Etiket arşivi: kamu yararı ve hizmet gerekleri amacından saptığı

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kadro İlanı Hakkında Ankara Tabip Odası Açıklaması

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kadro İlanı Hakkında Ankara Tabip Odası Açıklaması

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kadro İlanı ile İlgili ATO Hukuk Bürosu Bilgi Notu

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kadro İlanı ile İlgili
ATO Hukuk Bürosu Bilgi Notu

  • 23/01/2017 10:42

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörlüğü tarafından, üniversiteye “öğretim üyesi alımı” yapılacağına ilişkin yayımlanan ilan sonrası, ilan edilen belli kadrolara atanma istemiyle başvurmayı düşünen birçok hekimimiz, öğretim üyesi olarak atanmak için bilimsel ve mesleksel yeterliliğe sahip oldukları halde, söz konusu ilanın “aranan şartlar” başlıklı bölümünde
yer verilen subjektif (öznel) koşullar engeline takıldığını dile getirmektedir.

Önceki hukuksal görüş yazılarımızda da ifade ettiğimiz üzere, söz konusu ilanda yer bulan
kimi subjektif koşulların; yürürlükteki mevzuat hükümleri ile yargı kararlarına aykırı biçimde, münhasıran bilimsel kaliteyi artırma” amacına yönelik objektif ve denetlenebilir nitelikte olmadığı, en baştan belirli kişi ya da kişileri işaret ettiği,
her durumda kamu yararı ve hizmet gerekleri amacından saptığı görülmektedir.

Peki, bu koşullar nedeniyle, öğretim üyesi alımına başvuruda sıkıntı yaşayan hekimlerimiz, hukuksal / yargısal düzlemde neler yapabilir ?

Hekimlerimizin; başvurmayı düşündükleri bilim dalına getirilen ek koşul, özellikle 2547 sayılı Yasanın 23, 25 ve 26 ncı maddelerinde yer verilen “münhasıran bilimsel kaliteyi artırma” amacına yönelik olma ve her durumda “objektif ve denetlenebilir nitelikte” bulunma ölçütlerini karşılamıyorsa; bu yolda idari yargıya başvurularak, bu koşulların iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını dava yoluyla istemeleri mümkündür.

Bu dava, bir iptal davası niteliğinde olup; dava açma süresi ise, ilanın yayım tarihi olan 31.12.2016 tarihi öğrenme tarihi kabul edilerek, 60 gündür.

Şüphesiz davayı açacak hekimlerimizin, davaya konu ek koşul dışında, ilgili bilim dalında öğretim üyesi olarak atanma ölçütlerini objektif (nesnel) olarak taşıyor olması gerekir ve nitekim, dava dilekçesine de, bu hususu belgeleyen evrakın (diploma, uzmanlık belgesi, doçentlik belgesi vb.) eklenmesi beklenir.

Kimi değerli idare hukukçusu meslektaşlarımız, böylesi bir dava açılmış olsa dahi, davayı açan hekimlerimizin, başvuru süresi içinde ve başvuru usulüne de uyarak, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörlüğü’ne öğretim üyesi olarak atanma yolunda başvuruda bulunmalarının yararlı olacağı ve olası bir hak yitimini de önleyeceği görüşündedir. Bu husus da kuşkusuz dikkate alınmalıdır. Öte yandan böylesi bir davanın, öncelikle ilana göre bir atama isteminde bulunulup, söz konusu subjektif (öznel) koşul nedeniyle atama isteminin reddi sonrasında açılabileceği de dile getirilmektedir. Söz konusu görüşleri haklı ve yerinde bulmakla birlikte, böylesi bir davanın, davanın esasını oluşturan öznel koşulların ilan edilmiş olduğu ve güncel bir hak yitiğine yol açtığı dikkate alınarak, şimdiden -değinildiği üzere ilgili daldaki öznel
ek koşulun iptali istemiyle- ivedilikle açılmasında ayrıca yarar ve gerek görmekteyiz.

İdari yargı organları nezdinde (AS: önünde) böylesi bir hak arayışına girecek hekimlerimizin, kişisel vekalet verecekleri bir avukatın hukuksal desteğini almaları ve davada bir avukat tarafından temsil edilmeleri kuşkusuz son derece yararlı olacaktır. Öte yandan Ankara Tabip Odamız hukuk bürosu ise, meslek ve çalışma alanına ilişkin bütün konularda olduğu gibi,
bu konuda da arzu eden hekimlerimize hukuksal danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

Bilginize saygı ile sunarız.

ATO HUKUK BÜROSU
===============================================
Dostlar,

İşte bir AKP klasiği daha… Yasa, hukuk vız geliyor ve yandaşların durumuna göre nesnel – bilimsel olmayan koşullar koyarak adeta adam tanımlıyorlar. İlgili Üniversite Rektörünün imzasıyla Resmi Gazetede yayımlanmaya yollanan kadro ilanlarını YÖK bilmiyor mu?
Bal gibi biliyor ve oranın vizesinden geçiyor..

Daha önce Yıldırım Beyazıt Üniv. Tıp Fak. için de böyle olmuş ve kadroya alınması düşünülen 32 kişi ilandaki ”kişiye özel” koşullardan kestirilmişti ATO tarafından. Bu 32 kişilik liste notere onaylatılmış, 31’i akademik kadrolara atanmış ve ATO yargısal süreç yürütmüştü. Bu skandalı web sitemizde 08.08.2012 günü yayımlamıştık :

Adrese Teslim Atamalar : Mücadele Sürüyor!

İdarenin en alttan en üste dek böylesine pervasızca yasaları çiğnemesi bir hukuk devletinde düşünülebilir mi?

İşte devleti HUKUK DEVLETİ yapan, 3 ana erkin birbirinden ayrı – bağımsız olması ve aralarında bir denge – denet sistemi kurulmuş olmasıdır.
Yasa tanımaz idareyi – kişileri bağımsız ve tarafsız yargı frenleyecek ve engelleyecektir.

Herkese çağrımızdır; LİYAKAT (Yaraşırlık, merit – meritokrasi) ülkenin omurgasıdır.
Uygarlık bu omurga üzerinde yükselmiştir. Tersi nepotizm – yeğencilik – kayırmacılık – yandaşçılık.. ülkeye bir yarar sağlamaz; gerikalmışlık çemberi kırılamaz..

Dileriz bağımsız – yansız yargı bir kez daha imdada yetişir ve kokuşma – bunalım aşılır.
Herkesin HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ için sindirmesi ve Anayasa’nın 2. maddesinde yazılan Cumhuriyetimizin değiştirilemez ve değiştirilmesi bile önerilemez niteliklerinden olan
HUKUK DEVLETİ ilkesini içselleştirmesinde saymakla bitmez yarar hatta zorunluk var..

Hukuk devleti, YASAMA – YÜRÜTME -YARGI erklerinin sacayağı üzerine kuruludur.
Türkiye’de bu doğrultuda epey yol alınmıştır, alınmıştı.
Son 15 yılı bulan tek başına AKP – RTE iktidarında ciddi aşınma – gerileme yaşanıyor.
Bir de TEK ADAMA İMPARATORLUK YETKİSİ tanınır ise diktatörlük kaçınılmazdır.

Herkesin ciddi ciddi aklını başına alması ve Anayasayı göstermelik kılan, ülkeyi TAYYİBİSTAN‘a dönüştürecek son anayasa değişikliklerinin engellenmesi gerekir.
Ülke OHAL altında inletilirken ancak Afrika ülkelerine gidebilen RTE, söz konusu değişiklik metni önüne geldiğinde Resmi Gazetede hemen yayımlanmak üzere göndereceğini taaaa Madagaskar’dan açıkladığına göre, esasen başka türlüsünü beklemek de irrasyonel olduğuna göre, geriye tek seçenek AYM’nin iptal kararıdır. CHP, Anayasayı değiştiren yasa RG’de yayımlandıktan sonra ŞEKİL bakımından iptali için 10 (dikkat on gün!) içinde başvurusunu yapacaktır kuşkusuz (AY md. 148/1-2).

Sevgi ve saygı ile.
25 Ocak 2017, Tekirdağ

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net   profsaltik@gmail.com