Etiket arşivi: Müslümanı Müslümana kırdırmak

MUSTAFA MUTLU : BOP bitmedi… Asıl BOP’la yeni tanışıyoruz!


BOP bitmedi… Asıl BOP’la yeni tanışıyoruz!

portresi

 

MUSTAFA MUTLU
AYDINLIK
, 26.9.14

Güneydoğu sınırlarımız darmaduman… Bütün terör örgütleri fink atıyor!
Onlar yetmedi şimdi bir de ABD çıktı başımıza:
Önceden yetiştirip bölgeye saldığı teröristleri avlamak bahanesiyle topraklarımızın birkaç kilometre ötesini bir kez daha bombalıyor!
Bazı arkadaşlar bu durumu yorumlarken ısrarla, Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) çöktüğünü söylüyor…
Kusura bakmayın ama bu hayâl…

BOP’un çöktüğü falan yok!

Çöktüyse de karabasan gibi bölge insanının üzerine çöktü!

***

BOP’un amacı, “İslam dünyasını demokratikleştirme” kılıfı altında
Müslüman’ı Müslüman’a kırdırmak değil miydi?
Alın işte: Mezhep çatışmaları, görülmediği kadar kızıştı…

İran karışık… Irak fiilen savaşta… Suriye’de hem iç savaş, hem de IŞİD belası var… Mısır yine kurulmuş bomba…
Türkiye’nin Güneydoğu sınırları delindi, delinecek… Bu yüzden de savaşa girmemiz
an meselesi!
Bir tek ABD’nin elini eteğini öpen Ürdün, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan, BAE gibi devletler rahat… Şimdilik!
Şimdilik diyorum; çünkü sıra onlara da gelecek…

***

“BOP çöktü” diyen dostlara anımsatalım:
BOP’un amacı, Ortadoğu’da kaos yaratmaktı… Alın size kaosun dik âlâsı…
Amaç; ABD’nin İsrail gibi kullanabileceği Kürdistan devletini kurmaktı…
Onun da eli kulağında…
Kendimizi kandırmayalım dostlar; olayları yanlış analiz etmeyelim:

BOP’un çöktüğü falan yok! 

Çöken sadece Erdoğan’ın BOP’u… “Başkanı oldum” sanıyordu ya;
işte o göstermelik BOP, Erdoğan’ın başına çöktü…
Ancak asıl BOP şimdi başlıyor: Bizi savaşa sokacaklar…
İsrail’in Kürtlerin ve Ermenilerin ağzına birer parmak bal çalacaklar…
Sonra da fena halde ürktükleri, korktukları Türkiye’yi Anadolu’ya hapsedecekler.

***

İşimiz gerçekten zor dostlar…

ÇOCUKLARIMIZ!

Bir yandan bakıyorsunuz; Güneydoğu sınırımızda süren savaş, bizim savaşımız değil… O yüzden bizim olmayan bir savaşa çocuklarımızı gönderme fikri bile
korkutucu geliyor insana…
Diğer yandan bakıyorsunuz; bizim olmayan bu kirli savaş tuzağının asıl hedefi biziz!
O yüzden acilen bir şeyler yapmalıyız ama…
Bu hükümetle mi?
Bu muhalefetle mi?

GÜNÜN SORUSU

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun yardımcılığına AKP’nin eski İstanbul Gençlik Kolları Başkanı Erkan Kandemir’in atanacağı iddia ediliyormuş… Gerçi bu Erkan kardeş, Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi mezunuymuş ama önemi var ki?
Sorum size:

Faaliyet ve görev alanları ne olursa olsun AKP iktidarlarında bütün bakanlıkların
asli işlerinin inşaat yapmak olduğunu hâlâ öğrenemediniz mi?

İŞTE, ‘DÜNYA’ LİDERİ…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, meydanlarda kendisini “dünya lideri” diye anons ettiriyordu ya… Önceki gün gördük, “dünya lideri”ni!

Bizim “dünya lideri”, New York’ta yapılan Birleşmiş Milletler (BM) 69. Genel Kurulu kapsamında kürsüye çıktı ve konuştu ama… Boş salona!
Obama konuşurken salonda iğne atsan düşeceği yer yoktu…
Erdoğan kürsüye çıkınca herkesin aynı anda tuvaleti geldi!

***

Gelin görün ki, yandaş medya bu haberi elbette böyle vermedi.
Star gazetesi, Tayip Erdoğan’ın BM konuşmasını verirken Obama’nın konuştuğu kalabalık salonun görüntüsünü yayınladı.
Dünyayı kandırmaya kalktı. Boş salonu dolu gösterdi.
Yetmezmiş gibi üst başlıkta, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler ve Batılı Ülkeleri Ağır Dille Suçladı” deyip başlığı, “YÜZLERİNE HAYKIRDI!” diye attı.

***

Bu arkadaşlar gazeteci falan değil, “gaz verici…”
Gerçeklerin birkaç dakika içinde ortaya çıkacağını umursamadan açıkça yalan söylüyorlar. Okurlarından korkmuyorlar; çünkü okurları yok!
Kendileri yazıp kendileri okuyor. Bir de “dünya lideri…”

Kürsüye çıktığında salonda kimse kalmadığını gördüğü zaman “sıfırlanan” moralini,
bu gazeteleri okuyunca düzeltiyor, “Demek ki ben yanlış görmüşüm,
baksanıza salonda oturacak tek koltuk bile yokmuş..” diye, o haberlere inanıyor. Daha doğrusu inanmak istiyor… Tıpkı Dolmabahçe’deki camide içki içenlere,
Kabataş’taki başörtülü bacısının üzerine işeyenlere inandığı gibi!

***

Kral çıplak; baylar, bayanlar:
Gerçek ortada: Bizi bizden başka takan yok.
Çünkü “lider” diye seçtiklerimiz ciddiye bile alınmıyor.

***

Yalancı kağıt parçasına gelince:
Erdoğan ne kadar “dünya lideri” ise… O da o kadar “gazete…”

GÜNÜN İSYANI

İsyanım, CNNTÜRK’te yaptığı program engellenen bu yüzden de mağduru oynayan kardeşim Enver Aysever’e: Gönül yanında olmak istiyor ama akıl ‘Dur’ diyor…
Sahi; bunca meslektaşının kellesi alınırken sen ne yaptın?

==========================================

Dostlar,

Değerli gazetecei – yazar Sn. Mustafa Mutlu bu yazısında da çok başarılı değil mi??

Sevgi ve saygıyla.
26.9.2014, Yozgat

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

Mezhep Savaşları


E. Amiral Türker ERTÜRK

portresi_sade

MEZHEP SAVAŞLARI

Bugün emperyalizmin Türkiye’nin de içinde bulunduğu geniş Ortadoğu coğrafyası üzerinde yapmak istediği ve bu konuda epeyce mesafe kaydettiği işlerin başında
Sünni-Şii eksende bir mezhep kavgasını başlatmak gelmektedir.

Enerji kaynakları bakımından dünyanın en zengin yeri olan ve bu zenginliği en az 50 yıl daha sürdüreceği bilinen bu bölgede emperyalist hegemonyanın devam ettirilebilmesi ve Büyük Ortadoğu Projesi’nin gerçekleştirilebilmesi için mezhep ayrılığı üzerinden çatışmalar zincirini başlatmak büyük önem arz etmektedir.

İsrail’in 14 Mayıs 1948’de bağımsız devlet olarak kurulmasından itibaren bugüne kadar bölgenin ana anlaşmazlık konusu Filistin sorunu ve bunun üzerinden Arap-İsrail çatışması idi.

Şimdi bu anlaşmazlığı ve bunun üzerinden gelişen Arap-İsrail çatışmasını ikinci plana itecek olanSünni-Şii savaşının bölgeye egemen olması için yatırımlar yapılmakta ve bu savaşı yaygınlaştıracak ve uzun sürdürecek nifak tohumları ekilmeye çalışılmaktadır. Bölgede İsrail’in güvenliğini sağlamak ve Nil-Fırat arasında İsrail’i emperyalizmin temsilcisi olarak etkin bir bölge gücü yapabilmek için bu şarttır.

Otuz Yıl Savaşları

Tarih göstermiştir ki, tüm savaşlar ve çatışmalar görünen neden ne olursa olsun daima siyasi ve ekonomik çıkarların üzerine oturur. Haçlı seferleri ve 1618-1648 arasında Avrupa’da gerçekleşen ve adına Otuz Yıl Savaşları denen mezhep savaşlarında da gerçek neden siyasi ve ekonomikti.

Arkasındaki esas neden siyasi ve ekonomik de olsa, din ve mezhep eksenine oturan anlaşmazlıklarda ve savaşlarda ayrımlar çok keskinleşir, taraflar daha acımasızlaşır,
bir araya gelip anlaşmazlıkları gidermek güçleşir ve başlayan bir savaşı durdurmak
çok zorlaşır.

Türkiye bacağı Alevi-Sünni çatışması olan ve geniş Ortadoğu bölgesinde ateşlenen ve yaygınlaşması için üzerine petrol dökülen Sünni-Şii mezhep savaşı ile ulaşılmak istenen belli başlı hedefleri şu şekilde sıralayabiliriz;

*Bölgeyi istikrarsızlaştırmak ve mezhepsel kompartımanlara ayırmak,

*Ulus devletlere son vermek,

*Arap Milliyetçiliğini yok ederek en az 100 yıl Arapların bir araya gelmesinin
önünü kesmek,

*İslam’ı radikalleştirmek ve Batı dünyasının birlikteliği için ihtiyaç duyulan düşman ihtiyacını karşılamak,

Müslümanı Müslümana kırdırmak

* Antiemperyalist tavır sergileyen ve hegemonyaya direnen İran’ın başını çektiği Şiileri yalnızlaştırmak ve Sünniler için düşmanlaştırmak,

*Sünni İslam’ı dönüştürmek ve işbirlikçi hale getirmek,

*Müslümanı Müslümana kırdırmak ve enerjisini birbirini tüketmek için harcatmak,

*Kukla Kürt Devleti oluşumunun önündeki engelleri kaldırmak,

*Bu anlaşmazlıklarla ve savaşlarla bölgeyi Batı’nı hakemliğine ve arabuluculuğuna
daha fazla mecbur etmek,

* Ve bölgenin enerji kaynaklarını götürmektir.

Bölgede Müslüman Kardeşlerin desteklenmesi ve Mısır’da İslami diktatörlük peşinde olan Mursi’nin arkasında durulmasının nedeni budur.

Anımsarsanız yaklaşık bir yıl önce 18 Mart Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Sedat Laçiner 27 Aralık 2011’de TRT’de “Bir insanın Şii olması Hıristiyan olmasından kötü, çünkü Hıristiyan nihayetinde ehli kitaptır; üç dinden bir tanesidir.
Allah onu selamete erdirebilir, belki de cennete de koyabilir. Şii ise sapkınlık var, orada dini bozmaya çalışmak var.“
 demişti.

Bu akıl, bilim ve izandan yoksun sözler üzerine Türkiye’deki Alevi ve Caferiler tepki göstermiş, insanlar arasında kin ve nefret duygularını körüklemeye yönelik bu açıklamalar için yargı yoluna gideceklerini ifade etmişlerdi. Laçiner bunun üzerine
“tam olarak ben bunu söylemek istemedim” dediyse de, söylediklerini densizlik ve maksadını aşan sözler olarak kıymetlendirmek biraz saflık olur.

Mezhepsel kışkırtıcılık yapılıyor

Biliyorsunuz Irak Başbakanı Maliki Erdoğan’ı bölgede mezhepsel kışkırtıcılık yapmakla suçlamaktadır. Aynı yönde suçlama Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad tarafından da yapılmaktadır. Rusya ve İran’da Türkiye’nin bölgede mezhepsel kışkırtıcılık yaptığını söylemektedir.

4+4+4 adı altındaki orta çağ karanlığının eğitim sistemi, okullarda kıyafet serbestisi, Diyanet’te ülkemizde yaşayan Alevi ve Caferileri yok sayan hoşgörüsüz Sünni köktendinci yapılanma,Karacaahmet Cemevi’ne karşı “ucubedir” söylemi, Cemevleri’ni ibadethane saymayan ve ancak kültür evi olabilirler yaklaşımları, emperyalistler tarafından dizayn edilen Sünni-Şii mezhep çatışmasının değirmenine bilinçli olarak taşınan sulardır.

AKP yönetiminde ülkemiz, göz göre göre etnik ve mezhepsel bir iç savaşa doğru koşar adımlarla gitmektedir. Çünkü emperyalizmin çıkarları bunu gerektirmektedir. Çünkü emperyalizm tarafından operasyonla getirilmiş olan Erdoğan görevini yerine getirmektedir.

Yaklaşmakta olan bu iç savaş için Sünni, Alevi ve Caferi yurttaşlarımızı sağduyulu ve uyanık olmaya davet ediyorum. Ama aynı daveti yetkililer için yapamıyorum.
Çünkü Türkiye’de yönetim mekanizmasını ele geçirenler emperyalizmin bölgemizde ve ülkemizde tetiklemeye ve yaygınlaştırmaya çalıştığı bu mezhepsel savaşın tarafıdırlar.

Saygılar sunarım. (25.12.12)

============================================

Dostlar,

E. Amiral Türker Ertürk’ten, dehşet verici uyarılarla dolu bir yazı..

Özellikle şu 2 paragraf ürpertici :

  • AKP yönetiminde ülkemiz, göz göre göre etnik ve mezhepsel bir iç savaşa doğru koşar adımlarla gitmektedir. Çünkü emperyalizmin çıkarları bunu gerektirmektedir. Çünkü emperyalizm tarafından operasyonla getirilmiş olan Erdoğan görevini yerine getirmektedir.
  • Yaklaşmakta olan bu iç savaş için Sünni, Alevi ve Caferi yurttaşlarımızı sağduyulu ve uyanık olmaya davet ediyorum. Ama aynı daveti yetkililer için yapamıyorum.

Çünkü Türkiye’de yönetim mekanizmasını ele geçirenler emperyalizmin bölgemizde ve ülkemizde tetiklemeye ve yaygınlaştırmaya çalıştığı bu mezhepsel savaşın tarafıdırlar.

Serinkanlılıkla okunmalı ve “bir şey yapılmalı”, “bir şey yapılmalı”..
hem de tez elden..

Sevgi ve saygı ile.
25.12.12, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net