O YUMRUK TÜRKİYE’YE ATILDI

O YUMRUK TÜRKİYE’YE ATILDI

Mustafa AYDINLI
Eğitimci – Yazar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara – Çubuk’ta katıldığı şehit cenazesi töreninde saldırıya uğradı. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar‘ın da katıldığı cenazede, Kılıçdaroğlu’nu “protesto eden” (!?) bir grup, CHP liderine tekme ve yumrukla saldırdı. Kılıçdaroğlu, köyde en yakın evde yaklaşık bir saat tutulduktan sonra zırhlı araçla çıkarıldı.

Önce bakalım buraya nasıl gelindi :

Ülke gerilim içinde, bu gerilim tüm ülkeye ve herkese büyük zarar veriyor. Gerilimin yaratılmasına neden ise, sürekli kışkırtıcı ve kendisi gibi düşünmeyenlere karşı savaş ve şiddet dilinin kullanılmasıdır. Örnek mi? Karşıt görüştekilere ‘illet’ ve Millete ‘zillet’ denmesi. Kendi dışındakilerin ‘terörist’ ilan edilmesi. CHP’lilere “Çöp, çamur, çukur” diye hakaret edilmesi. İYİ Parti Gn. Bşk. Meral Akşener’in hapse atılmakla tehdit edilmesi.

Daha da önemlisi; İçişleri Bakanı Soylu’nun “CHP’liler şehit cenazesinde protokole alınmasın” gibi talimat vermesi.

AKP – MHP’nin İstanbul BŞBB seçimlerine YSK’da hukuk dışı yersiz itirazları..

Ağır ekonomik bunalım, işsizlik…. altında inleyen halkın durumu…

Ortamı geren ve ‘Kızgın demir’ durumuna getiren başlıca nedenlerdir.

Ülkemizde bir şehit varsa, bu 82 milyon vatan evladını üzer. Sahip çıkan, cenaze törenine katılan, katılamayıp sonradan taziyede bulunan, sahip çıkan herkese saygı duyulması gerekir. Hiç kimse kendisini bir başkasından daha yurtsever görmesin. İşin garibi, askerlik görevini bile çeşitli alavere, dalaverelerle yapmayanlar,  “bedelli yapanlar” (!), yapanlardan daha yurtsever rollerde. Şehitin de şehit törenlerine katılanların da Alevisi, Sünnisi, Kürdü, Çerkezi, Lazı … olmaz. Bu “derin acı”, keder.. hiç kimsenin ipoteğinde olmamalı.

  • Şehid cenazesinde CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na atılan yumruk; Türkiye’nin bütünlüğüne, barışına, kardeşliğine, demokrasiye yapılmış alçakça bir saldırıdır.

O yumruk Türkiye’ye atılmıştır, Devlete atılmıştır.

Oysa Devlet, vatandaşının can ve mal güvenliğini sağlamakla sorumludur. “Teröre destek veriyor” denen Kılıçdaroğlu’na daha önce de terör örgütü PKK Artvin Şavsat’ta silahlı saldırı düzenlemiş (25 Ağustos 2016) ve kurşun bir Mehmetçiği şehit etmişti!. Bu ne ‘yaman çelişki’ böyle!

MSB Hulisi Akar’ın saldırganlara;

Değerli arkadaşlarım, şu ana kadar mesajlarınızı verdiniz. Tepkilerinizi gösterdiniz..” açıklamalarını yapması hayret verici ve düşündürücüdür.

Yine Devlet Bahçeli’nin Kılıçdaroğlu’na “%9 oy aldığın yerde ne işin var?”, “Adama sana yumruk atacak ne yaptın??” sözleri tam bir garabettir.

İçişleri Bakanı’nın “önceden haber vermediler,,” savunması gerçek dışıdır ve traji-komiktir. Bakanın, “Bana sorsalardı gitmeyin derdim..” sözleri ilkinden beter acizlik ve saçmalıktır.

Ana muhalefet lideri şehit cenazelerine pasaportla mı gidecek? Bu nasıl mantık?

Kılıçdaroğlu’na “kurgulu saldırı“yı kınıyor, kendilerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Bu yumruk Türkiye’ye ve demokrasiye atılmıştır.

Geri plandaki asıl siyasal sorumlular mutlaka meydana çıkarılmalı, gerekli güvenlik önlemini almayanlar istifa etmiyorsa, görevden alınmalıdır.

Haziran 2015 seçimlerini oy oranı %41’e inerek yitiren AKP hükümeti kuramamış, birden bire ülke şiddet – terör – ateş… sarmalına savrulmuş ve Kasım’da yinelenen seçimlerde AKP oylarını %49’lara tırmandırmıştı!? Benzer yöntemlere asla bir daha başvurulmamalıdır.

Kan ve canla siyaset yapılmaz!

Yurtta ve dünyada barış” dilini ve eylemini egemen kılmalıyız.

Çözüm barışta, hukuk devletinde, demokrasidedir..
Unutmayalım ki ateş, onu bulanları da yakar..

Ateşle oynamayalım, uygar siyaset yapalım..

LİNÇ GİRİŞİMİ

LİNÇ GİRİŞİMİ

Suay Karaman

Suay Karaman
22 Nisan 2019

(AS: Bizim kısa katkımız yazının altındadır..)

Ankara’nın Çubuk ilçesinde şehit cenaze törenine katılan CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğluna yapılan saldırı, bir linç girişimidir. Bu linç girişimi bir kışkırtmadır (provokasyondur) ve demokrasiyi içine sindiremeyenlerin planlı bir eylemidir. Bu alçak olayın benzerlerini 12 Eylül 1980 öncesinde Kahramanmaraş’ta ve Çorum’da,  2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta görmüştük. Yeni kışkırtmalara çağrı çıkartılmaması için, mutlaka bu alçak olayı yapanların da, yaptıranların da ortaya çıkartılarak, yargılanmaları gerekir.  

CHP Genel Başkanı linç girişiminin ardından çevredeki bir eve götürülmüştür. Hain saldırı burada da sürmüş, taş atılmış ve “evi yakın” sesleri yükselmiştir. Bu sırada Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, CHP Genel Başkanı’nın tutulduğu evin önüne gelerek;

  • “Değerli arkadaşlarım şu ana kadar mesajlarınızı verdiniz, tepkilerinizi gösterdiniz”

diye konuşarak, bu hain saldırıyı kınayamadığı gibi, destek de olmuştur. Ardından Ankara Valiliği, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “müessif protesto eylemi” ifadeleri ile bu hain saldırının hafife alındığını gözler önüne sermiştir.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise

  • Nereye gideceğini bileceksin, o adama yumruk attıracak kadar ne yaptın sen?” söylemiyle, kendisinin nerede olduğunu ve ne yaptığını açık biçimde tanımlamıştır. 

Seçim meydanlarında toplumumuza kin ve nefret tohumu ekenler, CHP için hakaret ve tehditlerde bulunanlar, bu linç girişiminde pay sahibidir. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 24 Haziran 2018 seçimlerinden sonra yaptığı açıklamada valilere

  • CHP il başkanlarını şehit cenazelerinde protokole almayın” talimatı vermiştir.

Bu talimat, bu hain saldırının ateşleyicisidir. 

  • Analar ağlamasın diye açılım sürecini başlatanları,
  • Oslo’da PKK terör örgütüyle görüşenleri,
  • Habur sınır kapısında davul-zurna ile karşılayanları

    bu toplumun unutması olanaklı değildir.

    – PKK terör örgütü istedi diye Andımız’ı yasaklayanları,  
    – çocuk katili terör örgütünün başının mektubunu Diyarbakır meydanında
    okutanları,
    – Cizre’de PKK terör örgütüne yemin töreni yaptıranları,

    – belediye araçlarıyla hendek kazılıp, bomba konulmasına ses çıkarmayanları,
    – valilere operasyon yapmayın diyenleri

    bu toplum gördü, duydu ve hiç bir zaman da unutmayacaktır. 

Bütün bunlar ortadayken CHP’nin terör örgütüyle birlikte olduğunu söylemek komiktir, gülünç ötesidir. Bunun anlamı iktidar olanaklarının ellerinden kaymakta olduğunu görmenin telaşı içinde, milleti bölmektir. Toplum olarak çok dikkatli ve bilinçli olmalıyız, siyasette ve medyada saldırgan üslup kullananları iyi tanımalıyız ve gereken tepkileri vermeliyiz. Bu kirli düzeni değiştirmek için çok emek harcamalıyız. 

Bu hain olayın ardından genel merkezin önünde konuşma yapan CHP Genel Başkanı şu ifadeleri kullandı;

  • “Hiç kimse unutmasın; Kuruluş ve kurtuluşun partisi olan CHP’nin genel başkanıyım. Kuvayı milliyecilerin partisinin genel başkanıyım.”

    Kurucu ilkelere, Atatürk ilke ve devrimlerine inananların yönetimde olduğu bir CHP ile bütün bu karanlıkların aydınlığa döneceği bilinmelidir.

    * Atatürk’ün ışıltılı yolu ve görkemli “Altı Ok”u ile çağdaş uygarlık düzeyine ulaşılacaktır.
    =======================================
    Dostlar,

  • Binali Yıldırım İstanbul BŞBB adayı iken son günlerde “HDP oylarına talibim..” demedi mi?

    HDP şiddeti – terörü  dışlayıp, etnik temelde olmamak üzere demokratik siyasal yaşamda yerini aldığında kimsenin bir diyeceği olmaz..

    Son seçimde dinci-gerici….kuşatmaya karşı demokratik bir blok oluşturulmuş ve sonuç alınmıştır.

AKP ve yandaşları, ortakları, uzantıları, yerli – yabancı işbirlikçileri ateşle oynamaya derhal son vermelidir. Yapacakları her yanlış, onları kaçınılmaz sona daha hızlı ve daha da suçlu (mücrim!) olarak sürükleyecektir.. Tarih, bu vb. süreçlerin örnekleriyle dolu..

  • Bir kez daha, bin kez daha 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu ve mutlu olsun.. Salt Türkiye’ye değil, tüm dünya çocuklarına ve insanlığa ve küresel sermayeye başkaldırıp egemenliğine sahip çıkacak dünya uluslarının tümüne!

Sevgi ve saygı ile. 23 Nisan 2019, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Halk Sağlığı Uzmanı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com