Atatürk’ün emanetini ABD’ye sattılar!

Atatürk’ün emanetini ABD’ye sattılar!

Atatürk Orman Çiftliği arazisinde bulunan 37 bin metrekarelik alan, yeni büyükelçilik binası yapılması için ABD misyonuna satıldı. Mimarlar Odası Ankara Şubesi satış protokolünü istedi ancak ‘ticari sır’ denilerek reddedildi

Yavuz ALATAN
SÖZCÜ, 14 Ağustos 2017
Atatürk’ün emanetini ABD’ye sattılar

(AS : Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Atatürk Orman Çiftliği, 1925 yılında Mustafa Kemal Atatürk‘ün talimatıyla, Türk tarımına öncülük etmesi için kuruldu. Arazi, Mustafa Kemal Atatürk tarafından farklı kişilerden parça parça satın alındı. Çiftlik 1937’de Atatürk tarafından Türk Milleti’ne emanet edilerek, Hazine’ye bağışlandı. Çiftlik arazi, 1950’li yıllardan başlanarak çeşitli kurumlara tahsis edilerek ya da satılarak amacı dışında parça parça talan edildi. Ve bugün…

ÇUKURAMBAR’DA İNŞAAT

Emparyalizmle mücadele ile yoktan bir ülke kuran Atatürk‘ün milletine emanet olarak bıraktığı Atatürk Orman Çiftliği‘nin 37 bin metrekarelik arazisi, yeni büyükelçilik binası yapılsın diye ABD’ye satıldı. Çukurambar semtindeki geniş arazide inşaat çalışmaları sessiz sedasız başladı. Arazinin çevresi yüksek tel örgü ve duvar ile çevrildi. Büyükelçilik alanında, otopark ve sosyal tesisler de bulunacak. SÖZCÜ‘ye açıklamalarda bulunan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Bu alan Atatürk Orman Çiftliği arazisi iken, 12 Eylül darbesinden sonra Kenan Evren‘in imzasıyla Gazi Üniversitesi’ne eğitim alanı olarak devredildi” dedi ve şunları söyledi:

MİMARLAR ODASI ŞİKAYET ETTİ

“Daha sonra Gazi Üniversitesi TOKİ’ye devretmiş, sonrasında da arazi ABD Büyükelçiliği’ne satılmış. Bu süreç Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin nasıl talan edildiğini de gösteriyor. AOÇ arazisinin, ABD Büyükelçiliği’ne satılması sürecinde, Bilgi Edinme Kanunu‘na göre satış protokolünü istedik, ‘ticari sır’ diye vermediler. Bir üst kurula şikâyet ettik, onlardan da bilgi edinemedik, hukuksal süreç başlattık. Yargı yoluyla bize imzasız
mühürsüz bir protokol gönderdiler.”

ÇALIŞMALAR SESSİZ SEDASIZ BAŞLADI ABD'nin Kavaklıdere semtindeki büyükelçilik binasına yönelik saldırının ardından güvenlik gerekçesiyle arazi arayışına girişilmişti. Çukurambar'daki bölgede yeni binanın inşası sessiz sedasız sürüyor.

ÇALIŞMALAR SESSİZ SEDASIZ BAŞLADI

ABD’nin Kavaklıdere semtindeki büyükelçilik binasına yönelik saldırının ardından güvenlik gerekçesiyle arazi arayışına girişilmişti. Çukurambar’daki bölgede yeni binanın inşası sessiz sedasız sürüyor.

AOÇ ARAZİLERİ
AMACI DIŞINDA KULLANILAMAZ

Atatürk’ün vasiyeti ve şartlı bağışı ile Atatürk Orman Çiftliği’nin her bir metrekaresinin değerli olduğunu kaydeden Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan,

  • AOÇ arazileri amacı dışında kullanılamaz ve ABD elçiliği de yapılamaz.
  • Atatürk emperyalizme karşı tam bağımsızlık mücadelesi verdi.
  • O’nun halkına emanet ettiği AOÇ arazisini bir metrekaresinin bile ABD elçiliğine verilmesi kabul edilemez. Dava açmak için süreci takip ediyoruz.” dedi.
    ==================================================

Dostlar,

Atatürk’ün Emaneti Orman Çiftliğinden
ABD Büyükelçiliği İnşaatı İçin 37 Dönüm Toprak Satışı 
Hukuk Dışı ve Gayrımeşrudur!

AKP iktidarı halkın sinir uçlarına basmayı özellikle sürdürüyor sanki..
Çıkabilecek olası sokak eylemlerinden medet umar görünüyor.
Bunlar rahatlıkla OHAL’in uzatma gerekçesi yapılabilir.

AOÇ arazisi ve donatıları koşullu bağış (Şartlı hibe) ile Hazine’ye bırakılmıştır Atatürk tarafından. 6098 sayılı Borçlar Yasası hükümlerine göre (md. 285-298), bağışlayanın koyduğu koşul dışında kullanılamaz. Üstelik söz konusu taşınmaz Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtarıcısı ve kurucusu Büyük ATATÜRK‘e aittir. Esprisi de bellidir; Türk Ulusuna bir örnek sunmak ve rol modeli olmak. Bataklık bir arazinin ıslah edilerek tarıma kazandırılabileceğini göstermek, güven verip halkı güdülemek (motive etmek).. Ayrıca üretilen tarım ürünlerinin ham madde olarak satılması yerine, AOÇ’de kurulu endüstriyel yapılarda işlenmesi ile katma değerli ürüne dönüştürülmesi ve üreticinin kazancının daha da artırılması.. Bütüncül bir tasarım (entegre bir proje)..

Yetmedi, ABD gibi sözde müttefik maskesi ile altımızı oyan bir ülkeye.. Zaten bir Büyükelçilik binaları var Kavaklıdere’de. Hemen karşısında 25 katlı BDDK ve 18 katlı Ankara Sanayi Odası var. Belediyeden yeni bir ruhsat ister, tadilatını yapar, çok katlı binasını diker oraya. Ayrıca İstanbul İstinye’deki Başkonsolosluk binası kale gibi maazallah! Neden böyledir? Ortadoğudaki en büyük – muazzam Konsolosluk binası, herhalde İstanbul’un 15 milyon nüfusu gözetilerek o ölçüde devasa tutulmuştur??

Ayrıca 37 dönüm ciddi bir alandır ve burası satılarak yabancı mülkiyete devredilmektedir. Diyelim ki 49 yıllığına kiralama olanağı mevzuatta yok mudur? Yoksa düzenlersiniz!..

Tüm bunlar, ülkemizin ne mene bir iktidar tarafından yönetildiğinin sayısız kanıtlarından biri. Ülkenin tarihsel değerlerine, Kurucusunun yasal mirasına, kendi hukukuna ve halkına karşıt ve yabancılaşmış; buna karşılık ABD hayranlığı – teslimiyeti dizginlenemeyen bir AKP iktidarı!

O ABD ki; bir yandan BOP ile ülkemizi parçalama haritaları ve eylemleri yapar; eşbaşkanı kendi ağzıyla onlarca kez itiraf ettiği üzere R.T. Erdoğan’dır!
O ABD ki; sınır komşumuz Irak’ta PKK’yı Kandil’de üstlendirip – silahlandırıp üstümüze salar; kara harekatı yapmamızı engeller!
O ABD ki; NATO’da sözde askeri müttefiktir ama Suriye’yi BOP kapsamında bölme harekatında üstüne iyilik AKP = RTE’yi de katar hatta öncü birlikleri gibi kullanır!
O ABD ki; ülkemizdeki darbelerin, son olarak FETÖ 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin mimarıdır!
O ABD ki; 1950’lerden beri ülkemizde mafya – gladyo – kontrgerilla kumpaslarının aktörü, aydın cinayetlerinin, toplu kırımların, iç çatışma provokasyonlarının yüzsüz ama eli kanlı maşasıdır!
……..
Böylesine emperyalizmin ağababası bir ülkeye, kendi sarayınız yetmiyormuş gibi, Gökçek’in ilkel sirk görünümlü ucubeleri yetmiyormuş gibi, ATATÜRK’ün mirası, yasal olarak çiftlik amaçlı koşullu bağışını, bilmem kaçıncı kez çiğneyerek 37 dönüm yurt toprağını satarsınız!

Bilgi Edinme Yasası başvurularını da ”ticari sır” kalkanıyla geri çevirirsiniz…  Sorun İdari Yargıya taşınınca da mahkemeye bile ”mühürsüz bir protokol”ü zoraki yollarsınız.. İşte hukuka saygınız da bu kadardır ve mutlaka saklamak istedikleriniz vardır ki, protokolü mühürsüz gönderirsiniz! Taşınmazın satış sözleşmesinin neresi ticari sırdır? Karşımızda hangi ticari şirket vardır ki ticari sırrı olsun? Satış tapuda resmen yapıldı ise satılan yerin ada – parseli, satış bedeli neden sırdır? Belediyenin verdiği inşaat ruhsatının neresi ticari sırdır?? Bütün bunlar halkla alay etmek değil midir? Hangi demokratik ülkede ”halkın oyu ile gelen’‘ iktidarlar halkı ile alay edebilir??

Bu ülkeye ve insanına bunca zulüm; akıl, vicdan, din, namus, vefa ve de haya(l) ötesi olmalı!

Tanrı bize sabır, size insaf ve sağduyu ihsan eyleye ve bu firavun saltanatına artık bir son vere!

Sevgi ve saygı ile. 15 Ağustos 2017, Tekirdağ

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Kaçak Saray Davası’nda kamu yararını savunanlar kazandı

Kaçak Saray Davası’nda
kamu yararını savunanlar kazandı

Candan, Cumhurbaşkanı’na hakaret ceza davasından beraat etti

Atatürk’ün vasiyeti ve şartlı bağışına, Atatürk Orman Çiftliği’ne sahip çıktığı için cezalandırılmaya çalışılan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan hakkında açılan Cumhurbaşkanı’na Hakaret Ceza Davası’nda beraat kararı verildi. Candan, kararı “AOÇ ve Kaçak Saray mücadelesinde bizim haklılığımızın altı bir kez daha çizilmiştir.” diyerek değerlendirdi.

adliye_cikisi_mimarlar_odasi

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan hakkında  Atatürk Orman Çiftliği ve Kaçak Saray mücadelesinde iftar masası maliyetine yönelik açıklamaları nedeniyle hakkında Cumhurbaşkanı’na Ceza Hakaret Davası’nın üçüncü duruşması Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Davada Candan hakkında beraat kararı verildi.

Davayı  İngiltere, Fransa ve Kanada Büyükelçiliği temsilcileri, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP Adana Milletvekili İbrahim Özdiş, çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve demokratik kitle örgütü de izledi.

Mahkeme ‘demokratik eleştiri hakkı içindedir’ dedi

Dava sonrasında düzenlediği basın toplantısıyla kararı değerlendiren Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, şunları söyledi:

“Bu iddianamede “AOÇ’nin gasp edilmesi, Kaçak Saray’ın maliyetinin lüks ve şatafat içinde ele alınması, iftar masasının maliyetinin de haklın vicdanında yer etmediği konusunda ve AOÇ talanına ilişkin bu sürece ortak olan herkes o büyük gün geldiğinde yargı önünde hesap verecektir.” sözlerimizden ötürü hakkımda ceza davası açılmıştı. Davanın üçüncü duruşması görüldü. Sert eleştiri sınırlarındadır. İfade özgürlüğü ve demokratik eleştiri hakkı içindedir diyerek beraat kararı verildi.

AOÇ’nin talan edildiğinin ve edenlerin yargı önünde hesap vereceklerinin
altı çizilmiştir

AOÇ ve Kaçak Saray mücadelesinde bizim haklılığımızın ve  Atatürk’ün şartlı bağışı ve verilen mücadele konusunda da hukuk kararlarıyla birlikte talan edildiğinin altı çizilmiştir.” diyen Candan, sözlerine şöyle devam etti:

AOÇ ile ilgili 100 davamız devam etmektedir. Kaçak Saray sürecinde hukuk kararlarının uygulanmaması üzerine AİHM’e başvurumuz kabul edildi. AİHM‘de de dava görülmeye devam ediyor. Herkesin susturulmaya çalışıldığı bir dönemde hukuk kuralları ve hukuk devleti içinde mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Korkmuyoruz, susmuyoruz.  Bugün Kaçak Saray davasında, Cumhuriyetin değerlerini, kamu yararını, Atatürk’ün vasiyeti ve şartlı bağışını, Atatürk Orman Çiftliği savunanlar kazandı. TMMOB Kazandı, AOÇ mücadelesi kazandı. Mimarlar Odası Ankara Şubesi kazandı. Toplumsal muhalefet kazandı. Ben beraat ettim. Bugün Kaçak Saray kaybetti, Anayasayı ihlal edenler ve vasiyeti ve şartlı bağışı ihlal edenler kaybetti. Mahkeme ifade özgürlüğü, demokratik eleştiri hakkı kullanılmıştır. Tezcan Karakuş Candan’ın beraatine dedi. Karar hepimiz açısından sevindirici, mücadelemizin haklılığının göstergesidir. Dava ve mücadele sürecinde yanımızda olan, yüreği bizimle atan herkese teşekkürler. ”

Ülkeyi yeniden inşa etmeliyiz

Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri Namık Kemal Kaya ise, “Davanın sonucun her iki yönü de vardı. Hukukun ülkede hala var olduğunu görmek açısından olumludur. Bir haftadır meclise sunulan çocuk istismarına ilişkin sunulan önergeye ve sonrasında sonuca baktığımızda utanç verici olarak değerlendiriyorum .  Bu topluma 90 küsur yıldır Cumhuriyet değerlerini yerleştiren bir süreci yaşadık. 100 yıl sonra ülkenin gündemine böyle bir konu geliyor ülkeyi yeniden inşa etmemiz gerektiğini düşünüyorum” dedi.

 Teslim olmayacağız

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ise hala az da olsa hukukun olmasının sevindirici olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Hala hukukun herkese lazım olduğunu bilen hakimlerin olması bizim için kıymetli. Her şeyin tüketildiği Anayasa’nın, insan haklarının yok edildiği, temel hak ve özgürlüklerimizin kısıtlandığı, bir süreçte böyle bir davada olumlu kararın alınmasını önemsiyoruz. Dün sabah itibariyle TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Ali Uluşahin evine yapılan baskınla FÖTÖ örgütlülüğü üzerinden gözaltına alındı. Kamuya ait tüm alanları talan ederek siyasi rant elde etmek istiyorlar. Bu ülkenin halkın onurlu mimarların, şehir plancılarının ve mühendislerin oluşturduğu TMMOB’u dağıtmak, parçalamak işlevsizleştirmek sindirmek ve korkutmak için her yönüyle polis kuvvetini,  iktidar güçlerini ve polisi kullanarak üzerimize geliyorlar.  Bu ülkenin yurtsever örgütleri olarak teslim olmayacağız. Bu kavganın en önemli örneğini Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan sürdürüyor. Her zaman yanındayız, yanında olacağız. Bu ülke bizim… Esir aldıklarını düşünüyor olabilirler ama kesinlikle teslim olmayacağız.”

 Atatürk’ün mirasına sahip çıkacağız

CHP Adana Milletvekili İbrahim Özdiş,  kararı “AKP süreci hak hukuk dinlemeden ben yaptım oldu anlayışı ile Türkiye halkı olarak karşı karşıyayız. Halkımızı çıkmaz sokağa itti. Umarız, bu ülkenin muktedirleri, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere AKP yöneticileri ders alır. Çok fazla ümidimiz olmadığını 15 Temmuz sonrası AKP uygulamaları gösterdi. Gidişatımız hiç iyi değil. Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan gibi ülkenin değerlerine sahip çıkan yüz aklarımız, gurur kaynaklarımızı iyi ki var. Mücadelemiz devam edecek. Sonuna kadar büyük Atatürk’ün mirasına sahip çıkacağız” diyerek değerlendirdi.

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Basın Birimi

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi
Adres : Konur Sk. 4/3  06650 Kızılay – ANKARA
Telefon: 0.312.417 86 65
Faks   : 0.312.417 18 04
info@mimarlarodasiankara.org
====================================
Dostlar,

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesini ve saygın Başkanı Mimar Candan Karakuş Tezcan’ı yürekten kutluyoruz… Savaşımlarını saygı ile selamlıyoruz. Kişisel katkımızı yetersiz bulmakla birlikte birkaç sokak eylemlerinde birlikte olmaktan sevinçliyiz.

Hukuk Devleti ve Hukukun Üstünlüğü herkesin güvencesidir..
Bu olguyu hiç ama ahiç akıldan çıkarmamamak gerekir.
Kaçak Sarayı ve sorumularını yasalara ve Büyük ATATÜRK‘ün koşullu bağışı bağlamında Atatürk Orman Çiftliği’ne saygılı olmaya, ihlal ve işgali sonlandırmaya çağırıyoruz..

Sevgi ve saygı ile.
25 Kasım 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net

profsaltik@gmail.com

Kaçak Saray için resmi yazı gönderdiler

Kaçak Saray için resmi yazı gönderdiler

Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nde yapılan basın toplantısında, AOÇ’deki tüm iş ve işlemlerin durdurulması için süreç başlattıklarını ifade eden Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan,

“AOÇ’de Kaçak Saray ve yerleşkedeki tüm kaçak yapıların ruhsatının, iskanının ve dayanaktan yoksun alandaki bütün alt ölçekli planların iptal edilmesini Büyükşehir Belediyesine resmi yazıyla gönderdik.” dedi. (05 Ağustos 2015)

“Türkiye Cumhuriyeti böyle hukuksuzluk görmedi” diyen Candan şunları söyledi:

– “Ankara Büyükşehir Belediyesine alt ölçekli planların iptali için girişimde bulunduk.
. Artık üst ölçekli bir plan dayanakları yok. Ruhsat ve iskanları verdikleri alt ölçekli planların da iptal edilmesini istedik. Bu alandaki her şey, binalar yollar hukuk dışı. Ruhsat ve iskanlar da yasadışı verilmiş durumda, onlarla ilgili davalarımız devam ediyor. Hukuk önünde herkes eşittir. Sit alanında tarihi evinde değişiklik yapan Ayşe teyze için hapis cezası ve para cezası isteniyor. Hukuk Ayşe Teyze için uygulanıyor. Hukuk Kaçak Sarayda uygulanmıyor.

Artık herkes hukuka uymak zorunda. TBMM’nin AOÇ alanında sosyal tesis yapmasına karşı yürütmeyi durdurma aldık. TBMM bu karar uydu. AOÇ’de hukuka uymayanlar, toplumsal sözleşmemize aykırı davranıyorlar, bu hukuksuzluk toplumun birliğini, dirliğini ve huzurunu bozar. En önemli şey budur. Asıl sorun hukukun, üstünlerin hukukuna dönmesidir, adaletsizliktir. AOÇ’deki talan ve Kaçak Saray hukuksuzluğun aynası olmuştur.”

“ULUS’TA SİT ALANINDA ACELENİZ NE?”

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı, Ulus’ta içinde 1. derece arkeolojik SİT alanı olan Roma Tiyatrosu” ile birlikte büyük bir alanda, Bakanlar Kurulu kararıyla acele kamulaştırma yapıldığını bildirdi. 1. derece SİT alanlarında neden acele kamulaştırmaya gidildiğinin büyük bir soru işareti olduğuna dikkat çeken Candan, geçtiğimiz günlerde Ulus tarihi kent merkezinde yürütülen yenileme alanı projesi kapsamında Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından acele kamulaştırılacak
kimi taşınmazlara ilişkin Bakanlar Kurulu kararı, Resmi Gazete’de yayımlandığını hatırlattı. Candan, buna göre, tarihi kent merkezinde yürütülen çalışmalar kapsamında kalan, 11 parsel ile 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı kapsamında kalan parsellerin acele kamulaştırılması kararlaştırıldığını belirtirken, bu kararın hukuk dışı olduğunu söyledi. Ulus’taki acele kamulaştırma kararını yargıya taşıyacaklarını ifade eden Candan, AKP iktidarının acele kamulaştırmada rekor kırdığını söyledi.

1787 ACELE KAMULAŞTIRMA YAPILDI

Candan, sözlerine şöyle devam etti:

– “Acele kamulaştırma yalnızca üstün kamu yararı varsa, savaş durumunda yapılabilir. 1978-2012 arasında Türkiye’de acele kamulaştırma sayısı 14.
AKP iktidarında 13 yılda 2015 dışında tam 1787 acele kamulaştırma yapılmış!
Bu 130 kat çok. Aceleniz ne?? Diye sormak lazım. Acele kamulaştırma savaş durumlarında ve üstün kamu yararı için uygulanıyor.

Acele kamulaştırma AKP’nin kendi ekonomi ve sermayesini organize eden
kentsel ranta el koyma amacıyla yapılıyor.

Ulus tarihi kent merkezinde şu an Yıldırım Beyazıt Üniversitesine alan mı açılıyor?
1. derece Arkeolojik SİT alanlarında neden acele kamulaştırmaya gidildiği de büyük soru işaretleri taşıyor.”

Candan, konuyu yargıya taşımak için hazırlık yaptıklarını bildirdi ve Büyükşehir Belediyesinin açtığı onlarca kamulaştırma davasından hangi gerekçelerle feragat ettiğinin de açıklanmasını istedi.

“KAÇAK SARAY’I MEŞRULAŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR”

Mimarlar Odası Ankara Şube 2. Başkanı Ali Atakan ise, ülke yöneticilerini hukuka saygılı olmaya davet ederek,

– “Toplum, geleceğinden kaygı duyar hale geldi. Milletin sarayı diyerek Kaçak Saray’ı meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Bunun neresi milletin sarayı, millet bu sarayın neresini kullanıyor?” diye sordu.

Yurt Gazetesi 
http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/kacak-saray-icin-resmi-yazi-gonderdiler-h93718.html

===========================================

Dostlar,

Dünden bu yana Bay RTE’nin Kaçak Sarayı‘na ilişkin birkaç yazı koyduk web sitemize..

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesini ve Başkan Sayın Tezcan Karakuş Candan‘ı
bir kez daha kutluyor ve dayanışma duygu ve düşüncelerimizi bir kez daha açıklıyoruz.

Sizleri de bu kişiye ve Mimarlar Odası Ankara Şubesine destek vermeye çağırıyoruz..

Büyük ATATÜRK‘ün çok özel bir vasiyeti olan AOÇ – ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ‘nin daha da geliştirilerek üretimini – bilimsel araştırmalarını… sürdürmesi, Başkentin çevre sağlığı, esenliği ve beslenmesine, doğaya katkı vermesi… ve gelecek kuşaklara böylece aktarılması
vefa ve hukuk gereği iken, özellikle bu toprakların amaç dışı – rant hırsıyla kullanılması,
son derece lüks saraylar yapılarak birilerinin kişisel komplekslerinin onarımı – sağaltımı için, dahası Cumhuriyet ve Atatürk’ten intikam alınması dürtüsüyle işgali kanımıza dokunuyor!.

Bu bakımdan sorunun TBMM’ye taşınması, muhalefet partilerince ısrarla izlemi gerekiyor.
Türkiye’nin AKP eliyle yangın yerine, savaş ortamına sürüklendiği günlerde sorun özellikle
gözden kaçırılıyor.

Danıştay‘ın kendisine yaraşır biçimde hiçbir ödün vermeden SALT HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ SAVUNMASINI ve bu tutumunu sonuna dek sürdürmesini diliyoruz.

Gün olur;

– o KAÇAK SARAY boşaltılır,
– AOÇ’ye devredilir,
– AOÇ CUMHURİYET MÜZESİ yapılır..
– AOÇ Bilim – Araştırma Merkezi yapılır…

Büyük Atatürk‘ün kemiklerini sızlatmayacak bir biçim ve işleve mutlaka kavuşturulur, kavuşturulmalıdır. Bu bağlamda yasa tanımayanlardan da, Cumhurbaşkanı – Başbakan da olsalar mutlaka hesap sorulacaktır.

CHP soruna özellikle sahip çıkmalıdır. 

Sevgi ve saygı ile.
5 Ağustos 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Ak Saray’a şok: O plan iptal edildi

 

Ak Saray’a şok: O plan iptal edildi

Ak Saray’ın da içinde bulunduğu Atatürk Orman Çiftliği planı, Ankara 5. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi.

SÖZCÜ, 3.8.2015

Candan yaptığı açıklamada, mahkemenin, içinde Kaçak Saray, Ankapark ve yolların da bulunduğu AOÇ planı için mahkemenin iptal kararı aldığını belirtti.

Candan “Atatürk Orman Çiftliği davası şimdi Avrupa İnsan hakları Mahkemesine gidiyor. Mahkemenin kararı ile Atatürk Orman Çiftliği üzerinde yapılanların tamamı plansız ve
hukuk dışı. Ankara 5. İdare Mahkemesi kararı oybirliği ile aldı.’’ dedi ve şunları söyledi:

‘’ Mahkemede karşımızdaki bakanlık ve devlet kurumları savunmalarında Atatürk Orman Çiftliği’nin bir fikir projesi olduğunu iddia ederek toplumla dalga geçtiler. AOÇ için devlet kurumlarının yaptığı savunmalar ülke yönetiminin acz içinde olduğunu gösteriyor.

Bu plan ile Atatürk’ün vasiyeti ihlal edilmiştir.

AOÇ projesi kamu yararı içermiyor; şehirciliğe aykırı.

Artık herkesi hukuka saygıya davet ediyoruz.
Şu an AOÇ’ta her şey yok hükmünde.
Orada plan yok. Şimdi Danıştay 6 dairesine giderek karara itiraz edebilirler.
Hukuksal süreç hala devam ediyor.”

======================================

Dostlar,

Bu konuyu sitemizde epey işledik.
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan’ı ve çalışma arkadaşlarını gönülden kutlamaktayız.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve savaşımı (mücadeleyi) destekleyen üst örgüt TMMOB’yi de kutluyoruz.

Yargının nesnel ve hukuka uygun karar vermekten başka kaygısı – ölçütü – beklentisi – korkusu…. hiçbir şeyi olmasın istiyoruz..

Türkiye 1. sınıf bir demokratik hukuk devleti olsun..

Yönetim “gün ışığında” olsun..
“Gün Işığında Yönetim” ülkümüz olsun.. (Prof. İl Han Özay, İstanbul Hukuk Fak.)

Tayyipgiller gibiler yargının şamarını yiyip yerlerine otursunlar.. derslerini alsınlar.
Hukuka saygıyı ve ayrıcalıkları olmadığını, üstün olanın hukuk olduğunu öğrensinler..
Anayasa md. 10 kağıt üstünde kalmasın; Cumhurbaşkanı dahil her-kes yargı önünde eşit olsun.

Sevgi ve saygı ile.
03 Ağustos 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

BAY RTE’nin KAÇAK SARAYININ KAÇACAK YERİ KALDI MI??

‘Kaçak Saray’ın kaçacak yeri kalmadı’

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu,
meslek odalarının ‘Cumhurbaşkanlığı Sarayı
proje alanı’ itirazlarını haklı buldu

Atatürk Orman Çiftliği alanının, Cumhurbaşkanlığı Sarayı yapılabilmesi için “T.C. Başbakanlık Gazi Yerleşkesi (OGM) Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı” ilan edilmesine ilişkin 2012/3074 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali hakkında 5 meslek odasının itirazını, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu meslek odalarını haklı buldu, oy çokluğu ile itirazlarını kabul etti.

“KAÇAK SARAY’IN KAÇAKLIĞINDA KARAR BÜYÜK YERDEN”

Atatürk Orman Çiftliği alanında, Cumhurbaşkanlığı Sarayı yapılabilmesi için Bakanlar Kurulu’nun  27 Nisan 2012 tarih ve 28276 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “T.C. Başbakanlık Gazi Yerleşkesi (OGM) Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı” ilan edilmesine ilişkin 2012/3074 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına yürütmesinin durdurulması ve iptali hakkında Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Ziraat Mühendisleri Odası, Peyzaj Mimarları Odası, Çevre Mühendisleri Odası  Ankara Şubesi ve Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararına ve Başbakanlığa dava açmıştı. Danıştay 14. Dairesinin yürütmeyi durdurma kararı vermemesi üzerine 5 meslek odası, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na itiraz etmişti. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu meslek odalarını haklı buldu, oy çokluğu ile itirazlarını kabul etti.

“KAÇAK SARAY’IN KAÇACAK YERİ KALMADI”

Kararla ilgili yazılı açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan,

“Kaçak Sarayın kaçacak yeri kalmadı, karar büyük yerden, Kaçak Saray acilen boşaltılmalı ve Cumhurbaşkanlığı Çankaya’ya taşınmalı..”

diyen Candan, şöyle devam etti:

“Bu ülkede hukuk  yeniden inşa edilecekse, öncelikle Atatürk Orman Çiftliği’nde herkesin gözü önünde yapılan bu hukuksuzluğun  sonlanması lazım. Her dava süreci ve lehimize çıkan her karar, bu ülkenin yöneticilerinin hukuksuzluğunun altını kalın çizgilerle çiziyor. Danıştay İdari Dava Daireleri, Kaçak Saray yapmak için Bakanlar kurulu tarafından Kentsel dönüşüm alanı ilan edilen alanın AOÇ 5659 sayılı kanununa göre,  Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin planlama ve uygulama bütünlüğü içinde korunmasına aykırı olduğunu  ifade ederek,  Bakanlar Kurulu kararının hukuka uygun olmadığına karar vermiş ve bizim itirazımızın haklılığını kabul etmiştir. Kaçak Saray ivedilikle boşaltılmalı bu hukuksuzluk sonlanmalıdır.”

“KARAR, ATATÜRK’ÜN ŞARTLI BAĞIŞININ 78. YILINDA
DERS NİTELİĞİNDE BAYRAM HEDİYESİDİR”

“Atatürk Orman Çiftliği ve Kaçak Saray mücadelesindeki bu karar halkımıza sunulan bir bayram hediyesidir.” diyen Candan “Danıştay İdari Dava Dairleri genel kurulunun kararının  Atatürk Orman Çiftliği’nin  taşıdığı değerler, 1. derece doğal ve tarih sit alanı özellikleri, Atatürk’ün vasiyeti ve şartlı bağışına ilişkinde ders niteliğinde 13 sayfalık bir karar.” dedi. Ayrıca davacı 5 meslek odasının yürütmesi durdurulması talebinin haklılığını kabul ederek yürütmenin durdurulmasına karar verildiğinin altını çizen Candan,  “Hukuk kararlarına herkes uymak zorunda. Başka türlü bu ülkeye demokrasi ve özgürlük gelemez.” dedi.
(Cumhuriyet internet haber portalı, 10.07.2015)

=====================================

Dostlar,

BAY RTE’nin KAÇAK SARAYININ KAÇACAK YERİ KALDI MI??

Öncelikle, Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin harman yürekli başkanı Tezcan Karakuş Candan‘ı kutlamak ve savaşımını saygı ile selamlamak gerek. O bir Cumhuriyet kadını, bu yönüyle de göğsümüz övünç doluyor. Hele son zamanlarda O’na yönelen tehditleri ise alçakça buluyoruz. Dolayısıyla bu tehditleri yöneltenler alçaktırlar; o yüzden eylemleri de alçak ver aşağılıktır.

T.C. Devleti, her yurttaşının can – mal güvenliği ile hak arama özgürlüğünü mutlaka sağlamak zorundadır! (Anayasa m. 36 : “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”) Ayrıca adı geçen davacı 5 meslek odası, yasal ile kurulu TMMOB birimleridir ve Anayasa md. 135’in koruması altındadırlar. “Kamu kurumu niteliğinde” meslek kuruluşlarıdır.

Biz bu borcumuzu yerine getiriyoruz; saygı ile selamlıyoruz Tezcan Karakuş Candan ve birlikte davrandıkları dava arkadaşlarını!

Sonra da Danıştay İdari Dava Dairleri Kurulu‘nun karara imza koyan ve Yürütmeyi Durdurma (YD) kararı veren yiğit yargıçlarını selamlıyoruz.

Her şeye karşın bu ülkede hala “Yargıçlar var”! Ve hukuku yüreklilikle savunmaktalar.

Danıştay 14. Dairesi’nin YD istemini reddedişi kuşkusuz bir ara karardır. Ancak kimi idari işlemler vardır ki; uygulamakla zaman içinde etkisi tükenmekte ve daha sonra gelebilecek iptal kararı maddi ve / veya hukuksal olanaksızlıklar karşısında uygulanma olanağından yoksun kalabilmektedir. Bu durumda hukuka uygun olmayan işlemi yapan idareden ancak maddi giderim (tazminat) istenebilmektedir. Söz konusu giderim ödense bile hukuk dışı sorun çözülmüş olmamaktadır gerçekte.

YD kurumu bu nedenle, bir hukuksal koru(n)ma aracı olarak İYUK md. 27’de (İdari Yargılama Usulleri Kanunu) düzenlenmiştir. 2 ağır koşula dayanmıştır ilgili madde :

– Söz konusu idari işlem – eylem AÇIKÇA hukuka aykırı olacaktır;
– Yürütülmesi durumunda ileride telafisi olanaksız zararlar doğabilecektir.

Yasa ve Anayasa m. 125/6-7, her 2 koşulun birlikte gerçekleşmesini öngörmektedir.

Davaya bakan ilk derece görevlisi mahkeme (Bakanlar Kurulu kararları için böyle..) olarak Danıştay 14. Dairesi, ilgili 5 Meslek Odası’nın YD istemini reddetmişti. Buna 7 gün içinde yapılan itiraz üst yargı yerinde, Danıştay İdari Dava Dairleri Kurulu’nda karara bağlanmıştır. Bu karara ilgili 14. Daire’nin direnme hakkı yasal olarak olmadığı gibi, davalı Bakanlar Kurulu’nun da itiraz hakkı yoktur. Taraflardan birinin (örnek olayda YD istemi reddedilen davacının) itirazı üzerine verilen kesindir. (İYUK m. 27/7).

Bay RTE, Anayasayı apaçık çiğneyerek 7 Haziran 2015 genel seçimi öncesinde partisi AKP için propaganda yapar ve oy isterken, bir konuşmasında Kaçak Sarayı için “Danıştay’ın izin verdiğini” belirtmişti. Biz de bunun doğru olmadığını, Bay RTE’nin gerçek dışı bildirimle gelişmeleri yeterince izle(ye)meyen halk yığınlarını aldattığını yazmıştık. Başka ne diyelim? “12. CB Bay RTE halka yalan söyledi!” mi diyelim?? Hemen davalar geliyor ardından.. Psikolojik yıldırma amaçlı açık faşist baskı uygulanıyor. Bay RTE’nin bu davranışının adının ne olduğunu halkımız ve tarih bilmektedir ve koymaktadır.

Ülkede demokrasi bırakılmamıştır ve bizim yurttaşlar olarak, bu fiili gayr-ı meşru duruma EVRENSEL meşru direnme hakkımız vardır!

Çooook yazık değil mi? Bir ülkenin devlet başkanı meydanlarda hiç sıkılmadan halkına gerçek dışı bildirimde bulunuyor!? “…….. mumu yatsıya dek..” demiş atasözü.. Bu üst karar, bu bakımdan da bir onaylama (tescil) anlamındadır ve siyaset bilimi, yargı tarihi, AKP sefaletleri, Bay RTE “klasikleri” içinde yerini alacaktır.

Sormak isteriz                     :

Bir Müslüman halkına göz göre göre yalan söyler mi?
– Yönetici yalan söylerse bunun dinsel ve hukuksal yaptırımı nedir?
– Yalan söylemenin, halkı yönetici olarak aldatmanın Kuran’da karşılığı nedir?
– Halkına kininizi ve nefretinizi eksik etmeyin diyen birisi, Kuran’ın hangi açık ayetlerini çiğnemektedir ve hala din içinde midir, hala mümin midir??
– DİB (Diyanet İşleri Başkanlığı) bu sorularımıza yanıt  verebilir mi yoksa Başkan Prof. Görmez bunu da mı görmez ??
– Bu davranışın en azından ahlak – etik dışı oluşu bakımında  politik ve insani bir yaptırımı yok mudur? Haydi bu gün “yok” diyelim… Gelecekte mutlaka olacaktır. Tayyip bey bu faturayı da ödeyecektir.. Kendimizi O’nun yerine koydukça, bunca günah altında ezilip bitmiş duyumsuyoruz . Aslında Tayyip beyin davranış ve mimiklerine de yansıyor bu saklanamayan ve bastırılamayan suçluluk psikolojisi.. O’nu eziyor

Sonuç                  :

– AK SARAY artık hukuk dışı bir kaçak saraydır.  Dileriz iptal kararı da ivedilikle ardından gelecektir.
– Bu bina hemen terk edilmeli, Çankaya Köşkü’ne dönülmelidir. Yerleşkede (ne yazık ki Bay RTE Osmanlı – İslamcı dürtü ve özentileriyle “Külliye” diyor.) tek bir çivi bile YD kararı gereği çakılmamalıdır.
– Tayyip bey kendiliğinden bir “zoraki” jest (!) yaparak bu kaçak binayı terk ederse, ağır imaj zedelenmesini ve kaçınılmaz faturayı bir ölçüde onarabilir.
Zararın neresinden dönülse kârdır.. sözü de önemli bir ata deyişidir. Tayyip beyin kulağına küpe olmalıdır.
– Bu yerleşkenin ne yapılacağı da kamuoyunda tartışılmalı, özel bir yasa ile bir rüçhan hakkı olarak arazisi hukuk dışı biçimde, Yüce Atatürk’ün vasiyetinin çiğnenmesi nedeniyle
gasp edilen AOÇ’ye devredilmeli ya da

“Türkiye Cumhuriyeti 100. Yıl ATATÜRK Anıtsal Müzesi”

olarak 2023’e hazırlanmalıdır.

Fakat öncelikle, “Beraber yürüdük biz bu yollarda; HEDEF 2023” saklı – örtük gündemi ile yürüyen Cumhuriyet yıkıcılarını yönetimden yasal yollarla hızla uzaklaştırarak..

Sevgi ve saygı ile.
10 Temmuz 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yazımızın pdf biçimi : BAY_RTE’nin_KACAK_SARAYININ_KACACAK_YERI_KALDI_MI