İSTANBUL SEÇİMLERİ

İSTANBUL SEÇİMLERİ

Mustafa AYDINLI

İstanbul BŞB Başkanlığı seçimi çoğu kesimlerin belirttiği gibi artık bir yerel seçim olmaktan çıkıp, Türkiye’de bir demokrasi mücadelesine dönüşmüştür. Gereksiz ve haksız bir seçimdir. Ekrem İmamoğlu’nun kazandığı seçim, YSK marifeti ile 18 gün sonra mazbatası elinden alınarak hakkı gasp edilmiştir. YSK, yaklaşık 250 sayfalık gerekçeli kararında kayda değer gerekçe bulamamış, bulduğu gerekçeyi de yine kendisi çürütmüştür. 23 Haziran seçimlerinin yenilenmesinin hukuksal, vicdani, insani.. hiçbir açıklaması yoktur.

23 Haziran seçimlerine doğru toplumsal vicdan ayağa kalkmış; AKP bırakın kendi dışındaki siyasal güçleri, kendi tabanındaki akıl – vicdan, etik değerler sahibi koşullanmamış, hatta ılımlı (mütedeyyin) pek çok insana söz dinletememektedir. Ülkede, kestirilenin çok üstünde bir İmamoğlu rüzgarı esmekte, hatta fırtınaya dönüşmektedir. Cumhur İttifakı, İmamoğlu’nun kesin kazanacağının ayak seslerini duymaya başladı. Bu nedenle, Partili Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan İstanbulu’un 39 ilçesinde yapacağı mitingleri iptal ediyor. Bahçeli ise, İstanbul’a sermeyi tasarladığı  mitili her nedense, bir türlü ser(e)meden geri topladı.

Hele hele 17 Haziran 2019 gecesi E. İmamoğlu – B. Yıldırım T tartışması sonrası…

Bunun anlamı; seçim yitirilirse, yitiren AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan değil, Binali Yıldırım olacak. Ardından, şu aralar en ön saflarda AKP propagandası yapan İçişleri Bakanı S.S. olacak. Böylece büyük gücün saygınlığı (itibarı) güya sarsılmayacak gibisinden akıl / ayak oyunları.

Anlaşılıyor ki; İstanbul BŞBB seçimini kazanmak için her yol mübah! İmralı sakinine durup dururken verilen olanaklar, Binali beyin Diyarbakır turu ve Kürt kökenli yurttaşa vıcık vıcık yaklaşımı, Irak Kürdistanı’na Dışişleri Bakanını yollama, her adımı takiyye ve AKP = RTE propagandasına bulanmış 19 Mayıs Samsun çıkarmaları da yaraya merhem olmayacak. İktidar çok geniş toplum kesimleri katında güvenilirliğini, içtenliğini yitirmiştir. Her yerden eli boş dönüyor. 17. yılında AKP iktidarı, aynı ırmakta ve aynı suda 2. kez yıkanmaya çalışıyor. Kadim Herakleitos’un uyarısı ile “Aynı nehirde 2. kez yıkanamazsın”; nafile çaba AKP=RTE‘den.

İktidar mensupları; siz İmamoğlu’nun resmen kazandığı seçimi YSK marifeti ile gaspettiniz. İstanbul BŞB başkanlığı seçimini ne pahasına olursa olsun geri almak istiyorsunuz. Muazzam kent rantından yoksun bir siyasal ortamı içinize sindiremiyorsunuz, prestij sorunu yapıyorsunuz.
Ama geçen yıl doğrudan “Reis”in ağzından itirafla bu kente “ihanet” ettiğinizi söylediniz. İhanet ettiğinizi en yetkili ağızdan itiraf ettiğiniz, 25 yıldır yöntegeldiğiniz kenti gene yönetmeye  adaysınız! Kimle? En ağır toplarınızdan biri, TBMM Başkanlığı koltuğundan söküp aldığınız Binali Yıldırım’la! Kim Binali Yıldırım? Daha önce İzmir BŞB başkanlığına da aday yapılmış, İzmirli o makama yaraşır (layık) görmemiş. %49,5 oyla seçim kazanan Prof. Davutoğlu’nun elinden başbakanlık, Reis’in politik operasyonu ile alınarak, “sadık” B. Yıldırım’a altın tepside sunulmuştur. Tek özelliği ‘düşük profilli ve sadık olması’dır. Biat etmesi = koşulsuz – sorgusuz itaatidir. Düşük profilli sadık, İzmir’e başkan yapılmamışken İstanbul’a, nasıl başkan olabilir?

Daha önce, İstanbul’un seçilmiş BŞB başkanı, AKP’li Kadir Topbaş’tı, neden Erdoğan’ın apaçık zorlamasıyla istifa ettirildi? 5 yılı dolmadan, neden!? Halk bunu sorgulamayacak mı? Suçu – FETÖ bağlantısı varsa neden yargılan(a)madı ve hukuksal yaptırımını görmedi? Balıkesir, Bursa, Niğde ve Ankara’da yaptınız benzer operasyonu.. Ne şiş yansın ne kebap öyle mi?

23 Haziran 2019’da boşu boşuna yenilenecek olan İstanbul BŞBB seçimleri için en ön saflarda cansiperane çalışan AKP’li İçişleri Balanı SS’in birkaç yıl önce Demokrat Parti Genel Başkanı iken söylediklerinden bir bölümüne kulak verelim :

  • “Yaklaşık 4 yıldır, 5 yıldır nereye köprü yapacakları belli ama bekliyorlar. Mesele İstanbul’un trafik sıkışıklığını çözmek değil rantı kapmak, arazileri toplamak, kendi ceplerini doldurmak. Buna birilerinin dur demesi lazım. Buna kim dur diyecek?… İdaresiyle birlikte AKP’yi AKP’nin bir problem alanı olarak ortaya çıkmaktadır. Belediyelerdeki kayırmacılıklarını, yandaş kollamalarını, yolsuzluklarını ve kendi çekirdek kadrolarıyla ortaya koymuş oldukları ilişki ağlarını her birimiz biliyoruz… AKP Türkiye’yi getirip bir bombanın üzerine oturtmuştur. Değerli arkadaşlarım bu bomba patlayacaktır. Ve bu bombadan Türk milleti zarar görecektir. Bu milletin inançları zarar görecektir, bu milletin ekmeği zarar görecektir...Türkiye AKP’yi taşıyamıyor, AKP de Türkiye’yi taşıyamıyor. AKP şımardıkça şımarmıştır. Milletin kendilerine verdiği desteğin sonsuz bir destek olduğunu zannetmektedirler ve Türkiye’yi gerdikçe germektedirler… Biraz önce de söyledim bir bombanın üzerinde oturuyoruz ve bu bombanın pimi de ne yaptığını bilmeyen iktidarın yani hükümet partisinin elinde.”
    ***
    Biz de aynen, siyasal transferci libero Süleyman Soylu gibi düşünüyoruz.
    Herkesi sözünün arkasında durmaya çağırıyoruz.

 

 

 

 

 

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 05 Haziran 2019

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 05 Haziran 2019

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

TAYYİBİSTAN
Bakan Soylu; “Tayyip Erdoğan’ın ülkesinde bugün herkes kendisini ifade ediyor. Kimse korkmuyor, kimse çekinmiyor…” dedi.
Bu bakan ya kara cahil ya dönmekten başı dönmüş, aklı şaşmış…
(A. Saltık : Türkiye neden T. Erdoğan’ın ülkesi oluyormuş, babasının malı mı!? Soylu’nun zırvası hiçbir teville temizlenmez!)

FETÖCÜ
Binali Yıldırım garip ziyaretlerden birini de Kadir Topbaş’a yaptı. Şehit ailesi “aklımızla oynamayın” diye tepki gösterince Yıldırım, “Kadir Topbaş uzun süre bu şehirde belediye başkanlığı yaptı, daha sonra kendi isteğiyle ayrıldı.” dedi..
Ciddi misin?…

OPERASYON
Yıldırım, görevden alınan FETÖ’cü kayınpeder Topbaş’ı ve İsmailağa Cemaati’ni ziyaret ediyor.
Gül-Davutoğlu-Babacan’a yakın görülen eski partililere kaymak görevler sunuluyor.
Düşüşün şaşkınlığı, sonun yakınlığı…

YSK
YSK seçimin iptaline gerekçe gösterdiği seçmen sandık kurullarının  Haziran seçiminde de görev yapabileceğine karar verdi.
Yüksek düzeyde sorumsuz sorunlular kurulu…

İMAM
Gaziantep İyinacar Camisi imamı F.Y. “Keşke Kurtuluş Savaşını kaybetseydik. Belki Osmanlı’yı  yeniden kurabilirdik.” dedi.
Sütçü İmam (sıfatlı) da çıktı bu ülkede sütü bozuk imam da…

BORÇ
Keşan’ın AKP’li belediye başkanı kişi başına 4671 TL borç bırakmış.
Keşanlılar açlık sınırını aşmış…

İSLAMBOL
RTE, İstanbul’un İslambol’dan geldiğini ama şehri Konstantinopol olarak görmek isteyenlerin olduğunu söyleyerek CHP’yi ve muhalefeti işaret etti.
Bir avuç oy için bir ton pislik…

PONTUS
AKP Grup Başkanvekili Tevfik Göksu’dan sonra eski bakan Nurettin Canikli de İmamoğlu’na Pontus göndermesi yaptı.
Karalamada ahlak sustu…

EŞEK
Yeni Akit gazetesi Haber Müdürü Murat Alan, “O hizaya gelmeyen apoletli generallerin hepsi, Erdoğan’ın arkasında saf tutuyor. Oynaya oynaya eşek gibi saf tutacaklar.” dedi.
Generalleri soyuyla karıştırmış…

ÖMER HAYYAM’dan

Putların, Kabe’nin istediği; kölelik;
Çanların, ezanların dilediği; kölelik;
Mihraptı, kiliseydi, tespihti, salipti:
Nedir hepsinin özlediği? Kölelik.

Emre KONGAR : Empati


Dostlar
,

Kas Hastalıkları Derneği‘ni Yeşilköy’deki mütevazi kiralık binasından çıkarma girişiminin yerindesizliğine ilişkin olarak biz de sitemizde yazı yazdık..
(http://ahmetsaltik.net/2013/09/13/kas-hastaliklari-dernegine-destek-olalim/, 13.9.13)

Şimd, ne diyelim, “Yetmez ama EVET” mi??

Yerel yönetimlerin en temel görevlerinden biri de halk girişimlerini desteklemektir.
Bu bağlamda, biz de Başkan Sn. Kadir Topbaş‘ın sağduyusundan
doğrusu pek kuşku duymak istemiyoruz.

“Empati”, yapılabildiği, kurulabildiği ölçüde çözümleri mükemmelleştiricidir.
Haydi Sayın Topbaş, biraz daha empati lütfen..

*****

Empati için birkaç söz..

Empati : Özdeşim
Empati : Diğerkâmlık; diğergamlık
Empati : Hemhal olma
Empati : Birbirini yaşama 
(Fazıl Hüsnü Dağlarca)

En empatik tanımı : Birbirini yaşama (Fazıl Hüsnü Dağlarca)

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın KÜRESELLEŞME şiiri

Küreselleşme madensel bir yürektir
Yer yuvarlağını
dolarla tartabilmek, değerlendirebilmektir,
Bankalara kilitleyebilmektir.

Oysa yeryüzüleşmektir
birbirimizi sevmemiz
Birbirimizi düşünmemiz
Birbirimizin yardımına koşmamız,
Birbirimizi yaşamamız. (=Empati!)

Sevgi ve saygı ile.
20.9.13, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

====================================

Empati

portresi_resmi

Prof. Dr. Emre KONGAR

Empatiyi genellikle sadece farklı kimlikler,
farklı düşünceler, farklı siyasal tavırlar bağlamında düşünüyoruz…

 

Eksik!
Mutlaka ama mutlaka hastalarla ve engellilerle de empati kurmalıyız!

***
Kas Hastalıkları Derneği için yazdığım yazıya aldığım tebrikler beni şaşırttı!

Hangi mektuplar hastalardandır, hangileri hasta sahiplerindendir bilemiyorum…
Ama pek çok insan bu konuda çok duyarlı ve bu duyarlılıklarını ifade etmekten
onur duyuyorlar.

***
Benim iflah olmaz bir romantik ve fıtraten (yaradılıştan) iyimser olduğumu
bu sütunun okurları bilir!

Bildiklerini çok iyi biliyorum, çünkü Silivri davalarının Yargıtay’da düzeleceği beklentime pek çok okurum “fazla iyimser” olduğum biçiminde tepki gösterdi…
Ama olsun ben iyimserliğimi (Yargıtay’daki yargıçların namusları ve vicdanları adına) koruyorum!
Salı günü bu sütunda, Kas Hastalıkları Derneği’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından sokağa atılmaları sorununu Başkan Kadir Topbaş’ın çözeceğine inandığımı belirtmiştim…
Haklı çıktım!
Tahliye tebligatı bu eğitim yılı sonuna kadar ertelenmiş!
Dernek şöyle diyor:

Gelinen bu noktada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin geç de olsa tahliye sürecini durdurması sevindirici bir adım olmakla birlikte yeterli değildir.
Bu vesileyle, Türkiye’deki yüz bine yakın hastamız ve kamuoyu adına
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni: 

Derneğimizi bulunduğu binadan tahliye etmek düşüncesinden vazgeçmeye…
Yargıya intikal etmiş tüm davaları geri çekerek bir türlü yenilenmeyen
kira sözleşmemizi yenilemeye…

Hasta ve üyelerimize daha kaliteli hizmet vermek için destek olmaya ve
işbirliği yapmaya davet ediyoruz.
” deniliyor.

***
Kas hastalıklarının iki yüze yakın çeşidi var.

Bu hastalıkların çoğunda hastalar tekerlekli sandalye ile yaşamlarını sürdürmekte,
bir kısmı evde bakıma ihtiyaç duymaktadır.
Kas hastalıklarına duçar olanlar başta olmak üzere, bütün hasta ve engelli insanlarla empati kuralım:

Kendimizi onların yerine koyalım…
Onları anlamaya çalışalım…
Bizi birbirimize düşüren, kardeşi kardeşe düşman eden siyasetin yıkıcı etkilerinden sıyrılıp insanlığımızı anımsayalım!
(Cumhuriyet, 19.9.13)

Cumhuriyet “Aşıkları” nın İncileri.. / Pearls from “Lovers” of Turkish Republic

Cumhuriyet_asiklarinin_incileri