Etiket arşivi: Mustafa Kemal ATATÜRK’ün aydınlanma erleri

2015 Yılı ilk 6 ay Aydınlanma Konferanslarımız


2015 Yılı ilk 6 ay
Aydınlanma Konferanslarımız 

[13 adet ]

 


Sıra no

Konferansın konusu

Yeri

Tarihi
1 Soğuklar ve Sağlığımızı Korumak
(Canlı TV programı, yakl. 20 dk.)
Kanal A, Ankara
http://youtu.be/BL6KLmmF-qs
05.01.2015
2 Türkiye’de Aydın Cinayetleri
Neden Durdurulamıyor?
Katiller kim?? (görsel konferans)
Ulusal Güç Birliği Girişimi, İsparta 24.01.2015
3 Yabancı Dilde Eğitim :
Türkçe Bilim Dili Olabilir mi?
Cevizkabuğu Programı
(11. dk., telefonla)
08.02.2015
4 Dengeli Beslenelim,
Sağlıklı Büyüyelim
Batıkent Metot Koleji,
4-8. Sınıf öğrencilerine eğitim
05.03.2015
5 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü Anısına Ülkemizde Toplumsal Şiddet ve Çözümü                               Yüksek Ticaretliler Derneği
(Açıkoturum çerçeve sunumu)
06.03.2015
6 Türkiye’nin İçine Sürüklendiği Ekonomik Bunalım Ortamında
Sağlık Giderleri
Ulusal Kanal, Politika Kulisi, İsmet Özçelik ile, 09:00-09:45
http://youtu.be/lNGeWe0HFy8
11.03.2015

7
Şarkılar – Türküler Neyi Söyler?? Mozaik Radyo, FM 88.6, Ankara, Eğitimci-Şair Abbas Turan ile, 2 saat 18.03.2015

8
Sağlık Hizmetlerinde Gelinen Çıkmaz; Nasıl Planlamalı? 21. Yüzyıl İçin Planlama Seminerleri : Kamu Yönetimi, Kamu Maliyesi,
Kamu Personel Rejimi
10.04.2015
9 21. Yüzyılda Sağlık Hizmetlerinin Geleceği Namık Kemal Üniv. Tıp Fak. 13.04.2015
10 28 Nisan Dünya İş Sağlığı Gününde Dünyada ve Türkiye’de Durum :
Ne Yapmalı??
MESKA (Meslek Hastalıkları ve İş Kazaları) Vakfı, İstanbul 25.04.2015
12 19 Mayıs 1919’un 96. Yılı :
Yeniden Doğuş (Prof. Seçil Karal Akgül ve Suay Karaman ile)
Açıkoturum konuşması,
Ulusal Eğitim Derneği ve Eğitim İŞ Ankara 1 ve 2 sayılı şube etkinliği
16.05.2015
13 AKP’nin Sağlıkta Dönüşüm masalı tıkandı mı, SGK iflasa mı gidiyor?
Halk Kandırıldı, Çernobil faciası
29. yılında…
Ulusal Kanal, Bilim ve Toplum, Prof. Şadi Yenen ile,
15:00-15 :50
17.05.2015

*****

Dostlar,

Mustafa Kemal’in Aydınları (Aydın emekçileri ya da emekçi aydınları),
O’nun AYDINLANMA DEVRİMİ’nin = ANADOLU RÖNESANSI’nınbu topraklarda
başarıya ulaşması için vargüçleriyle ve karşılıksız olarak emeklerini akıtan insanlardır.

Çünkü bu başarı, salt Türkiye için değil, insanlığın da geleceğini aydınlatmak için yaşamsaldır. Bu coğrafyanın Aydınlarının bir de böylesine evrensel sorumlulukları vardır.

Yukarıdaki 13 konferansı sizlerle 1 Ocak 2015 – 30 Haziran 2015 arasında 6 ayda paylaştık.
Sitemizde önceden duyurduk, çağrılar yaptık, kamera kayıtları olanları youtube’a yükledik ve erişkelerini (linklerini) size sunduk.

Powerpoint yansıları olanları sitemize mutlaka yükledik ve pdf olarak paylaştık.

Kitleler önünde konuşma eyleminin hiç de kolay olmadığını, herkes bilir.
Her konuşma hatta her tümce, her sözcük birer zorlu düşünsel doğumdur.
Bilim terbiyeniz ve Ulusunuza karşı sorumluluğunuz yeri gelir sizi kekeme yapar.

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün aydınlanma erleri
nin boğazı özellikle 9 boğumdur.

Her power point yansısı belki saatler almıştır.. Aylarca tamamlanamayanları olmuştur
sağlam kanıtlara dayandırmak ya da eksik bir veriyi tamamlamak için.

Bir de sonrasının sorumluluğu var..

Ülkemizin AKP ile içine sürüklendiği totaliter – baskıcı – dinci faşist ikliminde
konuşmanın sözde “yasal” sorumlulukları..

Tayyip bey, dünyada – tarihte örneği görülmemiş sayıda ve tutarda dava açıyor kendisine karşıt yazanlar – konuşanlar için. Evet, karşıtları çooook ve öfke dolular..
Biz de, tüm bilimsel serinkanlılığımza karşın, onlardan biriyiz ister istemez..
Ama Tayyip bey, “Neden bu böyledir?” diye sormaz ki kendisine?
Bunca nefret kendisine karşı toplumda neden birikmiştir ??
Namuslu danışmanları yok mudur O’na yardım edecek?
Akıllıca, sabırlıca, narsisitik kişiliğini asla akıldan çıkarmadan O’na yardım edecek Cumhurbaşkanlığı danışmanları ya da sözü geçecek AKP ileri gelenleri..

AYDINLANMA Konferanslarımız ve AYDINLANMA Makalelerimiz öncesinde de
sonrasında da uykularımızdan zaman ve derinlik çalmışlardır 2 boyutta.

Ülkemizin sorunlarının çözülmesine ve özellikle AYDINLANMACI bakışa katkısı olursa
ne mutlu bize.. En önemli husus, kitlelerin gerçekleri öğrenmesini sağlmaktır.
Bu tarihsel bir AYDIN SORUMLULUĞUDUR..
Oysa sahada “dolmakalamler” ve “gezici vaizler” serseri mayın gibi “iş tutmaktadır” lar!
Dezenformasyon ile kitleleri algı yönetimine tabi tutmak postmodern kahpe
(çağdaş mı diyorlardı??!) demokrasinin – kokokrasinin başlıca oyuncağı ve aracı olmuştur ne yazık ve ne acı ki??

Oysa demokrasinin temel varsayımı halkın gerçekleri serbestçe öğrenerek özgür istençleri (iradeleri) ile seçimlerini ortaya koymaları değil midir? Halk yığınlarının özgürlüğünü
türlü oyunlarla gölgeleyip başkalaştırdığınızda ortada kalan AHLAKSIZLIK dışında nedir?

Dileriz, son 20 yılda yazdığımız 500 (beş yüz!) dolayındaki “AYDINLANMA makalemizi”
birkaç cilt olarak bastırma olanağımız da olsun..

AYDINLANMA konferanslarımız ise 1996’dan bu yana 1480 (yazıyla : bin dört yüz seksen!) adet oldu kayıtlarımıza göre!..

Son 20 yılda ortalama
her yıl 75 görsel aydınlanma konferansı ve
– her yıl 25 aydınlanma makalesi..

Aydınlanma’ya adanan yıllar…

Tıbbiye’nin zorlu akademik çalışma ortamı içinde başlıca ADD’de ve başkaca zeminlerde verilen emekler.. Maddi – manevi külfetleri ile..
Açılan davalar, ödenen giderimler (tazminatlar) ile adeta mayınlı bir alan..

Ülkemize borcumuzu, bizi vareden Cumhuriyet değerlerine vefamızı
ne ölçüde karşılayabilir ki??

Tüm bu çabaları destekleyen, omuz veren, ortam – olanak sağlayan, çağrı yapan…
kişi ve kurumlara teşekkürümüz sonsuzdur.

Dün de bu sitede, 2015’in ilk 6 ayında yayımladığımız AYDINLANMA MAKALELERİMİZİ
(45 adet) liste olarak sizlerle paylaşmıştık.
(http://ahmetsaltik.net/2015/07/09/2015-yili-ilk-6-ay-aydinlanma-makalelerimiz/)

Bu gün de sıra AYDINLANMA KONFERANSLARIMIZIN…

Eeee, Aydın sorumluluğu… Halide Edip’in deyimiyle “ateşten gömlek..”

Rıfat Ilgaz o güzelim şiirinde sormaz mı, “AYDIN MISIN?” diye??

*****
portresi






AYDIN MISIN ?
Kilim gibi dokumada mutsuzluğu
Gidip gelen kara kuşlar havada
Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden
Tabanında depremi kara güllelerin
Duymuyor musun

Kaldır başını kan uykulardan
Böyle yürek böyle atardamar
Atmaz olsun
Ses ol ışık ol yumruk ol
Karayeller başına indirmeden çatını
Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm
Alıp götürmeden büyük denizlere
Çabuk ol

Tam çağı işe başlamanın doğan günle
Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden
Her satırında buram buram alın teri
Her sayfası günlük güneşlik
Utanma suçun tümü senin değil
Yırt otuzunda aldığın diplomayı
Alfabelik çocuk ol

Yollar kesilmiş alanlar sarılmış
Tel örgüler çevirmiş yöreni
Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende
Benden geçti mi demek istiyorsun
Aç iki kolunu iki yanına
Korkuluk ol 
*****

Özellikle son 3 dize… Ne çok öğretici ve düşündürücü değil mi?
Şiirin gücüyle uyumlu, keskin bir tokat gibi değil mi??

Sevgi ve saygı ile.
10 Temmuz 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com