ADD Kocaeli Şubeleri adına Genel Seçim Bildirgesi

ADD Kocaeli Şubeleri adına
Genel Seçim Bildirgesi

24 Haziran 2018’de yapılacak olan genel seçimler demokrasi yolunda laik cumhuriyetin yazgısını belirleyecek son dönemeçtir. Bu seçim normal bir seçim değildir. Halk oylamasının devamıdır.  Seçimde hedefimiz:

  • Yeniden Cumhuriyet rejimini çok daha güçlü olarak yerine oturtmak, egemenliğin saraydan alınıp tam yetkili Gazi Meclis’e devrini sağlamaktır.
  • 16 yıldır devleti yöneten siyasal iktidar, kilitlendiği “Yeni Türkiye” hedefini gerçekleştirmek adına iktidar koltuğundan kalkmaya hiç niyetli gözükmemektedir. Bu durum karşısında laik, demokratik Cumhuriyet’in korunması adına bütün Cumhuriyetçi güçlerin her koşul altında kararlı, uyanık ve bütün kalması zorunludur.
  • Bu seçime; ekonomideki kötü gidiş ve yoksullaşan halkın, esnafın, iş adamlarının, çiftçinin ve devletin yüksek borçları damgasını vuracaktır.
  • Ekonomideki bu kötü gidişin durdurulması konusunda iktidar güvenilirliğini, içeride ve dışarıda yitirmiş ve devleti her gün zarara uğratmıştır.
  • Demokrasi ve laik cumhuriyetin varlığı, milli barış ve halkımızın refahı için seçimlere giren siyasal partilerden:
  • Vatanın ve milletin bölünmez bir bütün olduğunu, Laiklik ilkesine uyacaklarını ve devleti tarikatlara, cemaatlere, vakıflara teslim etmeyeceklerini,
  • Atatürk ilke ve devrimlerine ödün vermeksizin sahip çıkacaklarını,
  • Ne ABD ne AB, Tam Bağımsız Türkiye” ve özgürlüğümüz için sömürgeciliğe karşı sonuna kadar savaşacaklarını,
  • Milli çıkarlarımız ve değerlerimize sahip çıkacaklarını,
  • Başkanlık sisteminden vazgeçilerek gerçek anlamı ile demokratik parlamenter sistemin yeniden kurulacağını,
  • Sağlık ve eğitimin parasız hale getirilerek tüm yurttaşların eşit olarak yararlanabileceği ve Cumhuriyet değerlerine uygun biçimde yeniden yapılandırılacağını,
  • Çağdaş bir yargı sistemi kurularak hızlı, bağımsız – yansız ve güvenilir olarak halka hizmet edilmesinin sağlanacağını,
  • Düşünce, ifade ve basın özgürlüğünün sağlanacağını ve medya patronlarının başka bir ticaret alanı ile ilgilenmelerinin yasaklanacağını,
  • Devletin vatandaşlara sağladığı olanaklardan din, mezhep ve etnik kökene bakılmaksızın herkesin eşit olarak yararlanacağını,
  • Faşizme, gericiliğe, bölücülüğe ve her türlü akıl ile bilim dışı eğilimlere karşı olacaklarını,
  • Kürsü dokunulmazlığı dışında bütün dokunulmazlıkların kaldırılacağını,
  • Ulusal kaynaklarımızın haraç – mezat satılmasından vazgeçileceğini ve satılanların geri alınarak dışarıya bağımlı olmayan, ulusal ve devletçilik ilkesine uyan bir ekonomik sistem kurulacağını,
  • Vergi adaletinin sağlanacağını,
  • Siyasi partiler ve seçim yasasında değişiklik yapılarak demokratik bir düzenleme getirmesini,

    Atatürkçü Düşünce Dernekleri Kocaeli Şubeleri olarak diliyoruz.

Bugün Atatürkçü Düşünce Derneği’ne saldırarak, aslında seçim sürecinde mağduriyet algısı oluşturmak isteyenler; ne yazık ki FETÖ’cü – darbeci ve emperyalist zihniyetin işbirlikçileridir.

Bu süreçte Atatürkçü Düşünce Derneği’ni kirli siyasete bulaştırmak isteyenlere karşı
tüm örgütümüz ve Atatürkçü’ler birlikte yılmadan mücadeleyi sürdürecektir.

Kamuoyunun bilgisine saygı ile duyurulur. 30.05.2018

ADD DERİNCE ŞUBESİ,
ADD GEBZE ŞUBESİ,
ADD GÖLCÜK ŞUBESİ,
ADD İZMİT ŞUBESİ,
ADD KARAMÜRSEL ŞUBESİ,
ADD KOCAELİ ŞUBESİ,
ADD KÖRFEZ ŞUBESİ,
ADD YAHYAKAPTAN ŞUBESİ
================================================
Dostlar,

Dava arkadaşlarımızın açıklamasını ve çağrısını biz de paylaşarak site okurlarımızın bilgi ve ilgisine sunuyoruz..

Sevgi ve saygı ile. 31 Mayıs 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
ADD Genel Başkan Yardımcısı 2004-2006
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Abdullah Bey’e açık mektup

Abdullah Bey’e açık mektup

 

portresi

 


Emin Çölaşan

“Çok sayın ve muhterem Abdullah Bey, zat-ı alinize böyle bir mektup yazmaya kalkıştığım için öncelikle özür dilerim.

Bizim gibi sıradan vatandaşlardan mektup almaya belki alışıksınız.
Ama cumhurbaşkanı olduğunuz dönemde onların hiçbirini görmezdiniz bile!
Ekibiniz onları ilgili kurumlara havale eder ve böylece vatandaşın mektubu güme giderdi.
Şimdi bu mektubu ister istemez okuyacaksınız.
Belki asabınız bozulacak ama başka çarem yok!.. Zira bizim asabımız her gün bozuluyor.
Beyefendi, yıllarca cumhurbaşkanlığı yaptınız. O makama nasıl, kimlerin arka çıkmasıyla seçildiğiniz konumuzun dışında. Bu nedenle oraya hiç girmeyelim.
O makamda oturduğunuz sürece AKP ve Tayyip’in otomatik imza makinesi olarak
görev yaptığınızı herhalde inkar edemezsiniz.
Önünüze gelen her şeye otomatik olarak onay verdiniz.
Oysa -eğer yanlış bilmiyorsam (!)- görevinize başlarken siz de Meclis kürsüsünde
anayasa uyarınca namus ve şerefiniz üzerine yemin etmiştiniz…
Laik Cumhuriyet rejimine güya bağlı kalacak ve tarafsız olacaktınız!
Olmadınız…
Namus ve şeref yeminini hem de yüzlerce kez, göz göre göre çiğnediniz.

* * * *

Şimdi diyeceksiniz ki “Kardeşim tıraşı bırak da bana niçin mektup yazdığını bir anlayalım.”
Haklısınız!
Bu mektubu niye yazdığımı zat-ı alinize kısaca anlatayım…
Beyefendi, süreniz dolduğu ve yerinize yenisi seçildiği için Çankaya’dan aylar önce ayrıldınız.
Peki o günden bu yana siz nerede yaşıyordunuz?
Evinizde mi, lojmanda mı, otel veya başka bir yerde mi?
Biz zaten biliyorduk ama dün belli oldu ki, İstanbul’da devlete ait Huber Köşkü’nde!
Bu hususu ben de burada üç dört kez size sormak zorunda kaldım. Ancak yanıt veremediniz!
Oysa bundan daha kolay ne vardı!.. İki satır çiziktirir, öyle olup olmadığını açıklardınız.

* * * *

Benden daha da ısrarcısı var. Gazeteci arkadaşım Mustafa Mutlu, size bu soruyu
düne kadar tam 52 kez, her gün üst üste, hiç üşenmeden sormayı sürdürdü.
Ona da yanıt veremediniz.
Gizlediğinize göre, acaba yanlış ve utanılacak bir şey mi yapıyordunuz?
Bu Huber Köşkü’nü ben uzaktan bile olsun hiç görmedim.
Ancak görenlerin anlattığına göre muhteşem bir yermiş.
İçinde sekreterler, aşçılar, garsonlar, özel korumalar, bahçıvanlar ve her bir şey varmış.
Mutfağında muhteşem yemekler çıkarmış.
Son model Mercedes makam araçları emre hazır beklermiş.

* * * *

Şimdi zat-ı alinizden aşağıda soracağım sorulara somut yanıt vermenizi istirham ediyorum.

Çankaya’dan indikten sonra ailenizle birlikte devletin Huber Köşkü’ne niçin yerleştiniz?
Şu anda hayatta olan üç eski cumhurbaşkanımız var:
Evren, Demirel ve Sezer.
Ölmüş olanlar dahil hiçbiri görevden ayrıldıktan sonra devletin köşklerine yerleşmeyi onuruna yedirmedi. Kendi evlerine çekildiler.

* * * *

Huber’de krallar gibi yaşatılmayı ısrarla sürdürdüğünüze göre Bay Abdullah Gül,
aşağıdaki sorulara -biraz geç bile olsa- yanıt vermekle yükümlüsünüz…
Çünkü kamuoyunun bunları bilme hakkı var.

– Sizin kalacak bir eviniz falan yok muydu? Yani evsiz barksız takımından mıydınız?
– Eviniz varsa -ki var- hangi gerekçeyle Huber Köşkü’ne yerleştiniz?
– Huber’in hangi olanaklarından yararlanıyorsunuz?
– Örneğin yeme içme durumları ne alemde?
– Gerçi bildiğim kadarıyla aileniz Kayseri’de bir ortadirek ailesi ve zengin falan değil ama…

Yoksa siz de öteki partili arkadaşlarınız gibi analarınızdan saraylarda, köşklerde mi doğmuştunuz? Ya da böyle lüks ve şatafatlı bir yaşama siyaset hayatında mı alıştınız?

* * * *

Bakınız muhterem, Allah kabul etsin, her cuma camiye namaza gidiyor ve karşınızda gazetecileri buluyorsunuz. Orada cami avlusunda demeçler falan verip siyaset konuşuyorsunuz. Sorduğum şu sorulara da iki cümleyle yanıt versenize!
Belki de bizi adam yerine koymuyorsunuz (!), “Boşver yaaa bu herifleri” falan diyorsunuz ama bu gazeteyi her gün en az bir milyon kişi okuyor.
Demek ki onları da hiçe sayıyorsunuz, vay beee!
Unutmayın, toplumdan saygı bekliyorsanız siz de saygı göstermek zorundasınız.

* * * *

Aylarca sessiz kalarak bu konuda köşeye sıkıştınız Bay Abdullah Gül…
Ve dün kendi medyanıza haber sızdırdınız, Huber’den yakında ayrılacağınızı
el altından duyurmak zorunda kaldınız.
İstanbul’da villa inşaatınız devam ediyormuş, işler bitince taşınacakmışsınız.
Keşke bu açıklamayı aylar önce Huber’e yerleştiğiniz zaman yaptırsaydınız.
Görev sürenizin ne zaman biteceğini daha Çankaya’ya seçilirken biliyordunuz.
İnşaata niçin zamanında başlamadınız?
Cumhurbaşkanı olarak görev yapan bir kimseye doğrusu hiç yakışmadı…
Çünkü devletin köşkleri, parası ve olanakları sizin gibilerin özel mülkü değildir.
Haydi size kolay gelsin, hayırlı istirahatler olsun!

Vatandaş Emin.

===============================================

Dostlar,

AYDINLIK Gazetesi yazarı ve Ulusal Kanal’da Kral Çıplak programı yapımcısı
Sayın Mustafa Mutlu, 2 aya yakın bir zamandır ısrar ve sebatla önceki CB
Bay Abdullah Gül’e soruyor..

– Devletin Huber Köşkü’nde niçin oturuyorsunuz? Yasal dayanağınız var mı??

Abdullah bey ise sağır sultan örneği susmakta..
Hiç ama hiç onurlu bir davranış değil..
Hatta bizce utandırıcı, onur kırıcı..

60 yaşını aşmış bir eski Cumhurbaşkanı böylesi bir hukuk dışı davranışa
tenezzül etmemeliydi.

  • Abdullah bey, yasal olarak Huber köşkünde “fuzuli şagil” dir..

Kaldığı sürede bu Köşkte kendisi için yapılan tüm harcamaları ödemesi gerekir.
Hakkında kamu alacağı davası açılmalı ve faiziyle bu bedel ödettirilmelidir.
Ceza sorumluluğu hukuksal olarak varsa onu da Türkiye Barolar Birliği belirlemeli ve
suç duyurusunda bulunmalıdır.

Türkiye bir hukuk devletidir ve ülkeyi yönetenler de bunu er ya da geç öğreneceklerdir.

Sayın Çölaşan’a da Sn. Mutlu’ya da teşekkür ediyor, aynı soruları Abdullah beye biz de yöneltiyor ve bu köşkü derhal boşaltmasını yurttaş hukukumuzla diliyoruz.

Sevgi ve saygıyla.
20.12.2014, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

ADD’den ÖĞRENCİ BURS BAĞIŞLARI HAKKINDA KAMUOYUNA DUYURU

logo
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ’nden 
“ÖĞRENCİ BURS BAĞIŞLARI” 
HAKKINDA KAMUOYUNA DUYURU

 

Çağdaş Cumhuriyetin gelecek kadrolarını yetiştirmek ve bu gençlerin laik Cumhuriyet aleyhine faaliyette bulunan bir kısım art niyetli kişi ve kuruluşların tuzağına düşmeden kazanılması amacıyla başlatılan “ADD Burs Bağışlarınızı Bekliyor” başlıklı duyurumuz Atatürkçü Düşünceye gönül vermiş halkımızca büyük bir ilgiyle karşılanmış, yalnızca öğrencilere burs için yapılan bağışlar, beklentilerimizin
çok üzerinde rakamlara ulaşmıştır.

İlk kez bu yıl başlatılan uygulamanın kesintisiz süreceğini, bu yıl yapılan bağışlarla
burs gönüllülerinin işinin bitmediğini ve gençlerimize sahip çıkma düşüncesinin – eyleminin daha da yayılması gerektiğini özellikle vurgulamak istiyoruz.

Ayrıca toplanan bağışlarla öğrencilere burs sağlanması etkinliğinin yalnızca
Genel Merkez bünyesinde olmayıp, şubelerimizce de burs verilmekte olduğunun bilinmesini, şubelerimizin bulunduğu yerlerdeki üniversite ve yüksek okullara
kayıt yaptıracak öğrencilerimizin bu şubelere başvurmaları gerektiğini
özellikle belirtmeliyiz.

Atatürkçü Düşünce Derneği Burs Yönetmeliğine göre toplanmakta olan
Burs Komisyonumuz, burs verilecek öğrencileri saptamak üzere
yoğun bir çaba içindedir.

Cumhuriyetimize çağdaş gençler yetiştirmek, yüzleri Batı’ya ve aydınlığa dönük kuşaklara olanak sağlamak için başlayan, çığ gibi büyüyen ve büyümeyi sürdürecek olan burs bağışlarına katkı veren, barışçı ve bağışçı, saygın ve soylu Atatürkçülere
teşekkür eder, saygılar sunarız.

Atatürkçü Düşünce Derneği
Genel Merkezi

Burs bağışı için bağlantı telefonu: 0533 259 78 79
Vakıflar Bankası Ankara – Maltepe Şubesi
Hesap No IBAN: TR 1200 0150 0158 0072 8771 2934