygı ile. 03 Haziran 2018, Datça

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

SU, SU, SU…


Dostlar,

25 Temmuz 2014 günü Ankara’dan ayrıldık, Manavgat’a, oradan Kumluca’ya geçtik.
“Adrassan açık hava saunası” ndan 3. günün sonunda kaçtık..
Bu bölgede dere yatakları kurumuş ve çoğu yerde otopark yapılmış.

Suyumuz yok ama, kuruyan dereler sayesinde çok sıkıntılı bir başka soruna
çözüm bulundu..

  • Dere yataklarında park yerleri!..

Ardından Mut yaylaları ve dünden bu yana da Gaziantep..
Toros yaylalarında da benzer sorun yaşanıyor.

Bu yaz daha sıcak ve bu yıl daha az yağış, daha az su..

Göller ve akarsular kuruyor..

Gözle görülür çook belirgin bir su kıtlığı ve kuraklık yaşıyoruz.

Gördüklerimiz bunlar..

Her yer çok sıcak, her yerde su çok kıt..

AKP hükümeti ve Başbakan R.T. Erdoğan’ın tek gündemi ise 12. CB seçimi..

Çevre Bakanı aylardır bir türlü B, C… planlarını açıkla(ya)madı ve dolayısıyla yürürlüğe de koy(a)madı.. Var mı ki, var mıydı ki diye soruyoruz elbette.

Ciddi bir tehlike kapıya dayandı..

Bir an önce bir “ULUSAL SU YÖNETİMİ EYLEM PLANI” zorunlu!

Bu konuyu kezlerce bu sitede yazdık..

Sn. Ercan’dan bir uyarı daha..

Sevgi ve saygıyla
31.7.2014, Gaziantep

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net 

================================================

SU, SU, SU…

Portresi_gulumseyen

 

Prof. Dr.. D. Ali ERCAN

 

Erciyes doruğunda kar kalmadı…

Aşırı sıcak, Erciyes'teki karları eritti<br /><br /><br />
 
KONYA HAVZASI “RESMEN” KURUDU

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Konya havzasının, uluslararası üç kuraklık ölçütlerinden biri olan

– “hidrolojik”  kuraklığa resmen girdiğini,
– yalnızca meyve bahçelerine su verilmesi,
– rotasyonla sulama,
– ikinci ürünün ekilmemesi,
– az su tüketen bitkilerin ekilmesi..

gibi önlemlerin uygulamaya konulduğunu açıkladı.

Hürriyet’ten Bülent Saroğlu’nun haberine göre tarımsal sulama su sıkıntısı ve kuraklık riskiyle ilgili çok sayıda milletvekilinin farklı önergelerini yanıtlayan
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu,

Türkiye su zengini bir Ülke değildir.
Kişi başına düşen yıllık su miktarına göre ülkemiz su azlığı yaşayan
bir ülke 
konumundadır.”
dedi.

Konya havzası kurudu !
Meteorolojik Kuraklık: Yağışların (20-30 yıllık) ortalama İstatistik değerden
belirgin sapışı.

Tarımsal Kuraklık: Bitkinin büyüyüp gelişmesi için kök bölgesinde
yeterli toprak neminin bulunmayışı.

Hidrolojik Kuraklık: Uzun süre devam eden yağış eksikliği sonucunda yer üstü
ve yer altı sularındaki belirgin azalış.  Barajlardaki su düzeyinin aşırı düşmesi
hidrolojik kuraklığın ön belirtisi olarak kabul ediliyor.

KURAKLIK ALARM VERİYOR!


KURAKLIK ALARM VERİYOR!

Dostlar,

Elle duyumsanır – gözle görünür biçimde deneyimliyor, yaşıyoruz.

Şubat ayı içinde Nisan sıcaklarını görüyoruz ve yağmur hala yok!

Barajlarda kalan su düzeyi alarm veriyor..
Baraj çevreleri hızla ağaçlandırımalı, HES projeleri gözden geçirilmeli..

Hükümet yolsuzlukları örtme derdinde, çünkü başı ciddi biçimde ağrıyor
ve 30 Mart 2014 yerel (gerçekte genel!) seçimleri çok yaklaştı.
Telaş, etekleri başa geçiriyor neredeyse..

Ama ülke çok ağır bedelleri olabilecek bir kuraklığa doğru sürükleniyor.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu Allahlık.. Desteksiz konuşuyor..
A, B hatta C planlarının olduğunu, İstanbul’u susuz bırakmayacaklarını buyuruyor ama bir türlü bu planların içeriğine girmiyor!? Devlet sırrı sanki..

İvedilikle uzmanları toplayıp

OLAĞANÜSTÜ DURUM İLAN ETMEK ve
BİLİMSEL ÇÖZÜMLER ARAMAYA BAŞLAMAK İÇİN GEÇ KALINIYOR..

Bulutlara yağmur bombaları gibi kimi meteorolojik girişimler..

TV’lerde, basında, duyuru panolarında..
su tasarrufu hakkında sık sık ciddi çağrılar veuyarılar yapılmalı..

Kademeli artan, tüketim düzeyine uyarlı fiyatlama..
Kamu kurumlarından başlayarak fotoselli musluklar..

WC rezervuarlarının 2 bölmeli yapılması (büyük ve küçük tuvalet için).

Hemen tüm WC’lerde su rezervuarlarının içine
1 ya da 2 tane yarım litrelik içi su dolu pet şişe koymalıyız.

Susuz pisuvarlar
 yaygınlaştırılmalı..

Deniz suyundan içme – kullanma suyu üretimi için AR-GE çalışmaları..

Yeraltı su sondajları..

Az su gereksinimli tarım ürünlerine geçme..

ORMAN alanlarını gözü gibi koruma, 3. Havaalanı için orman kıyımını durdurma.
B2 arazilerini tarıma açıp köylüye satma (Türk usulü bütçe açığı kapatma!)
yerine yeniden ormanlaştırma..

Toplu taşımacılığı – metro ve demiryollarını geliştirme, bisiklet ve yürümeyi teşvik..

Rekreasyon alanlarında, WC’lerde yarı arıtılmış geri kazanılan su kullanımına geçmeliyiz.

Uzmanlar, kanıta dayalı olarak KISA – ORTA – UZUN ERİMLİ seçenekleri belirlemeli ve tüm Türkiye olarak hemen uygulamaya geçmeliyiz..

MUTLAKA TASARRUF!
     MUTLAKA TASARRUF!
          MUTLAKA TASARRUF!

Nüfus artışını frenleme.. HER AİLEYE 1 ÇOCUK!

Sevgi ve saygı ile.
20 Şubat 2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

========================================

KURAKLIK TEHLİKESİ KAPIDA!

Ali_Ercan_portresi

 

Prof. Dr. Ali ERCAN

 

 

 

Değerli arkadaşlar,

Bu yaz Kuraklık kapıda !

Kentler arası “Su Savaşları” başlayabilir.

kuraklik_feci

***

BASINDAN

Ülke genelinde kurak bir dönem yaşanırken, barajlardaki su düzeyi de giderek düşüyor. İstanbul’daki barajların doluluk oranı %31’e, Ankara’da ise %36’ya geriledi.

Barajlardaki son durum

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) verilerinden derlenen bilgiye göre, İstanbul’daki Ömerli Barajı %42, Pabuçdere Barajı % 0,2 Sazlıdere Barajı %17, Büyükçekmece Barajı % 29, Alibeyköy Barajı %21, Terkos Barajı % 41, Kazandere Barajı %15,
Elmalı Barajı %7, Darlık Barajı %30 ve Istrancalar Barajı %13 dolulukla hizmet veriyor. İl genelindeki barajların toplam doluluğu ise %31 olarak belirlendi.

Kemerburgaz_baraji_kurumus_Subat_2014

ANKARA’DA DURUM

Ankara’daki Kavşakkaya Barajı ise %13, Akyar Barajı % 16, Eğrekkaya Barajı %31, Çubuk Barajı % 32, Çamlıdere Barajı % 36 ve Kurtboğazı Barajı %61 doluluğa sahip bulunuyor. Başkentteki barajların doluluk oranı %36’ya geriledi.

İZMİR’DE DURUM

İzmir’deki Balçova Barajı %47, Güzelhisar Barajı % 58, Tahtalı Barajı %61,
Ürkmez Barajı %61, Gördes Barajı % 20;

Bursa’da Nilüfer Barajı %62, Doğancı Barajı %26 dolulukla hizmet veriyor.

TÜRKİYE NEREYE? QUO VADIS TURKIYE ?


TÜRKİYE NEREYE?
YA DA BUNLAR KİMİN ESERİ…

portresi

 
Dr.Alper AKÇAM

 

 

HABER: “Suriye’de iç savaşın başlangıcından beri Ege Denizi de bu korkunç savaşın cephelerinden biri olmuş durumda… Suriyeli aileler taş taş üstünde kalmayan ülkelerinden kaçmak, Avrupa’ya ulaşmak için Ege Denizi’ni çare olarak görüyor. Tekneye binebilenler şanslı olanlar… İster inanın ister inanmayın bazen bir şişme botla Yunan Adaları’na ulaşmaya çalışıyor kaçak Suriyeliler… Çoğu zaman da yeni bir yaşam ümitleri Ege’nin mavi sularında son buluyor… Şu ana dek toplam kaç kişinin Ege Denizi’nde yaşamını yitirdiğini kestirmek çok güç… Yetkililer savaşın başından bu yana bu rakamın 500’e yaklaşmış olabileceğini söylüyor.” 

Fotoğraftaki 3 kardeş de bu korkunç rakamın içinde…

suriyelicocuklar

 

 

 

Bu çocukların günahsız yüzlerinden vicdan azabı duymayan çirkin politikacılara yazıklar olsun!

SURİYE’de iç savaşın başından beri yüz binlerce kişi öldü, milyonlarca kişi evini barkını terk etti.

Bir zamanlar dostumuzdu Suriye… 700 km’lik sınırımız güvenli, sınır illerimiz barış içinde idi. Bugün Hatay’ın, Ceylanpınar’ın, Reyhanlı’nın gireni çıkanı belli değil.
Paralı askerler, El Nusra militanları kol geziyor.

Suriye tarafındaki birçok kasaba PYD denetimine geçti.

HABER 26 Temmuz 2013, Cuma): “Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı farklı tugay ve birliklerden 70 komutan Gaziantep’te bir araya geldi. Bülbülzade Kültür ve Dayanışma Vakfı’nın düzenlediği toplantıya Özgür Suriye komutanlarının yanı sıra ilim adamları da katıldı.”

Suriye’de çarpışan taraf olan ve Reyhanlı patlamasından Türkiye’nin
güney illerinde yaşanan birçok olayda üzerinde kuşkular bulunan bir savaş örgütünün toplantısı neden Türkiye’de yapılıyor?

Bu ülkede, kızları okutmaya, öğrencilere burs vermeye çaba gösteren
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden güzelleştirme derneklerine,
meslek odalarına dek birçok demokratik kuruluş savcılık izlemlerinden,
maliye denetimlerinden, polis baskınlarından yakasını kurtaramazken,
adı savaşla anılan bir yabancı güç ve bu güce ev sahipliği yapan
bilmem ne vakfıyla ilgili bir soruşturma neden yapılmıyor.

Nasıl bir hukuk devletinde yaşıyoruz?  

Bu tablo kimin eseri? Yalnızca savaş çıkararak bölgeye egemen olmak ve
yer altı-yerüstü zenginliklerine konmak isteyen Batılı ülkelerin mi?

Suriye tarafında yüksek binalarda dalgalanan PYD bayrakları için,
“Suriye’nin toprak bütünlüğüne zarar verecek oldubittileri kabul edemeyiz.” diyen Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, kimleri güldürmek istiyor acaba?

HABER: TRT 1’in iftar programına konuk olarak katılan tasavvuf düşünürü
Ömer Tuğrul İnançer, gebe kadınlar hakkında yaptığı yorum ile şaşırttı

TRT 1 ekranlarında iftar saatlerinde yayınlanan ‘Ramazan Sevinci’ programı tasavvuf düşünürü ve avukat olan Ömer Tuğrul İnançer’i konuk etti.
Programda Şeyh Vefa’nın menkıbelerinden bahseden İnançer, gebe kadınlar hakkında yaptığı sert yorum ile herkesi şaşırttı.

“BUNUN ADI TERBİYESİZLİKTİR” dedi!”

Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet televizyonunun konuk “Düşünür”ü öfkeliydi de…
Bir dövmediği kaldı gebe olup sokağa çıkanları…”

HABER: Turgutlu Çaldağı’nda sülfürik asitle nikel madeni çıkarılması…
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel EROĞLU’nun verdiği izinle 200.000 ağaç katledilmiştir. Maden şirketi için 1.000.000 ağacın daha kesileceği
ifade edilmektedir.

Atatürk Orman Çiftliği’ni (AOÇ) yapılaşmaya açarak yok etmek için uğraşanların başında gelen AKP’li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in AOÇ’de yok ettiği ağaç sayısının 10 bine yakın olduğu resmen açıklandı.

Atatürk’ün adını taşıyan aynı yeşil alanda Başbakanlık binası yapımı için kesilen ağaç sayısı da 3.000!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Atatürk Orman Çiftliği’ne (AOÇ) yaptıracağı Beyaz Saray benzeri Başbakanlık binasına ilişkin çalışmalar gizli bir biçimde sürdürülürken, sarayın yapılacağı alandaki Orman Genel Müdürlüğü (OGM) binalarının tümünün yıkıldığı, onlarca dönümlük alanda büyük bir ağaç katliamı yapıldığı uydudan belgelendi.

Orman Mühendisleri Odası’nın ağaç kesimini fotoğraflayarak belgelediği arazide inceleme yapmak isteyen Mimarlar Odası Ankara Şubesi, kendilerine giriş izni verilmeyen araziye adeta uydudan indi. Şube, bir uydu şirketiyle anlaşarak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ak Saray” olarak da nitelenen
Başbakanlık binasını kurmak istediği arazinin fotoğraflarını çektirdi.”

HABER: “Başbakan Barbaros’tan geçerken yol kenarında duran gençler
yere tükürdükleri gerekçesiyle gözaltına alındı.”

HABER: “TÜRKİYE’DE YARGI DURUMDAN VAZİFE ÇIKARMA USTASI

Gezi Parkı eylemleri sırasında “İstanbul kurtarılmıştır” diyen Levent Kırca’yı
hedef alan Başbakan Erdoğan’ın, partisinin grup toplantısında

“Asla cezasız kalmayacak, bunun hesabını vermesi lazım.”

sözleri üzerine yargı harekete geçti. Savcılık tarafından Levent Kırca hakkında soruşturma açıldı.”

Başbakan’ın demeçlerini ve dudak hareketlerini izleyen, 12 Eylül 2010 Referandumu’nun eseri bir yargı sisteminin varlığı her şeye tuz biber ekiyor.

Tüm bunlar Türkiye’nin nasıl bir yol haritası üzerinde bulunduğunun birkaç işareti.

Bu yol haritasının ABD’den, AB’den başlayan kapitalist-emperyalist kamp mimarlarına, Türkiye’deki uygulayıcılarına denecek çok fazla bir şey yok.
Onlar tarihsel işlevlerini yerine getiriyorlar ve tarih önünde hesabını verecekler…

Bu tayfaya “Demokrasi” ya da barış adına alkış tutan akıl budalası sözde aydınlara ve üç kuruşluk çıkar için desteklemeyi sürdürenlereyse, bir yerlerine kına yakmak kalıyor…

Kendilerine fazla gelen demokrasiyi Doğu coğrafyalarına pazarlamaya kalkan
Batılı Şarkiyatçılara ve onlardan esin almayı çok seven sözde kültür adamlarına
çok sevdikleri kendi deyimleriyle soralım:

QUO VADİS TÜRKİYE?

Dr. Alper AKÇAM
25 Temmuz 2013