Gaziler haykırdı: “Dökülen kanın sorumlusu AKP ile Erdoğan’dır!”

 

Gaziler haykırdı: Sorumlu Erdoğan!

Güneydoğu gaileri, Meclis önünde eylem yaptı ve “Dökülen kanın sorumlusu AKP ile Erdoğan’dır!” dediler.

Yavuz ALATAN / ANKARA

PKK terörü ile mücadele ederken yaralanan ve sakat (AS: engelli) kalan gaziler,
Türk bayrakları ile eylemleri sırasında terörü kınadılar.

Gazi Hüdaverdi Mercan, Ulus’taki 1. TBMM önünde yaptığı açıklamada;

  • “Vatanı için bedenini ortaya koyan gaziler olarak Türk halkına sesleniyoruz.
    AKP ve PKK’nın barış getireceğine inanmayın.
    AKP’nin bu ülkeye getirebileceği tek şey yıkım, PKK’nın ise kan ve gözyaşıdır.
    Herkes derin uykudan uyanıp, vatanına ve bayrağına sahip çıksın.” dedi.

SABRIMIZ TAŞTI

Gazi Ertan Acır’da, “Yaşanan süreç gazi ve şehit ailelerinin sabrını taşırdı.
Birbirimize kenetlenip yeniden kurtuluş savaşı vermenin zamanı gelmiştir.
Meclis’teki PKK yanlılarını tanımıyoruz. Türk Ordusuna yetki verin.
Bu savaş saray savaşı değil, vatan savaşıdır” ifadelerini kullandı.

Son iki ayda 56 askerin şehit olduğunu söyleyen Acır,
gaziler adına yazılan çağrı mektubunu okudu. Gazilerin mektubu şöyle:

“Sizler, vatanseverliğin, kahramanlığın, ülke için, millet için can vermiş olmanın, bacakları, kolları, gözleri vatan toprağına bırakmış olmanın anlamını bilmezsiniz.
Vatan uğruna ölümü göze alanları asla düşünmezsiniz. 22 Mart 2014 günü AKP’nin onayıyla Diyarbakır’da terörist başı devlete meydan okudu. AKP ve yandaşları
‘çözüm süreci’ sürüyor şehitler gelmiyor dediler. Ama yaşanan çözüm süreci yerine

– PKK şehirlere yayıldı
, yol denetimlerine başladı, vatandaş haraca bağlandı.

– PKK’nın istediği valiler, kaymakamlar atandı. Vergi birimleri, mahkemeler kuruldu.
– Suriye’deki PKK için terörist toplandı.
– Devlet terörist başıyla pazarlık masasını büyüttü, İmralı karargahı kuruldu,
MİT, PKK postacısı oldu, terörist başının seçim posterleri için boy boy fotoğrafları çekildi.
– Güvenlik güçleri meşru müdafaa dışında kışla ve karakollara hapsedildi.
– Geriye ne kaldı? PKK’nin terör örgütü olmaktan çıkarılması, özerkliğin ilanı..
– Ve bugüne geldiğimizde 13 yılda yüzlerce şehit ve yaralı verdik.
– AKP’nin taviz politikaları PKK’yı daha da cüretkar kılarak ya müzakere ya da savaş naraları atmasına sebep olmuş ve dün Diyarbakır ve Siirt’te yapılan hain saldırı sonucu 12 askerimiz şehit olmuştur.
– Ayrıca son 2 ayda 56 şehit ve 169 askerimiz yaralanmıştır.
Bunun sorumlusu AKP ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dır.

(Ağustos 20, 2015, http://www.sozcu.com.tr/2015/gunun-icinden/gaziler-haykirdi-sorumlu-erdogan-915024/)

====================================

Dostlar,

Var mı eklenip çıkaracak??

Biz de aynen katılıyoruz..
Biz de elleri – ayakları öpülesi gazilerimizin haykırışına olduğu gibi katılıyoruz..

“Dökülen kanın sorumlusu AKP ile Erdoğan’dır!” 

Türkiye, Başkanlık – sultanlık -halifelik hezeyanları içinde her şeyi göze alan ve ülkemizi kan gölüne dönüştüren 12. CB Bay RTE’den behemehal kurtarılmalıdır..

Türkiye’nin en ivedi, vahim, öncelikli ve ertelenemez sorun kaynağı budur;
12. CB Bay RTE’den kurtulmanın yolunu Türkiye hızla bulmalıdır ve bulacaktır da!.

Sevgi ve saygı ile.
20 Ağustos 2015, Tekirdağ

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Gazi Ertan Acır kardeşimize telefon ederek eylemleri için kendilerine teşekkür ettik..
Türkiye’nin bu musibeti de geride bırakacağına inancımızı karşılıklı belirttik.
Türkiye,başta
Erdoğan ve AKP’deki uzantıları ile açık – gizli şürekası ve suç ortakları ile
Türk Ulusuna tarih önünde hesap verecektir. Bu denli masum kanı yerde kalamaz! 

ORG. ÇETİN DOĞAN ve 28 ŞUBAT DAVASI


ORG. ÇETİN DOĞAN ve 28 ŞUBAT DAVASI

28 Şubat Davası’nda savunmalar sürüyor.

İkinci sırada E. Org. Çetin DOĞAN savunma yaptı.

Bana göre en önemli savunma idi. Çünkü davaya adını veren BATI ÇALIŞMA GRUBU (BÇG)’nu oluşturan kişi idi Org. DOĞAN.

Savunması; son derece tutarlı, belge ve bilgiyle destekli, yasal zemine oturtulmuştu.

TANIDIK, BİLİNDİK DURUMLAR

Kendisi BALYOZ’da da yargılandığı için,
Özel Yetkili Mahkemeler’in neler yapabileceğini çok iyi saptamış.

Madde başları ile kimi saptamaları;

–        Diğer siyasi davalardan farkı yoktur, tezgahlara ruhsat ve güç veren
aynı merkezdir.

–        BÇG, Bakanlar Kurulu’nun 28 Şubat MGK kararlarını oybirliği ile kabulü ve
14 Mart 1997 genelgesinden sonra kurulmuştur.

–        Savcılık bazı gerçekleri saptırmıştır.

–        BÇG kuruluşu, görevleri, çalışmaları yasaldır.
H. C. Güzel’in açtığı davaya DGM’nin verdiği karar ile tescillidir.

–        Sivillere verilen brifingler, Genelkurmay’ın görevleri içindedir.

–        Suç dayanağı gösterilen CD/DVD’ler yasal nitelikte değildir, sahtedir,
delil sayılamaz.

–        BÇG’nda görev yapanlar arasında örgütsel bağ yoktur.

–        Cebir ve şiddet unsuru oluşmamıştır.

–        Sincan’da tankların yürüyüşü, BÇG teşkilinden öncedir.

–        İrtica ile ilgili bilgilerin çoğu, MİT ve İçişleri Bakanlığı’ndan elde edilmiştir,

–        Başbakan ve yardımcısının irtica tehdidini kabul ettiklerini açıkladıkları
Bakanlar Kurulu Tutanağı dosyaya konmamıştır.

–        Bakanlar Kurulu’nun “İRTİCA İLE MÜCADELE STRATEJİSİ GENELGESİ” sadece Genelkurmay Bşk.lığına değil bütün bakanlıklara gönderilmiştir.

–        Genelge 2010 yılına kadar yürürlükte kalmış ve RTE hükümeti dahil  uygulanması için emirler yayımlanmıştır.                           

CUMHURBAŞKANI DEMİREL’İN İFADELERİ

Savunmanın en ilgimi çeken bölümlerinin biri, Cumhurbaşkanı Demirel’in
TBMM Komisyonu’na verdiği ve iddianameye konmayan ifadesiydi. Özetle;

–        Erbakan’ın kendi isteği ile hiç yakınmadan, 28 Şubat’tan 3.5 ay sonra istifa ettiği,

–        28 Şubat’ın darbe sayılacak yönü olmadığı,

–        Dindar insanları rencide eden hiçbir şey olmadığı,

–        Gerginliği askerlerin yaratmadığını; muhalefet partileri, ADD, sendikalar ve benzeri birçok sivil toplum örgütünün de rahatsızlıklarını belirttiği,

–        Çiller’e görevi kendisinin vermediği yer almıştır.

ŞEVKET KAZAN’IN KİTAPLARI

Diğer bölüm ise zamanın Adalet Bakanı Şevket KAZAN’ın kitaplarından alıntılardı.

“Öncesi ve Sonrası İle 28 Şubat” ve “Refah Gerçeği III” kitaplarında Kazan;

–        Erbakan’ın, baskılar nedeniyle istifa etmediğini,

–        İstifa nedeninin, dilekçesinde belirttiği gibi Çiller ile yaptığı protokol gereği olduğunu,

–        DYP’den istifalar sonucu salt çoğunluğun yitirildiğini onun için yeni bir hükümet kurarak erken seçime gitmenin amaçlandığını yazmış.

İşin ilginç yönü de davalar açılınca kitaplar piyasadan toplatılıvermiş.

DAHA NE SÖYLENEBİLİR?

Org.DOĞAN’ın savunması iddianamenin her satırını sildi attı.

Diğer sanıkların özel durumları dışında savunma yapmasına gerek bile kalmadı.
Org. Doğan’a katılıyorum, ilavem yoktur.” deseler yeter.

AMAÇ BELLİDİR

Bu davayı açanların amacı bellidir.

  • “Dinsiz cumhuriyeti yıkma yolunda en önde giden Sivas’ın
    yiğit Müslümanlarına teşekkürü borç biliriz… Düzeni toptan yıkacak, hakimiyeti milletten alıp Allah’a verecek  Allah’ın askerini aryoruz.”

diyen zihniyeti korumak, karşı duranları mahkum etmektir.

Savunmaların ne işe yarayacağını sonuçta göreceğiz.

Naci BEŞTEPE
02.10.13, AYDINLIK

ODTÜ, Dünyanın En İyi 60 Üniversitesi içinde!


Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)
, Times Higher Education (THE) tarafından ilan edilen ‘‘World Reputation Rankings 2013’‘ listesinde dünyanın ilk 60 üniversitesi arasına girdi.

ODTU_logosu

ODTÜ, 9 yıldır ”Dünyanın En İyi 200 Üniversitesi” sıralamasını yapan İngiliz THE listesinde 51-60 bandında yer aldı. THE listesine göre ODTÜ, Harvard, MIT, Oxford, Stanford, Cambridge gibi dünya devleri arasında yer bularak ilk 100’e girmeyi başarmasının yanı sıra listedeki yerini geçen yıla göre oldukça yükseltti.

ODTÜ basın biriminden yapılan açıklamada, ODTÜ’nün geçen yıl Mart ayında
ilan edilen ”World Reputation Rankings 2012′‘ sıralamasında”Dünyanın En İyi
100 Üniversitesi” 
listesine giren ilk ve tek Türk üniversitesi olduğu ve 91-100 bandında yer aldığı hatırlatıldı.

ODTÜ’nün bu yıl da listeye Türkiye’den giren tek üniversite olduğunun belirtildiği açıklamada, listedeki yerini geçen yıla göre yaklaşık 40 basamak yükselttiği vurgulandı.
İtalya, İspanya, Hindistan, Avusturya, İrlanda, Yunanistan, Danimarka, Portekiz, Norveç ve Meksika gibi birçok ülkenin üniversitelerinin listeye giremediğinin ve yalnızca
20 ülkenin temsil edildiğinin hatırlatıldığı açıklamada, listede ODTÜ’nün geçen yıla göre yükselerek dünyanın en iyi 60 üniversitesi arasına girmesinin hem Türkiye hem
ODTÜ için büyük bir onur ve saygınlık (prestij) kaynağı olduğu kaydedildi.

Açıklamada, ”Üniversitemizin sıralamadaki bu önemli yükselişi, hızla büyüyen yurtdışı öğrenci istemi, öğretim üyelerimizin uluslararası bilimsel yayın ve projelerindeki artış hızı ve uluslararası akademik temas ve işbirliklerimizdeki yoğunlaşma ileuyumludur” ifadesi kullanıldı.

2011 ve 2012’de olduğu gibi, 2013 yılı listesinin üst sıralarında ABD, İngiltere, Japonya ve Avustralya gibi gelişmiş ülkelerin üniversiteleri bulunuyor. ”World Reputation Rankings 2013′‘, tüm dünyadan yaklaşık 17 bin akademisyenin katılımıyla Mart–Nisan 2012’de yapılan ”Thomson Reuters’ 2012 Academic Reputation Survey” anketine dayanıyor.

Anket, farklı coğrafi bölgeleri ve akademik disiplinleri temsil etmek üzere Times
Higher Education ve Thomson Reuters tarafından 144 ülkeden seçilen deneyimli
(ortalama çalışma süresi 17 yıl) ve bilimsel yayınlarıyla tanınan akademisyenlere gönderildi.

”Dünyanın en güçlü 100 üniversite markasını” belirlemek amacıyla yapılan ankette, katılımcılardan hem eğitim hem araştırma alanında‘ ‘mükemmel” olarak tanımladıkları en çok 15 üniversiteyi seçmeleri istendi. Katılımcılara, ”En başarılı mezununuzun lisansüstü eğitim için hangi üniversiteye gitmesini önerirsiniz?” gibi sorular yöneltildi. (AA, 5 Mart 2013)