Ulusal Eğitim Derneği Konferansı : YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Ulusal Eğitim Derneği Konferansı :

YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Dostlar,

Bizim de üyesi olduğumuz Ulusal Eğitim Derneği’nin geleneksel Cumartesi konferansları sürüyor.. 20 Şubat 2016 Cumartesi günü saat 14:00’te, Derneğin genel merkezi olan
Necatibey Cd. 13 / 13, Sıhhiye – Ankara..

Konuşmacı, CHP’nin eski Uşak Milletvekili, harman yürekli bir kadın avukat..

Av. DİLEK AKAGÜN YILMAZ…

Dilek hanım ile Ulusal Kanal’da bir programda birlikte olmuştuk..
CHP’ye fazla “ulusalcı” geldi Sayın Yılmaz ve aday gösterilmedi..
Prof. Süheyl Batum hoca gibi, İsa Gök gibi, Şahin Mengü ve Onur Öymen gibi…
Ama onların yerine Bekaroğulları, Ata’nın posterini odasından indirenler, kod numarasıyla deşifre edilmiş CIA ajanları, sözde Ermeni soykırımını onaylayanlar… vekil yapıldılar..
Ve CHP anamuhalefet olmaktan, etkili olmaktan çıktı.. Türkiye biraz da bu yüzden böyle perişan değil mi?? Aşkolsun ki hala oyların 1/4’ünü alabiliyor..

Dilek hanımı dinlemek ve işin (Yeni Anayasa tuzağının) içyüzünü öğrenmek gerek.
2014’te neden Anayasa uzlaşma masasının dağıldığını anımsamak ve hiç unutmamak gerek :
Yargı bağımsızlığı idi en temel anlaşmazlık..
AKP güdümlü – kendine bağlı yargı istiyordu.
Süheyl hoca, Dilek hanım .. ise tersini savundular.. Bu adları CHP dışladı;
şimdilerde ise masaya oturalım mı / kalkalım mı ikileminden yakalarını kurtaramıyorlar..

Yazık Türkiye’ye çoook yazık..
Atatürk’ün CHP’sine de, onu bu duruma düşürenlere de…

Sevgi ve saygı ile.
19 Ocak 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Onur Öymen : Bakalım “literatürde” neler var..


Bakalım “literatürde” neler var??

portresi2

Onur Öymen 

 

 

Soma’daki elim maden kazasından sonta konuşan Sayın Başbakan,
bir bölümü 19. yüzyılda yaşanmış maden kazalarından söz ederek bu gibi kazaların literatürde yer aldığını, yani adeta olağan karşılanması gerektiğini söyledi. 


Bakalım “literatürde” neler var ?

1375 yılından başlayarak dünyada kaydı tutulan maden kazalarından yalnızca 23’ündeki ölüm sayısı Soma’dakinden çoktur.

Yani Soma, 650 yıldan beri dünyada yaşanmış en büyük 24. maden faciasıdır.

Son 50 yıl içinde dünyada 300’den çok madencinin yaşamını yitirdiği kaza sayısı 6’dır. Almanya’daki son büyük maden kazası 1962’de olmuş ve 299 kişi yaşamını yitirmiştir. Bu kazaların da büyük çoğunluğu yangından değil, kömür madenlerdeki gaz
(AS: Grizu, CH4-Metan gazı patlaması) patlamaları sonucunda gerçekleşmiştir..

Maden kazalarının sıklıkla görüldüğü Çin’de, Hükümet 2005 yılında madenlerde
can güvenliğini iyileştirme önlemleri için 360 milyon $ harcamış ve yalnızca
Changun kömür madeninde 16 yaşam odasıyla 7 yer altı sığınağı inşa edilmiştir.

2010’da (AS: 5 ağustos) Şili’de meydana gelen maden kazasında yaşam odasına sığınan 33 madenci, yerin 700 m altında 69 gün kaldıktan sonra çeşitli ülkelerin
(AS: Özellikle NASA sondaj için 3 boyutlu koordinat belirleme desteği verdi..)
teknik yardımlarından da yararlanılarak sağ olarak kurtarılmıştır.

1906 yılında Fransa’nın Kuzeyindeki Courriers kentinde meydana gelen ve
1,099 madencinin ölümüyle sonuçlanan maden kazası ve kurtarma operasyonlarındaki gecikmeler, kullanılan malzemelerin yetersizliği toplumda büyük tepkilere yol açmıştır.
Madencilerin cenazelerine 15,000 kişi katılmış, 61,000 maden işçisi greve gitmiştir. İçişleri Bakanı Georges Clemenceau grevcilere çok sert müdahale etmiş,
700 sendikacıyı tutuklatmıştır. Ancak bu gelişme büyük tepkilere yol açmış,
Fransa’da güçlü ve hükümetten bağımsız sendikaların kurulmasına ve
çalışanların haklarını koruyacak bir mücadelenin başlatılmasına katkı sağlamıştır.

1968’de Amerika’nın Farmington kenti yakınlarındaki maden kazasında 78 madencinin yaşamını yitirmesi üzerine Kongre, 1969’da madencilerin güvenliği ve sağlığı konusunda çok sıkı kurallar içeren bir yasa kabul etmiştir. Bu olayın sonuçlarından
biri de, kazadan sonra madenin sahibi olan şirketi haklı göstermeye çalışan
sendika başkanının görevden uzaklaştırılması olmuştur.

Sağlanan teknik gelişmelerden biri de madende oluşabilecek gazlara karşı
madencileri uzun süre ve etkili biçimde koruyacak gaz maskelerinin üretilmesi olmuştur. Bugün bu maskeleri internetten bile satın almak olanaklıdır.
Yeter ki, madencilerimizin can güvenliğine yeterince önem verilsin ve
maske başına yaklaşık 250 dolarlık bir ödeme yapılabilsin.

Madencilik ve iş güvenliği uzmanlarının televizyonlarda anlattıklarına
ek olarak “literatürdeki” bu bilgileri de paylaşmak istedim.