Etiket arşivi: Kuran ayetlerinin hatalı yorumu

KURBAN BAYRAMI

Suay Karaman

1400 yıl önceki İslami yaşam biçimini, bugün her yönüyle yaygınlaştırmak isteyen anlayış, laik devlet ilkesi ile çatışmaktadır. Bugün ortaçağ karanlığına dönmek isteyenlerle, çağdaş uygarlıktan yana olanlar arasında süregelen bir çatışma söz konusudur. Atatürk ilke ve devrimlerini, özellikle laikliği kavrayamayan küçük beyinler, günümüzde toplumu din ile kandırarak, karanlığa doğru sürüklemektedirler.

İşin özü, dini yaşanılan çağa göre yorumlamak gerekir. 1982 yılında Müslüman olan Fransız siyasetçi ve yazar Roger Garaudy (1913-2012), İslam dini için şöyle bir yorum yapmıştır:

  • “İslam’ın özü ile o özden yola çıkarak o günün koşullarına göre üretilmiş çözümleri birbirine karıştırmamak gerekir. Ben 1400 yıl öncesinin koşulları içinde konulmuş kurallara uymak için dinimi değiştirmedim. O özü beğendiğim için Müslüman oldum. 1400 yıl öncesinin koşullarına getirilmiş olan çözümleri dahice buluyorum. Ama onların bugün de uygulanmasını savunmayı da aptalca buluyorum.”

Yaşadıkları çağa ayak uyduramayan bazı ilahiyatçılar İslam dinine göre kurbanın, Tanrı’ya yaklaşmak ve rızasına ermek niyetiyle kesilen hayvan olduğunu savunurlar. Bu ilahiyatçılara göre kurban kavramı, çok genel bir adanmışlığı, Tanrı için bireyin her şeyini feda edebilecek olmasını ifade etmektedir. Ancak yaşadıkları çağa uygun düşünen ve kendilerini geliştiren bazı ilahiyatçılar ise, Kuran ayetlerinin hatalı yorumu sonucunda böyle bir uygulamanın yapıldığını, bunun ise tümüyle yanlış olduğunu ileri sürerek, İslam dininde “hayvan kesmek” gibi bir ibadet olmadığını bildirmektedirler.

Çağdaş ilahiyatçılar, Arapça dualar eşliğinde sürdürülen hayvan katliamının, Muhammed Peygamber’in yaşamı boyunca hiç yapılmayan bir uygulama olması nedeniyle din dışı olduğu konusunda fikir birliği içindedirler.

  • Geçmişten gelen bir gelenek olan kurban kesimi, dinsel bir gereklilik değildir.

Gündelik yaşamın dinsel kurallara göre yönlendirilmesi, laiklik ilkesinin çiğnenmesini doğurmaktadır.

Kurban kesmek bir ibadet olarak değil, yoksulun et yemesi olarak düşünülen sosyal yardımlaşmanın bir türü olarak algılanmalıdır. Ancak bu sosyal yardımlaşma unutulmuştur. Yaşadığımız bu çağda kurban kesimleri, hayvanlara işkence anlamına gelmektedir ve bazen katliama dönüşmektedir. Kurban bayramlarında, hayvanlara eziyet ile her türden kötü davranış görülmektedir. Bu nedenle

  • .. kurban bayramı, yüreğinde sevgi taşıyan insanlar için sıkıntılı bir süreç olarak algılanmaktadır.

Türkiye’de Kurban Bayramlarında çok sayıda hayvan kesilmektedir. 2020 yılı verilerine göre ülkemizde yaklaşık üç milyon küçükbaş, bir milyon büyükbaş hayvan kurban edilmiştir. Ülkemizin tarihinde ilk olarak 2010 yılında, daha sonra 2011, 2017, 2018 yıllarında kurbanlık amaçlı hayvan dışalımı (ithalatı) yapılmış ve bu dışalımlara yaklaşık 4 milyar Dolar ödenmiştir. Ülkemiz, kurbanını bile yurtdışından alacak duruma getirilmiştir. Türkiye’yi her alanda dışa bağımlı duruma getiren yanlış politikalar, bugünkü sıkıntılı günlerin ve ekonomik krizin nedenidir. Bu şekilde Kurban Bayramı kutlamanın da mantığı yoktur.

Bayram özünde sevgidir, dostluktur, saygıdır.

Bayram doğayı ve vatanını sevmektir, ulusal değerlerimize sahip çıkmaktır.

Ormanlarına, denizlerine, kıyılarına, topraklarına, doğal güzelliklerine, kadınlarına, çocuklarına, insanlarına, laik cumhuriyetine ve eşsiz liderimiz Atatürk’e sahip çıkamayan bir toplumda bayram kutlamak da ilginçtir.

Bayram, bu olgulara sahip insanlarımız için olmalıdır.
(Azim ve Karar, 19 Temmuz 2021)
========================================
Bizim eklememiz aşağıda..

Dr. Ahmet Saltık
20 Temmuz 2021

Suay Karaman : KURBAN

KURBAN

Suay Karaman's profile photo

Suay Karaman

 Yaşadıkları çağa ayak uyduramayan bazı ilahiyatçılar İslam dinine göre kurbanın, Tanrı’ya yaklaşmak ve rızasına ermek niyetiyle kesilen hayvan olduğunu savunurlar. Bu ilahiyatçılara göre kurban kavramı, çok genel bir adanmışlığı, Tanrı için bireyin her şeyini feda edebilecek olmasını ifade etmektedir.

Ancak yaşadıkları çağa uygun düşünen ve kendilerini geliştiren bazı ilahiyatçılar ise, Kuran ayetlerinin hatalı yorumu sonucunda böyle bir uygulamanın yapıldığını, bunun ise tümden yanlış olduğunu ileri sürerek, İslam dininde “hayvan kesmek” gibi bir ibadet olmadığını bildirmektedirler. Çağdaş ilahiyatçılar, Arapça dualar eşliğinde sürdürülen hayvan katliamının, Muhammed Peygamber’in yaşamı boyunca hiç yapılmayan bir uygulama olması nedeniyle din dışı olduğu konusunda fikir birliği içindedirler. Geçmişten gelen bir gelenek olan kurban kesimi, dinsel bir gereklilik değildir. Bu geleneğin olumsuzluğunun ortadan kaldırılabilmesi için hepimizin çaba göstermesi gerekir. Gündelik yaşamın dini kurallara göre yönlendirilmesi, laiklik ilkesinin çiğnenmesini doğurmaktadır. Bu konuda da yıllardır hiçbir kurum ve kuruluş üzerine düşeni yapmamaktadır.

Türkiye’de her yıl çok sayıda hayvan Kurban Bayramı’nda kesilmektedir. 2016 yılı verilerine göre ülkemizde yaklaşık üç milyonun üzerinde büyük ve küçükbaş hayvan kurban edilmiştir. Kurban kesmek bir ibadet olarak değil, sosyal yardımlaşmanın bir türü olarak algılanmalıdır. Buradaki amaç, yoksulun et yemesi olarak düşünülmüştür ancak günümüzde bu sosyal amacın dışında özellikle deri kapma konusunda bir rant olarak görülmektedir. Üstelik yaşadığımız bu çağda kurban kesimleri, hayvanlara işkence anlamına gelmektedir ve zaman zaman katliama dönüşmektedir. Bugünlerde kutlanan kurban bayramında da, hayvanlara eziyet ile her türden kötü davranışın çok olduğu görülmektedir. Bu nedenle kurban bayramı, yüreğinde sevgi taşıyan insanlar için kara bir gün olarak algılanmaktadır.

Kurbanlık koyun, hiçbir şeyden habersiz sonunu beklerken, siyasette de kimileri kurbanlık koyuna benzemektedir, hiçbir söze, olaya ve yöneticiye tepki vermeden yalnızca beklemektedirler. Bu bekleyiş sonucunda kendileri de yok olacaktır ama düşünmeyen, sorgulamayan toplumların kaçınılmaz sonudur bu durum.

PKK ve İslamcı terör örgütleriyle müzakereyi savunan, Ergenekon sürecinde ulusalcılara nefret söyleminde bulunan, bir televizyon kanalına genel müdür yapılan ancak yolsuzluk nedeniyle görevinden alınan Levent Gültekin, Gelibolu’daki adalet kurultayında Kemal Kılıçdaroğlu ile yan yana oturtulmuş ve konferans vermiştir.

Yine bu kurultayda Nurcuların Yeni Asya Gazetesi’nin Genel Yayın Müdürü Kazım Güleçyüz, Atatürk’e ‘deccal’ diyen Said Nursi adlı ajanın, Risale-i Nur kitabından bölümler okumuştur. Bunlara tepki vermeyenler, sessiz kalanlar, hatta savunanlar kurbanlık koyun gibidirler, biat kültürünü benimsemektedirler. İtalyan siyasetçi Antonio Gramsci (1891-1937), “Eğer insanların kafalarını ele geçirirseniz, yürekleri ve elleri peşinden gelecektir.” sözüyle, biat kültürüne giden yolu açıklamıştır.

Laiklik ilkesi yerlerde sürünürken yeni CHP yöneticileri, böyle kişilerle adalet kurultayı yapmakta sakınca görmemektedir. Zaten kurultayın sonuç bildirisinde de laiklikten hiç söz edilmemesi, niyetleri ve projeleri açığa çıkartmaktadır. Laikliğin olmadığı yerde, adaletten söz etmek mümkün değildir.

İşte bu durumda Tüm Öğretim Elemanları Derneği Genel Başkanlarından Prof. Dr. değerli Alpaslan Işıklı’nın (1940-2013)

  • “Said Nursi, Fethullah Gülen ve ‘Laik’ Sempatizanları” adlı eserini okumanın tam sırasıdır.

    Ya okuyup gerçekleri öğreneceksiniz, ya da bir yerlere ‘kıl’ olacaksınız;
    başka seçenek yoktur. Ülkemiz, bölücü ve dinci terör örgütlerinin oyuncağı olurken, onlara destek verenleri de unutmamak gerekir. Zamanı gelince hepsinin yargılanacağı da bilinmelidir. (04.09.2017)
    =======================================
    Dostlar,

    Sevgili dostumuz Suay Karaman’a teşekkür ederiz.
    Ancak CHP’ye vuranın zamanı değildir.
    AKP’nin acımasız ve ölçüsüz din ticareti ve sömürüsü ile seçim kazanması sonunda 15 yılda sürüklendiğimiz uçurum ortadadır. Üstelik diploması tartışmalı hatta ortada olmayan birinin öncülüğünde!
    Bu bağlamda, adaletsiz ve hukuksuz bu seçim yarışının nasıl kazanılacağına ilişkin olarak da yol göstermek gerekir.
    Levent Gültekin’in AKP’yi yerden yere vuran bir TV programının erişkesi sitemizin manşetindedir.. Gültekin’in AKP = RTE’yi sarsan çok önemli sözlerini dinlemek için tıklayınız :
    https://facebook.com/1002261916549752/videos/1279190938856847/

Öte yandan, Türkiye her yıl,  birkaç günde birkaç milyon hayvanı eziyetlerle kurban etme vahşetinden artık kurtulmalıdır. Aydın din bilginlerine büyük görev düşmektedir.. Bu uygulamanın dinde ve Kuran’da yeri yoktur..

Sevgi ve saygı ile. 04 Eylül 2017, Datça

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com