YÜCE MAHKEME; SEHVEN ve HODRİ ADALET


YÜCE MAHKEME; SEHVEN ve HODRİ ADALET

portresi_kucuk


Naci BEŞTEPE

BALYOZ hükümlüsü silah arkadaşlarımdan bir mektup aldım. Adaletten umutları kesilmemiş, kendilerine yapılan hukuksuzlukları anlatıyorlar.


Haklılar tabi.

Yargı siyasetin silahı haline getirilmemiş olsa buralara gelinmezdi zaten.

Özetleyerek aktarıyorum.

  1. Yargıtay, BM İnsan Hakları Konseyi Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu’nun ”keyfi tutuklama yapıldığı ve adil yargılama haklarımızın elimizden alındığı”  kararını tanımadı. AYM de görmezden geldi.
  2.  Yerel Mahkeme’nin,”temyiz sonuna kadar tutukluluk” kararına itirazımız
    AYM tarafından “YETKİSİZLİK” gerekçesi ile reddedildi.
  3. AYM, AİHM’ne gidecek dosya başvurumuzu tam 10 ay sonra, süre dolumuna iki gün kala “SÜREÇ TAMAMLANMADIĞI İÇİN” reddetti.
  4. YÜCE DİVAN, kararını yazarken yerel mahkeme gibi kes –yapıştır yöntemi uyguladı. Adına yakışmayacak özensizlik yaptı. Sanıkları birbirine karıştırdı.
    AİHS’ne aykırı karar verdi.
  5. Yargılama yenilenmelidir.
  6. Yaklaşık 150 kişi AİHM’ne “ adil yargılanma hakkının ihlali” davası açtı, kazanılacak.

YİNE  SEHVEN 

ERGENEKON sanıklarından Mahir AKKAR, karar duruşmasında, iki adet tabedilmiş film negatifi ile 52 adet fotoğrafın kendisine ait olmadığını beyan etti.

Mahkeme Terörle Şube MD.lüğüne yazıyla sordu.” Akkar’a ait” yanıtı verildi.

Malzeme getirtildi. Açıldı. Başkasına ait olduğu tespit edildi. Tutanağa geçirildi.

Sehvenler emniyeti, Teğmen Çelebi’yi yalnız bırakmadı.

Yapanlara ne mi oldu? Güldürmeyin…

İTİBAR SOYKIRIMI

17 Aralık’tan beri ülke sallanıyor.

“Rüşvet ve Yolsuzluk Operasyonu” ülkeyi sarstı.

Adamlar pişkin, 7.4 şiddetindeki depremde bile koltuğu bırakmıyor,
istifa denen onurlu davranışa yanaşmıyorlar.

“Arkamızda ALLAHIMIZ var” diyorlar. Sanki ALLAH yolsuzların koruyucusu.

Paraların İmam Hatip, İlahiyat gibi hayırlı işler için toplandığını söyleyerek
yine din sömürüsü yapan var. Millet yiyor nasıl olsa.

Masumiyet karinesi akıllarına geldi, Teoman Koman Paşa öldüğü gün
“Hesabını vermeden gitti” diyen vicdansızların.

“İtibar cinayeti işleniyor” dediler.

Askerlerin ve aydınların özel hayatları çarşaf çarşaf sergilenirken yapılan neydi?

“İtibar soykırımı” denmez mi?

Emniyet ve savcıların önceki davalarda da aynı tutumu izlediği hatırlatıldığında,

“O operasyon başka, bu başka” diyorlar utanmadan.

Fark ne? AKP’lilere yapılmış olması.

Asıl farkın hırsızlık olduğunu görmezseniz.

HODRİ ADALET

Başta Başbakan RTE olmak üzere tüm AKP’lilere sesleniyorum.

Adınız ADALET ile başlıyorsa,

Kendinize AKP değil de AK parti dedirtiyor ve pislikten kararmadığınıza inanıyorsanız,

Gerçekten dindarsanız, ALLAH’a  ve suçsuz olduğunuz için sizi koruyacağına inanıyorsanız,

Meydanlarda gümbürdediğiniz kadar yiğitseniz,

Uluorta duygulanıp ağlayacak kadar temiz duygulara sahipseniz,

Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemediyseniz, yedirmediyseniz, dürüstseniz,

Bırakın emniyeti ve yargı görevini yapsın.

Ne savcı olun bu davada ne avukat.

Hodri adalet!

HESAP KESİLECEKTİR

Görevlileri çil yavrusu gibi dağıtarak, yolsuzlukların derinleştirilmesini engelleyecek kararlar çıkartarak, medyayı yasaklayarak DENİZ FENERİ gibi halkın gözünden ve denetimden kaçırarak kurtulamazsınız.

Şu ana kadar ortaya çıkanlar yeter de artar bile.

Başka babalarla oğulların da hesabı elbette sorulacaktır.

Az kaldı…
(AYDINLIK, 25.12.13)

YASA DIŞI DELİLE TAKİPSİZLİK ve VATAN HAİNLİĞİ


YASA DIŞI DELİLE TAKİPSİZLİK ve VATAN HAİNLİĞİ

portresi_kucukNaci BEŞTEPE
AYDINLIK
, 11.12.13

28 Ocak 2013’te, BALYOZ Davası mağdurları ve
VARDİYA BİZDE PLATFORMU olarak 108 kişi,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk.

Suç konusu, Tekirdağ Cezaevi’nde hükümlü bulunan Orhan AYKUT’un
basında çıkan açıklamaları idi.

Aykut, “BALYOZ olarak bilinen davada delil olarak kullanılan belgelerin bir çuval içinde uzun saçlı bir binbaşı ve Amerikalı senatörün getirerek İstanbul’da bir otelde İhsan ARSLAN’a teslim ettikleri, kendisinin İhsan Arslan’a bunun taşınmasında yardım ettiği, İhsan Arslan’ın da kayıtlara ekler yaptırdığını..” ifade etmişti.

İhsan ARSLAN ile, belge üretiminde ilişkili olan Ramazan AKYÜREK,
Mehmet
BARANSU ve İskender PALA’yı şikayet ettik.

                                    ACELE CEVAP

Yanıt 10 ay sonra geldi.

Başsavcı Mustafa BİLGİLİ imzası ile.

Özeti;

“Kamu davası açmak için yeterli şüphe oluşturacak delil yokmuş. 10. Ağır Ceza Mahkemesi de kararında delillerin yasa dışı elde edildiğini belirtmemiş.”

Geçen süre içinde 10. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçeli kararını yazdı,
dosya Yargıtay’a ulaştı ve Yargıtay 9. Dairesi karar verdi. Yani karar kesinleşti.

Sen sağ ben selamet.

Yargı öyle diyor. Biz ne diyebiliriz?

Kanıtlar yasal yoldan elde edilmiş.

O zamanlar öyleydi.

                              HANGİSİ VATAN HAİNLİĞİ

MGK Belgeleri yayınlanıp RTE’ye iğnenin ucu değince işler değişti.

Bizim için değil tabi, AKP ve RTE için.

Bavulcu Baransu bir bavul dolusu evrakı yasal yoldan bulmuş.

Baransu 1. Ordu Kozmik Oda sorumlusu mu idi?

MGK belgeleri gizli de 1. Ordu savaş planları kamuya ve komşu ülkelere açık mı?

VATAN HAİNLİĞİ, yurt içinde bir kesime karşı alınacak önlemleri açıklamakla mı olur, yoksa bir ülkeye karşı savaş planlarımızı açıklayarak mı?

YA BUNLAR?

Suikast araştırıyorum bahanesi ile Özel Kuvvetler Komutanlığı Kozmik Bürosu’na girerek “GLADYO LİSTESİ” diye işgal durumunda yurt savunmasını örgütleyecek vatanseverlerin adlarını açıklamak nedir?

GÖLCÜK’te, savcının eliyle koymuş gibi bulduğu ve tutuklamalarda esas alınan belgeleri döşeme altına koyanlar neden araştırılmamıştır?

El bombası taşıyan askeri aracı ihbar ettirip Ankara Emniyeti’ne çektiren ve
medyaya servis ederek “ASKER DARBE / SUİKAST İÇİN MÜHİMMAT NAKLEDİYOR”
havası yaratanlar nerede?

BALYOZ Davası’nın gidişini değiştirecek olan Org. ÖZKÖK ve YALMAN’ın
ifadelerinin alınmaması nedir?

28 Şubat, ERGENEKON ve BALYOZ davalarının çökmesini sağlayacak
MGK kararlarını mahkemelere göndermemek nedir?

ERGENEKON’un kanıtı bombaların imha edilmesi neden soruşturulmamıştır?

ZİR VADİSİ’nde bulunan mühimmatın gömülme tarihi neden irdelenmemiştir?

Poyrazköy’de silahları krokisiz bulan polislerin ABD’lilerle ilişkisi
neden araştırılmamıştır?

  • Teğmen Çelebi’nin telefonuna SEHVEN (!) yükleme yapan çete,
    KASTEN nasıl kurtarılmıştır?

Bunların hangisi VATAN HAİNLİĞİ, hangisi HUKUKSAL, hangisi ADİL, hangisi İNSANİ?

                                       ADAMINA GÖRE                           

Tuncay GÜNEY, Osman YILDIRIM anlatınca delil olur, Orhan AYKUT anlatınca kuşku bile yaratmaz.

Artık öğrendik ki, ne olduğu veya nasıl olduğu değil, kime olduğu önemlidir.
Erhan TUNCEL önce “KARA” der sonra “AK” kabul edilir.

Çünkü hedef değişmiştir.

  • Baransu bavulu askere karşı kullanırsa YASAL KANIT,
    AKP-RTE’ye karşı kullanırsa VATAN HAİNLİĞİ’dir.

Adamına göre adalet.

GENELKURMAY BAŞKANI ORG.NECDET ÖZEL’İN AÇIKLAMALARI


GENELKURMAY BAŞKANI ORG.NECDET ÖZEL’İN AÇIKLAMALARI

Naci_Bestepe_portresi

Naci BEŞTEPE
Atatürkçü Düşünce Derneği Bilim Danışma ve Yazı Kurulu Üyesi

 

 

Genelkurmay Başkanı Org. Necdet ÖZEL, 21 Ekim günü AA’na açıklamalarda bulunmuştur. İktidar partisi ve yandaşlarınca eleştirilmediğine göre, açıklamaları ile
Türk halkının belli bir kesimini hedef almıştır.

  • “Saldırı, nifak sokma” gibi ifadeler T.C.‘nin Genelkurmay Başkanı’na yakışmamıştır.

Tutuklular ve aileleri en çok ilgisizlikten yakınmacı olurken, ayrım yapmadan herkesin ziyaret edildiği, sorunları ile ilgilenildiği açıklaması inandırıcılıktan uzaktır.
Savunmalara yardımcı olacak bilgi ve belgelerin ulaştırılmasında önemli aksaklıklar mevcuttur.

Genel Kurmay Başkanı’nın yanlış veya eksik bilgilendirilmesi olasıdır.

Yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına inanmadığını ima ederken,
suçun kişiselliği vurgulaması ile silah arkadaşlarının suçluluğunu kabul etmiş görülmektedir.

Çok acıdır.

Yargı kararlarının vicdan muhasebesini yüce ulusun yapacağını söylerken,
tutuklu ve ailelerine bu hakkı çok görmektedir. Tahliye edilenlerin çoğunluğunun
Kara Kuvvetleri mensubu olduğunu söylemek nifak sokmak değil, sayısal gerçeği ve darbe iddiasının sahteliğini vurgulamaktır.

-Terör örgütü siyasi irade ile pazarlık halinde iken,
– komşularımızla sorun yumağı oluşmuşken;
– denizde hak ve çıkarlarımızı koruyacak donanma,
hava sahamızı koruyacak pilot bırakılmamışken,
– Cumhuriyetin temel değerleri bir bir yok edilirken

huzurlu ve müreffeh Türkiye geleceğinden söz etmek ve “HER ŞEY TÜRKİYE İÇİN” sloganını kullanmak siyasal iktidarın sözcülüğü gibi olmuştur.

400 askeri personel yargılanmakta, bunların 237’si 16-20 yıl arasında ağır cezaya mahkûm edilmiş ve yaklaşık 1000 kişi de yargılanma baskısı altında iken,
geçmişi bırakıp geleceğe nasıl bakılacağı anlaşılamamıştır.

Üzülerek ifade etmeliyiz ki;
bu açıklama Başbakan’ın korunması altına alınmayı gerektirmiş ve öyle olmuştur.

Naci Beştepe : ÇARŞAMBA İĞNELERİ, 23.10.13


ÇARŞAMBA İĞNELERİ

Naci_Bestepe_portresi

Naci Beştepe 

SELAM
Tutuklu silah arkadaşlarına selam çakarak can veren yiğit, yurtsever komutanım E. Korg. Çetin HASPİŞİREN‘i saygı ile anıyor ve selamlıyorum.


VATANSEVERLİK
RTE, “Samimi, dürüst, vatanını milletini seven bir generalin bir amiralin böyle bir süreçte istifa etmesini anlamak mümkün değil.”
O duygulara sahip olmayanlar anlayamaz…
 
BABASI
TGRT muhabiri RTE’den “devlet baba” diyerek bayram harçlığı istedi.
İsteyenin bir yüzü kara,
Öbür yüzü varsa…
 
TAKTİK
RTE’nin türban taktiği,
“Genel kurula habersiz girin”
İ. Melih’in ODTÜ taktiği gibi,
İmamın bildiği…
 
ONUR
ODTÜ, İ. Melih’in ağaç parası diye verdiği rüşveti iade etti.
Herkesi kendin gibi sanma,
Al sana…
 
ZEKA
ODTÜ’lüler okullarını işgal edenleri tanımladı;
Kimyasal Tayyip, Beton Melih...
 
LİDERLERİ
İstanbul’un AKP’li belediyeleri “DÜNYA LİDERİ “afişleri ile donatmışlar her yeri.
Sizin olsun, Lübnan’a bile sökmeyen liderliği…
 
DÜŞÜŞ
AKP döneminde futbol ulusal takımımız 3.lükten 58.liğe düştü.
AKP gider, düşüş biter…
 
BEDELLİ
Cumhurbaşkanı’nın ehramlı fotoğrafları basına dağıtıldı.
Bedelli hacı (Sayın Işık Kansu’dan) nasıldı?
 
NAZİ
Spor Bakanı Kılıç, maçlarda gezi sloganlarını durduramayınca
“önleyici tutuklama” istedi.
Son Nazi…
 
GÜNAH
AKP döneminde şans oyunları yedi kat arttı.
Rehberleri güya İslamdır,
İslama göre kumar haramdır,
Bunlar nasıl Müslümandır?…
 
KONUŞUYOR
Gülten Kışanak yine tehdit etti : “Söz biterse silahlar konuşur!”
Teröristle pazarlık edersen ağzı olan konuşur…
 
ÇARŞAFLADI
Yontma taş devrinin gözde gazetesi Akit‘in yazarı Mustafa Duru,
kız çocukları 11-13 yaş arasında baliğ olduğundan, ortaokulda örtünmesi gerektiğini, örtünün de türban değil çarşaf olduğunu yazdı.
Yobaz azdı…
 
KARIŞMIYORLAR
AKP’li Fatsa Belediyesi haremlik-selamlık havuz yaptırdı.
Havuza mayo ile girmeyi de yasakladı.
Haşema zorunlu kılındı,
Hani yaşam tarzına karışmazlardı…
 
FİDAN
Bekir Bozdağ; “AKP’nin diktiği bir FİDAN’ı söktürmeyiz”
Halkın diktiği binlerce fidanı iplemezsiniz…
 
Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

7.4 Yetmedi; Şener Eruygur’da Ölmeli!


7.4 Yetmedi; Şener Eruygur’da Ölmeli!

Naci_Bestepe_portresi
Emekli Orgeneral Mehmet Şener Eruygur, 1941 Erzurum doğumlu. Şimdi 72 yaşında.

16 yaşında askeri liseye girdi. Üçü öğrencilik olmak üzere 47 yıl Türk ordusunda
hizmet etti. Son görevi J. Genel Komutanlığı idi. 2004’te emekliye ayrıldı.
2006’da ADD Genel Başkanı seçildi.

İKİNCİ YAŞAM

1 Temmuz 2008’de ERGENEKON sahte davasında gözaltına alındı. Tutuklandı.
17 Eylül’de cezaevinde merdivenlerden düştü.
Boynu dört yerinden kırıldı. Beyin kanaması geçirdi.
Ölüm riski yüksek bir ameliyattan sonra, yoğun bakımda iken, kendi istemi olmaksızın tahliye edildi.
Belleğini yitirdi.
Okuma yazmayı unuttu.
Kendi kendine yaşantısını sürdüremez duruma düştü.
Halen de öyle.
Adli Tıp Kurumu “organisiteye bağlı akli arıza” teşhisi ile “fiili ehliyeti olmadığı” raporu verdi.

SAVUNMASIZ CEZA

Beş yıl boyunca bir kez mahkemeye çağrıldı.
Kimlik saptaması bile yapılamadı.
İfadesi alınamadı, savunma yapamadı.
5 Ağustos 2013’te yapılan karar duruşmasında, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, öbür sanıklarla aynı kefeye konarak ağırlaştırılmış müebbet hapis ile cezalandırıldı.
Yanlış okumadınız, kimlik saptaması bile yapılmadan ve hiç savunması alınmadan!

ÖLÜM EMRİ

Bununla kalsa gene iyi.
Yargıtay aşaması var, ceza kesinleşmeyebilir.
Mahkeme, yapılanı yeterli bulmamış olacak ki, YAKALAMA EMRİ verdi.
2 Eylül’den başlayarak her an uygulanabilir.
Avukatı Sayın Filiz ESEN’in basın açıklamasında da belirttiği gibi bunun anlamı,

“adam öldürmeye tam teşebbüs”
tür.

Çünkü E. Org. Eruygur günlük yaşamını kendi başına sürdüremez.
Demans yani bir çeşit ALZHEIMER hastasıdır.
Bu durumu, hem tıbben hem de Adli Tıp Kurumu 4. İhitisas Kurulunca
28 Aralık 2012’de tıbben kesin karara bağlanmıştır.

Ölüm emrini veren 13. Ağır Ceza Mahkemesi, avukat Esen’in itirazını reddetti. Avukat Esen de üst mahkeme olan 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz etti.
Sonucu bilmiyorum.

NERDE HUKUK, NERDE VİCDAN?

Bu kararı veren mahkeme hukuku mu uyguladı?
Org. Eruygur yasal olarak, müebbetle cezalandırılan diğer sanıklarla eşit durumda mı?
Savcılık sorgulamasına, savunma alınmasına gerek yoksa mahkemeler
neden yapılıyor?
Yıllarca süren duruşmalara ne gerek var?
Yargıçların vicdani kanaatlerini kullanmasını yasalar öngörüyor.
Burada yargıç vicdanı nerede?
Yargıç mı yok, vicdan mı?

7.4 YETMEDİ, NERDE İNSAN?

Gölcük depreminden sonra, ilim-irfan sahibi tesettürlü bir genç kızımız,
depremin dinsiz-imansız askerler yüzünden olduğunu ima ederek “7.4 YETMEDİ Mİ?” diye pankart açmıştı.
Evet yetmedi!

– Kuddusi Okkır,
– Ali Tatar,
– Kaşif Kozinoğlu,
– Mehmet Haşimoğlu

ERGENEKON, BALYOZ ve 28 Şubat davaları ile öldürüldüler.

Alb. Mehmet Yoleri sinir hastası oldu.
Prof. Hilmioğlu yaşam savaşı veriyor.
Gazi Ütğm. Serdar Öztürk, kendi ağır sağlık sorunlarını bir kenara itmiş,
Prof. Hilmioğlu tahliye edilmedikçe tedavi kabul etmiyor.
Dışardaki eşlerin hali ayrı bir yazı konusu olur.
Yetmedi insan oğulları.
7.4 yetmedi.
Ölenler, ölümle pençeleşenler yetmedi.
Adli Tıp’ın durumunu ortaya koyduğu E. Org. Şener ERUYGUR’un ölüm emrini de uygulayın.

  • Hukuk yok, yargıç vicdanı yok anladım da, insanlık nerede, insan nerede?

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE