Haşim Kılıç: Hakimler Tahliye Kararı Verebilir

Haşim Kılıç: Hakimler Tahliye Kararı Verebilir

Hasim_Kilic

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç,
uzun tutukluluklar konusunda verdikleri kararla ilgili,
  • ”Mahkeme, 10 yıllık sürenin anayasaya aykırı olduğuna oy birliğiyle karar verdi. Hakimler, gereğini yapar; onların takdiri.’’ ifadesini kullandı.

 

Hükmün, Anayasa’nın 13. maddesi olan, ”ölçülülük” ilkesi gereği iptal edildiğini söyleyen Kılıç, “Gerekçeli karar yazıldığında bu daha iyi anlaşılacaktır” diye konuştu.

5 YILI DOLDURANLAR TAHLİYE EDİLEBİLİR

Kılıç, kararın cezaevinde 5 yılını dolduran tutuklulara tahliye yolu açabileceğini kaydetti.

Milliyet gazetesine konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı,

  • ”Hakimler, isterlerse bu kararı dikkate alarak ve diğer şartları da gözeterek
    tahliye edebilirler. 10 yıl kuralı, bir yıl daha yürürlükte olmakla birlikte,
    hakimler tahliye kararı verebilir.”

değerlendirmesinde bulundu.
http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/kilic-hakimler-tahliye-karari-verebilir-h38106.html

***********************************

Anayasa_Mahkemesi

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Anayasa değişikliği paketinin bazı maddelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada
kararı açıkladı.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Anayasa Değişikliği Paketi’nin iptali ve yürürlüğünün durdurulmasına ilişkin davayla ilgili Yüce Mahkeme’nin aldığı kararı, düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı ve soruları yanıtladı.

Kılıç, Anayasa’nın bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkındaki Kanun’un iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi 111 milletvekilinin yaptığı başvurunun, bugün Anayasa Mahkemesi tarafından saat 09.30′da başladığı görüşme ve müzakerelerin 9,5 saatlik bir maratondan sonra karara bağladıklarını bildirdi.

Kılıç, alınan kararlarla ilgili şu açıklamayı yaptı    :

“Başvuran davacıların, bu Anayasa paketinin tamamının şekil yönünden iptali konusundaki iddialarının tamamı reddedilmiştir.

Ancak, Anayasa paketinin, anayasamızın 4. maddesinde ön görülen teklif edilemezlik yasağı kapsamında olduğu iddia edilen 8., 14., 16., 19., 22., 26. maddelerinin incelenmesine oy çokluğuyla karar verilmiş ve yapılan denetim sonunda kanunun
16. maddesiyle Anayasa Mahkemesi’nin yapısına ilişkin Anayasa’nın 146. maddesinde yapılan değişikliğin 4. fıkrasında Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, Sayıştay, Yükseköğretim Kurulu ve Baro Başkanlarının Anayasa Mahkemesi’ne gönderecekleri üyeler için yapacakları seçimlerde, her üyenin bu seçimlerde kullanacağı oyda, her üyenin ancak bir aday için oy kullanabileceğine ilişkin, tırnak içinde ifade ediyorum burayı, her üyenin yani fıkrada iptal edilen bölümü söylüyorum; ‘Her üyenin ancak bir aday için oy kullanabileceğine ilişkin’ bu ibare
iptal edildi.

Yine kanunun 22. maddesi ile Anayasa’nın 159. maddesine yapılan düzenlemenin
3. fıkrasında yer alan ‘Sayın Cumhurbaşkanı’nın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na atayacağı üyelerin iktisat ve siyasal bilim dallarıyla, üst kademe yöneticilerinden olacağına ilişkin ibare, yine bu 3. fıkradaki yine tırnak içinde söylüyorum; ‘iktisat ve siyasal bilim dallarıyla’, yine tırnak içinde, ‘üst kademe yöneticileri’ bu ibareler iptal edilmiştir. Yani geriye kalan hukuk dallarındaki öğretim üyeleri ile avukatlar arasında seçim mümkün halde devam edecektir.

Yine ayrıca Danıştay, Yargıtay, Adalet Akademisi ile adli ve idari yargı hakim ve savcılarının hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu’na üye seçiminde ancak bir aday için
oy kullanabileceklerine ilişkin ibare de iptal edilmiştir. Ve bu ibarelerin, yine tırnak içinde ifade ettiğim, ‘ancak bir aday için oy kullanabileceklerine ilişkin’ ibarelerin bu esas maddelerin dışında, geçici maddelerde de yansımaları var. oralarda da geçici maddelerde bu ibareler yer alıyordu. O maddeler içinden de, geçici maddeler içinde de bu ibareler çekilip alınmıştır, iptal edilmiştir.

Yürürlüğün durdurulmasına ilişkin istem oybirliğiyle reddedilmiştir. Kurulumuzun aldığı sonuçlar bunlardır, bu sonuçların ülkemiz için, milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum.”
(http://www.anayasa.gov.tr/index.php?id=1&c=1)

EĞİTİM SORUNLARIMIZ..


Dostlar
,

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden değerli meslektaşımız Prof. Dr. Mehmet Ali Körpınar aşağıdaki iletiyi paylaşıyor.. Biz de sizlere sunalım istedik..

3 Mart 1924 Devrim Yasalarının 89. yılındayız bilindiği gibi..

Sevgi ve saygı ile.
28.2.13, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

===============================

Değerli arkadaşlar,

Eğitim sorunlarımız, azalması gerekirken giderek artıyor. Hatırlayın lütfen,
bizler ilkokulu, ortaokulu ve liseyi bitirirken sınavlara girdik. Hatta liseyi bitirmemiz bile sınavla olmuştu. Üniversiteye girerken de tek sınav vardı. Sonra 2 aşamalı oldu.
Daha sonra da tek sınava indirildi. Şimdi yine 2 aşamalı hale döndü.

Kolejlere ve özel okullara giriş sınavları vardı, kaldırıldı. SBS sınavları kondu.
Şimdi onlar da kaldırılıyormuş. Yani her kolej ve özel okul kendi sınavını kendisi yapacakmış. Bu koşulda öğrencilerimiz yıl sonunda birçok sınava girmek zorunda kalacak. Umarım sınav çarpmasına uğramazlar !!!

Esasen, kaldırılan SBS’nin lise döneminde de olmasını isterdim. Çünkü her yıl sonunda girilecek SBS’lerin toplam puanı ile öğrencinin bilgi ve becerisi daha somut olarak ölçülecektir. Ayrıca lise sonda muhatap oldukları 2 aşamalı sınav yüzünden
lise son sınıf derslerine çalışamaz oldular. Galiba o nedenle limit, türev ve integral eğitimi gereksiz bulundu !!!

Ne yazık ki, son 10 yılda eğitim sistemimiz hep değiştirildi ve sanki yaz-boz tahtasına döndürüldü. Bu konuda değerli Mehmet Tezkan’ın Milliyet gazetesindeki bugünkü yazısını aşağıda bilgilerinize sunmak istedim.

Umarım; yöneticilerimiz ve danışmanları, güzel ülkemizin eğitim sorunlarını
günübirlik önlemlerle değil, mutlu geleceğimizi düşünerek ve çağdaş eğitim sistemlerini örnek alarak çözmeye çalışırlar.

Sevgi ve saygılarımla (28.02.2013).

 Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR

=======================================

HER BAKANLA AYRI SİSTEM

(Mehmet Tezkan, Milliyet-28.02.2013)

Eğitim sistemi yaz boz tahtasından beter oldu.. Her bakan olan yeni bir şey icat ediyor.. Kendine göre ayar çekiyor.. Neredeyse son on yılımız böyle geçti.

Bakanlar aynı partiden ama çocukları liseye nasıl yerleştireceklerine bir türlü karar veremediler.. Birinin yaptığını öteki bozdu.. Minicik çocukların geleceğinin bir,
bir buçuk saatte şekillenmesi doğru değil denildi, sınav sistemi üç yıla yayıldı..

Çocuklar 6. sınıftan itibaren sınava girmeye başladılar..
Yalnızca sınav notuyla yetinilmedi, okul notu da katıldı.. Öğretmen kanaati de konuldu.. Öğretmen kanaati işi bozuyor araya torpil, iltimas giriyor diye itiraz edildi..

Çıkarıldı.. Yabancı okullar zaten bu sistemi hiç kabul etmedi..
Bakanlık bastırınca kapatır gideriz diye hafiften tehdit ettiler, bakanlık bastıramadı..
Bu sisteme geçilmesinin nedeni dershane düzenine son vermekti..
Tersi oldu, dershaneler ihya oldu..

****

Bakan değişince üç yıllık sınav maratonu da rafa kaldırıldı..
Yeni Bakan “öğrenciler mahvoldu, çocukluklarını yaşayamadılar,
eğitim sistemi test çözme sistemine döndü” dedi ve kendine göre ayar çekti..
Sınavları bir yıla indirdi..

O Bakan gidince yerine gelen Bakan eğitimin tümüyle oynadı.. Yeniden kurguladı..

4+4+4 denilen yapıya böyle geçtik.. Bakan okul düzenini değiştirdi ama sınav düzenini değiştirmeye ‘bakanlık ömrü’ yetmedi..

Görevden gitti, yeni Bakan geldi.. Yeni bakanla birlikte sınav sistemi sil baştan yapıldı..

Kaldırıldı.. Kaldırılmış gibi yapıldı diyebiliriz.. Öğrencilerin liseye girmelerinde
ders notlarıyla birlikte ders dışında katıldıkları etkinlikler de etkili olacakmış!..

Ama durun.. Bu yöntem Kabataş Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi.. gibi memleketin iyi okullarını kapsamayacakmış.. Oraya nasıl girilecek?

Yine sınavla.. Her okul ayrı sınav yapacakmış?
Bu şu demek : Ortaokul son sınıfa gelenin yaşamı sınavdan sınava koşmakla geçecek..

Şöyle izah edeyim : Kabataş Lisesi’ne girmek için yüz binlerce öğrenci sınava girecek.. Aynı yüz binler Kadıköy Anadolu Lisesi sınavında da buluşacak..
İstanbul Lisesi sınavında da..

Bitmedi.. Yabancı okullar sınavı var.. Özel okullar sınavı var..

****

Durun telaş etmeyin.. Nasıl olsa bir sonraki Bakan ‘bu ne biçim’ iş diyerek kaldırır..