Etiket arşivi: Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali YÜCEL

Köy Enstitüleri, bir mektup ve fotoğrafın hikâyesi

Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı Başkanı Erdal Atıcı - 24SaatGazetesi

Erdal ATICI
KÖY ENSTİTÜLERİ VE ÇAĞDAŞ EĞİTİM VAKFI BAŞKANI

Cumhuriyet, 17 Nisan 2021

Türk eğitim tarihinin en önemli fotoğraflarından biridir bu fotoğraf. Aynı zamanda Cumhuriyetin eğitime, özellikle de kızların eğitimine verdiği önemin belgelerinden biridir.

Yer: Hasanoğlan Köy Enstitüsü

Köy Enstitülerinin kurucuları, Cumhurbaşkanı İnönü, Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel, İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç, Enstitünün idare binasının önünde oturmuşlar, kız öğrencilerden biri onlara şiir okuyor, hepsi dikkatle dinliyor…

Yüzleri aydınlık ve umutlu…

Bu fotoğraf Köy Enstitülerinin arkasındaki çelik gibi sağlam iradenin fotoğrafıdır bir bakıma…

Bu belleğimize kazınan ve çok yerde karşılaştığımız fotoğrafın izini sürüyordum kaç zamandır. Fotoğrafı kimin çektiği belli değildi, kız öğrenci kimdi, merak ediyordum.

Köy Enstitüleri ile ilgili fotoğrafların birçoğunu Tonguç kendi fotoğraf makinesiyle (o makine İsmail Hakkı Tonguç Belgeliği Vakfı’nda sergilenmektedir) çekmiştir. O nedenle, kendi yoktur fotoğraflarda. Bir de Hasanoğlan Köy Enstitüsü öğretmenlerinden Mustafa Güneri’nin fotoğrafları anlatır bize Enstitülerdeki destansı çalışmaları…

Bu fotoğrafın onlara ait olmadığını saptamıştım.

Geçtiğimiz günlerde, Hasanoğlan Köy Enstitüsü çıkışlı, Aşır Ergin Bölük’ten bir mektup aldım. Bölük, mektubunda önce Avanos’a bağlı Genezin (Özkonak) köyünden Eğitmen Cemal Bölük’ün oğlu olduğunu, kendisinden başka üç kardeşinin de (Meliha, Faruk, Mustafa) Köy Enstitülerinden mezun olduğunu anlatıyor. Sonra da Enstitüye girişinden ve öğrenciliğinden söz ediyordu.

Aşır Bölük, köyünden 5 arkadaşıyla birlikte 10 Ağustos 1940 tarihinde Kayseri Pazarören Köy Enstitüsü’ne kayıt yaptırıyor. İkinci sınıftayken, yeni kurulmakta olan Hasanoğlan Köy Enstitüsü’ne 20 kişilik bir ekiple katılıyorlar. Pazarörenliler adına bir bina yapıp teslim ediyorlar. Ödül olarak, Eskişehir, Balıkesir, Savaştepe Köy Enstitülerine bir gezi yapıyorlar. Bu arada, Hasanoğlan’da öbür Enstitülerden gelen ekiplerden, türkü, şarkı, halk oyunları öğrenip, Pazarören’e döndüklerinde bir eğlenti düzenleyip öğrendiklerini sergiliyorlar.

BELGE NİTELİĞİNDE MEKTUP

Bugün Nevşehir’e bağlı Özkonak, o zamanlar Kırşehir’e bağlı. Hasanoğlan Köy Enstitüsü açılınca, Pazarören’de okuyan Kırşehirliler, Hasanoğlan Köy Enstitüsü’ne aktarılıyor. Aşır Bölük de 3. sınıfta Hasanoğlan’a geliyor…

Aşır Bölük mektubunda önce fotoğraf makinesini nasıl aldığını, sonra da o fotoğrafı nasıl çektiğini anlatıyor:

“1942 yılı, Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nde okul eğitim amaçlı tüfekle atış yaptırdı. Bu atışta 800 öğrenci içinde 3 mermide hedefe atışla 11-12-12 vurdum ve birinci seçildim. O zaman okul bana törenle bir Agfa fotoğraf makinesi hediye etti. Arkadaşların resmini çekerdim. Bu arada Abdullah Özkucur Ağabeyimin de çok resmini çektim. Yine 1942 yılında Hasanoğlan Köy Enstitüsü’ne, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel, büyük eğitimci İsmail Hakkı Tonguç geldiler, kız kardeşim Meliha Bölük öğrenci, konuklara okumak için bir şiir yazmış, o şiirini okurken, ben de o anın resmini çekme şansı buldum.

Şiirinin bir bölümü şöyleydi:

‘Atamız geliyor hele bir bakın
Yolunda engeller gelmesin sakın,
Atamız geliyor ileri akın,
Ulu önderimize gidelim.’

İnönü, bir çam fidanını göstererek bana menşeini sordu. ‘Barajdan geldi efendim’ dedim.”

Aşır Bölük bundan sonra o fotoğrafın birçok yerde kullanılmasından duyduğu mutluluğu da dile getiriyor ve “Enstitüler, on yıl daha devam etseydi memleketin çehresi değişirdi” diyor.

Bugün Marmaris’te yaşayan Aşır Bölük’ün bu güzel ve belge niteliğini taşıyan mektubunu aldıktan sonra kendisini telefonla aradım. 94 yaşında olan bu değerli öğretmenimizden fotoğraftaki kız öğrencinin, kız kardeşi Meliha Bölük’ün de hayatta olduğunu öğrendim.

Geçtiğimiz hafta O’nu da aradım. Bugün 90’lı yaşlarında olan Meliha öğretmenimizden o günün, (şiiri okuduğunda 13 yaşındaymış) anısını dinledim.

AYDINLANMA SAVAŞÇILARI

Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nde 1942-1947 yılları arasında öğrencilik yaptığını, o şiirlerin çocukça şeyler olduğunu, daha sonraları da şiir yazdığını, ama kitap olarak toplamadığını, o gün okul müdürü Hürrem Arman’ın gelen konuklara şiir okumasını önerdiğini, mutlulukla kabul ettiğini söyledi…

“O kadar yakın davrandılar ki hiç yabancılık çekmedim. Dikkatle dinlediler ve beni tebrik ettiler. Gurur duydum yalnızca… O yılın 17 Nisan törenlerinde Hasanoğlan Köy Enstitüsü orta kısım adına da bir şiir okumuştum, yine törende İnönü, Yücel ve Tonguç Baba vardı.”

Hem Meliha hem de Aşır öğretmenlerimiz ilerleyen yaşlarına karşın, enstitülerde yaşadıklarını hiç unutmamışlar. Köy Enstitülerinin kuruluşunun 81. yılını kutladığımız bugünlerde biz de enstitüleri ve enstitülerin her aşamasında katkı koyan iş kahramanlarını, aydınlanma savaşçılarını hiç unutmayalım, unutturmayalım

Prof. Dr. Temuçin Faik ERTAN : CUMHURİYETİN KAZANIMLARI


Dostlar,

21 Ekim 20015 günü, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin 70. kuruluş yıldönümü
kutlama etkinlikleri bağlamında önemli bir konferans verildi..

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin kurucu dekanı Prof. Dr. Abdülkadir NOYAN’ın
adını taşıyan Sıhhiye Morfoloji binasındaki ana salonda,

CUMHURİYETİN KAZANIMLARI

başlıklı bir konferans izledik. Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürü
değerli dostumuz Sayın Prof. Dr. Temuçin Faik ERTAN konuşmacı idiler.

Sayın Ertan, 10-11 yansıdan oluşan sade saydamları eşliğinde Cumhuriyetimizin
paha biçilmez kazanımlarını yetkinlikle işlediler.. Kamera kayıtları yapıldı..
Daha sonra Ankara Üniversitesi’nin web TV’sinde yayımlanacak..
*****
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bu günlere taşıyanlara, onu ülkemizin yüz akı Cumhuriyetçi bir tıp fakültesi, saygın bir bilim kurumu ve üstün donanımlı
bir üniversite hastanesi durumuna taşıyan herkese şükranımız büyüktür..

Bu Fakülte, ülkemizin 2. tıp fakültesidir ve 70 yılda binlerce hekim ve sağlık çalışanı yetiştirmiş, yüzbinlerce hastaya şifa olmuş, yayınlarıyla tıp ve sağlık bilimlerine anlamlı katkılar vermiştir.

Hacettepe Tıp Fakültesi ve Akdeniz / Antalya Tıp Fakültesi başta olmak üzere
pek çok tıp fakültesinin kaynağı ve kurucusu olmuştur.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kuran dönemin Cumhurbaşkanı Sayın İSMET İNÖNÜ ile Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali YÜCEL‘e şükranımız çok büyüktür.

Bu arada, ülkemizin en önemli – saygın 3 tıp fakültesinde (İstanbul Tıp, Ankara Tıp ve Hacettepe Tıp) okuma ve çalışma olanağı bulduğumuz için Cumhuriyetimizin eğitimine borcumuzu ödeme olanağımızın olmadığını da vefa içinde belirtmek isteriz.
*****
Sayın Ertan’ın sunumunu izlemek için lütfen aşağıdaki erişkeyi tıklar mısınız??

CUMHURIYETIN_KAZANIMLARI_21Ekim2015_AUTF

Sayın Prof. Ertan’a hem doyurucu sunumu hem de dosyayı web sitemizde yayımlamamıza
izin vediği için teşekkür ediyoruz.

portresi

 

 

 

 

Sevgi ve saygı ile.
30 Ekim 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

BAKAN ÇOCUKLARI


BAKAN ÇOCUKLARI

“Erişkin bir bakan çocuğu günde 1 milyon dolar rüşvet yiyebilir!”
(Sosyal medyadan)

Bir an için gülümseten bu sözler başta sahipleri olmak üzere hepimiz için utanç gerekçesi sayılmalıdır! Çoğu zaman olduğu gibi ağlanacak halimize gülüyoruz!

Rezilleri, rezaletleriyle baş başa bırakalım!
Polis ve savcı değişimiyle kurtulacaklarına sevinedursunlar!

Biraz geriye gidip, her fırsatta ağız dolusu sövdükleri bu ülkenin kurucularına bakalım!

Dr. Yeni YÜCEL! Şair Can YÜCEL’in oğlu, gerçekten Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali YÜCEL’in torunu! Eğitimleri, öğrenimleri ve hünerleri belirsiz para saymacı, ayakkabı kutucu kestirmeciler bir yana! Cumhuriyet’i kuranların oğulları, torunları bir yana!
Dr Yeni YÜCEL Kanada’da yaşıyor. Bilgi istifçisi olmuş uzak ellerde!
“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir!” sözünü rehber edindiği belli!

Resim

Patolog Dr. Yeni YÜCEL, yeni ve ileri teknoloji ürünü bir görüntüleme yöntemiyle diyabet araştırmalarında devrime eşdeğer buluşa imza atmış.

http://www.stmichaelshospital.com/research/profile.php?id=yucel& 

Cumhuriyet Bilim Teknoloji, 07 Şubat 2014, 1403.

Resim

Hasan Ali Yücel bakanken değil parasal çıkar sağlamak; oğlu Can YÜCEL’i
başkalarının önüne geçirmeyi bile aklına getirmemişti. Bu asil ve dürüst tutum,
insanlığa Gazi YAŞARGİL’i armağan etmişti. “Hayatta en çok babamı sevdim!” diyen Can YÜCEL’in oğlu Dr. Yeni YÜCEL’in bugün eriştiği noktaya şaşırmak gereksiz! Yurttaşı oldukları ülkeden alacaklı değil, tersine ona borçlu olduklarını düşünenlerin ülkesi bugün nasıl oldu da yağmacı ve talancı cennetine dönüştü!

Resim

Erişkin bir bakan torunu bugün rüşvet yemek yerine insanlığa hizmet ediyor!
İşte Cumhuriyet’in eşsiz kazanımlarından birisi! Dr Yeni YÜCEL’in ülkesinde değil de uzaklarda oluşu, insanlığa hizmeti oralarda sürdürüyor oluşu
ayrıca üzerinde durulmaya değer bir durum!

Bugüne dönecek olursak; vatansever ve insancıl bir kuşağın yerini ilkel, yağmacı ve yiyici bir güruha bırakmış olması yazının başında değindiğimiz utancın önemli kaynaklarından birine dönüşmüş durumdadır.

 “Erişkin bir bakan torunu insanlığa hizmet edebilir!” 

Dr. Ceyhun BALCI, 08.02.2014