24 Ocak gerici diktatörlüğe, işbirlikçiliğe, sömürüye karşı direniş ve başkaldırı günüdür!

24 Ocak gerici diktatörlüğe, işbirlikçiliğe, sömürüye karşı direniş ve başkaldırı günüdür!

Mahmut ÖZYÜREK
Ulusal Eğitim Derneği Yönetim Kurulu Adına
Isparta Şube Başkanı

Uğur Mumcu’nun katledilerek aramızdan alınışının 27. yılındayız. 27. Adalet ve Demokrasi Haftası içinde aynı zamanda “hain tuzaklarla” aramızdan alınan Muammer AKSOY, Bahriye ÜÇOK, A. Taner KIŞLALI, Necip HABEMİTOĞLU, Ali Gaffar OKKAN ve daha onlarca devrim şehidini bir kez daha anıyoruz.

  • Onlar, emperyalizme karşı bağımsızlık, sömürüye karşı eşitlik,  faşizme karşı özgürlük ve demokrasi,  gericiliğe karşı laiklik, savaşa karşı barış ve kardeşlik, ayrımcılığa karşı eşitlik mücadelesi verdikleri için katledildiler.

Bu katliamların arkasındaki güçler ülkemizi emperyalizme, sömürüye ve gericiliğe teslim edenlerdir. Ülkemiz tam da böylesi bir zihniyetin kahredici sultası altındadır. Bugün iktidarda bulunan gelenek ile ülkemizin yüz akı aydınların, Kemalist devrimcilerin, yurtseverlerin katliamını gerçekleştiren zihniyet, aynı damardan beslenmektedir ve ortaktır. Aydınlanma düşmanı, emperyalizm uşağı, gerici ve işbirlikçidir.

Bu nedenle;  Siyasal dinci faşizme ve gericiliğe karşı mücadele, siyasal dinciliği besleyen, palazlandıran ana damar olan emperyalizmle karşı mücadele ile özdeştir. Başka bir söylemle emperyalizmi alt etmeden siyasal-dinci faşizmi ve gericiliği alt etmek olanaksızdır. Hesaplaşmayı dinci-gerici siyasal sistemin temel dayanağı olan emperyalizmle yapmayı göze alamayan her hareket, tali (AS: ikincil) sorunları öne çıkarıp dinci faşist sistemin aklanmasına, meşrulaştırılmasına hizmet eder.

Toplumsal gericiliği ve bağnazlığı devlet eliyle örgütleyen,  1923 Cumhuriyeti’ni boğazlayan, tüm kurum ve değerlerini yıkan iktidar ve ortakları, kendi varlıklarını katliamlar, darbeler, baskıcı yöntemler ile sürdürme çabası içindedir. Tam da bu nedenle bugün yaşanan “başkanlık” değil, din ambalajı ile örtülmüş faşist diktatörlüktür. Faşist diktatörlükler ise, doğası gereği “insanlık suçu” işlemekten sabıkalıdırlar.

Ancak ne yaparlarsa yapsınlar Kubilay’dan bu yana katledilen, yakılan, idam sehpalarına çekilen aydınların, Kemalist devrimcilerin, yurtseverlerin aydınlığını bu ülkenin üzerinden silemediler / silemeyecekler. Emperyalist politikalara, siyasal islamcı rejime, palazlandırılan gericiliğe karşın bu ülkenin onurlu insanlarının savaşımlarını bitiremediler/ bitiremeyecekler.

Bugün tükenmeye doğru ilerleyen, yaşamın her alanını işgal etmeye çalışan siyasal islamcı baskı rejimine, gericiliğe, diktatörlüğe karşı laiklik ve özgürlük savaşımını yükseltme, haramilerin saltanatına son verme zamanıdır.

Emperyalizmin dümen suyuna girmiş, iktidarı ele geçirmiş egemenlerin belirlediği meşruluk anlayışı, “tek kişi yasalarını” temel alırken, çoğu zamanda bu yasaları bile tanımazken, Kemalist devrimciler için meşruluk; doğru ve haklı olanın, Kemalist devrimin ve halkın çıkarına olanın savunulmasıdır. Bunun için savaşım verilmesidir.

Bu ülkenin bütün yurttaşlarını bu haklı ve onurlu savaşıma omuz vermeye çağırıyoruz :

  • Artık “unutmadık” demek yetmiyor.
  • Hain tuzaklarda katledilenlerin özlemini duyduğu bir düzeni kurmak boynumuzun borcudur.
  • Bu nedenle; 24 Ocak yalnızca bir anma günü değil, gerici diktatörlüğe, işbirlikçiliğe, sömürüye karşı direniş ve başkaldırı günüdür!

Dinmeyen acımız, bitmeyen öfkemiz, özlemimiz ve sevgimizle tüm devrim şehitlerimizi bir kez daha anıyoruz. Işıkları yolumuzu aydınlatmayı sürdürecek.

CIA Başkanı Mike Pompeo Ankara’ya niçin geldi?

CIA Başkanı Mike Pompeo
Ankara’ya niçin geldi?

Mahmut ÖZYÜREK
ADD İsparta Şubesi Kurucu Başkanı
(Ulusal Eğitim Derneği İsparta Şb. Bşk.)

(AS: Bizin kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

 

Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı CIA’nin yeni Başkanı Mike Pompeo,
Yönetimini temsilen bu gün Türkiye’de. Bu, Pompeo’nun ilk yurt dışı ziyareti.
CIA Başkanı Pompeo’yu ilk ziyareti Ankara’ya yapmaya zorunlu kılan koşullar ne olabilir? Resmi açıklamalara göre masada PYD/FETÖ sorunu var. Peki, bu sorunları görüşmek için ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’ye yardımcısını ya da bir bakanını değil de,
niçin CIA başkanını gönderiyor? Demek ki resmi açıklamalar ziyaretin gerçek nedenini açıklamakta yetersiz kalıyor.

Mike Pompeo, CIA için çok uzun zamandır hazırlanan bir isimdi. West Point Askeri Akademisi ve Harvard Hukuk Fakültesi mezunu olan Pompeo, CIA’nın başına gelmeden önce üç dönemdir ABD Temsilciler Meclisi’nin İstihbarat Komitesi‘nde görev yapıyordu.
Bu nedenlerle CIA ve Türkiye ilişkileri konusunda donanımlı birisi. Öte yandan, Türkiye de 3000’i aşkın CIA ajanı cirit atıyor. ABD İstihbarat örgütü, Türkiye’de bu denli yoğunlukta ajanlar ve casuslarla neler yapıyor ve nasıl operasyonlar planlıyor ve gerçekleştiriyor?

Türkiye, CIA tarafından özellikle son 15 yıl içinde ABD’nin ulusal çıkarlarına göre tasarlanmış olan BOP içinde en önemli ve kilit operasyon merkezi konumuna getirildi. ABD Bölgede CIA ile işbirliği içinde ve CIA’nın projelendirdiği operasyonlar yapıyor. Operasyonların hedefinde ise İran ve Türkiye var. Bu nedenle 2002’den bu yana ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA’nın Başkanları Panetta, Orgeneral David Petraeus yılda 2-3 kez Türkiye’yi ziyaret ettiler. Trump’ın atadığı CIA Başkanı Pompeo’nun bu geleneği bozmayacağı anlaşılıyor.

“ABD yönetiminin Basra’dan Kuzey Irak’a, oradan da Türkiye-Suriye sınırı boyunca Akdeniz’e uzanan ABD-İsrail Koridorunun” açılması ve bu koridorun güvenliğinin PKK/PYD’de olması konusunda ısrarlı. ABD Yönetimlerinin Suriye – Akdeniz koridoru konusunda önünde en önemli engeller;

1-  İran – Türkiye – Rusya – Çin yakınlaşması,
2-  ABD adına Ortadoğu’da taşeronluk görevi yapan AKP iktidarının ayağına dolanan
örgütsüz de olsa Parlamento dışı ve ilkesiz de olsa Parlamento içi muhalefet.

İşte CIA Başkanı Mike Pompeo da tam da bu nedenlerle Ankara’da. ABD, Türkiye’nin muhalefetine karşın Bölgede PKK’nın Suriye kolu YPG’ye 200 zırhlı taşıyıcı, 5 tank,
“Tank katili” olarak bilinen FGM-148 Javal anti tank füzesi göndermesi, koridorun güvenliğinin PKK/PYD’de olması konusunda kararlı ve ısrarcı olduğunun göstergesi.

CIA Başkanı Mike Pompeo’nun BOP Eş Başkanı ve AKP Hükümeti yetkilileriyle ve ülkemizdeki CIA birimleriyle görüşmelerinde;

  1. Türkiye’nin Rusya-Çin ve İran’la olan ilişkilerinin dondurulması,
  2. ABD-İsrail Koridorunun güvenliğinin PKK/PYD tarafından sağlanmasının
    tartışma konusu yapılmaması,
  3. Bunların karşılığında “Başkanlık Yasası” referandumunda “EVET” çıkması için
    ABD’nin gereken desteği sağlayacağı,
  4. Eğer BOP Eşbaşkanı (AKP hükümeti) ilk 2 madde konusunda gereğini yapmazsa,
    AKP hükümetine ABD’nin bu güne değin verdiği desteği geri çekme konusunda
    tereddüt etmeyeceği(!), kesin ve açık bir dille, birinci elden (CIA Başkanı Mike Pompeo tarafından) masaya sürülmüş olması büyük bir olasılık.

Ekonomik ve siyasal bakımdan iflasın sınırlarını zorlayarak ayakta kalmaya çalışan,
bu nedenle de toplumsal muhalefeti bastırmak, etkisiz ve eylemsiz kılmak için
her türlü şeytani planı sahneye süren AKP iktidarının,
ABD planlarına razı olmak dışında bir seçeneği de kalmamıştır.

Bu nedenle önümüzdeki sürecin Türk halkı açısından çok zorlu geçeceğini öngörmek
çok da zor olmasa gerek. Ama unutulmamalı; “karanlığın en yoğun olduğu zaman dilimi, şafağın yaklaştığı anlardır” Şafak yakındır! Dayanın ve direnin dostlar!

09 Şubat 2016, Isparta
=================================
Değerli site okurlarımız,

Dostumuz, ADD’de uzun yıllar dava arkadaşımız, özverili ve yürekli Atatürkçü yoldaşımız
Sayın Mahmut Özyürek’in önemli yazısını paylaştık..

Bizim de kafamızı kurcalayan burgulu sorunun çengeli; CIA Başkanı Türkiye’de iken Rus uçağının Suriye’de El Bab yakınlarında TSK’ya ait bir binayı vurması ve şehitlerimizin olması.. Bu 2 olayın rastlantısal olup olmadığını, değilse nasıl bağlantılı olduğunu açıklayamıyoruz (!). Bir Müsteşar düzeyinde olan (bizim MİT Müsteşarı dengi) bu kişinin
diplomatik dengi ile görüşmekle yetinmeyip Başbakan ve hatta Cumhurbaşkanı ile
üstelik uzun saatler görüşmesi de koskoca bir diplomatik skandal olarak bizi üzüyor..

Sanırız 2 cami arasında bi-namaz (beynamaz değil!) yani “namazsız” kalmak bu olmalı.
İlkesiz, ucuz, fırsatçı (opportünist), düzeysiz ve ufuksuz, yalpalayan ve 24 saat arayla tersine eylemler yapabilen, Dışişlerinin seçkin kadrolarını “monşer” yaftalamasıyla aşağılayıp dışlayan, serüvenci, BOP’ta eşbaşkan olarak taşeron, önce “açılımcı” ve Oslo’da – Dolmabahçe’de
Atlantik ötesi ve AB maşası olarak malum terör örgütü ile pazarlıkçı sonra ise ciddi karşıtı (?!) ve de yine “stratejik müttefik” in bir başka aleti terör örgütü ile (FETÖ) uzuuun mu uzun yıllar kanka olup Türkiye’yi parselleyen ancak 15 Temmuz 2017 darbe girişimini önceden haber alıp birkaç saat göz yuman ve “bu bize Allahın lütfu” diyerek ülkeyi OHAL altında inleten,
birçok suça ve yolsuzluğa bulaşan, halkına acımasız şiddet uygulayan ve hukuk dışına düşüp meşruluğunu yitirmiş…. bir siyasal kadro afeti yaşamaktayız..

Fakat ekonomo-politik konjonktür tam anlamıyla Gordion’un kördüğümüne dönüştü.
AKP kadroları hukuk içinde kalarak, ağır ekonomik bunalımı ustalıkla yöneterek, yüzbini aşkın insanı kitlesel olarak işten atarak, ağzını açanı Cumhurbaşkanına hakaretten içeri attırarak…..
bu ağır sorunsal yönetilemez ve çözülemez..

AKP – RTE, ipekböceği örneği kendi kozalarını örmüşlerdir, bu kaostan çıkmaları olanağı kalmamıştır. Duvara dayanmışlardır ve ürkü (panik) içinde, giderek daha çok hata yaparak sürdürülebilirlik bırakmamışlardır. Tek başına iktidarın 15. yılında tarihin – siyaset biliminin – ekonominin yasaları diyalektik bağlamda işleyecek ve dişleri arasında AKP – RTE’yi öğüterek tasfiye edecektir. Daha fazla acı çekmemek ve daha ağır bedeller ödememek için Halkımıza düşen, kritik halkoylamasına 16 Nisan’da ne yapıp edip sandığa giderek HAYIR oyu vermek ve
sandık oy sayımı tutanaklarının örneğini alarak ilçe seçim kurullarına teslim edilene dek sandık başkanına eşlik etmektir. Daha sonra YSK 200 bine yakın tüm sandıkların sayım tutanaklarını açıklayacak ve partilerin elindeki tutanaklarla karşılaştırılacaktır.

Evet, şafak, karanlığın en koyu olduğu dönemde sökmek üzeredir Türk Ulusu!
Bir kez daha ülkene ve geleceğine sahip çıkma zamanıdır.. Hata yapmamalısın, yapmayacaksın.

Sevgi ve saygı ile.
11 Şubat 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

ULUSAL EĞİTİM DERNEĞİ İSPARTA ŞUBESİ BASIN AÇIKLAMASI

ULUSAL EĞİTİM DERNEĞİ İSPARTA ŞUBESİ

BASIN AÇIKLAMASI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da içinde bulunduğu konvoya Şavşat-Ardanuç karayolu üzerinde pusu kurularak yapılan hain saldırıyı kınıyoruz.

Bu saldırı; Sn. Kılıçdaroğlu’nun kişiliğinde Cumhuriyetimize, Kemalist Devrim’e yöneliktir. Bu saldırı aynı zamanda siyasal iktidarın, devlet olanaklarını da kullanarak 14 yıldır, kan bedeli kurup yücelttiğimiz Cumhuriyetle, Kemalizm’le hesaplaşmaya girmesinin yadsınamaz sonucudur.

Türkiye’yi güvensiz, yönetilemez/yönetilemeyen bir ülke durumuna sürükleyen siyasal iktidar, daha çok yurttaşımızın yaşamını yitirmemesi için ivedilikle istifa etmelidir.

Saldırıyı da en sert biçimde kınar, saldırıda yaşamını yitiren askerimizin ailesine başsağlığı, yaralananlar acil şifa dileklerimizi iletir, onların acılarını içtenlikle paylaşırız.

25 Ağustos 2016

YÖNETİM KURULU ADINA:                                         Mahmut ÖZYÜREK
Ulusal Eğitim Derneği
Isparta Şube Başkanı

=======================================

Dostlar,

Gerek ADD’den gerek Ulusal Eğitim Derneği’nden yiğit dava arkadaşımız, eğitim emekçisi, Cumhuriyet’in yürekli öğretmeni…. Sayın Mahmut Özyürek ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ederiz bu basın açıklaması için..

Hiiiç sert gelmesin içerik.. Sn. Özyürek bize madalyonun öbür yüzünü düşündürtüyor!

Sevgi ve saygı ile.
25 Ağustos 2016, Tekirdağ

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

ADD Isparta Şubesi Kurucusu ve 1995 2013 Dönemi Başkanı Sayın Mahmut Özyürek’ten


ADD Isparta Şubesi Kurucusu ve 1995 – 2013 Dönemi Başkanı Sayın Mahmut Özyürek’ten

BİLGİLENDİRME                            :


Atatürkçü Düşünce Derneği
  Genel Merkezi’nin planlaması, ADD “Gül” Isparta Şubesinin eşgüdümünde  Isparta da 14-15 Mart 2015  ve 21- 22 Mart 2015 tarihlerinde “Atatürkçü Düşünce Okulu” adı altında bir etkinlik düzenlenmiştir.

Etkinliğe 10 kadar bilim insanı davet edilmiştir. Buraya kadar hiçbir sorun yoktur.
 Ancak;

  1. 1995 yılında kurulan, Atatürkçü Düşünce Derneği Isparta Şubesi’nin yasal ve yöntemine göre seçilmiş yöneticileri 2013 yılı şubat ayında, ADD Genel Yönetim Kurulunca hiçbir hukuksal gerekçe gösterilmeksizin, kasıtla görevlerinden alınmışlar, yerlerine ADD üyesi olmayan kişiler atanmıştı.
  2. Görevden alınanlar bu hukuksuzluğa karşı yargı yoluna başvurup, kimi davaları da kazanmaları üzerine Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Yönetim Kurulu ADD ISPARTAŞUBESİ’NİN KAPATILMASI, önerisini 2014 Haziranında toplanan genel kuruluna önermiştir.
    Öneri Genel Kurulca kabul edilmiş, böylece 1995 yılı başında kurulan ADD Isparta Şubesi 2014 HAZİRANINDA KAPATILMIŞTIR.
  3. Kapatılmaya neden olan şube yöneticileri hakkında, dernek iç hukuku gereğince işlem yapılması gerekirken, Türkiye coğrafyasında bulunmayan “Gül Isparta” şubesi yöneticileri olarak atanmış ve ödüllendirilmişlerdir. Şubenin önceki yöneticileri ve şubenin Isparta’da ayakta kalabilmesi için emek ve bedel ödeyen yüzlerce Atatürkçü ise cezalandırılmıştır.
  4. Buraya kadar yasalara, dernekler kanununa, ADD Tüzüğüne, mahkeme kararlarına aykırılıklar vardır. Belki bu olabilir bir durumdur.

Bundan sonrası daha da şaşırtıcıdır.

  1. Kapatılan şubenin, ADD GYK tarafından atanan ve kapatmaya neden olan aynı şube yöneticilerine “Atatürkçü Düşünce Derneği GÜL ISPARTA Şubesi” ni açma yetkisi veriliyor.
  2. Türkiye idari yerleşim birimlerinde “GÜL ISPARTA” adında bir il, ilçe, bucak, köy veya mahalle bulunmamaktadır.
  3. Bulunmayan bir yerleşim biriminde “dernek şubesi açılması” kararını veren ADD Yöneticileri, yalnızca Isparta’da bir hukuksuzluğa imza atmakla kalmamışlar, kendilerine bu yetkiyi veren ADD Genel Kurulunun iradesini yanlış ve amaçlı bir biçimde kötüye kullanmışlardır.

Öyle sanıyoruz, ADD Genel Merkezinin, hukuk bir yana , Kemalist düşün sisteminin değerlerine aykırı tutum ve uygulamaları,  bu etkinlik için  Isparta ya davet edilen bilim insanlarına açıklanmamıştır.

Bu etkinlik için Isparta ya gelmeyi planlayan değerli arkadaşlarımız Isparta’da Atatürkçü Düşünceye gönül ve emek vermiş kişilerle değil, devşirilmiş kermes-kaplıca organizatörleri, güzellik ürünleri pazarlamacılarından oluşan, yaşamında bir kez bile olsun, Gazi Mustafa Kemal in “NUTUK” yapıtını eline almamış, dedikodu yapmak/üretmek dışında hiçbir etkinliği olmayan, ancak makyajlanmış, maskelenmiş bir ekiple karşılaşacaklardır.

Bu etkinlik için Isparta ya gelmeyi planlayan değerli arkadaşlarımızın kendilerine

  1. “ADD Isparta Şubesi niçin kapatıldı?

  2. Kapatılan Şubenin yerine Adının başına “GÜL” eklenen yeni bir şube açılmasına
    neden gerek duyuldu?
  3. ADD Isparta Şubesinin kapatılmasına neden olan “ATANMIŞ” KİŞİLER NİÇİN
    YENİDEN “GÜL” ŞUBESİNDE GÖREVLENDİRİLDİ.?
  4. ADD Isparta Şubesinin “hukuk dışı yöntemlerle görevlerinden alınan önceki yöneticilerinin” yargıdan aldıkları kararlar niçin “yok hükmünde”  kabul edilerek uygulanmadı?
    SORULARINI SORMALIDIRLAR
  5. KONU İLE İLGİLİ BELGE VE BİLGİLER AŞAĞIDAKİ WEB SİTELERİNDE BULUNABİLİR..
  6. GÖREVLERİNDEN ALINAN ADD ISPARTA ŞUBE YÖNETİCİLERİMahmut ÖZYÜREK (Kurucu başkan)
    Mümtaz ÇAPÇI
    Feray SELEK
    Niyazi ÇAMURCU
    Abdullah GÖKTAŞ
    Muhittin PEKER
    Vedat HALICIOĞLU
  7. http://www.bomba32.com/haber/isparta/tanismanlarin-mutlu-gunu/9901.html
  8. http://www.superhaber.biz/kose-yazisi-yazdir/215
  9. https://www.facebook.com/photo.php?fbid=10205103605483699&set=a.1073322907226.114316.1050759898&type=1&theater

=========================================

Dostlar,

ADD Isparta Şubesi ile ilgili olarak ADD Genel Merkezi’nin yapageldikleri
hazin bir hukuk ihlalidir..

Bu sitede önceleri de bu sorun epey yazıldı.
Türkiye’nin en özverili, en çalışkan, en yürekli, en üretken Şube başkanlarından bir olan
Sayın Mahmut Özyürek ve çalışma arkadaşlarının kişiliğinde ADD Isparta Şubesi
hoyratça yöntemlerle hukuk hiçe sayılarak kurban edilmiştir.

Biz de derin kaygı ile bir kez daha, görevdeki ADD yetkililerinin, GYK üyeleri ve
Denetim – Disiplin kurullarının, ADD’nin asıl sahibi üyelerinin… bilgi ve ilgisine sunarız.

Sevgi ve saygıyla.
12.3.2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
ADD Genel Başkan Yardımcısı (2004-2006)
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

22. ADALET-DEMOKRASİ HAFTASINDA UĞUR MUMCU – GAFFAR OKKAN – PROF. DR. MUAMMER AKSOY’u… ANIYORUZ…


22. ADALET-DEMOKRASİ HAFTASINDA
UĞUR MUMCU – GAFFAR OKKAN –
PROF. DR. MUAMMER AKSOY’u… ANIYORUZ… 

Dostlar,

Özgürlük – Demokrasi – AYDINLANMA kahramanı ve şehidi aziiiiiz Uğur Mumcuyu,
Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan‘ı,
ADD Kurucu Genel Başkanı Prof. Dr.Muammer AKAOY’u başta olmak üzere
tüm yiğitlerimizi aramızdan koparılışlarının 22. yılında özlem ve savaşım azmiyle anıyoruz…

Biz İsparta Ulusal Güç Birliği’nin çağrılısı olarak bu kentte konferans vereceğiz
24 Ocak 2015 günü (bu gün) 14:00 – 16:00 arasında..

Sayın Başkan Mahmut ÖZYÜREK ve çalışma arkadaşlarına çook teşekkür ederiz.
İsparta’da salon sağlamak hiç kolay olmadı..

Sorunu sitemizde 17.1.15 günü (geçen hafta) yazdık.. Okunmasını dileriz..

İSPARTA’da 24 Ocak 2015 Günü Vereceğimiz Konferansın Engellenmek İstenmesi

(http://ahmetsaltik.net/2015/01/17/ispartada-24-ocak-2015-gunu-verecegimiz-konferansin-engellenmek-istenmesi/)

Öğretmenevi verilmişken izin iptal edildi!?
Halk Eğitim Merkezi de o saatte doluydu!?

Eeee. Süleyman Demirel‘in memleketinde “Demokrasilerde çare tükenmez” ilkesi geçerliydi ve özverili dava arkadaşlarımız bir düğün salonunu (Halı Sarayı Düğün Salonu) kiraladılar.

  • TÜRKİYE’de AYDIN CİNAYETLERİ
    NEDEN DURDURULAMIYOR?
    KATİLLER KİM??

başlıklı bir görsel sunumumuz olacak.
Bu yakıcı ve kritik sorunun yanıtını da vereceğiz.
Dönüşümüzde yansıları web sitemize koyacağız.
Kamera kaydı yapılabilirse onu da YouTube’a yükleyeceğiz.

*****

Bu etkinliklere emek veren tüm kişi ve kurumlara teşekkür ediyoruz.

Ülkemizin Özgürlük – Demokrasi – AYDINLANMA kavgasını canları pahasına sürdüren yiğitlerimizi şükranla selamlıyor, aziz anıları önünde saygı ile eğiliyoruz.

Devleti bu iğrenç cinayetleri aydınlatmaya ve engellemeye çağırıyoruz
bir kez daha,
BİN kez daha!

“Faili meçhul” yutturmacasını – dayatmasını kesinlikle reddediyoruz.

Tüm sözde “faili meçhul” cinayetlerin işleyenlerininin ve işletenlerinin günışığına çıkarılmasını istiyoruz.

İnsanın insana kıymadığı barışçı, demokratik, insan haklarına dayalı, hoşgörü iklimli

ve her tür şiddetin dışlandığı bir yaşam ve toplumsal düzen özlemimizdir.
Bu hedefler – özlemler için canlarını verenlerin yolundan yürümeyi sürdüreceğiz.

Ankara’daki çook varsıl (zengin) programı görmek için
lütfen aşağıdaki erişkeyi (linki) tıklar mısınız?? (16 MB)

22._ADALET_VE_DEMOKRASI_HAFTASI_PROGRAMI-2

Sevgi ve saygı ile,
24.01.2015

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net